Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Kronik Balık Hastalığı

finansaldanışman

Aktif Üye
Katılım
30 Ocak 2019
Mesajlar
237
Tepkime puanı
704
Puanları
93
Yaş
53
Konum
istanbul
Adı
Erdem
Kan Grubu
A Rh Pozitif
KRONİK BALIK HASTALIĞI
:)

Yüzyıllar öncesinde karşılaşılan bu hastalık karşısında tıp çaresiz kalmış ve hastalar kendi hallerine bırakılmıştır.Belirlenen bir tedavisi yoktur hastaların da tedavi olmaya yanaştıkları gözlenmemiştir.

HASTALIK BELİRTİLERİ:Kalıtsal bir hastalıktır, daha önceki aile bireylerinde oluşum gösterdiyse yeni doğan aile fertleri de ciddi risk taşımaktadır.Küçük yaşlarda etkilerini gösterebilir fakat belirlenebilmiş bir yaş grubu yoktur hemen her yaşta bu hastalığın pençesine düşülebilir.Bulaşıcıdır yakın bir arkadaş veya aile bireyi tarafından size geçme ihtimali çok yüksektir.Genelde erkeklerde görülmesine rağmen kadınlarda da rastlanmaktadır.

İlk belirtiler hastanın av mahallinden uzak kaldığında yoksunluk belirtileri göstermesidir.Hemen bir araç temin edilerek avlak bölgesine ulaştırılması gerekir aksi takdirde sıkıntı ve depresyon baş gösterecek hasta huzursuz bir ruh haline bürünecektir.Evde kaldığı zamanlarda ise olta malzemeleriyle uzun saatler geçirmesi bir nevi terapidir.

Tipik özellikler gösterirler,örneğin;bi kaçı bir araya geldiğinde birbirlerine av anılarını anlatmaları kaçınılmazdır.Kaçırılan büyük balık hikayelerine ise kimse inanmaz.Hemen hemen hepsinin tuttuğu balıkla çekilmiş bir fotoğrafı vardır bu kutsal bir anıdır,kimse o balığa 'biraz küçük değil mi ?' gibi aşağılamalarda bulunamaz aksi takdirde sonuçları iyi olmayabilir.
Hastalık ilerledikçe hepsinde gözlenen bir olayda odalar dolusu malzeme stoğudur bu birlikte yaşadıkları insanların tepkisine yol açmakta bu yüzden de hastanın bu tedariği gizlice yapmasına sebep olmaktadır.Bazıları ceplerinde her ihtimale karşı 40 gr kurşun, 3 adet iğne, misina ve fırdöndü taşır.Ailece pikniğe veya deniz kenarına gidildiğinde onlara sezdirmeden piknik sepetinin içine bir olta ve bi kaç paket yem saklanır.

Her birinin ekürisi vardır,onunla birlikte avlanmak hastaya daha huzurlu hissettirir, yalnız olmadığını bilir.Bir anda harekete geçebilir ve hızlı karar verirler.Kahvede otururken hadi balığa gidelim diyerek yerinden fırlar ve hemen hazırlanır diğerlerinide ayartır ki hanımlardan birlikte azar yensin.Ava giderken akşam yemek yapma denir,dönüldüğünde ise aynı kişiden yemek hazır değil mi? diye bir söz işitilir.

GENEL ÖZELLİKLERİ:
Korkusuzdurlar,yağmurdan çekinmez yağmurluğunu giyip soluğu sahilde alırlar. Gecenin zifiri karanlığında tek başlarına kuş uçmaz kervan geçmez yerlere doğru yol alırlar. Uzun yollar onların gözünü korkutmaz bu uğurda yüzlerce km yol yapabilirler hatta yurtdışına gitme hayalleride vardır kimileri bunu gerçekleştirir ulaşmak istedikleri yerler genelde Panama,Kenya gibi trofe balıklar yakalayabilecekleri yerlerdir.Her birinin gönlünde çok büyük balıklar yakalamak vardır bunlar mavi kılıçbalığı,dev orkinoslar,köpekbalığı benzeri balıklardır.

Bilgi dağarcığı geniştir.Ekipmanlar,denizlerin durumu,içsuların özellikleri,hava ve yol bilgisi ve daha sayamayacağımız binlerce bilgi hafızalarında mevcuttur.

Maceracıdırlar,kimsenin ayak basmadığı yerleri arar oraya ilk onlar gider.Sırtlarında kilolarca ağırlıkla dik kayalıklara tırmanırlar, bunun sonucunda iyi birer tırmanıcı olup çıkarlar.Dalgalı denizde teknesiyle manevralar yaparak ilerleyebilirler.

