Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

"DENİZDE NEDEN BALIK YOK" DİYE SORAN, GAZETECİ BİR ARKADAŞIMIZIN İSTEĞİNE İTHAFEN" KESTİRMEDEN, HALK DİLİNDE, SOHBET TARZINDA"

Mektupla

Daimi Üye
Katılım
12 Eyl 2017
Mesajlar
5,300
Tepkime puanı
12,013
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul
"DENİZDE NEDEN BALIK YOK"
DİYE SORAN, GAZETECİ BİR ARKADAŞIMIZIN İSTEĞİNE İTHAFEN" KESTİRMEDEN, HALK DİLİNDE, SOHBET TARZINDA"

#balık #balıkçılık #deniz #türkiye
#babayalçın #babayalçınarşiv #denizdenedenbalıkyok #bostancı Yalçın Günay Çelik

"ESKİ KOFANACILIK YILLARI ANISINDAN. YAPRAK ÇİNAKOP SOYKIRIMI YILLARINA 2017--2018"

ÜLKE KARASULARIMIZIN TÜM BALIKLARININ, HEPSİNİ OLTAYLA TEK BAŞINA BEN TUTMAYACAĞIMA GÖRE. "MAVİ DEVRİM, MAVİ SEFERBERLİK, MAVİ ANAYASA MAVİ SİRKÜLER, MAVİ AÇILIM, MAVİ REÇETE"
HANGİ BAŞLIĞI ALIRSANIZ ALIN. DERHAL, ÇOK ACİL HEMEN UYGULAMAYA GEÇİRİLMELİ.

BALIKÇILIĞIMIZIN KURTULUŞU İÇİN, ÇOK ACİL NELER YAPILMALIDIR. 1960 YILINI MİLAT ALACAK OLURSAK, O GÜNDEN, 2018 YILINA GELDİĞİMİZ BU GÜNLERDE DAHA HALA PALAVRALARLA, MUGALLATALARLA, ACABA DENİZİN AĞALARI NE DER DİYEREK GELDİĞİMİZ NOKTA ORTADA. BUNUN İÇİN ÖNCE HERKESE BİR SORU SORALIM, SONRA 5 ŞIKTA BALIKÇILIĞIMIZIN %75'Nİ KURTARACAK ÇOK ACİL ÖNERİLERİMİZİ SIRALAYALIM. ÖNCE SORU ŞU!!??**

"30--40 YIL ÖNCEKİ BALIK BOLLUĞUNA VE TÜR ÇEŞİTLİLİĞİNE KAVUŞMAK İÇİN. TÜM BALIK TÜRLERİMİZİN ESKİDEN OLDUĞU GİBİ, TEKRAR ESKİ YERLERİNDE, YATAK YAPMASI İÇİN HANGİ TEDBİRLERİ ALMALIYIZ" "BUNA İTİRAZI OLAN YOKTUR HERHALDE, YOKSA VARMIYDI, EĞER VARSA ONLARI, KARARI OKUYANLARA VE HALKA TESLİM EDİYORUM"

1) A) 1.Cİ BİYOLOJİK KORİDOR: İSTANBUL LİMAN HUDUTLARI; DOĞUDA DARICA YELKENKAYA, GÜNEYDE TÜM 9 ADA ADALARIN HEPSİ BİR BÜTÜNDÜR (KINALIADA, BURGAZADASI, KAŞIK ADASI, HEYBELİADA, BÜYÜKADA, SEDEF ADASI, NEANDROS, YASSIADA SİVRİADA) ADALAR SİNSİLESİ BİR BÜTÜNDÜR. BATIDA YEŞİLKÖY BAYIRLAR. KUZEYDE İSTANBUL BOĞAZI KARADENİZ ÇIKIŞI, SANCAĞINA İSKELESİNE, AÇIĞINA EN AZ 3MİL. DERHAL "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPATILMALIDIR" BUNDAN BAŞKA KUŞ UÇMAYACAK. İSTANBUL BOĞAZI 1.Cİ BİYOLOJİK KORİDORUN %50'SİNİ TEŞKİL EDER. DİĞER %50'Sİ SINIRLARI ÇİZİLEN ALANDIR. BU KARAR EN AZ 35 YIL ÖNCE ALINMALI VE HAYATA GEÇİRİLMELİYDİ. ALTTA KIRMIZIYLA BOYANMIŞ ALANLAR.

B) 2.Cİ BİYOLOJİK KORİDOR: ÇANAKKALE BOĞAZI, MARMARA VE EGE ÇIKIŞLARI AYNI ŞEKİLDE. SANCAĞINA İSKELESİNE AÇIĞINA EN AZ 3 MİL DERHAL "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPATILMALIDIR" BU 2 BİYOLOJİK KORİDOR, BURUNDAN NEFES ALIP, AĞIZDAN VERMEK GİBİDİR. BU KONUDA YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR ANCAK, ŞU AN İÇİN ÇOK KAPSAMLI DETAYA GİRMİYORUM.

2) MARMARA DENİZİNİN TAMAMINDA, ZATEN YASAK OLAN DİP TROLÜNÜN VE İSTİSNASIZ HER TÜRLÜ SÜRÜTMEYLE YAPILAN AVCILIĞIN EN GEÇ 1 AY İÇİNDE BİTİRİLMESİ, SIFIRLANMASI. VE SONSUZA KADAR TARİH OLMASI. BU KONUDA ALINMASI GEREKEN KARARLARA VE DETAYA GİRMİYORUM. 57 YILDIR MARMARA DENİZİNDE İLLEGAL BALIK AVCILIĞI (BALIK KAÇAKÇILIĞI) DAHA HALA NASIL ÖNLENEMEZ. BU DEVLET OTORİTESİNİN SARSILMAMASI İÇİN VE AYNI ZAMANDA GELECEK NESİLLERE BORCUMUZDUR.

3) TÜM TÜRKİYE KARASULARININ TAMAMINDA GIRGIRLARIN IŞIKLA BALIK AVCILIĞI (ALAMANA DAHİL) SONSUZA KADAR TARİH OLMALI BUNDAN BÖYLE TEKLİF DAHİ EDİLEMEZ ŞARTI GETİRİLMELİDİR.
2016 VE 2017 YILINDA HEMDE MARMARA DENİZİNDE IŞIKLA BALIK AVCILIĞINI ÖNERENLER. BUNDAN SONRAKİ UYANIKLARA DERS OLACAK NİTELİKTE, MUTLAK SURETTE KAT-İ OLARAK CEZALANDIRILMALI FIRSATÇILIKLARI ASLA YANLARINA KAR KALMAMALIDIR. TAM 29 YIL SONRA ANAVATANINA DÖNEN USKUMRU İÇİN YAPILAN TARİHİ HATALAR ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIYDI IŞIĞI SERBEST BIRAKMAK. AKILLARA ZİYAN BİR DURUMDUR. VAKİT BULDUĞUMDA 35 YILLIK "USKUMRU KOLYOZ YÖRESEL GÖZLEM" GÜNLÜĞÜMÜDE PAYLAŞIRIM.

4) TÜM TÜRKİYE KARASULARIMIZ İÇİNDE: ASLA 20MT.'DEN BÜYÜK TEK BİR TANE DAHİ BALIKÇI TEKNESİ KALMAMALIDIR. 20MT'DEN BÜYÜK TEKNELER. BİZİMLE SINIR İLİŞKİSİ OLMAYAN ULUSLARARASI SULARA. VE İKİLİ ANLAŞMALARLA DİĞER ÜLKELERE GÖNDERİLMELİDİR. BİR DAHA KARASULARIMIZDA AVLANMAMAK ÜZERE.

A) BUGÜNE KADAR DEVLETİMİZİN EN BÜYÜK 1.Cİ HATASI DENİZLERİMİZİN İÇ DENİZ GÖL OLDUĞUNU UNUTARAK 1970 SU ÜRÜNLERİ TEŞVİK YASASIYLA ZİRAAT BANKASI KREDİLERİYLE AV FİLOSUNDA KAPASİTE ARTIŞI VE TEKNELERDE BÜYÜME PATLAMASI YARATMASI TARİHİN EN BÜYÜK HATASIYDI.

B) DEVLETİMİZİN BU İLK YAPTIĞI EN BÜYÜK TARİHİ HATADAN ZERRE KADAR DERS ALINMAMIŞKİ SON BİR KAÇ YILDIR TEKRAR BENZERİ BİR 2.Cİ HATA DAHA YAPILIYOR. FİLODA GERİ ÇEKME (KAPASİTE KÜÇÜLTME) YANİ AV BASKISINI AZALTMAK İÇİN 10--12 MT. TEKNELERİ GERİ ALIYORLAR. ASLINDA DOĞRUSU NE OLMALIYDI. İLK ÖNCELİK SIRASI BİRDEN FAZLA TEKNESİ OLANLARDAN VE EN BÜYÜK TEKNELERDEN GERİ ALIMLAR YAPILMALIYDI. ÖRNEK 1000 (BİN)TANE 10--12 MT. TEKNELER GERİ ALINACAĞINA. 40--50MT.'LİK, 20 TANE TEKNE GERİ ALINSAYDI. ESAS AV BASKISI AZALTMAK AMACIYLA YAPILAN İŞLEM HEDEFİNE ULAŞMIŞ OLURDU. ŞİMDİ TAM TERSİNE DENİZLERİ ONLARA BIRAKACAKLAR, BU DENİZLERİMİZİN FELAKETİ OLUR. DENİZLERDEKİ TERİTORYAL İMPARATORLUKLAR YIKILMADAN ONLAR NEDAMET GETİRMEDEN, SİYASİLER UYANMADAN. EĞER BİRİLERİ KIŞ UYKUSUNDAN UYANIP SİLKİNMEZLERSE, DENİZLERİN İŞİ 1000 YIL GEÇSEDE YAŞ.

5) A) SON UYARI: BAZILARININ GÖRMEZDEN GELDİĞİ, NASIL KÖŞEBAŞLARINI 4 KOLDAN TUTTUKLARI TEHLİKENİN FARKINDA OLMADIKLARI, KARASULARIMIZDA "ORTA SU TROLÜ" SİNSİ SİNSİ KANSER GİBİ YAYILMAYA (METASTAZ) YAPMAYA BAŞLAMADAN DERHAL SONLANDIRILMALIDIR.

SOLDA: ORTA SU TROLÜ YAPRAK ÇİNAKOP KATLİAMI
SAĞDA: KİBRİT ÇÖPÜ HAMSİ KATLİAMI

B) BALIK UNU FABRİKALARI DERHAL KAPATILMALI, YADA KONSERVE FABRİKASINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR. 1KG. ÇİFTLİK BALIĞI İÇİN, 7KG (KARADENİZİN ISLAK ALTINI) HAMSİ BALIĞINI KİBRİT ÇÖPÜ GİBİ YAVRU DEMEDEN KATLETMEK, RESMEN CİNAYETTİR, GÜNAHTIR GÜNAH. HAMSİ, ÇAÇA, SARDALYA, İSTAVRİT, HEM DENİZİN YEMİ, HEM KAYKAY LEZİ (MÜSİLAJI ÖNLEYEN) PLANKTON YİYİCİDİR. BALIK ÇİFTLİKLERİNİN NASIL DENİZLERİMİZİN VE ÜLKE YARARINA OLMASI GEREKTİĞİ (BİR TAŞLA ÜÇ KUŞ) DAHA SONRA TAFSİLATLI OLARAK YAZILACAKTIR.

C) AYNI ZAMANDA OKYANUSLARDA ORTA SU TROLÜ İÇİN OLAN "TARAMALI SONARLAR" BİR NEVİ İÇ DENİZ (GÖL) OLAN KARASULARIMIZ İÇİNDE KESİNLİKLE YASAKLANMALI VE KULLANILMAMALIDIR. 20MT'DEN BÜYÜK TEKNELER VE BİZİMLE SINIR İLİŞKİSİ OLMAYAN ULUSLARARASI SULARDA AVLANACAK OLANLAR İÇİN EYVALLAH.

Ç) 20MT TEKNELERE GÖRE DÜZENLENECEK HER TÜR İÇİN (PELAJİK BALIKLAR) İÇİN AYRI KOTA SİSTEMİ DERHAL HAYATA GEÇİRİLMELİDİR. GIRGIRLAR, DEMARSAL VE SEMİ PELAJİK BALIKLARI TOPLU HALDE KATLETMESİ, ADETA SOYKIRIM YAPARCASINA AVLANMASI YANLIŞTIR, ASLA KABUL EDİLEMEZ.

D) BELLİ ZÜMREYE TOLERANS TANINAN DALYANLAR PELAJİK BALIKLARIN HAVYAR ZAMANI İLKBAHARDA KARADENİZE ÇIKARKEN DEĞİL. İLKBAHAR SONU, YAZA GİRERKEN DEĞİL, SONBAHARDA KURULMALIDIR. ASLINDA BALIKÇI FİLOSU BU DURUMDAYKEN DALYAN HİÇ AÇILMAMALIDIR. NE ZAMAN AÇILABİLİR, TÜRKİYE'DEKİ BALIKÇI FİLOMUZU 1960 'LI YILLARA DÖNÜŞTÜREBİLİRSENİZ O ZAMAN DALYANDA AÇILABİLİR AMA SONBAHARDA, KESİNLİKLE MAYIS HAZİRANDA HAVYAR ZAMANI AÇILMASI ASLA DOĞRU DEĞİL. TORİK BALIĞI YUMURTAYA KARADENİZE ÇIKARKEN DALYAN AÇIK. AMA AYNI ZAMANDA OLTAYA BİLE TORİK AVLAMAK YASAK. YAHU ADAMIN DALYAN AÇMA SEBEBİ TORİK. TORİKLER BUNU DUYSA, OLTACILAR GİBİ KAFASINI DUVARLARA VURUR.

E) MEDYADA PİYASADA DOLAŞAN ÇİNAKOP LÜFER BOY CM. VE ALDIĞI İSİMLER AFİŞİ KESİNLİKLE YANLIŞTIR. O TÜRÜN YOK EDİLMESİNE EN BÜYÜK KATKI SAĞLAYAN UNSURDUR. DERHAL DÜZELTİLMELİDİR, AFİŞTE İSMİ YAZAN MARKETDE ELBET BUNU BİR YERDEN ALDI. BU AFİŞİ KİM HAZIRLADIYSA O DÜZELTECEK, YOKSA "BABA YALÇIN" OLARAK BEN DÜZELTİCEM.

DEFNE YAPRAĞI VE YAPRAĞI SAYMAZSAK, OLTAYLA BİLE TUTMAYACAĞIMIZ BOYU PAS GEÇERSEK. BUNU DUYAN YAPRAK ÇİNAKOP SOYKIRIMI YAPAN, TROL, ORTA SU TROLLERİ VE GIRGIRLAR UTANIR BELKİ DİYCEM AMA!!??** ÇİNAKOPUN EN KÜÇÜK BOYU 20CM.'DİR. ÖLÇÜLER TOTAL BOYDUR.

20CM.............. ÇİNAKOP
21CM...............ÇİNAKOP
22CM...............ÇİNAKOP
23CM..............KABA ÇİNAKOP (SARIKANAT DESELERDE, KULAK ASMA) OLTAYLA BİLE BU BOYUN ALTINDAKİLER ASLA AVLANMAMALIDIR.

24CM................SARIKANAT
25CM................SARIKANAT
26CM................SARIKANAT (HARBİ ŞAHANE SARIKANAT)

27CM...............PORSİYONLUK LÜFER (KORUK LÜFERİ)
28CM...............PORSİYONLUK LÜFER (KORUK LÜFERİ)
29CM...............PORSİYONLUK LÜFER (KORUK LÜFERİ)

30CM...............LÜFER (BİZ İNCE BALIK DERİZ) BU TÜR OLTAYLA BİLE 23CM ALTI TUTULMAMALIDIR.
DİĞER AV ARAÇLARIYLA 30CM ALTI TUTULMAMALIDIR.

