Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Kuruttunuz boğazı midyeciler!

Ercüment

Daimi Üye
Katılım
2 May 2012
Mesajlar
2,494
Tepkime puanı
10,964
Puanları
113
Yaş
63
Konum
İstanbul
Adı
Ercüment
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Sizin yüzünüzden boğazda ne İzmarit-Karagöz-İspari-minekop- vs dip balıkları kalmadı, üç kuruş ve ekmek kârı için boğazın altını üstüne getirdiniz ya yetmiyor mu boğazın size verdiği zararlar? Sizler devam edin, Allah büyüktür boğaz ekolojisini değiştirmeye devam ettiğinizde tabiat da sizin yaşam ekolojisinizi değiştirmeye devam edecektir, ekmek paranızı başka yerlerde alın terinizle arayın bence!

İşte haberi:
Özellikle İstanbulluların severek yedikleri midyeleri elde etmek o kadar da kolay değil. Yasağa ve tehlikelere rağmen bu serüven yıllardır devam ediyor... Belki de yapılması en zor işlerden biri midyecilik... Karanlığa ve soğuğa aldırış etmeden, İstanbul Boğazı’nın sularına dalarak ekmeklerini çıkarmaya çalışan midyeciler, birçok kişinin bu uğurda vurgun yediğine dikkat çekiyor. Yasak olduğu için gece, gizlice yapılan midye avının getirisi meşakkatini karşılamasa da geçim kaynağı haline gelen bu meslek sessizce sürdürülüyor.


FOTO: CİHAN / Tüm tehlikelere rağmen midye çıkarmak için Boğaz’ın serin sularına dalış…

Midyeci Murat ve Alaattin, İstanbul Boğazı’ndan midye çıkararak geçimlerini sürdürüyor. Severek yenilen midyelerin denizden çıkarılıp müşteriye sunuş aşaması ise zannedildiği kadar kolay değil. Boğaz’da midye avlamak yasak. Bu yüzden gece başlıyor rızık yolculuğu. Profesyonelce yapılmadığı için, kullanılan malzemeler de amatör.

Geceye, soğuğa ve vurguna meydan okuyarak dalış yapıyor midyeciler. Yılların verdiği tecrübe ile Murat ve Alaattin, midyenin ne zaman ve nerede çok olacağı konusunda çok zorlanmıyor ama dalış sırasında birçok tehlikeyi göze alıyor.

Murat ve Alaattin’in geçimlerini sağlamak için uzun süredir yaptıkları Boğaz’dan midye çıkarma uğraşı, kameraya böyle yansıdı. Gazeteciler, gece başlayan ava eşlik edip; denizden toplanan midyelerin temizlenmesi ve tezgâhlarda satışa hazır gelmesine kadar olan süreçleri yakından görüntüledi.

Murat ve Alaattin ile ekip arkadaşları gece yarısı çıkıyor yola. Dalış malzemeleri, kompresör ve dalgıç kıyafetleri araca yüklenip İstanbul Boğazı’nda önceden belirlenen noktaya hareket ediliyor. Dalış yapılacak yer, öncelikle yakalanma riski en az olan yer olarak belirleniyor. Söz konusu yere ulaşınca araçtan malzemeler indirilip son kontroller yapılıyor. Dalış kıyafetleri giyilip kablolar kompresöre bağlanıyor. Midyeciler bu hazırlıklardan sonra Boğaz’ın soğuk sularına bırakıyor kendilerini.

Dalgıç, uzun süre suyun altında kalarak midyeleri topluyor. Bir fileye koyduğu midyeler kıyıda bekleyenler tarafından çekiliyor. Önce, fileden boşaltılan midye kısmen temizlenip çuvallara dolduruluyor. Daha sonra da atölyenin yoluna düşüyor midyeciler. Atölyede bir kez daha temizlenen midyeler buradan müşterilere gönderiliyor. Bir çuvalı 15 liraya verilen midyeler tezgaha çıkınca tanesi yaklaşık 1 lira oluveriyor. Yani bütün bu uğraşların sonunda hazır hale gelen 15 midye, bir çuval midyeye eşit oluyor.