Kendilerine güvenirler,kırk yıllık hava raporu sucusu gibi tahminlerde bulunurlar ama bunlar her zaman doğru çıkmaz.

Zarif insanlardır,birbirlerine ve doğaya saygılıdırlar.

Heyecanlıdırlar,oltalarına taktığı zillerden ses geldiğinde elindeki çayı,kahveyi fırlatır atarlar.

Uykusuzdurlar,sabahın köründe evden çıkıp balığa giderler yada tüm geceyi balıkta geçirirler.

Seçicidirler,en iyi çorbacıyı, restaurantı,yemciyi bilirler.

Çalışkandır,durmak bilmeden olta atarlar.

Uzun ömürlüdürler,doğanın güzelliğini en iyi şekilde yaşayan bu insanlar uzun yıllar huzurlu bir şekilde yaşayabilir.

Serseri ruhludurlar,bir gün orda bir gün burdalardır.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ:İMKANSIZ BİR HASTALIK TEDAVİSİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Onlar için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri emeklilikten sonra deniz kenarı bir yere yerleşme fikirlerine saygı duymak ve onlarla birlikte bu hayali gerçekleştirmek.Geriye kalan ömürlerini bir çoğu bu şekilde geçirir.
 

SKARPİ66

Daimi Üye
Katılım
13 Ara 2016
Mesajlar
1,589
Tepkime puanı
4,352
Puanları
113
Konum
İSTANBUL / ŞİŞLİ - Kurtuluş
Adı
ÖZCAN TÜREMEN
Kan Grubu
A Rh Pozitif
KRONİK BALIK HASTALIĞI
:)

Yüzyıllar öncesinde karşılaşılan bu hastalık karşısında tıp çaresiz kalmış ve hastalar kendi hallerine bırakılmıştır.Belirlenen bir tedavisi yoktur hastaların da tedavi olmaya yanaştıkları gözlenmemiştir.

HASTALIK BELİRTİLERİ:Kalıtsal bir hastalıktır, daha önceki aile bireylerinde oluşum gösterdiyse yeni doğan aile fertleri de ciddi risk taşımaktadır.Küçük yaşlarda etkilerini gösterebilir fakat belirlenebilmiş bir yaş grubu yoktur hemen her yaşta bu hastalığın pençesine düşülebilir.Bulaşıcıdır yakın bir arkadaş veya aile bireyi tarafından size geçme ihtimali çok yüksektir.Genelde erkeklerde görülmesine rağmen kadınlarda da rastlanmaktadır.

İlk belirtiler hastanın av mahallinden uzak kaldığında yoksunluk belirtileri göstermesidir.Hemen bir araç temin edilerek avlak bölgesine ulaştırılması gerekir aksi takdirde sıkıntı ve depresyon baş gösterecek hasta huzursuz bir ruh haline bürünecektir.Evde kaldığı zamanlarda ise olta malzemeleriyle uzun saatler geçirmesi bir nevi terapidir.

Tipik özellikler gösterirler,örneğin;bi kaçı bir araya geldiğinde birbirlerine av anılarını anlatmaları kaçınılmazdır.Kaçırılan büyük balık hikayelerine ise kimse inanmaz.Hemen hemen hepsinin tuttuğu balıkla çekilmiş bir fotoğrafı vardır bu kutsal bir anıdır,kimse o balığa 'biraz küçük değil mi ?' gibi aşağılamalarda bulunamaz aksi takdirde sonuçları iyi olmayabilir.
Hastalık ilerledikçe hepsinde gözlenen bir olayda odalar dolusu malzeme stoğudur bu birlikte yaşadıkları insanların tepkisine yol açmakta bu yüzden de hastanın bu tedariği gizlice yapmasına sebep olmaktadır.Bazıları ceplerinde her ihtimale karşı 40 gr kurşun, 3 adet iğne, misina ve fırdöndü taşır.Ailece pikniğe veya deniz kenarına gidildiğinde onlara sezdirmeden piknik sepetinin içine bir olta ve bi kaç paket yem saklanır.

Her birinin ekürisi vardır,onunla birlikte avlanmak hastaya daha huzurlu hissettirir, yalnız olmadığını bilir.Bir anda harekete geçebilir ve hızlı karar verirler.Kahvede otururken hadi balığa gidelim diyerek yerinden fırlar ve hemen hazırlanır diğerlerinide ayartır ki hanımlardan birlikte azar yensin.Ava giderken akşam yemek yapma denir,dönüldüğünde ise aynı kişiden yemek hazır değil mi? diye bir söz işitilir.