31CM................LÜFER
32CM................LÜFER
33CM................LÜFER
34CM................LÜFER
35CM................LÜFER

36CM...............KABA LÜFER

KOFANA................1KG. (TANESİ) VE ÜSTÜ

NOT: 1960 YILINI MİLAT ALIRSAK. 2017 YILINA KADAR GEÇEN 57 YILDA, YÜZLERCE TOPLANTI YAPILDIKTAN SONRA. 2018 YILINA GİRDİĞİMİZ BU GÜNLERDE YAPILAN TOPLANTILARDA İBRETLİK KONUŞAN BAZILARI, ÇOK BİLEN KURNAZLAR, DAHA HALA KİM NEYİ NASIL, NEKADAR GÖTÜRÜRÜM, ACABA BİRİLERİNİ NASIL UYUTURUM (BİR MİLİMİMETRE DEĞİŞME YOK) TOPLANTILARI YAPILIYORSA. HENÜZ ORTADA TEŞHİS BİLE YOK DEMEKTİR. SIFIR TEŞHİS, SIFIR TEDAVİ. TEŞHİS OLMADAN HASTANIN İYİLEŞME ŞANSI SIFIRDIR. ŞİMDİ BU ŞIKLAR EKSİKSİZ UYGULANIRSA SONUÇLARINDAN %100 HERKES ÇOK EMİN. ACABA HER TÜRLÜ BALIĞIN YATAK YAPMASINDAN KİMLER RAHATSIZ OLUR. YA NE VAR, EEE, ACABA 50 YILDIR BU DENİZİ KAZIYAN DENİZİN AĞALARI 100--200 JUMBO BUNA NE DER. ÖLÜYÜ DİRİYİ ŞEY ETTİLER, GIRGIRA, ALAMANAYA KAPALI GÖSTERMELİK (ADALAR VE SAHİL BANDI ARASI) KIÇ KADAR YERE GÖZÜ DİKTİLER. 40MT KAYIK YAPTIM, TÜM DENİZDEKİ BALIKLARIN TAPUSU VE HERYER BENİM NAH SENİN, ALINDA KAÇANMI. YAHU HİÇ BÖYLE ŞEY OLURMU. BİRDE TOPLANTIDA BAZILARI MELAKE POZLARINDA GÜYA ŞİRİN GÖRÜNMEYE ÇALIŞARAK, ONLARIN YÜZÜNDEN AÇ BIRAKTIKLARI ESNAFA BİRLİKTEN SÖZ ETMİYORLARMI. ARADAKİ GÖRÜŞ FARKI, CENNETLE CEHENNEM ARASINDAKİ FARK GİBİ. BU DENİZLER 80 MİLYONA AİT. VE GELECEK NESİLLER İÇİN BİZLERE EMANET. BU SAATTEN SONRA NE DENİZLERİN, NE ESNAFIN, NE JUMBOLARI, NEDE UZANTILARINI DİNLEYEREK KÜL YUTACAK. NEDE TOPLANTILARLA KAYBEDECEK ZAMANI KALMAMIŞTIR. DEVLET ARTIK UYANMALI 50 YILDIR AYNI İSTEKLERLE DENİZLERİ ÇÖLE DÖNDÜRENLERE, BU KADAR TANTANA YETER. BUNCA YILDIR ALDIKLARINIZA SAYIN DİYEREK. SIFIR TOLERANSLA MASAYA YUMRUĞUNU VURARAK DUR DEMELİ. 57 YILDIR DENİZİ ŞUURSUZCA GÖZÜ DÖNMÜŞ ŞEKİLDE KAZIYANLARIN OLDUĞU HİÇ BİR TOPLANTIDAN HİÇ BİR CACIK ÇIKMAAAZZZ, NOKTA"

"BİR CÜMLE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARKETMEZ LAFTAN ANLAMAYANA"
"MEVLANA"

NOT: PAYLAŞIM YAPAN ARKADAŞLARA TEŞEKKÜR EDERİM. ANCAK PAYLAŞANLARDAN RİCAM. TEK BİR FOTO PAYLAŞILIRSA KONUNUN BÜTÜNÜNÜ GÖZDEN KAÇIRMIŞ OLURUZ. KONUNUN TAMAMI BİR BÜTÜNDÜR. ARKADAŞLARDAN DİĞER RİCAM, LÜTFEN NEZAKET KURALLARI İÇİNDE YORUM YAPALIM OLURMU. TÜM ARKADAŞLARA DESTEKLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM"

linkinden alıntıdır.
 

Yakamoz

Daimi Üye
Katılım
11 Kas 2010
Mesajlar
813
Tepkime puanı
901
Puanları
93
Konum
İstanbul
Adı
Kenan Ahıska
Yazıyı yazan beyefendiye ve burada paylaştığınız için size teşekkür ederim.

Söylenenlerin hepsi doğrudur. Ancak gözden kaçmakta olan husus şudur ki deniz eşittir hamsi lüfer değildir.

Levrek: Son yıllarda batı Karadeniz Şile Marmara ve Saroza kadar yoğun şekilde özel olarak dokunan levrek avlarıyla levreğin tam da üreme mevsiminde binlerce ton avlanarak yok edilmesi,

Akdenizde ve Egede zıpkınlarla sabit noktalı kaya kovuk balığı olan sinarit lagos orfoz katliamıyla bu balıkların bitme noktasına gelmesi,

Orkinosların yavruyken çiftliklere konularak neslinin devamının bitirilmesi,

Amatör balıkçılık için hatalı limit ve sirküleri düzenlemeleri,

Balon - Aslan balıkları türü istilacılar için önlem alınmaması,

Egede yapılan deniz patlıcanı katliamları,

Midyecilik adı altında denizlerin kurutulması,

Tarın alanlarının ilaçlanmasıyla artık zehirlerin derelerde denizlere akmasıyla kıyıda yaşayan plankton ve yavru nufusunu bitirmesi

Gibi gibi birçok etken bir arada düşünülmeden topyekün bir hareket olmaksızın bir yere varılması imkansız.

Sonuç şu olacak ki balıklar bitecek tekne sahipleri birer birer iflas edecek balıkçılık mesleği tarihe karışacak. Sonuçta ondan sonra ciddi kararlar alınacak. Büyük depremler olmadan sağlam bina yapamayan bir milletiz unutmayın. Az sabırlı olun korona dan kurtulursak belki o günleri görebiliriz.
 

GURKANKALKAVAN

Aktif Üye
Katılım
19 Haz 2019
Mesajlar
140
Tepkime puanı
195
Puanları
43
Yaş
39
Konum
İSTANBUL
Adı
GÜRKAN
Kan Grubu
B Rh Pozitif
Budan 3-4 sene öncesine kadar balıktan anlamayan ahaliye (ki sayıları istanbulda milyonlarla ölçülür) balıkçılar tezgahlarındaki 24 25 santimlik sarı kanatları lüfer diye 20 santimlik çinekoplarıda sarıkanat diye kakalıyorlardı ve alan insan sayısıda hiç azımsanmayacak seviyedeydi. hal böyle olunca ve iş bilmeyenler çoğalınca arz talep mevzusu ortaya çıktı. avuçiçi kadar balıkları satmaya kadar düştüler. bu arada yazınız için çok teşekkürler.
 

Nedim Ceylan

Daimi Üye
Katılım
6 Kas 2017
Mesajlar
947
Tepkime puanı
2,824
Puanları
93
Yaş
42
Konum
Tekirdağ
Adı
Nedim Ceylan
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Marmara denizi örneği dünyada yok. Bu ekosistem en ufak müdahalede bile çok çabuk değişen bir yapıda.
Karadenizden gelen düşük tuz oranlı su üstte kalıyor. Akdenizden gelen tuzlu su dipte.
Tuz oranı düşük olan suda bitkisel organizmaların yaşaması için elverişli ortam oluşuyor.
Su sıcaklığının da Karadenize göre yüksek olması sebebiyle plankton ve yosun oranı çok yüksek.
Ayrıca evsel atıkların Marmaraya boşalması da planktonlar ve yosunlar için bol besin anlamına geliyor.
Bu bitkisel organizmaların olumsuz yanı, mevsimsel olarak topluca ölmeleri sonucu sudaki oksijeni tüketmeleridir.
Oksijen azlığı da ortamdaki balıkların ölmesine veya ortamı tek etmesine neden oluyor.

Tüm bunlara rağmen bir ekosistem yine kendi çözümünü bulabilirdi. Plankton ile beslenen balıkları tüketmeseydik, Marmaradaki oksijen seviyesi yüksek olurdu ve balık çeşitliliği ve miktarı artardı. Ancak bilinçsizce balık avlayınca plankton denizine dönmüş bir Marmara kaldı elimizde.

İlk baharda Marmara kıyılarında görülen kızıl renkli görüntünün sebebi bu aşırı planktonların ölmesidir.
"E bu her sene oluyor canım, normal bir durum" cümlesi, neredeyse herkes tarafından kabullenilmiş görünüyor.
Ancak bu kesinlikle normal bir durum değildir. Bir ekosistemin çöküşüdür.
Sadece bilinçsiz avlanan, katliam yapan ticari balıkçıların suçu değildir. Hepimizin payı vardır.
Biyolojik arıtma yapmadan sanayi ve evsel atıkları nehirlere, oradan denizlere gönderen bizler,
Hepimiz.
 

Melih Peker

Daimi Üye
Katılım
18 May 2018
Mesajlar
1,657
Tepkime puanı
4,015
Puanları
113
Yaş
36
Konum
istanbul
Adı
melih
Kan Grubu
B Rh Pozitif
yahu rant için kendi pistini bozup üzerine birkaç ay sonra tekrar yıkılacak hastane yapan bir ülkeden bahsediyoruz.hiçbirşey düzelmez boşa ümit beslemeyin.
 

Mektupla

Daimi Üye
Katılım
12 Eyl 2017
Mesajlar
5,300
Tepkime puanı
12,013
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul
"DENİZDE NEDEN BALIK YOK"
DİYE SORAN, GAZETECİ BİR ARKADAŞIMIZIN İSTEĞİNE İTHAFEN" KESTİRMEDEN, HALK DİLİNDE, SOHBET TARZINDA"

#balık #balıkçılık #deniz #türkiye
#babayalçın #babayalçınarşiv #denizdenedenbalıkyok #bostancı Yalçın Günay Çelik

"ESKİ KOFANACILIK YILLARI ANISINDAN. YAPRAK ÇİNAKOP SOYKIRIMI YILLARINA 2017--2018"

ÜLKE KARASULARIMIZIN TÜM BALIKLARININ, HEPSİNİ OLTAYLA TEK BAŞINA BEN TUTMAYACAĞIMA GÖRE. "MAVİ DEVRİM, MAVİ SEFERBERLİK, MAVİ ANAYASA MAVİ SİRKÜLER, MAVİ AÇILIM, MAVİ REÇETE"
HANGİ BAŞLIĞI ALIRSANIZ ALIN. DERHAL, ÇOK ACİL HEMEN UYGULAMAYA GEÇİRİLMELİ.

BALIKÇILIĞIMIZIN KURTULUŞU İÇİN, ÇOK ACİL NELER YAPILMALIDIR. 1960 YILINI MİLAT ALACAK OLURSAK, O GÜNDEN, 2018 YILINA GELDİĞİMİZ BU GÜNLERDE DAHA HALA PALAVRALARLA, MUGALLATALARLA, ACABA DENİZİN AĞALARI NE DER DİYEREK GELDİĞİMİZ NOKTA ORTADA. BUNUN İÇİN ÖNCE HERKESE BİR SORU SORALIM, SONRA 5 ŞIKTA BALIKÇILIĞIMIZIN %75'Nİ KURTARACAK ÇOK ACİL ÖNERİLERİMİZİ SIRALAYALIM. ÖNCE SORU ŞU!!??**

"30--40 YIL ÖNCEKİ BALIK BOLLUĞUNA VE TÜR ÇEŞİTLİLİĞİNE KAVUŞMAK İÇİN. TÜM BALIK TÜRLERİMİZİN ESKİDEN OLDUĞU GİBİ, TEKRAR ESKİ YERLERİNDE, YATAK YAPMASI İÇİN HANGİ TEDBİRLERİ ALMALIYIZ" "BUNA İTİRAZI OLAN YOKTUR HERHALDE, YOKSA VARMIYDI, EĞER VARSA ONLARI, KARARI OKUYANLARA VE HALKA TESLİM EDİYORUM"

1) A) 1.Cİ BİYOLOJİK KORİDOR: İSTANBUL LİMAN HUDUTLARI; DOĞUDA DARICA YELKENKAYA, GÜNEYDE TÜM 9 ADA ADALARIN HEPSİ BİR BÜTÜNDÜR (KINALIADA, BURGAZADASI, KAŞIK ADASI, HEYBELİADA, BÜYÜKADA, SEDEF ADASI, NEANDROS, YASSIADA SİVRİADA) ADALAR SİNSİLESİ BİR BÜTÜNDÜR. BATIDA YEŞİLKÖY BAYIRLAR. KUZEYDE İSTANBUL BOĞAZI KARADENİZ ÇIKIŞI, SANCAĞINA İSKELESİNE, AÇIĞINA EN AZ 3MİL. DERHAL "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPATILMALIDIR" BUNDAN BAŞKA KUŞ UÇMAYACAK. İSTANBUL BOĞAZI 1.Cİ BİYOLOJİK KORİDORUN %50'SİNİ TEŞKİL EDER. DİĞER %50'Sİ SINIRLARI ÇİZİLEN ALANDIR. BU KARAR EN AZ 35 YIL ÖNCE ALINMALI VE HAYATA GEÇİRİLMELİYDİ. ALTTA KIRMIZIYLA BOYANMIŞ ALANLAR.

B) 2.Cİ BİYOLOJİK KORİDOR: ÇANAKKALE BOĞAZI, MARMARA VE EGE ÇIKIŞLARI AYNI ŞEKİLDE. SANCAĞINA İSKELESİNE AÇIĞINA EN AZ 3 MİL DERHAL "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPATILMALIDIR" BU 2 BİYOLOJİK KORİDOR, BURUNDAN NEFES ALIP, AĞIZDAN VERMEK GİBİDİR. BU KONUDA YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR ANCAK, ŞU AN İÇİN ÇOK KAPSAMLI DETAYA GİRMİYORUM.

2) MARMARA DENİZİNİN TAMAMINDA, ZATEN YASAK OLAN DİP TROLÜNÜN VE İSTİSNASIZ HER TÜRLÜ SÜRÜTMEYLE YAPILAN AVCILIĞIN EN GEÇ 1 AY İÇİNDE BİTİRİLMESİ, SIFIRLANMASI. VE SONSUZA KADAR TARİH OLMASI. BU KONUDA ALINMASI GEREKEN KARARLARA VE DETAYA GİRMİYORUM. 57 YILDIR MARMARA DENİZİNDE İLLEGAL BALIK AVCILIĞI (BALIK KAÇAKÇILIĞI) DAHA HALA NASIL ÖNLENEMEZ. BU DEVLET OTORİTESİNİN SARSILMAMASI İÇİN VE AYNI ZAMANDA GELECEK NESİLLERE BORCUMUZDUR.

3) TÜM TÜRKİYE KARASULARININ TAMAMINDA GIRGIRLARIN IŞIKLA BALIK AVCILIĞI (ALAMANA DAHİL) SONSUZA KADAR TARİH OLMALI BUNDAN BÖYLE TEKLİF DAHİ EDİLEMEZ ŞARTI GETİRİLMELİDİR.
2016 VE 2017 YILINDA HEMDE MARMARA DENİZİNDE IŞIKLA BALIK AVCILIĞINI ÖNERENLER. BUNDAN SONRAKİ UYANIKLARA DERS OLACAK NİTELİKTE, MUTLAK SURETTE KAT-İ OLARAK CEZALANDIRILMALI FIRSATÇILIKLARI ASLA YANLARINA KAR KALMAMALIDIR. TAM 29 YIL SONRA ANAVATANINA DÖNEN USKUMRU İÇİN YAPILAN TARİHİ HATALAR ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIYDI IŞIĞI SERBEST BIRAKMAK. AKILLARA ZİYAN BİR DURUMDUR. VAKİT BULDUĞUMDA 35 YILLIK "USKUMRU KOLYOZ YÖRESEL GÖZLEM" GÜNLÜĞÜMÜDE PAYLAŞIRIM.