FOTO: CİHAN / Canlarını hiçe sayan midyecilerin soğuk ve karanlık sulardaki uğraşları bazen saatlerce sürüyor…

Zorluğu ve verilen emek karşılığında elde edilen gelir göz önünde bulundurulunca, sayılı kişi bu işle uğraşmayı göze alıyor. Bazıları tekne ile açılıp uzak noktalardan midye çıkarmaya çalışıyor. Bazıları da Murat ve Alaattin gibi Boğaz’ın kıyısında uygun bir yer seçip, kıyıda avlanıyor.

‘18 YILDIR DALIŞ YAPIYORUM’
“18 yıldır dalış yapıyorum.” diyor Murat, “Zorluğu çok ama meslek oldu artık bizim için. Denizi görmeden yapamıyoruz artık. Mardin’den geldiğimizde bazı insanlar bu işle uğraşıyordu. Baktık, gördük ve biz de başladık.” diye ekliyor.

Murat, dalış yapmanın zorluğuna da dikkat çekerek, şu ifadeleri kullanıyor: “Kışın çok zor, soğuk oluyor. Bir de Boğaz kalabalık oluyor, kimseyi rahatsız etmemek için gece çalışıyoruz. Kış olduğu zaman kar yağar, yağmur yağar, deniz de buz gibi olur. O soğuk havada girmek zorundayız. Girmesek eve ekmek götüremeyeceğiz. Ara verdiğin zaman dalma işine zorluk yaşarsın. Midye olduğu zaman 2 saat sürer ama midye olmadığı zamanlarda 7-8 saat denizde durduğumuz oluyor. 8 saat denizin altında durup tane tane seçiyoruz.”

Dalış sırasında yaşadığı bazı ilginç olayları da şöyle aktarıyor Murat: “Üsküdar’da iskelede dalmıştım. Aşağı inince birden siyah bir şey önüme çıktı. Çok fazla korku yok, ne olursa olsun ölümden ötesi yok diye düşünüyoruz. O da dalgıçmış, beni görünce korkmuş ve ışığını kapatmış. O da midye işi yapıyor. Elimi sırtına vurdum, gülüştük. Bir gün, Karagöze benzeyen balıklar geçti önümden. Çok iri, 20-30 kilo. Ben hayatımda öyle bir şey görmedim. Öyle bir sürü ki 2 saat geçiş yaptı yukarı doğru. Zıpkın falan bir şey olsaydı elimde zengin olurdum herhalde.”

‘LASTİĞE VURULAN HAVAYI SOLUYORUZ’
Maddi imkansızlıklar nedeniyle profesyonel ekipmana sahip olmadıklarını da aktaran Murat, “Normal kompresör ile daldığımız için hava, araçların lastiğine vurulan hava. Çok kötü biliyoruz, ciğerleri mahvediyor. Dalgıçların kullandığı tüp çok pahalı olduğu için alamıyoruz.” diyor.

‘DENİZİN DİBİ GÖBEĞE KADAR PİSLİK’
Murat, dalış sırasında karşılaştığı manzaraya dikkat çekerek, denizlerin temiz tutulmasına ilişkin şunları söylüyor: “Denizimize sahip çıkalım. Sürekli daldığımız için ki Boğaz’ın her yerine dalıyoruz, nereye baksan pislik var. Denizin altı göbeğe kadar pislikle dolmuş.”

‘BİR ÇUVAL MİDYE 15 LİRA’
Alaattin ise hem bu işin yasak kısmına hem de zorluğuna vurgu yapıyor. Kazançlarının da verdikleri emeği karşılamadığını ancak eve ekmek götürmek için bu işi yapmak zorunda kaldıklarını anlatıyor.


