Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!!

Önder Kanığ

Moderatör
Yönetici
Katılım
17 Şub 2013
Mesajlar
10,067
Tepkime puanı
9,824
Puanları
113
Yaş
55
Konum
İstanbul
Adı
Önder
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Sevgili gönül dostları;

Bugün Çanakkale Zaferimizin 100 ‘üncü yıl dönümü.

Vatan topraklarımızı canları pahasına savunan ve “Çanakkale Geçilmez” dedirten bu millet, vatanın bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü söz konusu olduğunda karşısında hiçbir gücün duramayacağını tüm dünyaya göstermiştir. Bizler de atalarımızdan emanet aldığımız bu güzel vatanı, aynı birlik ve beraberlik duyguları içerisinde korumalı ve bu milli bilinci gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle Çanakkale Zaferinin 100'üncü yıl dönümünü kutluyor, bizlere bu büyük zaferin gururunu yaşatan başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum.”




Çanakkale Savaşı

Çanakkale Savaşı
, I. Dünya Savaşı sırasında 1915–1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.[9] İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul′u zaptetmek suretiyle Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiğı 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, imparatorluğun eninde sonunda Almanya'nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz'de İngiliz donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldu bittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.

Birleşik Krallık Donanma Bakanı Winston Churchill, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı'nın donanmayla geçilerek İstanbul'un işgalini öngören bir planı Başbakan Herbert Asquith'e vermiştir. Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz'a geniş çaplı saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.

Deniz harekatıyla İstanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla Çanakkale Boğazı'ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. Bu plan çerçevesinde hazırlanan İngiliz ve Fransız kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. İngiliz ve Fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu'nun kuzeyinde Suvla Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe – Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştır. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştır. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmiştir.

18martcanakkale.jpeg 18-mart-çanakkale-kompozisyon.jpg 18-Mart-ÇANAKKALE-ZAFERİ-13.jpg 34.jpg 99ea.jpg 151.jpg 191eda3109.jpg 25373.jpg 42041.jpg 60863.jpg 102192.jpg 633300.jpg 815330.jpg 1057011_130396046796134488314_Original.jpg 1426501842257.jpg ataturk_anafartalarda_madajpg.jpg cocukasker2.jpg çanakkale-savaşı-resimleri-14.jpg dardanos wars.jpg fft99_mf1916625.Jpeg Gurbuz-cocuklar-ordusu.jpg image00213 (1).jpg image00213.jpg images.jpg indir.jpg k1.jpg k1.jpg seyit-onbasi-top-mermisi.jpg Turkish_refugees.jpg
 

Ekli dosyalar

Son düzenleme:

yawruaslan

Daimi Üye
Katılım
14 Kas 2011
Mesajlar
740
Tepkime puanı
768
Puanları
93
Konum
istanbul
Kan Grubu
A Rh Pozitif
böyle yüzyılları şanlı şerefli bir ecdadın torunu olmaktan gurur duyuyorum . Şehidlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum .

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber (kabir),
Sana âgûşunu (kucağını) açmış duruyor Peygamber.

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
 

wolf37

Aktif Üye
Katılım
11 Kas 2013
Mesajlar
304
Tepkime puanı
249
Puanları
43
Konum
Karabük
Adı
Aydın
Bu vatan için canını vermiş bütün şehitlerimizi şükranla ve rahmetle anıyoruz.
Onların makamları makamların en güzeli.
Unutmayalım, unutturmayalım. Bu yüce destanı
gelecek nesillere en güzel şekilde aktaralım.
Önder Bey size de çok teşekkürler...