4) TÜM TÜRKİYE KARASULARIMIZ İÇİNDE: ASLA 20MT.'DEN BÜYÜK TEK BİR TANE DAHİ BALIKÇI TEKNESİ KALMAMALIDIR. 20MT'DEN BÜYÜK TEKNELER. BİZİMLE SINIR İLİŞKİSİ OLMAYAN ULUSLARARASI SULARA. VE İKİLİ ANLAŞMALARLA DİĞER ÜLKELERE GÖNDERİLMELİDİR. BİR DAHA KARASULARIMIZDA AVLANMAMAK ÜZERE.

A) BUGÜNE KADAR DEVLETİMİZİN EN BÜYÜK 1.Cİ HATASI DENİZLERİMİZİN İÇ DENİZ GÖL OLDUĞUNU UNUTARAK 1970 SU ÜRÜNLERİ TEŞVİK YASASIYLA ZİRAAT BANKASI KREDİLERİYLE AV FİLOSUNDA KAPASİTE ARTIŞI VE TEKNELERDE BÜYÜME PATLAMASI YARATMASI TARİHİN EN BÜYÜK HATASIYDI.

B) DEVLETİMİZİN BU İLK YAPTIĞI EN BÜYÜK TARİHİ HATADAN ZERRE KADAR DERS ALINMAMIŞKİ SON BİR KAÇ YILDIR TEKRAR BENZERİ BİR 2.Cİ HATA DAHA YAPILIYOR. FİLODA GERİ ÇEKME (KAPASİTE KÜÇÜLTME) YANİ AV BASKISINI AZALTMAK İÇİN 10--12 MT. TEKNELERİ GERİ ALIYORLAR. ASLINDA DOĞRUSU NE OLMALIYDI. İLK ÖNCELİK SIRASI BİRDEN FAZLA TEKNESİ OLANLARDAN VE EN BÜYÜK TEKNELERDEN GERİ ALIMLAR YAPILMALIYDI. ÖRNEK 1000 (BİN)TANE 10--12 MT. TEKNELER GERİ ALINACAĞINA. 40--50MT.'LİK, 20 TANE TEKNE GERİ ALINSAYDI. ESAS AV BASKISI AZALTMAK AMACIYLA YAPILAN İŞLEM HEDEFİNE ULAŞMIŞ OLURDU. ŞİMDİ TAM TERSİNE DENİZLERİ ONLARA BIRAKACAKLAR, BU DENİZLERİMİZİN FELAKETİ OLUR. DENİZLERDEKİ TERİTORYAL İMPARATORLUKLAR YIKILMADAN ONLAR NEDAMET GETİRMEDEN, SİYASİLER UYANMADAN. EĞER BİRİLERİ KIŞ UYKUSUNDAN UYANIP SİLKİNMEZLERSE, DENİZLERİN İŞİ 1000 YIL GEÇSEDE YAŞ.

5) A) SON UYARI: BAZILARININ GÖRMEZDEN GELDİĞİ, NASIL KÖŞEBAŞLARINI 4 KOLDAN TUTTUKLARI TEHLİKENİN FARKINDA OLMADIKLARI, KARASULARIMIZDA "ORTA SU TROLÜ" SİNSİ SİNSİ KANSER GİBİ YAYILMAYA (METASTAZ) YAPMAYA BAŞLAMADAN DERHAL SONLANDIRILMALIDIR.

SOLDA: ORTA SU TROLÜ YAPRAK ÇİNAKOP KATLİAMI
SAĞDA: KİBRİT ÇÖPÜ HAMSİ KATLİAMI

B) BALIK UNU FABRİKALARI DERHAL KAPATILMALI, YADA KONSERVE FABRİKASINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR. 1KG. ÇİFTLİK BALIĞI İÇİN, 7KG (KARADENİZİN ISLAK ALTINI) HAMSİ BALIĞINI KİBRİT ÇÖPÜ GİBİ YAVRU DEMEDEN KATLETMEK, RESMEN CİNAYETTİR, GÜNAHTIR GÜNAH. HAMSİ, ÇAÇA, SARDALYA, İSTAVRİT, HEM DENİZİN YEMİ, HEM KAYKAY LEZİ (MÜSİLAJI ÖNLEYEN) PLANKTON YİYİCİDİR. BALIK ÇİFTLİKLERİNİN NASIL DENİZLERİMİZİN VE ÜLKE YARARINA OLMASI GEREKTİĞİ (BİR TAŞLA ÜÇ KUŞ) DAHA SONRA TAFSİLATLI OLARAK YAZILACAKTIR.

C) AYNI ZAMANDA OKYANUSLARDA ORTA SU TROLÜ İÇİN OLAN "TARAMALI SONARLAR" BİR NEVİ İÇ DENİZ (GÖL) OLAN KARASULARIMIZ İÇİNDE KESİNLİKLE YASAKLANMALI VE KULLANILMAMALIDIR. 20MT'DEN BÜYÜK TEKNELER VE BİZİMLE SINIR İLİŞKİSİ OLMAYAN ULUSLARARASI SULARDA AVLANACAK OLANLAR İÇİN EYVALLAH.

Ç) 20MT TEKNELERE GÖRE DÜZENLENECEK HER TÜR İÇİN (PELAJİK BALIKLAR) İÇİN AYRI KOTA SİSTEMİ DERHAL HAYATA GEÇİRİLMELİDİR. GIRGIRLAR, DEMARSAL VE SEMİ PELAJİK BALIKLARI TOPLU HALDE KATLETMESİ, ADETA SOYKIRIM YAPARCASINA AVLANMASI YANLIŞTIR, ASLA KABUL EDİLEMEZ.

D) BELLİ ZÜMREYE TOLERANS TANINAN DALYANLAR PELAJİK BALIKLARIN HAVYAR ZAMANI İLKBAHARDA KARADENİZE ÇIKARKEN DEĞİL. İLKBAHAR SONU, YAZA GİRERKEN DEĞİL, SONBAHARDA KURULMALIDIR. ASLINDA BALIKÇI FİLOSU BU DURUMDAYKEN DALYAN HİÇ AÇILMAMALIDIR. NE ZAMAN AÇILABİLİR, TÜRKİYE'DEKİ BALIKÇI FİLOMUZU 1960 'LI YILLARA DÖNÜŞTÜREBİLİRSENİZ O ZAMAN DALYANDA AÇILABİLİR AMA SONBAHARDA, KESİNLİKLE MAYIS HAZİRANDA HAVYAR ZAMANI AÇILMASI ASLA DOĞRU DEĞİL. TORİK BALIĞI YUMURTAYA KARADENİZE ÇIKARKEN DALYAN AÇIK. AMA AYNI ZAMANDA OLTAYA BİLE TORİK AVLAMAK YASAK. YAHU ADAMIN DALYAN AÇMA SEBEBİ TORİK. TORİKLER BUNU DUYSA, OLTACILAR GİBİ KAFASINI DUVARLARA VURUR.

E) MEDYADA PİYASADA DOLAŞAN ÇİNAKOP LÜFER BOY CM. VE ALDIĞI İSİMLER AFİŞİ KESİNLİKLE YANLIŞTIR. O TÜRÜN YOK EDİLMESİNE EN BÜYÜK KATKI SAĞLAYAN UNSURDUR. DERHAL DÜZELTİLMELİDİR, AFİŞTE İSMİ YAZAN MARKETDE ELBET BUNU BİR YERDEN ALDI. BU AFİŞİ KİM HAZIRLADIYSA O DÜZELTECEK, YOKSA "BABA YALÇIN" OLARAK BEN DÜZELTİCEM.

DEFNE YAPRAĞI VE YAPRAĞI SAYMAZSAK, OLTAYLA BİLE TUTMAYACAĞIMIZ BOYU PAS GEÇERSEK. BUNU DUYAN YAPRAK ÇİNAKOP SOYKIRIMI YAPAN, TROL, ORTA SU TROLLERİ VE GIRGIRLAR UTANIR BELKİ DİYCEM AMA!!??** ÇİNAKOPUN EN KÜÇÜK BOYU 20CM.'DİR. ÖLÇÜLER TOTAL BOYDUR.

20CM.............. ÇİNAKOP
21CM...............ÇİNAKOP
22CM...............ÇİNAKOP
23CM..............KABA ÇİNAKOP (SARIKANAT DESELERDE, KULAK ASMA) OLTAYLA BİLE BU BOYUN ALTINDAKİLER ASLA AVLANMAMALIDIR.

24CM................SARIKANAT
25CM................SARIKANAT
26CM................SARIKANAT (HARBİ ŞAHANE SARIKANAT)

27CM...............PORSİYONLUK LÜFER (KORUK LÜFERİ)
28CM...............PORSİYONLUK LÜFER (KORUK LÜFERİ)
29CM...............PORSİYONLUK LÜFER (KORUK LÜFERİ)

30CM...............LÜFER (BİZ İNCE BALIK DERİZ) BU TÜR OLTAYLA BİLE 23CM ALTI TUTULMAMALIDIR.
DİĞER AV ARAÇLARIYLA 30CM ALTI TUTULMAMALIDIR.

31CM................LÜFER
32CM................LÜFER
33CM................LÜFER
34CM................LÜFER
35CM................LÜFER

36CM...............KABA LÜFER

KOFANA................1KG. (TANESİ) VE ÜSTÜ

NOT: 1960 YILINI MİLAT ALIRSAK. 2017 YILINA KADAR GEÇEN 57 YILDA, YÜZLERCE TOPLANTI YAPILDIKTAN SONRA. 2018 YILINA GİRDİĞİMİZ BU GÜNLERDE YAPILAN TOPLANTILARDA İBRETLİK KONUŞAN BAZILARI, ÇOK BİLEN KURNAZLAR, DAHA HALA KİM NEYİ NASIL, NEKADAR GÖTÜRÜRÜM, ACABA BİRİLERİNİ NASIL UYUTURUM (BİR MİLİMİMETRE DEĞİŞME YOK) TOPLANTILARI YAPILIYORSA. HENÜZ ORTADA TEŞHİS BİLE YOK DEMEKTİR. SIFIR TEŞHİS, SIFIR TEDAVİ. TEŞHİS OLMADAN HASTANIN İYİLEŞME ŞANSI SIFIRDIR. ŞİMDİ BU ŞIKLAR EKSİKSİZ UYGULANIRSA SONUÇLARINDAN %100 HERKES ÇOK EMİN. ACABA HER TÜRLÜ BALIĞIN YATAK YAPMASINDAN KİMLER RAHATSIZ OLUR. YA NE VAR, EEE, ACABA 50 YILDIR BU DENİZİ KAZIYAN DENİZİN AĞALARI 100--200 JUMBO BUNA NE DER. ÖLÜYÜ DİRİYİ ŞEY ETTİLER, GIRGIRA, ALAMANAYA KAPALI GÖSTERMELİK (ADALAR VE SAHİL BANDI ARASI) KIÇ KADAR YERE GÖZÜ DİKTİLER. 40MT KAYIK YAPTIM, TÜM DENİZDEKİ BALIKLARIN TAPUSU VE HERYER BENİM NAH SENİN, ALINDA KAÇANMI. YAHU HİÇ BÖYLE ŞEY OLURMU. BİRDE TOPLANTIDA BAZILARI MELAKE POZLARINDA GÜYA ŞİRİN GÖRÜNMEYE ÇALIŞARAK, ONLARIN YÜZÜNDEN AÇ BIRAKTIKLARI ESNAFA BİRLİKTEN SÖZ ETMİYORLARMI. ARADAKİ GÖRÜŞ FARKI, CENNETLE CEHENNEM ARASINDAKİ FARK GİBİ. BU DENİZLER 80 MİLYONA AİT. VE GELECEK NESİLLER İÇİN BİZLERE EMANET. BU SAATTEN SONRA NE DENİZLERİN, NE ESNAFIN, NE JUMBOLARI, NEDE UZANTILARINI DİNLEYEREK KÜL YUTACAK. NEDE TOPLANTILARLA KAYBEDECEK ZAMANI KALMAMIŞTIR. DEVLET ARTIK UYANMALI 50 YILDIR AYNI İSTEKLERLE DENİZLERİ ÇÖLE DÖNDÜRENLERE, BU KADAR TANTANA YETER. BUNCA YILDIR ALDIKLARINIZA SAYIN DİYEREK. SIFIR TOLERANSLA MASAYA YUMRUĞUNU VURARAK DUR DEMELİ. 57 YILDIR DENİZİ ŞUURSUZCA GÖZÜ DÖNMÜŞ ŞEKİLDE KAZIYANLARIN OLDUĞU HİÇ BİR TOPLANTIDAN HİÇ BİR CACIK ÇIKMAAAZZZ, NOKTA"

"BİR CÜMLE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARKETMEZ LAFTAN ANLAMAYANA"
"MEVLANA"

NOT: PAYLAŞIM YAPAN ARKADAŞLARA TEŞEKKÜR EDERİM. ANCAK PAYLAŞANLARDAN RİCAM. TEK BİR FOTO PAYLAŞILIRSA KONUNUN BÜTÜNÜNÜ GÖZDEN KAÇIRMIŞ OLURUZ. KONUNUN TAMAMI BİR BÜTÜNDÜR. ARKADAŞLARDAN DİĞER RİCAM, LÜTFEN NEZAKET KURALLARI İÇİNDE YORUM YAPALIM OLURMU. TÜM ARKADAŞLARA DESTEKLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM"

linkinden alıntıdır.
"2000/2002 Mini Manifesto"
"2000/2002 Mini Manifesto"

"ESKİ BİR YAZI / 18 YIL ÖNCE"

"DAHA ÖNCE 02.05.2011 -----22.10.2013 TARİHLERİNDE 2 AYRI SİTEDE PAYLAŞILMIŞTIR"

#balık #balıkçılık #deniz #türkiye
#babayalçın #babayalçınarşiv #20002002minimanifesto#bostancı Yalçın Günay Çelik

--------------------------------------------------

"2000/2002 Mini Manifesto"

SAYI : 2004 / KONU :2004-2006 Av Dönemi Sirküleri

T.C TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü /ANKARA

İLGİ : a) Tarım ve Köy işleri Bakanlığının 02.08.2002 tarih ve 24834 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Denizlerde ve İç sularda Ticari amaçlı Su Ürünleri Avcılığını düzenleyen 2002-2004 Av Dönemine ait 35/1 Sirküler

b) Tarım ve Köy işleri Bakanlığının 02.08..2002 tarih ve 24834 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Denizlerde ve İç sularda Amatör(Sportif) Amaçlı Su ürünleri Avcılığını Düzenleyen 2002-2004 av dönemine ait 35/ numaralı Sirküler.

Biz aşağıda imzası bulunan başta geçimini denizden sağlayan kıyı balıkçıları olmak üzere Su Ürünleri Kooperatifleri, Balıkçı Dernekleri, Çevre kuruluşları, Sivil Toplum Örgütleri ile Vatandaşlar olarak ilgi (a) Sirkülerde geçen düzenlemenin su ürünleri kaynaklarımızdan ekonomik olarak yararlanmak,üretimi ve su ürünlerinin ihracatını arttırmak üzere denizlerimizdeki SU ÜRÜNLERİNİN kalite ve STOKLARININ korunması ekonomik türlerinin geliştirilmesi suların kirlenmesinin önlenmesi ve su ürünleri kalkınma plan hedeflerine ulaşmasını sağlamadığı inancındayız. 2004-2006 Yılları arasında Türkiye Karasularında uygulanmak üzere hazırlanacak Sirkülerin Türkiye Karasularının ve üzerinde yapılacak avcılığın kurtulması ve gelişmesi açısından gerekli olan düşünce ve önerilerimiz maddeler halinde bilgilerinize, sunulmuştur.

1) Sürütme ile Avcılık: Türkiye Karasularının tamamında 12 Ay (süresiz) yasaklanmalıdır. Bu avcılık türleri:Trol, Orta Su trolü, Trata, Iğrıp, Manyat,Tarlakoz ağları, Algarnalar (Karides, cikcik, midye) Boğazlarda Çekmecilik (Yeldirme) Çevirme ağları içerisinde dalarak zıpkınla avcılık karasularımızda ebediyen yasaklanmalı.

a) Cik Cik ve Midye : Adam boyu suda tırmık ve kürekle yada çiftlikte.

b) Karides: Eski usul sepetle, ağla yada çiftlikte.