GENEL ÖZELLİKLERİ:
Korkusuzdurlar,yağmurdan çekinmez yağmurluğunu giyip soluğu sahilde alırlar. Gecenin zifiri karanlığında tek başlarına kuş uçmaz kervan geçmez yerlere doğru yol alırlar. Uzun yollar onların gözünü korkutmaz bu uğurda yüzlerce km yol yapabilirler hatta yurtdışına gitme hayalleride vardır kimileri bunu gerçekleştirir ulaşmak istedikleri yerler genelde Panama,Kenya gibi trofe balıklar yakalayabilecekleri yerlerdir.Her birinin gönlünde çok büyük balıklar yakalamak vardır bunlar mavi kılıçbalığı,dev orkinoslar,köpekbalığı benzeri balıklardır.

Bilgi dağarcığı geniştir.Ekipmanlar,denizlerin durumu,içsuların özellikleri,hava ve yol bilgisi ve daha sayamayacağımız binlerce bilgi hafızalarında mevcuttur.

Maceracıdırlar,kimsenin ayak basmadığı yerleri arar oraya ilk onlar gider.Sırtlarında kilolarca ağırlıkla dik kayalıklara tırmanırlar, bunun sonucunda iyi birer tırmanıcı olup çıkarlar.Dalgalı denizde teknesiyle manevralar yaparak ilerleyebilirler.

Kendilerine güvenirler,kırk yıllık hava raporu sucusu gibi tahminlerde bulunurlar ama bunlar her zaman doğru çıkmaz.

Zarif insanlardır,birbirlerine ve doğaya saygılıdırlar.

Heyecanlıdırlar,oltalarına taktığı zillerden ses geldiğinde elindeki çayı,kahveyi fırlatır atarlar.

Uykusuzdurlar,sabahın köründe evden çıkıp balığa giderler yada tüm geceyi balıkta geçirirler.

Seçicidirler,en iyi çorbacıyı, restaurantı,yemciyi bilirler.

Çalışkandır,durmak bilmeden olta atarlar.

Uzun ömürlüdürler,doğanın güzelliğini en iyi şekilde yaşayan bu insanlar uzun yıllar huzurlu bir şekilde yaşayabilir.

Serseri ruhludurlar,bir gün orda bir gün burdalardır.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ:İMKANSIZ BİR HASTALIK TEDAVİSİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Onlar için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri emeklilikten sonra deniz kenarı bir yere yerleşme fikirlerine saygı duymak ve onlarla birlikte bu hayali gerçekleştirmek.Geriye kalan ömürlerini bir çoğu bu şekilde geçirir.

allah şifalarını verir inşallah... benzetmek gibi olmasın bizim bir komşu vardı.... :D:D:D

PARDON. Şifa isteyen kimki?? Sanırım herkes halinden memnun.. :);)
 

Nedim Ceylan

Daimi Üye
Katılım
6 Kas 2017
Mesajlar
1,337
Tepkime puanı
3,442
Puanları
113
Yaş
48
Konum
Tekirdağ
Adı
Nedim Ceylan
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Hastalığın ileri safhalarında görülen belirtilerden biri en ufak bir su birikintisine bile gözleri dikip dalıp gitmektir. Ailecek gidilen Deniz kıyısındaki mekanlarda ortama uyum sağlayamaz. Kendisine sorulan sorulara “hı hı , olur, tabi “ gibi kısa alakasız cevaplar verir. Çünkü kafa başka yerdedir, gözü sudadır. Hastada bu belirtileri gözlemlediğinizde acilen haftasonu planlarını iptal etmek ve hastayı serbest bırakmak gerekir. Özellikle haftasonu kayınvalidesine götürülmesi ölümcül sonuçlar doğurabilir.
 

finansaldanışman

Aktif Üye
Katılım
30 Ocak 2019
Mesajlar
237
Tepkime puanı
704
Puanları
93
Yaş
53
Konum
istanbul
Adı
Erdem
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Aslında ilacı var.Al sevdiklerini,koy masanın üzerine yiyeceklerini,semaverinde odun ateşinde çayını demle, balık olmasa bile oturduğun yerden hoş sohbet et,bol bol iyot al,kısacası zevkine var işte o zaman balık varmış yokmuş ilgilenmezsin.Emirgan da geçen yıl bir yaşlı çift gelip balık avlıyorlar bakıyorlar kalabalık, balık olsa dahi mola verip keyifle avlanabilecekleri zamanı bekliyorlar.Onlar işte gerçek balık avlayanlar.Onların bölgesine girip taciz eder gibi balık avlamaya çalışan görgüsüz güruh bence balık hastası değil ruh hastasıdır.Gerçek balık hastalığına yakalananlar yazıda da belirtildiği gibi birbirine saygılıdır.
Ama zaten asıl sorunumuz da bu.Birbirimizi sevmeyi boşver Saygı duymayı unuttuk.