FOTO: CİHAN / Saatlerce uğraşılıp çıkarılan bir çuval midye 15 liraya satılıyor…

“Kazancı çok komik rakamlar.” diye söze başlıyor Alaattin ve şöyle devam ediyor: “Bir çuval midye 15 lira. Fiyatından dolayı değil, cezalarından dolayı, bir de yasak olduğundan dolayı şikayetim çok bu işte. Rumeli Kavağı Kooperatifi olarak biz çok uğraştık, her taraftan bölge bölge analiz raporlarını aldık temiz olan yerlerinde çalışalım diye. Bize bir Karadeniz’i açtılar. Karadeniz açık ama diğer her taraf yasak. Boğaz’ın neden yasak olduğunu ben çözemedim. Müşteri genelde Boğaz’ın midyesini istiyor. Biz de mecburen Boğaz’da yasak bölgelerde çalışmak zorunda kalıyoruz. Çünkü öteki türlü evimize ekmek götüremiyoruz.”

‘BİR MİDYE MİLYONLARCA YAVRU YAPIYOR’
Midyenin dünyanın en üretken mahlukatı olduğuna dikkat çeken Alaattin, bir midyenin milyonlarca yavru yapabildiğini söylüyor. Boğaz’daki ana midye yataklarını da şöyle sıralıyor: “Boğaz’da da zaten belli meralar var; Umuryeri, Yeniköy, Baltalimanı, Rumelihisarı, Vaniyök, Beylerbeyi, Kuzguncuk… Buralar Boğaz’ın ana midye yatakları.”

‘2 ARKADAŞIMIZ VURGUN YEDİ, ŞU AN TEKERLEKLİ SANDALYEDELER’
Profesyonel dalgıçların getirisi az olduğu için midye işine girmediğini söyleyen Alaattin, yasakların getirdiğini sağlık sorunlarına ilişkin de şunları söylüyor: “Bu dalış işini profesyonel olarak yapan çok aza arkadaş var. Onlar da zaten midye üzerine çalışmıyorlar. Hem yasak hem de maddi açıdan doyurmadığı için çıkmıyor bu arkadaşlar. Çalışanların da çoğu profesyonel olarak dalmadığı için 2 tane arkadaşımız vurgun yedi, şu anda tekerlekli sandalye ile geziyorlar Rumeli Kavağı’nda. 5 seneden beri tedavi görüyorlar. Dalgıçlar genelde vurgun yememek için belli derinlikte hareketsiz kalır sonra su yüzüne çıkarlar. Midye dalgıçları, yasaklar nedeniyle sürekli in çık yaptıkları için vücut buna dayanamıyor, felç oluyor.”

CİHAN

Midyecilerin derin hikayesi…
 

agartan

Moderatör
Yönetici
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
25,238
Tepkime puanı
14,011
Puanları
113
Yaş
54
Konum
İstanbul
Adı
Şeref
Bu haberle bir de masum bir iş yapıyorlar algısı yaratmaya çalışmışlar maalesef.
Neymiş; elle topluyorlarmış. Boğazda neden yasak olduğunu bilmiyorlarmış. Kirli değilmiş boğaz.
Dibi taraklarla mahvettiklerinden hiç bahsetmiyor o haber..
 

OZAN IŞIK

Moderatör
Yönetici
Katılım
2 May 2010
Mesajlar
7,996
Tepkime puanı
4,741
Puanları
113
Yaş
35
Konum
Şişli, İstanbul
Adı
OZAN
Kan Grubu
O Rh Pozitif
Gündüz çatır çatır Boğazın dibini tarıyorlar meğer yasakmış, Sahil güvenlik ne işe yarar?
 

Balıkoltası

Daimi Üye
Katılım
1 May 2010
Mesajlar
5,536
Tepkime puanı
6,711
Puanları
113
Konum
İstanbul
Kan Grubu
B Rh Pozitif
Sistemi oturtmuş adamlar. Herketeleri var. Sahil güvenlik limandan çıkınca hemen haber geliyor. Tası tarağı toplayıp kenara çekiliyorlar. Zaten artık algarna işini bıraktılar. 1-2 dalgıç indirip suya elleme midye topluyorlar :)
Gece ise zaten boğaz yol geçen hanı. Trolcüsü midyecisi...
 