2) Lamba ile Avcılık: Türkiye Karasularının tamamında (Özellikle Marmara) Yüzlerce Volt Lamba yakarak irili ufaklı havyarlı tüm canlıları kör eden lamba ile avcılığın tamamı Gırgır, voli (alamana) Sardalya için bile olsa 12 ay (süresiz) kati surette yasaklanmalı. 1965’te İstanbul Boğazı ve Adaları Uskumru ve Kolyoz katliamını nasıl unuturuz!.. Halâ yok.

1. VE 2. Maddeler için ne yapılmalı: a) Balık Çiftliklerine transferi (Dönüşümü) sağlanmalıdır.

Tüm bu (Eko sistemi) yok eden zararlı avcılık yöntemini yapanlar. Tüm liman ve barınaklarda tek tek, türlerine göre envanteri çıkarılıp listesi yapılmalıdır. Yöresel olarak misal (20’li-30’lu) gruplar oluşturulur. Tüm teçhizatları paraya çevrilip sermaye elde edilir. “%’lerine göre” kredi ihracatçı birlikleri bakanlığa bağlı su ürünleri, su ürünleri Üniversitesi ile tümü ortak çalışılıp hangi yörede hangi tür balık çiftliği, ya da deniz ürünü yetiştiriciliği yapılabilir. Yani zararlı yöntemlerin tümünün bir şekilde, denizden çekilerek, balık çiftliklerine transferi (dönüşümü) sağlanmalıdır. Denizlerimizin büyük oranda kurtuluşu buna bağlıdır. Balık çiftliklerini her önüne gelen hiç alakasız tüccar değil, bu kişileri bu işe yönlendirmeli. Çevre tahribatı yapan çiftliklerde önce uyarılmalı sonuç alınamazsa o zaman bu kişilerin yönetimine devredilebilir (özel eğitim ve çevre kursundan sonra) Herkes sermaye yüzdesine göre ihracatçı olur. Denizde, esnafta derin bir nefes alır, oh çeker.

https://www.youtube.com/watch?v=mHiXsmM-y9c,

b) Çiftliğe transferi istemeyen olursa: İkili anlaşmalarla; Bizim karasularımızla sınır ilişkisi olmayan uluslararası sulara gidebilir.

c) TAVSİYE : 1. ve 2. maddelere uygulanacak ceza ne olmalı: 1960 yılından bu yana bakılırsa hiç sonuç alınamamıştır. Tüm esnafın ortak görüşü tek ceza tekneye, teçhizata el koyup Tarım Bakanlığına bağlı Su Ürünlerine transfer edilerek gelir sağlanmalıdır. (Tekneler üç tipe ayrılır) En kötüleri 3. sınıf kirletici unsurlar alınır yöre balıkçıları ve Su Ürünleri yetkilileri nezaretinde resif yapılır. 2. Sınıf olanları Su ürünleri KONTROL amaçlı bünyesine alınır (Radar yada Cep telefonu erkete ile kaçma, hertürlü illegal avcılık önlenir) Üç ay yöre değişimli olarak kullanılır. 1. Sınıf iyi tekneler ise yazacağımız korumalı alanda (OLTA DIŞINDA tüm ava kapalı bölgede) turizm şirketleri (Tarım Bakanlığına bağlı Su ürünleri) ile $ (Dolar) karşılığı olta balıkçılığı turları ile Bakanlık devamlı döviz girdisi sağlar.

3) Taramalı sonar: Türkiye Karasularının tamamında derhal (Taramalı Sonar) mühürlenip su ürünleri emanetine alınmalıdır. SEBEBİ: Bu alet çok yüksek frekansla okyanuslarda orta su trolü içindir, kapalı iç denizler için değildir. Karasularımızda kullanılacak sonarların çıkış güçleri 800-1000 Watt’ı geçmemelidir. Ya da bizimle sınır ilişkisi olmayan uluslararası sulara gidenler kullanmalıdır. Bizim sularımızda bilhassa Marmara’da ASLA.
-------------------------------------
"SONRAKİ YILLARDA SANKİ BİRDEN VAHİY GELDİ. VE ÇIKIŞ GÜÇLERİ 60KHZ OLAN CİHAZLARIN GÜCÜ, BİRDEN 20KHZ OLDU. BUNUN ANLAMI GÜCÜ ÜÇ KAT ARTIRILMIŞ OLDU. BU ARADA NE OLDUDA BU KARAR ALINDI. DENİZDEN PETROL BULMUŞ GİBİ BİRDEN BALIKMI FIŞKIRDI. BAZILARININ YATACAK YERİ YOK."
-------------------------------------------
4) Gırgır: Karasularımızda balık avcılığı tapusu onların olmalıdır. ANCAK: Ağ derinliği, Harmanı ve cihazlar insaf ölçüleri içinde olmalıdır. Yumurta, yatak göç yollarına karşı koruma alanları oluşturup sonuçları görmeye tahammül ederlerse herkesimin yararına olacaktır. Üç makul ölçü tespit ettik.

a) 30 Kulaç Derinlik X 1.83=55 mt. Harman 600 Kulaç X 1.83=1.100mt.
b) 35 Kulaç Derinlik X 1.83=64 mt. Harman 700 Kulaç X 1.83=1.281mt.
c) 40 Kulaç Derinlik X 1.83=74 mt. Harman 800 Kulaç X 1.83=1.465mt.
"Bu ölçüler yeniden gözden geçirilip son sınır 20mt. tekneye göre değerlendirilebilir"

İç Deniz olan Marmara için (a) ve (b) şıkkından fazlası yasaklanmalıdır. Karadeniz, Ege ve Akdeniz içinse (c) şıkkına kesinlikle uyulmalıdır.

SEBEBİ: Karadeniz’deki hidrojen sülfür’süz yaşam alanı satıhtan 200 metre derinliğe kadardı. 2. Dünya savaşından sonra gerek nüfus gerek sanayileşme sonrası vs. Nato gemisinin son araştırması 90’lı yıllar ortasında bu yaşam alanının satıhla 80 metre arasında olduğunu söyler. Bir de görüş alanı berrak sularda bile 40-50 metre’nin altından sonra gün ışığı yeteri kadar ulaşmaz. Balıklara hiç yaşam alanı kalmaz ise kötü sonuçları yaşarız.

a) 90 Kulaç Derinlik X 1.83=165 mt. Harman 1500 Kulaç X 1.83=2.745mt.
b) 120 Kulaç Derinlik X 1.83=220 mt. Harman 1800 KulaçX1.83=3.294mt.
c) 150 Kulaç Derinlik X 1.83=275 mt. Harman 2000 Kulaç X 1.83=3.660mt.
Ölçüye sahip olanları. Bazı gırgırlar çift ağ çift bot 10-15metre suda Azrail gibi gezerler el insaf. Hem de gölde (Marmara Denizi). Üç çeşit ölçü vermemizin bir diğer sebebi böylece tekne büyüklüğü tahdidine gerek kalmaz. Her bir gırgır da bir ağ, bir bot bulunmalıdır. Şu anda karasularımızda avlanan takımların % 80’ni açık deniz filosudur. Her şartta ve denizde avlanma kapasitesine sahiptirler. Taşıdıkları ağları bir yana bırakalım teknelerin boyları 40-60 metre arasında değişmektedir. Hal böyle iken 1 Eylül – 1 Aralık arası (ancak değip) 6 metre derinlikte bile mola etmeyi kendilerine reva görmekteler. Bu filolar AB ülkelerinde hele hele iç denizlerde 30 metreden daha sığ sularda ağ çevirmeleri KESİNLİKLE YASAKTIR. Gırgırlar neyi ne kadar tutmalı tekne başına (Şu tür şu kadar ton) tutmalıdır diye KOTA konulmalıdır.
---------------------------------
"NİSAN 2018 / EN AZ 40 YILLIK GÖZLEM SONUCU GÖRÜLMÜŞTÜRKİ. BU 4.MADDE GIRGIR TEKNE BOYLARI TÜM KARASULARIMIZDA 20MT.'DEN BÜYÜK BİR TANE BİLE KALMAMALIDIR. O YÜZDEN GIRGIR AĞLARI DERİNLİK VE HARMANI (KOTA DAHİL) 20MT. TEKNELERE GÖRE BELİRLENMELİ YENİDEN GÜNCELLEME YAPILMALIDIR. YAPILMAZSA NE OLUR, ÇÜNKÜ SÜRE BİTTİ. O ZAMAN DENİZİN KENDİSİ GÜNCELLEME YAPACAKTIR, BUNU HİÇ TAVSİYE ETMEM"
-------------------------------------
5) Balık Avı Yasağı : Tüm Karasularımızda MEKANİK GÜÇ kullanılarak yapılan avcılık 1 MART-30 EYLÜL arası kesinlikle yasak olmalıdır. Ancak Sadece Eylül ayı Karadeniz’de palamut için (1-30 Eylül arası) değişkenlik göstermelidir.

SEBEBİ: 5.a) Neden 1 MART. Nisan ayı başından itibaren İstavrit, İzmarit, Lüfer, Kofana, Palamut, Torik, Uskumru, Kolyoz, Kalkan, Kırlangıç hepsinde havyar oluşumu başlar. Bunu gözlemleyen herkes görebilir. Eee bu iş vesikalık resim çeker gibi bir günde olmayacağına göre hiç değilse 1 ay öne alınmalıdır. Onun için 1MART olmalıdır (Denizi topyekün kazıyan endüstriyeller için). Balıklar denizleri katledenlerin siparişine göre yumurta yapmazlar. Bir ay (Mart ayını) sabrederlerse bir yıl sonra milyonlarca daha fazla balık tutulur. Önce fırsat verilsin sonra tutulsun.

5.b) Neden 1-30 EYLÜL Değişkenlik göstermeli: Bazı yıllar Eylül ortası bazı yıllar Eylül sonunda yeterli olgunluğa ancak erişen Palamut (1 yaşında 1 kilogram). Mesela 2003 Eylül ilk haftasındaki balıklar yeterli büyüklüğe erişmiş sayılırdı. O yıl 1 Eylül olmasında sakınca yoktu. Ancak 3 Ekim’den sonra Kasım, Aralık, Ocak Şubat, halâ İri İstavrit kadar Palamut Vonozları kasa kasa, leğen leğen, çarşı Pazar dolu görüyoruz. Neden kimse bunlar için bir şey yapmıyor. Bu seneye kadar pek görülen bir şey değildi. Palamutlar hiç değilse 750-800 gram büyüklüğe ulaşana kadar olta ile dahi tutulmasına izin verilmemeli. Yağmurdan aldıkları azot (Uskumru, Kolyoz, Palamut) türlerinin inkişafına (hızlı büyümesine yardımcı olduğundan) 1-30 Eylül arası gözlemlemeli hiç değilse 750-800 gram olunca ava start verilmeli. Saatteki hızı 70Km olan Orkinos kaçamadı da Palamut nereye gidecek! Böylece hem tüketici hem avcı hem ekonomik açıdan büyük zaiyatın önüne geçilmiş olur. Yine ülkemin insanı tutacak. Gırgırlar bütün denizlerimizde aynı anda yasaklara uymalıdır. Son yılların modası (Burada yasak şurada serbest, olur mu?) kadın Karadeniz de 9 ay Akdeniz ve Ege de 3 ayda mı? Doğuruyor. Bu konu da çok önemlidir. Hiç değilse popülasyonların kısa süre de olsa kendine gelmesi sağlanır. Yakalanmayan her balık seneye milyonlarca balık demektir. Yine tutsunlar ama önce fırsat versinler. Bu tür takımlar (Gırgırlar) Dünyanın dörtte üçü su, okyanusların tümünde, 35 yılda Ringa balığının bile hakkından gelmişlerdir. Bizim denizler zaten hepsi iç deniz, hele hele zavallı Marmara bu takımlara bir kaşık su. Bir de minareyi kaybetmek istemeyenlerin okyanus filoları, bu işi bu hale geçmiş iktidarlar (Devlet Baba) bu hale getirdi. Yine Devlet Baba düzeltecek. BAŞKA ÇARESİ YOK. Tabi derin kış uykusundan uyanmak nasip olursa.
--------------------------------------------
"NİSAN/2018 (2016-2017-2018) TABUTA SON ÇİVİLER: ÖYLE BÖYLE DEĞİL AKILLARA ZİYAN MARMARA'DA IŞIKLA ASRIN BALIK KATLİAMINA İZİN VEREREK, DENİZDE KALAN NE VARSA ALAYINA TOPLU SOYKIRIM YAPILMASINA İZİN VERİLDİ. YETMEDİ LÜFERİN TOHUMU YAPRAK ÇİNAKOPUN (KIRAÇA KADAR YAHU) RESMEN IRZINA GEÇİLMESİNE İZİN VERİLDİ. 20CM. ÇİNAKOPA LÜFER DİYEREK, BOYUNU 18CM.'E İNDİRİP, YETMEDİ BİRDE %5 ARİZİ AV DİYEREK DÜŞÜRDÜLERMİ 17CM. YAPRAK ÇİNAKOPA. TÜM BU ZAMAN ZARFINDA BALIK TEZGAHLARINDA HEP %5 ARİZİ AV TOHUM BALIKLAR VARDI. PEKİ KARDEŞİM BU BALIKLARIN ARİZİ AV OLMAYAN %95'İ NERDE?? TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ YAVRU BALIK SOYKIRIMI YAPILDI. TÜM SEZON DENİZDE KALAN SON BALIKLARIN ALAYI TÜM TEZGAHLARDA SON 2 SENE BOYUNCA YAVRU BALIKLAR SATILDI, DAHA NE OLSUNKİ. BUNU YAPANLARA YAPTIRANLARA GÖZ YUMANLARA HAYIR DUALARIYLA HATİM."
--------------------------------------------
5.c) Yumurta Zamanı OLTACILIK: Balıklar yumurta zamanı bir tür karın ağrısı çekerler (strese girerler) normalden az beslenirler, ya da en aza indirgerler. (Bir de sular ısınmaya başlayınca zaten takım seçer iyi görür oltaya da gelmez) o yüzden oltaya % 85 oranında gelmez. Sadece % 15 av verirler. (Kaynak: Dış kaynaklı belgesel) Balık yumurta attıktan sonra ki zayıflığı da bunun ispatıdır. Hani Uskumru’daki çiroz gibi zayıflığı yumurta attığı için değil havyarlı zamanın bir bölümünde karın ağrısından az beslendiği içindir. Zararlı olmayan yöntem kendiliğinden ekosistemin sigortası da olmuş oluyor.

6) Ağ Gözü Açıklığı: Özellikle hamsi kasalarında gözlemlendiği gibi avlanan ve tüketime sunulan balıkların %50 si daha tüketilemeden çöpe atılmakta veya hiçbir ticari değer elde edilemeden balık unu fabrikalarına devir edilmek durumunda kalınmaktadır. Kör ağ tabir edilen ağlar derhal yasaklanmalı diğer hususlarda AB normlarına uyulmalıdır. Uskumru Palamut Vonozu, Koloridye (Kolyoz) Kancur (İzmarit) Defne yaprağı, Hamsi, Sardalya, İstavrit (Kıraça) (çok küçükleri tutulmayacak şekilde) ağ gözleri bilhassa gırgırlar için mutlaka acil önlem almalıdır. Denetleme sıfır. Gırgırların ağ gözü boy ve harmanı denetleyen bir kişi yada kurum var mı?

7) OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPALI ALAN : İstanbul Boğazı, Karadeniz girişi, (Boğazın tamamı tüm koyları dahil) Yeşilköy’den (Adaların tümü içeride kalmak) kaydı ile Darıca Yelken Kaya’ya kadar olan tüm bölge OLTA AVCILIĞI dışında 12 ay süresiz tüm avcılığa kapatılıp çok sıkı tavizsiz koruma altına alınmalıdır. Kuş uçmayacak. Çünkü bunlar radyasyon gibi her yere sızarlar. Diğer avcılık grubundakilerde (Gırgır sahipleri bile) gelip bu alanda onlarda OLTA İLE balık tutabilirler. Belki de o zaman denize ve su ürünlerine ne yapmış olduklarını daha iyi anlamış olurlar. Balıktan çok avcı var. Küçük uzatma ağları bile hiç atmayan 1000-2000 Kulaç ağ atılıyordu. 100 kayık olsa X (1500 Kulaç X 1,83 = 2.745 metre) yani 274km. Çin seddi gibi devamlı duvar oluşur. Zaten avlanma sahası ufak ve belirli. Tüm ada etekleri, taşlık alanlar, kırmalıklar, kepezlikler gırgır, marya, fanyalı, uzatma ağları ile kaplı. 1981- 1988 arasında bazı yıllar ağ başlıklarında (Felyoz, şamandıra, cano) ağlardan denizde olta atacak alan bulmak bile güçleşmişti.

OLTA DIŞINDA tüm avcılığa süresiz kapatılmalı. NEDENLERİ, SEKİZ SEBEPTEN:

a) Gırgırlar: Onların %80’ni zaten uluslar arası sularda avlanma kapasitesine sahip. Açık deniz filosudur. Her yerde avlanabilirler. Bazıları zaten 6-7 takım sahibi, üstelik 1Eylül–1Aralık arası 6 metre’de bile mola edebilir şıkkını sirkülere koymuşlar. AB ülkelerinde gırgırlar 30 metreden daha sığ alanda mola edemezler. Hele iç deniz olan Marmara Denizinde.

b) Toplam İstihsal: Toplam istihsalin % 80’i Karadeniz (%65Doğu, %15 Batı) Hamsiden %9 Ege Denizi, %5 Akdeniz, MARMARA DENİZİ %6, Marmara’nın tamamı %6 olduğuna göre (OLTA İLE AVCILIK) haricinde koruma altına alınmasını istediğimiz alan Marmara Denizinin düşük üretiminin yanı sıra açık deniz filosuyla gece gündüz verilen ağır tahribatlar balıkların yatak ve yumurtlaması açısından ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. 1960’dan bu yana 44 yıl Türkiye karasuları açık deniz avcılığı ile (Okyanus) katledildi bilhassa Marmara Denizi. Bu takımların gücüne Okyanuslar dahi dayanamazken. Hudutlarını çizdiğimiz koruma altına alınacak bu alan bir nevi Marmara’nın kileri (Balık deposu, yatağı) olacak. Bazı türler senelere bağlı olarak 110 çeşit tür yatak yapması sağlanmış olur. Bu alanı doldurup yatak yapıp çoğalan balık o sahanın dışına çıkınca yine tutulabilir. Saatteki hızı 70km olan Orkinos kaçamadı da bunlar nereye gidecek. Yok illa orada tutacağım diyorlarsa (Gırgırlar) tezimizi zaten doğrulamış olurlar. 44 yıl gece gündüz denizleri bu hale getirdiklerine saysınlar. Gırgırda bir nevi dairesel trol, kürtaj yapılmadık yer bırakmadılar.

c) İstihsal Mukayese:

1965 Yılında 123 balık türünden 110 bin Ton balık tutulmuşken

YIL BALIK TÜRLERİ TON
1965............123........110.000
1970..........................150.000
1985...........5-10........500.000
1988..........................600.000
1994..........................500.000
Üstteki tabloda aşırı avcılığın tür üzerindeki (ve stoklar) etkisi ne kadar açık yıl/ton a çok dikkatli bakılırsa balıkların ne olur çoğalmamıza izin verin can çekişiyoruz bu filolara okyanuslar bile dayanamaz dedikleri açıkça görülür. Aradan 10 yıl daha geçti filoların durumu ? Balıkların durumu? Ne oldu hani önlem nerede? Denizler kurtarıcı bekliyor. İstihsal rakamları kaynak : Ulusal denizcilik şurası çalışma grupları nihai raporları - Eylül /1997
Bir de orada derki balıkçı kooperatif ve birliklerinin gelişmesinin sağlanması; İŞTE BU ANCAK BİLHASSA 7. MADDE’nin DERHAL HAYATA GEÇİRİLMESİ İLE (EKSİKSİZ, TAVİZSİZ) UYGULANMASI İLE MÜMKÜNDÜR.

d) Faydası (İşsizliğe): Bir kişiye iş kurmanın (İstihdam) maliyeti 2-3 yıl önce 50.000$ ile 90 Milyar, 2004 başında da 157 Milyara ulaşmış durumda (Basın) işte yüz binlerce kişiye bir kuruş harcamadan sürekli iş imkanı. Devletten tek isteğimiz 7. Maddeyi eksiksiz çok sıkı en ufak taviz vermeden korunarak şıklar yerine getirilirse birkaç yıl içinde kooperatiflerin sayısında ve buna bağlı olarak istihdamda PATLAMA yaşanır. Önce balık stoklarında patlama olacak ki (yatak yapacak ki eskiden olduğu gibi) arkası gelsin. Örnek askeri yasak sahalarda balık stoğunda ve türünde patlama olduğu gibi. Esnaf eskiden olduğu gibi sipariş üzerine istediği türü istediği kadar tutar. Üstelik balık yataklarına zerre kadar zarar vermeden. Tek yapılacak şey açık deniz filolarıyla gölde 44 yıldır katliam yapanlara yeter artık durun diyerek.

e) Parasal Değer: Olta dışında ava kapalı saha da stok ve tür artışı ile birlikte Kooperatif ve istihdam patlamasından sonra tutulacak üründen her tane, her kilogram’dan %10 devlet’e vergi. Balık nüfusu arttıkça devletin geliri de eş zamanlı artacak. Balık stokları bozulup tahrip olmadan. 08.02.2004 Pazar (Gırgır ve troller) adalarda bir tek istavrit bir tek çinakop bırakmamış durumdalar. Esnaf mazot ve kumanya cepten. Devlete nasıl gelir temin edebilir. Kooperatifler nasıl yaşayabilir sayısı nasıl artabilir. OKSİJENLE Mİ?

f) TAVSİYE: Nasıl korunmalı ceza ne olmalı: Bu korumalı alan askeriye (Sahil Güvenlik), Yerel Yönetimler (Belediyeler), Tarım Bakanlığı’na bağlı Su ürünleri Yöresel Su Ürünleri Kooperatifleri, ortak karar ve iş birliği doğrultusunda sınırlarını çizdiğimiz koruma alanında bazı hakim tepelerde özel eğitim görmüş (Balıkçılıkla) gece görüş cihazı bulunan (mobese kameralarla) 24 saat gözetleme yapabilecek mobil küçük gözlem evleri tümü yasaklanan (Bu korumalı alanda) ilk birinci seferde suçüstü anında ne olursa olsun anında TÜM TEKNE ve TEÇHİZATA ANINDA EL KONACAK. Başka türlü koruma şansı sıfırdır, olanaksızdır bir teki girdimi iş biter (1960’tan bu yana 44 yıldır olduğu gibi). El konan mallar Bakanlık envanterine alınır, gelir temin edilir. Bunları yazmaktan dilimizde tüy bitti.
---------------------------------------------
YIL 2018 NİSAN, ŞİMDİ NERDEYİZ!!??**
------------------------------------------------
g) Yatak yapacak Türler : (F şıkkı eksiksiz uygulanırsa): İstavrit (Karagöz İstavrit, Sarıkanat İstavrit 1,5 Kg’a kadar olanı), Koca kafa İstavrit (1,5 Kg’a kadar olanı) Karadeniz İstavrit (2-3 kg. olanları) İzmarit, İstrangiloz, Kupez (1 Kg.lık olanları), İspari, Mırmır, Milanur, Sargoz (2,5 Kg.'a kadar olanları), Minakop (bazı taşlarda 15-20 Kg.'a ulaşanları) İşkina, Karagöz (Balta baş), Mavi Karagöz, Siyah Karagöz, Sarıgöz, Isparoz, Skalarya (Sivri burun Mehtap Karagözü), Kaçakura, Şona, Yeşil kanal İzmariti, Hamsi, Gümüş, Çamuka, Çaça, Sardalya, Zargana, Tirsi, Çinakop, Sarıkanat, Lüfer, Kofana, Sırtıkara, Palamut, Zindandelen, Torik, Sivri, Altıparmak, Piçuta (7,5kg. ve üstü) Sarıağız (Granyöz 60-70Kg.'a kadar) Pisi, Dil, Dere Pisisi, Kalkan, Çivisiz Kalkan, Kırlangıç, (Benekli Kırlangıç, Öksüz, Dikenli Öksüz, Mazak) Tekir, Barbun, Karaçalı Barbun, İskorpit, 3 Çeşit Hani (Köstekbüken, Yazılı Hani, Kırmızı Hani) Orfoz, Lipsoz, Has Kefal, Altınbaş Kefal, Polatarina, Rus Kefali, Levrek, Dülger (Peygamber Balığı--Marangoz Balığı) Çipura, (Alyanak 8-10 Kg), Mercan, (Fangri 10-15 Kg), Sinarit (1-20 Kg.’a kadar) Tuzla adalar arkası 1980 -10 Temmuz saat 16:00 satıhtan 3 Kulaç aşağıda karışık sürü görüldü 2.000 Adet civarı. Uskumru (Lipari 1,5 Kg Kadar olanı) Kolyoz (Eşek Kolyozu 1,5 Kg.'a kadar), Mezgit, Berlam, Bakalyaros (7-8 Kg.’a kadar), Gelincik, Sarpa (Boklu sarpa, Marmara Çipurası, Altın Kuşak) Kikla (Üç renk) Lapin, Çırçır, Horozbina, Dragonya, Papaz Balığı (Çatal Kuyruk), 10 çeşit Kaya Balığı (Kömürcü, Kum, Saz, Hortum, Hurma) Keler, Fener Balığı, Varsam, Vatoz, Benekli Vatoz, İrina, Kedi Köpek, Camgöz, Pavurya, Teke, Karides, Çalı Karidesi, Kanal Karidesi. İstakoz, Böcek (Dikenli İstakoz) Karavida (Yassı ayaklı İstakoz, Büyük Ayı İstakozu) Deniz aynası, Kemer Balığı, Kurdela Balığı, Kalamar, Mürekkep Balığı gibi Çanakkale’den geçmesine izin verirlerse (Bırakırlarsa) Uskumru, Kolyoz Çanakkale’yi geçip gelebilirse peşinden Orkinos ve Kılıç balığını getirebilir (Bırakırlarsa). Kılıç balığı gürültüyü pek sevmez yüzlerce gırgırın denizi gece gündüz hallaç pamuğu gibi attığı yere gelmesi imkansız. Gelirse zaten aç kalır.

h) Diğer sebep: Olta dışında dememizin sebeplerinden bir taneside sahille adalar arasında Nisan ortasından itibaren Kırlangıç, Kalkan, Dil, Pisi, Minakop, Mırmır geliyor Mayıs-Haziran gibi de Sahil şeridinde gördüğümüz kibrit çöpü kadar Kırlangıçlar madeni para büyüklüğünde Kalkan, Pisi, Dil, yavrularını (gerek kirlilikten, gerek martı ve karabataklardan, küçük çocuklardan) korumak için bunları canlı toplayıp muhafaza ederek (Su üzerinde yüzdükleri için) zarar görmeyecekleri şekilde sahilden açıkta uygun ortama bırakırdık. Bilhassa Nisan gibi ağ ile yakalanan 4-5 Kg’lık Kalkanların her 5’inden nerdeyse her 3’ü havyarlı. (9.000.000 yumurta bırakan Kalkan balığının ekolojik faktörler ancak 20.000’ni balık olduğunu düşünürsek) sadece 3 balıktaki (27 milyon yumurtadan) kayıp 60.000 Kalkan eder. İşte onun için olta dışında ava yasak olmalı. Tezgahlarda Kırlangıç Balığı 1 Kg.(Boy da olur 45cm.)

3 Kg’lık Kalkan Balığının altında (ve havyarlı olanları) derhal el koyulmalı, canlı ise denize bırakılmalı, cezasını Bakanlık belirlemeli. Kalkan sularımızda 36 Kilograma kadar büyüyebiliyor (bırakılırsa).

ı) Çürük Tez: (Gırgır ve Trollerin) İsminin başında Prof. unvanı bulunan bazı bilim adamları (Trole methiye düzenler) sufle verilmiş bazı yöre milletvekilleri, belediye başkanları, bir kısım gırgır ve trollerin sahipleri ve bazı ayartılmış medya derki “Bilinçsiz avlanma, kirlilik tezine sığınır” Cevap veriyoruz: “Bilinçsiz değil haddinden fazla bilgililer işin acı yanı bilerek katliam yapıyorlar” Kirliliğe gelince: “Nasıl hiç kimse kirliliği yok sayamazsa 44 yıldır yapılan BALIK VE YAVRU BALIK KATLİAMINIDA ASLA HİÇ KİMSE YOK SAYAMAZ.” Sürütme ile yapılan avcılığın tamamı, araştırma için bile olsa kesinlikle yapılmamalıdır.

TEKLİF: Madem buraları kirli öylemi!. Tamam o zaman Kuzeyde İstanbul boğazı Karadeniz girişi (Boğazın tamamı tüm koyları dahil) Batıda Yeşilköy’den, Güneyde (Adaların tümü, 9 ada, içeride kalmak kaydıyla) Doğuda Darıca Yelken Kaya’ya kadar olan kısım da hiç avlanmasınlar (Trol ve Gırgırlar) tedbiri yazdık. Bizimle sınır ilişkisi olmayan Uluslararası sulara gitsinler oraları pırıl, pırıl. Buraları nasılsa çok kirli buraları bizlere olta ve kıyı balıkçılarına bıraksınlar bu kadar basit nasılsa bu saha çok kirli, mesele biter. Balık yatak yapar binlerce esnaf ekmek yer.

i) Bu alandaki dalyanlar: Fenerbahçe’dekini asker kapatmış zaten, tam yumurta zamanı kofana, torik, kefal, levrek, karagöz vs. giriyordu. Hiç değilse bunlar kurtuldu. Bu koruma alanında İstanbul Boğazı’ndakiler ve Büyükada dalyanıda kapatılmalı.

j) Tolerans: Bu alandaki önlemler de bazı ağcılık yapan arkadaşlar, şu andaki duruma bakarak gerek gırgır ve trollerin balık bırakmayışı gerek ağlara zarar vermeleri yüzünden sayıları azalıp tek tük kaldığından gerçek koruma sağlanırsa çeşitli zamanlara bağlı (türlere göre) 110 çeşit balık yatak yaptığında trol ve gırgır korkusu olmayacağından, her yer balık dolacağından 1981-1988 yılları arasında olduğu gibi (Kaşıkla, yemli uzun olta ile, gündüz demirli yemli mavrukacılık, motor üstü çapari, gece yemli zokayla, gündüz yemli firkete) yapmak için dahi olta atacak yer yoktu, deniz panayır yeri gibi idi. Her yer ağlar üstüste Şamandıra (felyoz) dolu idi. Bu koruma alanı küçük ve belli bir alanı kapsadığından avcı çok olduğundan ve ağların uzunluğunda sınır olmadığından (Teknelerin alabildiği kadar olduğundan) herkes istediğini yapmaya kalkarsa değişik tezler ileri sürüp (Kişilerin menfaatleri doğrultusunda) bu işe başlamadan cılkı çıkar. Balıkçı denizde balık aramayacak. Önce denizlerin balık dolması sağlanmalıdır. O zaman balık gelir sizin ağınızı zaten bulur. Deniz de canlı mahlŭk kalmasın siz kayık başına 10 Km ağ atsanız ne yazar. Doğru değil mi.? Bu alanda tolerans ne olabilir.

1) 60-100 Kulaç Gümüş ağı Tekne başına bir adet. Fanyasız 11,5mm.
2) 65-130 Kulaç Tekir ağı Tekne başına bir adet. Fanyasız 18mm.
3) 65-260 Kulaç Sardalya Tekne başına bir adet. Fanyasız 13,5-14mm.
4) 65-260 Kulaç İstavrit Tekne başına bir adet. Fanyasız 17mm.
5) 10-12 metreden derin olmamak şartıyla, sadece gündüz şnorkelle (nefesle) zıpkınla avlanabilir. Eğer ki derinlik 10-12 metreden fazla ise gündüz (hemen iskandil etmek sureti ile) 13m ise teçhizatı ve balığına el konmalı. Eğer tüp, nargile gece lamba derinlik ne olursa olsun (suçüstü yapıldığı an) tüm tekne ve teçhizatına el konmalı. Hepsi Bakanlık envanterine alınır. Gelir kaydedilir. Av zamanı da 1 Haziran -31 Ekim arası olmalıdır. 7. Şıkkın tümü hayata geçirilmeden zaten canlı mahluk yok.
----------------------------------------------------------------
"NİSAN 2018 / 9. MADDE (J ŞIKKI) TOLERANS KONUSU GEÇEN ZAMAN İÇİNDE GÖRÜLEN LÜZUM ÜZERİNE YENİDEN GÜNCELEME YAPILARAK KALDIRILMIŞTIR. GEREKÇESİ UZUN ŞİMDİLİK O KONUYA GİRMİYORUM."
--------------------------------------------
8) Zıpkınla Avcılık : Türkiye Karasularının tamamında sadece gündüz şnorkel (nefesle, su altı el feneri olmaksızın) zıpkınla avcılık serbest olmalıdır.

https://www.youtube.com/watch?v=y4q1aT8STaA

ANCAK: 10-12m derinlik kesinlikle geçilmemelidir. Yemlenme veya herhangi bir sebeple sığlığa giren balık sıcak suda çok hareketli olup zıpkını tanır %98’i mermi gibi fişekler ve kaçma imkanı bulur, derin suda hareket kabiliyeti azalacağı, sığdaki gibi zıpkını tanımayacağı için, tüp, nargile, gece lambayla avcılık kesinlikle yasak olmalıdır. Ayrıca sığ suya giren balık mevsim itibarı ile su ısındığı için cin gibidir, daha iyi görür. Yazın denize girende çok olduğu için bu derinliklerde zaten ürkektir. Zıpkınla avlanma zamanı da 1 Haziran – 31 Ekim arasında olmalıdır. Bu süre dışında yine yasak olmalıdır.10-12 metreden derin olmamak şartıyla, sadece gündüz şnorkelle (Nefesle, lambasız) zıpkınla avlanabilir. Eğer ki derinlik 10-12 metreden fazla ise gündüz (hemen iskandil etmek sureti ile) derinlik 13 mt. ise balık teçhizatı ve balığına el konulmalı. Eğer tüp, nargile gece ise lamba derinlik ne olursa olsun (suçüstü yapıldığı an) tüm tekne ve teçhizatına el konmalı. Hepsi Bakanlık envanterine alınır, gelir kaydedilir. Zıpkınla avlanan balıkların satışı yasaktır. Geçen zaman içinde avlanacak veya avlanmayacak tür çeşitleri ve miktar (Adet ve Kg.) olarak belirlenmelidir. Tek, tek avlandığı için eko sisteme hiçbir zararı olmaz. (Yazdığımız şartlara ve süreye harfiyen uyulursa). Turizm amaçlı, tarihi eser, belgesel, sanayi dalgıcı, film fotoğraf çekmek amaçlı bu pozisyonlar özel izin veya gözlemci nezaretinde olabilir. Bu konu zıpkınla avcılık dışındadır.

9) Orkinos, Kılıç, Mersin, Akya : Karasularımızda bu dört türle ilgili önlem almanın zamanı da geçmektedir. Hangi mevsim ne kadar yumurta bıraktığını (Orkinos, Kılıç, Akya) kaçının balık olduğunu net olarak hiç kimse bilmemektedir. Ama bildiğimiz şey Marmara’da 20 yıldır oksijen bitti Orkinos onun için Marmara’ya girmiyor diyenlere 1984-1985 yılları az Karadeniz, Marmara adaları, Silivri- Tekirdağ, Marmara adası Asmalı burnu arası DOPING SOARES (Orkinosların aşk Üçgenin de) 100Kg – 1 Ton arası en az 30.000 orkinos ihracat muhabbetiyle 5+5= 10 ayda yok edildi. 100Kg.'dan ufakları bu sayıya dahil değil, bunu niye söylemezler. Gırgırların lambayla 1965 yılında uskumru ve kolyozu hunharca katlettiklerini niye söylemezler. O zamandamı oksijen yoktu. Mayıs 2002 Saros Körfezi bir o kadar (Orkinos) 2003’de Alanya Kıbrıs arası (Alanya’nın 40 mil açığı) 3.000 Ton, tanesi 100Kg gelse yine gitti 30.000 Orkinos. Bu balığın fabrikası mı var? Saatteki hızı 70 Km (Sene de 10 Kg alan) bir balık bunun sonu yok. Torik, Kofana niye boğaz da kalmıyor? Çünkü denizlerin çobanları Orkinosları yok ettiler. Yunusları vurdular. Onlar da ya yok oldu ya da diyarı terk etti. Bunlara acil önlem alınırsa bir kısım pelajik (göçmen) balıkları sıkıştırıp (Uskumru gibi) önüne katarak geri getirebilirler. Orkinos, Kılıç, Mersin’in 50kg, Akya’nın 5 Kg, altında (boyda olur) avlanması kesinlikle yasaklanmalıdır, olta ve parakete dahil. Yasak zamanı olta ile dahi yasaklanmalıdır 50 Kg üstü bile olsa, Akya 5 Kg üstü olsa bile 1 Mart – 30 Eylül arası bunları beğenmeyenler bizimle sınır ilişkisi olmayan Uluslararası sularda avlanabilir. Zıpkınla yumurta zamanı su üzerinde kılıç balığı vuranlar (2002 Haziran) Saros’ta olduğu gibi tekne ve tüm teçhizata el koymayı gerektirmeli. Bakanlık envanterine alınıp gelir sağlanmalı. Balıkhane, Balık Lokantaları, Balık Tezgahları, 50Kg. altındaki yazılanlar için 2004 yılı için 10 Milyar, 5 Kg altındaki Akya için Kilogramına 100 Milyon ceza uygulanmalıdır. Tüm karasularımızda sürütme avcılığı bilhassa her türlü Trol’ü (Manyat, Algarnalar dahil) süresiz (Karasularımızın tümünde limanlarda bağlı dahi olmayacak) Trol yasaklanmadan (Mersin, Kalkan, Kırlangıç, Bakolarya, Pisi, Dil Balığının) şansı sıfırdır, bilhassa Karadeniz ve Marmara da.

10) Türkiye Karasularında Serbest olması gereken takımlar: SADE AĞLAR (FANYASIZ), FANYALI AĞLAR

1) GIRGIR (Kör ağ yasak, Tekne başına bir ağ, karasularımızda 20mt tekneye göre belirlenmeli)
2) Tekir ağı tekne başına bir adet 17mm.
3) Gümüş ağı tekne başına bir adet, 11,5mm.
4) Barbun ağı tekne başına bir adet 17mm.
5) İstavrit ağı tekne başına bir adet, 17mm
6) Kefal ağı tekne başına bir adet 32-34mm
7) Sardalya ağı tekne başına bir adet,13,5-14mm
8) Pisi ağı tekne başına bir adet,85mm
9) Tekir ağı tekne başına bir adet, 18 mm.
10) Lüfer ağı tekne başına bir adet, 32-34mm Fanyalı voli ağı
11) Uskumru ağı tekne başına bir adet, 22mm
12) Lüfer ağı tekne başına bir adet, 30-32-34mm
13) Palamut ağı tekne başına bir adet, 40-42mm
14) Torik ağı tekne başına bir adet, 80-85mm
15) Kalkan ağı tekne başına bir adet, 200mm
16) Alamana (Voli Ağları) GIRGIRA YASAK ZAMANI, SERBEST olduğu için teknede balık bulucu bulunduramaz. Tekne başına bir adet, derinlik 10-12 kulaç, harmanı 350 kulaç. Ayrıca alamana ağlarının standardı belirlenmelidir. Tekne Boyu (10Mt.) Makina (28 HP- 30Hp) geçmemelidir. Bütün denizlerimizde ağlar tekne başına bir adet Karadeniz ve Akdeniz tekne büyüklüğüne göre uzunluk 1000-2000 kulaç. Ege denizi, tekne büyüklüğüne göre 500-1000 kulaç Marmara denizi tekne büyüklüğüne göre 260-1000 kulaç (Ada olan yerlerin etrafları hariç) buna ilaveten İstakoz ve karides sepetleri Bakanlığa bağlı su ürünleri, Su ürünleri Üniversiteleriyle diğer ülkelerde ölçü nedir belirlesin.

PARAKETE: Buda Türkiye Karasularında kullanılabilir yalnız Kalkan (3 Kg.) Kırlangıç (1 Kg. ya da 45cm.) Orfoz 3-4 Kg. Lahos 3 Kg. Akya 5 Kg. Orkinos Kılıç Mersin 50 Kg.’ma ulaşmadan yakalanmasına nasıl engel olunabilir (Kg.- boyda olur). Bir de tüm ağ Parakete sepet avcılığı yumurta zamanını kapsamamalı. OLTA ile avcılık (5.c Bah.) Tüm karasularımızda 12 ay serbest olmalıdır.

NİSAN 2018: GÖZLEM SONUCU, SON 18 YILDA GÖRÜLEN LÜZUM ÜZERİNE. ORFOZ LAGOS BU KAPSAM DIŞINA ÇIKARILIP YASAKLANMIŞTIR. DETAYLAR İLERLEYEN ZAMANDA VAKİT BULURSAK.

TOLERANS : Ağcılık için yumurta zamanı ne olabilir? Kayık başına 200 Kulaç, Paraketede 200 iğne olabilir. Bu kadar tolerans olabilir. Ancak yukarıda yazdığımız fanyalı, fanyasız ağ çeşitlerinin haricinde MARYA ağıda yasaklanmalıdır. Yeküna vurulduğunda, her çeşit balığın irili ufaklı telef olmasına (Iskarta av) sebebiyet vermektedir, göründüğü kadar masum değildir.

11) Dinamit ile Avcılık: İpek ağ tabir edilen bu yolla yapılan kanunsuz avcılıkla su üstüne çıkan balıkların Kefal, Levrek, Akya, Karagöz, Barbun, Eşkina. Ancak %1- %10 toplanıp diğer büyük kısmı dibe çöktüğü için telafetin avcılık ve ticari boyutları negatif anlamda korkunçtur. Türkiye karasularının tamamında 12 ay süresince yasak olmalıdır. Cezası ne olmalıdır.

TAVSİYE: (Caydırıcı) Suçüstü yakalanan Güneydoğuda ki askeri birliklere teslim edilir. 1 Yıl mayın temizletilir, bakalım bir daha atar mı? Atarsa sonraki ceza 2 yıl.

12) Balık Unu Fabrikaları: Yurt çapında nerede var ise derhal kapatılmalı hiçbir nimet sonsuz değildir. Bu atık işleme, konserve fabrikası yada diğer deniz ürünleri işleme fabrikasını kapsamaz. Sadece balık unu fabrikaları kapatılmalıdır ya da konserve fabrikasına dönüştürülmelidir.

SEBEBİ: Hamsi gibi balıklar küçük boyda yakalanıp telef edilmektedir (Tonlarca). Balığın hem neslinin devamı açısından, hem denizin (Çaça) yemi açısından hem tüketici açısından hem ülke ekonomisi açısından bu bir felakettir. Derhal kapatılmalıdır. Bunu niye kimse görmüyor.

13) Yakıt (ÖTV’siz yakıt): Tüm metinlerde belirttiğimiz kuralların tümü (eksiksiz, tavizsiz) uygulandıktan sonra kuralların tümüne Karasularımızda her ölçü ve yasağa uyan kanun ve tüzüklere saygılı balıkçılarımız devlet tarafından ÖTV’siz yakıtla mükafatlandırılmalıdır. Devlet desteği ile 1970 su ürünleri teşvik yasası denizlerimizi ve avcılığımızı bu hale getirmişken YUKARDAKİ KURALLARIN TÜMÜ UYGULANMADAN verilecek ucuz yakıt ÖLDÜRÜCÜ SON DARBE olacaktır. Çünkü 1010 resmi ruhsatlı takımın olduğu avlanma süresinin 8 ay sürdüğü bir ortamda günde bir moladan (Günde birden fazla molayı bozuk hava ile ragüle edersek) 242.400 futbol sahası ebadı facianın boyutunu kafamızda canlandırmaya yeterlidir. Bu Ö.T.V’siz yakıt hiçbir önlem alınmadan bizimle sınır ilişkisi olmayan Uluslararası sulara gideceklerse ne ala. Yoksa aksi facia olur. Taş üstünde taş kalmaz.

14) Gırgır Ağları Hangi Balıkları Tutmalı: Karasularımızda 20MT. tekneye göre KOTA konarak. Lüfer, Kofana, Palamut, Torik, Uskumru, Kolyoz, İstavrit, Kefal, Sardalya, Hamsi, Orkinos tutabilir.

14.a) Gırgırların tutmaması gerekenler: Defne yaprağı, Çinakop, Sarıkanat, Palamut vonozu (Kestane, çingene) Uskumru Vonozu, Kolyoz Vonozu (Koloridye) kör gözlü ağlarla da Hamsi (Ovala) Sardalya (Papalina) Çaça, Gümüş, Kıraça, Kancur bunlar için tedbir alınmalıdır. Balığın tohumunu kuruturlar sonra da deniz kirlidir diyorlar.

14.b) Alyanak (8-10Kg’lık Çipura) Fangri (10-15 Kg’lık Mercan) Minakop (10-15 Kg.lık) Levrek (5-10 Kg’lık) Sinarit ( 1-20 Kg.lık) Trança, Karagöz, Akya türü balıkların Gırgırlar tarafından 500’lü 2.000’li sürüler halinde tutulması üremesi ve gelişimi zor olan ekonomik değeri çok yüksek olan (yatakları bozulan) topluca tutulması TÜR KAYBINA SEBEBİYET VERDİĞİNDEN çok sıkı, katı tavizsiz acil önlem alınıp derhal yasaklanmalıdır. Gırgırların yazdığımız (14a-b de.kileri ) tutmasından men etmek gerekir. Bunlar açık ve net olarak belirlenmediği sürece denizlerimiz, az bir azınlık tarafından hunharca yağmalanmaya devam edecektir.

BİR DİĞER SEBEBİ: Bilhassa 14.b şıkkındaki türler ekseriya taşlık ve kayalık alanlarda barınmakta o türleri yakalamak isterken de bütün bu alanların ağlarla çevirip tümünü birden yok edip ağların bir kısmını da dipte bütün kovukları kapatacak şekilde dipte bırakmaktadırlar. Bu durum da tek tük balık kalsa dahi yuvalarına girip çıkmaları mümkün değildir. Ya tümden yok olmuşlardır (tür kaybı) kalanda diyarı terk etmiştir. Sonra da denizler kirli, tamam da bu katliamlar ne olacak?

15) Balıkhane: Her yerde gördüğümüz çarşı ve pazar da satılan deniz ürünleri Defne yaprağı, İri istavrit büyüklüğünde kasa kasa, leğen leğen (Palamut Vonozu 3 Ekim 2003’den sonra) Kıraça, Kancur, Mezgit, Mırmır (Kibrit kutusu büyüklüğünde) Tekir (Kibrit çöpü büyüklüğünde) İzmarit büyüklüğünde Minakop, kol saatinin kapağı kadar Mercanlar, 10-15 cm ‘lik kırlangıç balıkları, 0,5-1 Kg.lık Kalkan balıkları bu balıklar balıkhanede denetimden, kontrolden, geçmiyor mu? Geçmediği aşikar. Bunun kontrolünü kim sağlayacak, nasıl yapacak. Çarşı, Semt pazarları, Balıkhane, Su Ürünleri Kooperatifleri, Marketlerde, mevsimine göre yasak tür ve ölçü ile ilgili her tür, boy ve ağırlık cezası şu kadar TL.’dir. Gerekli tüm yerlere önceden tam teferruatlı listeler verilmelidir. (Balık lokantaları, Turistik tesisler dahil) Uymayanlarda ağır yaptırımların sonucuna katlanmalıdır. Balıkhanelerin hijyen konusu gelişmiş ülkelerdeki balıkhaneler laboratuar gibi ya bizdekiler nasıl?