onur_55

Daimi Üye
Katılım
18 Eki 2015
Mesajlar
537
Tepkime puanı
888
Puanları
93
Yaş
37
Konum
Ankara
Adı
onur
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Demir yumruk lazım.vurdumu oturta cak.yatıracak falakaya.bu millet maalesef bundan anlıyor.bir devlet midyeci çetesiyle,gırgırcı,trolcü baronlarla başa çıkamıyorsa sözün bittiği yer.aslında 2 günde kökleri kurutulur mu kurutulur. Haberde sözcü gazetesinde.gülermisin ağlarmısın
 

harbyteam

Daimi Üye
Katılım
1 Şub 2013
Mesajlar
1,327
Tepkime puanı
1,434
Puanları
113
Konum
istanbul
Adı
ahmet
Kan Grubu
A Rh Negatif
Daha 24 saat gećmedi uzerinden.. yasadığım bir olay..
Dün bu saatlerde boğaza indim, bebek tarafına..kıyıya baģlı gezi teknelerin arasında korku filmlerinden oraya düşmüş gibi görünen bir tekne, üzerinde 3 kişi var bir de suya giden bir kablo. Aşagıdaki dalgıcı yönlendiriyorlar belliki midye yataklarının peşindeler. Sahil güvenligi aradim durumu ihbar ettim. Ilk önce bana tekne ismi sordular, ne isminden bahsediyorsunuz dedim sonra da ihbarınızdan emin olup tekrar arayin dediler o ne demek dedim.. salyangoz serbest belki salyangoz topluyorlardir dedi boş yere gelmesin arkadaslar hesabı yapıvermiş arkadaş hemen.. tamam dedim ben sorayim ne topladiklarini verdikleri cevapla birlikte hemen size dönerim.. resmen dalga geçti görevli yani.. bunlar bizzat benim yaşadıgım bir diyalog.. üstelik bu adamlarin yine kaçak bir sekilde ordaki kaldirıma cikmis minibüsleri var..isleri bitince yükleme yapıp gittiler 1 saat sonra.. Her şey acikca ortada ama bu islerden sorumlu bir tek adam fotokopisi olmadigi icin memlekette durum bundan ibaret. Allah hepsinin belasını versin..
 

anesthesia

Aktif Üye
Katılım
23 Eki 2013
Mesajlar
172
Tepkime puanı
229
Puanları
43
Konum
türkiye
Daha 24 saat gećmedi uzerinden.. yasadığım bir olay..
Dün bu saatlerde boğaza indim, bebek tarafına..kıyıya baģlı gezi teknelerin arasında korku filmlerinden oraya düşmüş gibi görünen bir tekne, üzerinde 3 kişi var bir de suya giden bir kablo. Aşagıdaki dalgıcı yönlendiriyorlar belliki midye yataklarının peşindeler. Sahil güvenligi aradim durumu ihbar ettim. Ilk önce bana tekne ismi sordular, ne isminden bahsediyorsunuz dedim sonra da ihbarınızdan emin olup tekrar arayin dediler o ne demek dedim.. salyangoz serbest belki salyangoz topluyorlardir dedi boş yere gelmesin arkadaslar hesabı yapıvermiş arkadaş hemen.. tamam dedim ben sorayim ne topladiklarini verdikleri cevapla birlikte hemen size dönerim.. resmen dalga geçti görevli yani.. bunlar bizzat benim yaşadıgım bir diyalog.. üstelik bu adamlarin yine kaçak bir sekilde ordaki kaldirıma cikmis minibüsleri var..isleri bitince yükleme yapıp gittiler 1 saat sonra.. Her şey acikca ortada ama bu islerden sorumlu bir tek adam fotokopisi olmadigi icin memlekette durum bundan ibaret. Allah hepsinin belasını versin..
Son temenninize katiliyorum, ama doğruları da var, 4 ay önce kuleli önünde kompresörle dalıp çuvallar dolusu midye toplayanları şikayet ettikten on dakika sonra deniz polisi gelip önce çuvalları açarak suya iade ettiler sonra da toplayıcı 3 kişiyi alip gittiler. Parkettikleri minibüsu de arabalı ekipler gelip aldılar
 

enginson

Daimi Üye
Katılım
28 May 2014
Mesajlar
4,987
Tepkime puanı
8,212
Puanları
113
Yaş
39
Konum
istanbul
Adı
Engin ÖLÇER
Yazık günah eskiden kiloluk iskorpit olan yerlerde kaya balıpı bile kalmadı