16) Kirlilikle ilgili gözlem ve öncelikler:

16.a) Gırgırların lamba ile adaları 1965 yılında Uskumru ve Kolyozu yok etmeleri (Bazı türler ile birlikte) deniz anası stoğunu patlattı (Kişisel gözlemler).

16.b) Haydarpaşa 2. mendirekten sonraki uzatılan kısım tüm sahilden adalara körfeze doğru %80’ne yakın su devir daim sirkülasyonunu kesti, akıntı (Yassı ve Sivri Ada meyilli akmakta) Rüzgar ve akıntı durumuna göre az bir oran değişebilir.

16.c) 1984 Kasım ortası Kumkapı 1. Boğaz Köprüsü arasında 3 günde (1,5 Milyon Lüfer, Kofana 15 Bin Çift Torik) yok edildi. Bunun üstüne 1984'den 5 ay, 1985'den 5 ay, 30.000 Orkinos yok edildi. (Yeşilköy’den Neandros Adalarına kadar olan saha dahil). 2002 Eylülünde Yassıada, Sivriadada Torik görüldü. Gırgırlar yine anında yok ettiler. Balık nasıl yatak yapsın. Orkinoslar Kofana Toriğin, önünü kesip Boğazda kalmalarını sağlıyorlardı. Şimdi hiç birini bırakmadıkları gibi yasak olduğu halde lodos havada sular kırılınca (Akıntı) yine Boğazı çevirip hayvanlara hayat hakkı tanımıyorlar. 27 Aralık 2003 Kumkapı’nın 600-700mt. denizinde (Kanal meyilli) suların kırık olduğu gece (Lodos) 5.000 kasa Palamut bir gecede yok edildi. Balık ince olduğu için (Her kasa da 20’şer tane olsa) çünkü ince balıklardı. Milletin oltayla tuttuğu yüz bin Palamut bir gecede gırgırlara çerez olarak gitti. Esnaf yine açlığa mahkûm.

16.d) Sahilin toprak dolgusu: Milyonlarca yılda oluşan kümes tabir ettiğimiz taşlık ve kayalıkları balıklar açısından yuva oluşturma yerleri hepsi toprak altında kaldı. Marul tabir ettiğimiz (Yosunlar), sahile vurup kuruyup yok olurdu. Şimdi dik ve kayalık set çekilince bu dipte kalıyor. Denize yapılabilecek en büyük kötülük denizi taş toprakla doldurmaktır. Evinizde bir akvaryumunuz olsun, bahçeden bir kürek taş toprak getirip içine atın bakalım ne olacak.

16.e) Sahillere akan dereler: Yağmurlarla taşıp denize her türlü katı atıkları getirince bir de arkasına lodos esince bütün pislik denizin üzerinde yüzmekte. Bilhassa naylon poşetlerden pervanenize sarmadan geçmeniz mucize bu yüzden kışın denize girmek zorunda kalan birçok arkadaşımız olmuştur. Bütün dereler yerleşim birimlerinin dışına (uzağına) kadar üzeri kapatılmalıdır. Kanalizasyonla denize akan lağım içindeki tehlikeli olan detarjan olayını deniz canlılarına zarar verici etkisinden korumak için mutlak formüller bulunmalıdır.

16.f) Naylon poşet: 5 yıl süre uzun 2-2,5 yıl süre verip Türkiye çapında naylon poşet işine derhal son verip (Bozcaada’da yasaklandığı gibi, sonradan gevşetmezlerse) yerine alternatif file, kesekağıdı, karton, kumaş benzeri doğaya zarar vermeyip kısa sürede kaybolacak türden yapılmalı. En tehlikelisi büyük naylon çöp torbaları ve naylon (patates, soğan çuvalları) fırtınalı havada pervaneye sardığında mazaallah ocak söndürür. Tayvan kadar olamayacak mıyız? Tayvan araştırma yaptırıyor bir yılda ne kadar naylon poşet kullanılıyor 16 Milyon adet (%50’si denizde) anın da yasaklıyor. Türkiye’de yılda kaç adet kullanılıyor, % kaçı denize gidiyor? ( %70’i kesinde!!!). Çevre açısından çevre bakanlığı derhal buna bakmayacaksa neye bakacak.

16.g) Depozito: Bazı çağdaş ülkelerde olduğu gibi depozito işi derhal (bizde daha geniş kapsamlı ve katı, AB’ye gireceğiz ya) her türlü pet şişe, her türlü teneke kutulu içecek, her türlü cam, her türlü plastikten yapılmış şampuandan deterjana veya doğaya zararlı olacak tüm ambalaj kapları (geri dönüşümü ekonomiye katkı yapacak doğaya atılmasını önleyecek, hatırı sayılır oranda DEPOZİTO) uygulanmasına derhal başlanmalı. Çünkü bizim milletin %80’ni eline ne geçerse denize atmakta yedi tane kıyı şeridi olduğuna göre nüfus’ta 70 Milyon, nüfus yoğunluğu da sahillerde yoğunlaştığına göre işin aciliyeti ortaya çıkar hem doğa temiz kalır hem geri dönüşümü ekonomiye katkısı olur.

17) Arıtmalar: Adalar da (Kınalı, Burgaz gibi) dağınık yüzeyden akan kanalizasyonlar hiçbir arıtmaya tabii olmadan kıyıdan belli bir açıklığa (3 noktadan) dibe verildi. Nasıl olsa göz görmüyor gibisinden balıkların esas yaşam alanı olan 20-50 metre derinlikteki etkisi facia olur. Bu işin ekonomik boyutuna bir şey diyemeyiz. Bize göre adaların tüm kanalizasyonu bir yerde birleşip (Tuzla dahil) kıyıya en yakın noktadan (Anadolu yakası sahil şeridinde) toplanmalı, Diğer kolektörlere bağlanmalı.

ANCAK: İstanbul Boğazı’nın dip akıntısına kolektörle (57 m derinliğe) derin deşarj olarak verilen dip akıntısı Karadeniz’e götürür diye düşünülen (sadece katı atık tutulan) arıtılmadan verilmesi bütün balıklarımızın yatak ve geçiş yaptığı İstanbul Boğazının kışı bu derinliklerde geçirmek isteyen balıklar açısından (TROL VE GIRGIR BIRAKIRSA TABİ) şelale gibi toplu halde gelen pis su denizdeki canlılar için tam bir FACİA’dır. Teknolojik, parasal, boyutuna bir şey diyemeyiz ama doğru olduğunu düşündüğümüz kıyıdaki tüm fabrikalar dahil tüm atık sular bazı devremülklerdeki gibi (BAHÇE SULAYABİLECEK HALE GELDİKTEN SONRA) Karadeniz’in İstanbul Boğazına en yakın derinliği 2.000mt. olan yere verilmelidir. (2.000mt. derinliğin hiç değilse 2000 mt. daha ilerisine doğalgaz borusunun geçtiği gibi, arıtmalar Marmara’da dibe verilmemelidir.TV’de 1999 Gölcük depremi sonrasında Marmara denizi dibindeki fay hattı görüntüleri verilirken 1300mt. derinlikte fay kırığının yanında kameraya yansıyan balıkları gördüğümüze göre demek ki o derinlikte bile oksijen var). Bu iş ancak o zaman bir kerede tam anlamıyla hallolmuş olur. Denizlerimiz hiç değilse 50-60 yıl öncesine ancak o zaman dönebilir. Bu konuda ki tartışmalar o zaman biter. Tüm şıklar eksiksiz yapılabilirse balık bolluğunu hayal bile edemezsiniz. Önce bu işe niyetiniz olmalıdır.

18) Sintine Suları: Sekiz (8mt.) metreden büyük, denizde seyir kabiliyeti olan her türlü vasıtanın sintine sularını alacak belli noktalar da tesisler mutlaka olmalı her türlü yakıt tankerleri, transit gemiler, şehir hatları vapurları, deniz otobüsleri, her türlü vasıta liman içleri dahil önüne gelen her yerde sintine sularını rahatça basmakta. Diyelim ki açıkta bastı değişik yönden esen rüzgârlarla her yere dağılacak farzet ki kıyıdan açıkta bastı o bizim denizimiz değil mi? Mutlaka sintine sularını alacak istasyonlar olmalı. Sorun ancak böyle çözülür. Ayrıca balıkçı kooperatiflerine duyuru yapılarak, ihbar edene % ? şu kadar TL ödül gibi cüzi hani teşvik etmek gibi. (Bilinçsiz halkın gözünü açmak maksadıyla). Sekiz metreden küçük tekneler içinde balıkçı kooperatifleri kendi içinde denize anormal yağ, mazot, boya, aşırı kirlilik yaratan olursa ihbar mekanizması (cüzi ödül) konursa temizliği teşvik için ispiyon korkusundan hiç kimse kirletemez ya da tedbirini alır. Milletim eline ne geçerse denize atamaz.
---------------------------------------------------
"NİSAN 2018: ÇEVREMİZ KONUSU YÖREMİZDE İŞLENEN CİNAYETLER BAŞLIĞIYLA AKILLARA ZİYAN TEKMİLİ BİRDEN, RENKLİ SİNEMASKOP, AYRICA İŞLENECEKTİR, TABİ ZAMAN BULDUKÇA."
------------------------------------------------
19) TV Kanalı: Günümüz de medya birinci güç olduğuna göre balıkçılık ve çevre ile ilgili mutlaka ayrı bir TV kanalı lazım. Bu halkın a dan z’ye eğitilmesi lazım.

20) GEMİ SAĞLIK KARNESİ: Hortumun noter tasdikli deniz versiyonu 1925-1946 yıllarında Osmanlıca yazılmış savaş yıllarında deniz aşırı ülkelerden salgın hastalık gelmemesi için o yıllarda uygulanan bir madde. Bunu önceki koalisyon hükümeti 2001 yılında resmi gazetede niye okumadın ver 302 Milyon. Her yıl vize bas kaşe ver 46 Milyon. Hem de 0-250 groston olan her tekneyi gemi ilan ederek. Esnaf hanımını çocuğunu arkadaşını gördü denize çıktı. 40mt. dipte istavrit grip mi olacak. 302 Milyonu alıp kaşeyi basınca hastalık geçiyor mu? Hiç değilse 8 metre ve daha altı balıkçı kayıklarına bu haksız alınan paranın iadesini istiyoruz.
--------------------------------------------------
"NİSAN 2018 / 20.Cİ MADDE KALKTI AMA BELANIN EN BÜYÜĞÜ ESNAFI CANINDAN BEZDİREN, NELER İCAT ETTİLER. BU KONUYADA SIRA GELECEK, BUNLARI ÇIKARANLAR GERÇEKTEN AKLINI KAÇIRMIŞ OLMALI."
------------------------------------------------
SONUÇ: Tüm bu değerlendirmeleri bu güne kadar gelmiş geçmiş siyasiler ya da denizin tapusunu almış GIRGIRLAR yazmalıydı. Bunların bizim yazmamız utanç verici bir durum ülke açısından. Meşhur medyamız nerede, magazin tarzında yazılardan başka, tık yok. Bütün denizlerimizin ve içindeki su ürünlerimizin 100 binlerce esnafın televole’ler kadar değeri yok. Neden biz yazdık. Çünkü denizde ne olup bittiğini en iyi kıyı balıkçıları (Olta balıkçıları) bilir. Gece gündüz çok anormal hava dışında suyun her karışını oltasıyla tarar gerektiği yerde onları besler adeta balıkla konuşur, dediğimiz gibi denizlerimiz kurtarıcı bekliyor. Denizlerimiz bir BABATORİK bekler. Karasularımızdaki öncelik ne olmalı önce pırıl pırıl temiz olmalı, denizlerin deniz oluşunu sağlayan nedir? Elbetteki içindeki su ürünleri en önemlisi, bu iki önceliğin gözümüz gibi korunması öncelik alması (Oksijen ve su gibi). Temiz olmaz ise ne olur? Fosseptik deposu Sahil Güvenlik neyi koruyacak pırıl pırıl, deniz hiç balık bırakmadılar. Balık yok neye yarar yüzme havuzu. İşte üstteki iki sav denizden ekmek yiyenlerin tümünün savlarından daha önemli. Bu iki şık sağlıklı olarak korunursa tüm ekmek yiyenlerin sağlığı ve verimliliği ülke ekonomisi tüketici ve gelecek nesillere katkı ancak o zaman muvaffak olur. Tüm şıklar ülkemize hayırlı olsun. Marmara Denizi bir AB ülkesinde olsa tümünü olta dışında ava kapatıp koruma altına alırdı. Dünyanın en büyük balık üretme çiftliğini bir kuruş harcamadan gerçekleştirirdi.Yukarıda maddeler halinde sunduğumuz kuralların uygulanmasında caydırıcılık ve yaptırım gücünün kullanılmasında yetki Sahil Güvenlik Komutanlığında olmalıdır. Bu maddelere veya ilave edileceklere uymak sadece bugün için değil gelecek nesillerinde açlık çekmemesi, denizi ve denizciliği severek meslek kabul edip, geçimlerini sağlamaları açısından çok önemli ve zaruridir. Tarım ürünleri olarak kendi yurttaşlarını besleyebilen dünya üzerindeki beş ülkeden biri iken son on beş yılda ülkemizin getirildiği yer ortadadır. Aynı oyunun denizlerimiz, onların verdiği mahsuller ve bunlardan faydalanan bizler için tekrar sahneye konmasına ellerimiz bağlı daha ne kadar seyirci kalacağımızı vicdanlarımıza sorma vaktimiz gelmiştir. Bir iç deniz olan Marmara Denizimiz açısından en önemlisi olduğuna inandığımız 7. maddeyi görüşlerinize açacak olursak; İstanbul Boğazı Karadeniz girişi, (İstanbul Boğazın tamamı, tüm koyları dahil), Yeşilköy Feneri’ne kadar, Adalar ( Adaların tümü içeride kalmak kaydı ile) Darıca Yelkenkaya’ya kadar olan saha her türlü mekanik güç ile avcılığa yasak olmalı, OLTA DIŞINDA tüm ava kapatılmalıdır. Bilhassa adalar ve İstanbul boğazı taş balıkları bir kısım pelajik balıkların da (Çinekop, Lüfer, Palamut, Torik, Uskumru, Kolyoz, İstavrit gibi) bir kısmının yumurtlama, yataklanma, yemlenme ve göç yolları açısından stratejik ve ekolojik bir öneme haizdir bu çevrenin en önemli ve bir numaralı sorunu TROL ve GIRGIRDIR. Bu konuların hayata geçirilmesi ile birlikte şu anda tümü Gırgır ve marya ağları ile kaplanmış olan taşlara dalgıç indirilerek bu bölgeler temizlenmeli, buna ilave olarak bir çok denizcilik ülkesinde yapıldığı gibi yapay resifler yapılarak (hurda belediye otobüsleri olabilir) bu bölgelere bırakılmalı böylece balıkların yeniden yataklanmaları sağlanmalıdır. Bugün hayatta olmayan denizdeki avcılığın her türünü yapmış ancak rahmetli olmuş reislerimizin vasiyeti ve biz yaşayan kişiler olarak da bu tespitlerimiz gelecek nesillere miras olsun. 1960 yılından bu yana 44 yıldır aynı şeyleri söylüyoruz. Bir 44 yıl daha mı bekleyelim!...2004-2006 av dönemi için hazırlanacak konuya ilişkin sirkülerde yukarıda açıklamaya çalıştığımız hususların dikkate alınarak gerekli düzenlemelerin yapılmasını arz ederiz. Saygılarımızla,
-------------------------------------------------------
Balıkçı esnafının (olta ve kıyı balıkçılarının) görüşlerine aynen katılıyoruz.

Adres: Adı Soyadı:

Tel:

Not: istek görev ve görülen lüzum üzerine, gönüllü olarak, 8 ayda 6000 kişiye, sayısını hatırlamadığım (Her birisi 2,5'ar saat) birifing verdim. Bu manifesto çoğaltılarak, önce 22 Kooperatif (tek ses) imza, kaşe, kimlik bilgileri, tel. adres ve not kısmına başka istekleri olan isteğini yazdı. Toplantılar haricinde, yine iş başa düştü. Hepsini günlerce tek başına dolaştım. Öyleki ayaklarımın altı bile su topladı. Bu arada, bana destek olan Celal Şen, bazı toplantılarda bana eşlik eden, Samatya Koop. Başkanı Haydar Deniz, Avcılar Koop.'dan Aydın Aydıner. Büyükada'dan Şanver arkadaşa teşekkür ederim.
-----------------------------------------------------------
Aynı şekilde işi bilen, konulara vakıf olan halktan, amatörlerden, balık ve denize aşina olan herkese okuyarak ve onlarda not kısmına bazı isteklerini yazdılar. Hepsini tek başına (guruplar oluşturup) yüzlerine eksiksiz okuyarak (tek tek sorularına cevap vererek) dolaşarak imzalar topladım.
---------------------------------------------------------
Aynı şekilde balık malzemesi satan ulaşabildiğim tüm dükkanlardan, dalış malzemesi satan ulaşabildiğim tüm dükkanlardan yüzlerine tamamını okuyarak imzalar topladım. Kaşelerini bastılar. Gidebildiklerimin bütün hepsini tek başına dolaştım. Sarılıp öpenleri alkışlayan gurupları, Allah razı olsun diyerek boynuma sarılıp teşekkür edenleri pas geçiyorum. Allah onlardanda razı olsun. Tabi gören gözler duyan kulaklar için, meğer millet denizde doğru düzgün bir şeyler yapılmasına ne kadar hasretmiş.
-----------------------------------------------------------------
Tamamı Tarım Bakanlığına, Tarım İl Müdürlüğüne, İstanbul Üst Birliğe, İstanbul Sahil Güvenlik Komutanlığına, İst. Su ürünleri Üniversitesine, Türkiye Deniz Araştırma Vakfı (Tüdav'a) Ülkemizi ziyaret eden AB balıkçılık uzmanı İspanyol Maria Carmen Arenas'a, daha bir çok yere gönderdim, çoğunu elimle bizzat teslim ettim. Kimi kuruluşlarda tümünü yüzlerine okudum. Kimlik adres imza v.s tüm fotokopileriyle. SONUÇ SIFIR bağır bağır kulak sağır. İlki yerel seçimlerde tüm partilerin seçim bürolarındakilere okudum. Balıkların olması gereken boyları ve yapılan yavru balık katliamlarının mukayese fotolarını göstererek, daha başka ne yapabilirdim. Sadece basın ayağı yoktu, ancak bu kadar yapabildim. Hepsi bu, aradaki sayısız toplantıları pas geçtim.
-----------------------------------------------
Arkadaşlar sizlere daha önce bahsettiğim 2000-2002 yıllarından beri yazıp gönderilen mini manifesto, bilhassa gırgır ölçüleri konusunda, 50 kafadan 50 sesle bu kadar. Bazı açıklamalarla devam edeyim. Şıklardaki bazı maddeler hakkında;

1) Elleme veya eleme denilen yöntemi unutmuşuz,
1) a) Midye, SALYANGOZ, sadece nefesle veya nargile ile dalarak toplanabilir (Teknede kesinlikle su altı el feneri ve zıpkın bulunamaz) Asla sürütme yöntemiyle olmaz. Sanayi dalgıcı teknesinde el feneri olabilir, ancak kesinlikle zıpkın bulunamaz. 1.ve 2. Maddeler için ne yapılmalı
a) Balık Çiftliklerine Transferi (Sakıncalı avcılığın, dönüşümü) sağlanmalıdır. Bu şıkta bu işlemin NEREDE ve NASIL yapılması gerektiği bilerek yazılmamıştır. Konu uzamasın ve kafa karışıklığı olmasın acil yapılması gerekenler pas geçilmesin diye bilerek yazılmamıştır.

https://www.youtube.com/watch?v=16hOE5IWi2g

4) Gırgır; a-b-c ölçüler şıkkı (Ağ derinliği ve harmanı için) düşünce, Karasularımızda 20MT. tekne için, AKLI BAŞINDA olan gırgır reisleri belirlemeli AKLI BAŞINDA OLAN, yani gece gündüz denizi kazıyan ilk 50--100 jumbo değil!!??
7) j) Tolerans kısmı gözlemler sonucunda, görülen lüzum üzerine kaldırılmıştır,,,
9) Orkinos, Kılıç, Mersin, Akya; Orkinos 2003'te, Alanya Kıbrıs Arası (Alanya'nın 40 mil açığı 3.000 ton, tanesi 100kg. gelse yine gitti 30.000 orkinos, Manifesto hazırlanırkenki EK BİLGİ idi. Bir kaç kaynak araştırıldıktan sonra gerçek rakam öğrenildi. Üstelikde Akdeniz’de 4.cü üreme bölgesi bulunan, ORKİNOSLARIN HAVYAR ZAMANI 7.100 ton, tanesi 100kg. gelse yine gitti 71.000 Orkinos, gerçek rakamı söyleyenlerde adının duyulmasını istemiyorlar, çünkü bu tatlı su kurnazlarından yaka silkmiş durumdalar.
-------------------------------------------------------------------
"2000--2002" yılında (MİNİ MANİFESTO) Olta İle Avcılık Dışında Ava Kapalı Alan, (Biyolojik Koridor) ve diğer yapılması gerekenler, meselesini, yapılan çalışmaları, koop.lar olarak kimler desteklemiş, bir kısmı alttadır.

---------------------------------------------------------------
1) S.S Büyük Ada Su Ürünleri Kooperatifi (Ali Nuri Yılmaz, Şanver
2) S.S Heybeli Ada Su Ürünleri Kooperatifi (M. Yılmaz Şenakıncı)
3) S.S. Burgaz Su Ürünleri Kooperatifi (Erdoğan Vural, Şaban Sezgün)
4) S. S Kınalı Su Ürünleri Kooperatifi (Osman Zeki Özden, Avidis Keork Hilkat)
5) S. S. Pendik Su Ürünleri Kooperatifi (İsmail Genç)
6) S. S. Kartal Su Ürünleri Kooperatifi (Tevfik Aslan)
7) S. S. Küçükyalı Su Ürünleri kooperatifi (Ayhan Karakuş)
8) S. S. Bostancı Su Ürünleri Kooperatifi (Celal Şen)
9) S. S. Fenerbahçe Su Ürünleri Kooperatifi (Mehmet Cevizoğlu, Nazmi Saral)
10) S. S. Kadıköy Su Ürünleri Kooperatifi (M. Ata Baykal, Cengiz Demirdelen)
11) S. S. Beyoğlu Su Ürünleri Kooperatifi (Mehmet Üre)
12) S. S. Selimiye Su Ürünleri Kooperatifi (İlker N. Deniz, Atakan Eren) Üsküdar Harem
13) S. S. Üsküdar Su Ürünleri Kooperatifi (Mesut Soydaner) Salacak Balıkçı Barınağı
14) S. S Fatih Su ürünleri Kooperatifi (Haydar Deniz, Mesut Dindar) Samatya, Kocamustafapaşa
15) S. S Bakırköy Su Ürünleri Kooperatifi (M.Feyiz Güven, Yurdakul Bektimur)
16) S. S Avcılar Su Ürünleri Kooperatifi (Aydın Aydıner, Naci Şiren)
17) S. S. Küçükçekmece İstihsal ve Satış Kooperatifi (Gürsel Sezen, Metiner Diren)
18) S. S. Yeşilköy Su Ürünleri Kooperatifi (Osman Korlu, Fikret Ünlü Kaplan)
19) S. S. Zeytinburnu Su Ürünleri Kooperatifi (Ali Rıza Işık)
20) S. S. Eminönü Su ürünleri Kooperatifi (Alaattin Şengül, Abdurrahman Suyabatmaz, Şükrü Yılmaz, Cemalettin Bıçkı)
21) Kasımpaşa Çevre Koruma ve Balıkçılar Derneği (Mustafa Şahin, Ruhi Takak)
22) Büyükdere Balıkçılar Derneği (Osman Erol)
---------------------------------------------------------------------
İlk etapta elime geçen bunlar daha boğazdan bir sürü varda aramam lazım, adı soyadları, adresleri tel. noları, cep tel. noları hepsi elimde fotokopileri var. O zamanki yazının altına, koop. olarak, birde tek tek tüm üyelerin imzaları, artı, halktan, olta malzemesi satan dükkanların tümünden dalış malzemesi satan dükkanların tamamına yakını, profesyoneli, amatörü halktan, medyadan, stk'lardan guruplar halinde yüzlerine okunarak imza ve kimlik bilgileri alınmıştır. Uzatmıyayım bunlardan altına ilave not düşenlerinde sadece bir kaçını örnek olarak yazayım.
------------------------------------------------------------------
S. S. BAKIRKÖY Su ürünleri Kooperatifi: S.S.Zeytinlik Ataköy, 2-5-6 Sakızağacı Cevizlik Mahalleleri Su Ürünleri Kooperatifi Kennedy Cad. Sahilyolu Mendirekiçi No:38 Bakırköy/ İstanbul--- M. Feyiz Güven-Yurdakul Bektimur

1) 7. Madde: Sınırlar il Sınırları olmalı "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPALI ALAN" 7. madde bizim 1.ci Biyolojik koridor dediğimiz alan. Yani İstanbul Boğazı Karadeniz ağzı 3 mil açığına, sancağına, iskelesine, aşağıda, Batıda Yeşilköy'den, Güneyde 9 Ada (Kınalıada, Burgaz, Heybeliada, Kaşıkadası, Büyükada, Sedef, Neandros, Yassıada, Sivriada) Doğuda Tuzla Adalarıda içerde, kalmak kaydıyla, Darıca Yelkenkaya'ya kadar olan OLTA İLE AVCILIK DIŞINDA AVA KAPATILACAK ALAN.
2) Av yasağına uymayan kişilerin teknelerinin tekne sicillerinede cezanın işlenerek bu kişilerin tekneleri satmalarının engellenmesi, diye 2 arkadaş böyle not düşmüş.
------------------------------------------------------------------
S.S Küçükçekmece İstihsal ve Satış Kooperatifi: Gürsel Sezen.
1) 7. Maddedeki Sınırın, Silivri'ye Kadar uzatılması. Yani yukarda açıkladığım 1.ci Biyolojik Koridor'un, Yeşilköy sınırını Silivri'ye kadar genişletin diyor, arkadaşımız.
2) Yasak süreleri içersinde, kıyıda avlanan oltacı ve ağcıların (Kıyı Balıkçılarının) muaf tutulması.
3) Trol için gerekenin yasağın verilmesi. Yazısını aynen aktardım, cümle düşüklüğü olmuş ama Marmara'da trol için yazdıklarımız malum, ne demek istediğini anlamışsınızdır. Bu arkadaşta böyle not düşmüş.
------------------------------------------------------------------
S.S. Pendik Su Ürünleri Kooperatifi: Yasak konusunda taramalı sonarların tamamıyla kaldırılmasına katılıyoruz. Yalnız kıyı balıkçılığı konusunda, eğer sadece oltaya serbest bırakılıp ağcılara yasak edilmemesi, veya alternatif bulunmasını.Bu arkadaşta böyle not düşmüş. Ağ diyen sadece bir kişi.
--------------------------------------------------------------------
S.S Avcılar Su Ürünleri Kooperatifi: Naci Şiren.
1) Harita aynı şekilde kalınması.
2) Kıyı Balıkçısı Ağını atması.
----------------------------------------------------------------------
Kasımpaşa Çevre Koruma ve Balıkçılık Derneği: Mustafa Şahin.
1) Bütün maddelere katılıyoruz.
2) Yalnız Avlanma Teskerelerinde gerçek balıkçının ayrılması için ne yapabiliriz. Bu arkadaşta böyle not düşmüş.
---------------------------------------------------------------
Söylemediğim bir şey daha var imza toplanan A4'ün kağıdın en başına Marmara Denizi'nde tümden Endüstriyele kapanması en büyük istek yani liste başı idi. Esnaf, halk, amatörü, denize ilgi duyanı, olta malzemesi satan dükkanlar, dalış malzemesi satanlar liste uzar gider. Buna balık tezgahları, gırgır reisleride (emekli olanları) var. 18 yıl önce bunları hazırlamış heryere sunmuşuz sonuç SIFIR.
----------------------------------------------------------------------

“2000 YILINDA: "2000---2002 MİNİ MANİFESTO" Yazmışız, 18 Yıl olmuş "YIL 2018 NİSAN" Ya şimdi durum nasıl!!!???***



___Devamı Gelecek___



Baba Yalçın
Yalçın Günay Çelik linkinden alıntıdır...
 
Katılım
10 Nis 2015
Mesajlar
566
Tepkime puanı
1,203
Puanları
93
Konum
İstanbul
Adı
Raşo
Kan Grubu
O Rh Pozitif
İşte bu, hazırlanan rapor yani manifestodadaki tespitler doğru tespit bilinçli tespit sadece rapor olsun diye değil RAPOR GİBİ RAPOR olarak yazılmış.Denizlerin eski bereket durumuyla yeni geldikleri kısır durumuda raporu okuduktan sonra net anlarsınız.Hani benim anlat anlat bitmez bu konu çok su kaldırır dediğim olayın geniş pencereden ele alınmış hali'ki hala bile eksikler ve gözden kaçanlar vardır.İşte bohçacılık'la bilinçli avcılık arasındaki olay Rant uğruna sizin balıkçı diye adlandırdığınız ki bana göre bohçacı,rantçı muhteremlerin denizin içine etme operasyonudur yıllardır Türkiyemizde uygulanan ne yazıkkide Devletimiz tarafından asla ciddi ele alınmayan ve kontrol edilmeyen BALIKÇILIK
 

agartan

Moderatör
Yönetici
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
24,558
Tepkime puanı
13,484
Puanları
113
Yaş
54
Konum
İstanbul
Adı
Şeref
Denizlerimizi ve tabii balıkları kurtarmanın çözümü çok da zor değil ama bunu gerçekten yapmak isteyecek bir irade lazım.
1-2 sene kendi haline bile bıraksan kendine gelir balık popülasyonu.
Sonuçta iş gidip siyasi otoriteye bağlanıyor ki onlara ümit bağlamak ise anlamsız.
Kişisel gayretlerde de ne yazık ki başarısızız. İster oltacı, ister zıpkıncı olsun küçük büyük demeden, limitlere bakmadan avlanma eğiliminde. İyi bir güne denk gelen ne yazık ki durmak bilmiyor, yeter demiyor. :( İstisnalar tabii ki var ama maalesef yetersiz.

Dalyanalar; göç balıklarını yumurtalı şekilde yakalayıp ciddi zarar veriyorlar.

Volici denen küçük ticariler bir çok şeyden daha fazla zarar veriyor. İşine yarayan yaramayan ne varsa ağa takılıp telef oluyor. Balıklara sığınacak alan bırakmıyorlar.

Gırgırlar yüksek teknoloji ile avlanıyorlar. İsteseler seçici olabilirler ama olmuyorlar. Lobileri güçlü. Konmuş olan kuralları bir şekilde esnetmeyi ya da iptal ettirmeyi başarıyorlar.

Karidesçiler ve midyeciler; denizin dibini ve balık yuvalarını bozuyorlar.

Troller; denizi tarumar ediyorlar.

Işıkla avcılık, kayalara sığınan balıkları kendilerine çekerek katliam yapıyorlar. Uskumruların sonunu getiren avcılık.

Sorunlar belli, çözüm de kolay ama kim yapacak?
 
Katılım
10 Nis 2015
Mesajlar
566
Tepkime puanı
1,203
Puanları
93
Konum
İstanbul
Adı
Raşo
Kan Grubu
O Rh Pozitif
İnşallah doğru sirkülerin yürürlüğe girdiği, kuralların uygulandığı, limitlere harfiyen uyulduğu ,planlı ve korumalı avcılığın yapıldığı o günleride görürüz