Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Rapala ile Torik, Palamut avlarım, kullandığım takımlar ve yöntemlerim.

Yasinn

Daimi Üye
Katılım
26 Şub 2017
Mesajlar
751
Tepkime puanı
3,443
Puanları
93
Yaş
48
Konum
İstanbul
Adı
Yasin
30 Mart 2011 Sivrice

Rapala ile Torik ve Palamut avlarım, kullandığım rapalalarım, takımlarım ve yöntemlerim. çeşitli avlarımdan görüntüler.

Sevgili amatör balıkçı arkadaşlarım, kardeşlerim, bu günlerde sırtı ile yaptığımız Palamut avlarını sizlerle paylaşıyorum, sırtı avlarım ile ilgili olarak çok sayıda mailler alıyorum, genç kardeşlerim sırtı takımı ve avlanma yöntemlerimi soruyorlar ben de hem bugün yapmış olduğumuz sırtı avımızı ve tuttuğumuz palamutların av raporunu anlatmak istiyorum, diğer amatör kardeşlerimize de bir faydam dokunursa mutlu olacağım.








Uploaded with ImageShack.us

Bu günkü palamut avımızda Sahte yem olarak iki sahte kullandık biri Yozuri Tobi maru mavi 10.5 cm,
Birde son avlarımızda çok başarılı olan yeni bir sahte Rapala X Rap 12 cm.

Takımın sahteye bağladığımız beden veya ön misina 035- 040 asso 10 metre,

Bundan sonra ana misina , ben 090 asso çile sarı misina kullanıyorum.

Bu günlerde orta sularda veya birz daha aşağidan çekiyorum.

Bu durumda sahteden 15 metre sonra bir yaylı kurşun kullanıyorum 80 gr .
5 metre sonra ikinci kursun 90 gr, bu orta sular için iyi, birde 5 metre sonra üçüncü kurşun ile biraz daha aşağıdan çekiyorum, toplam saldığım misina 50 metreyi buluyor.

Sırtı ile palamut avında teknenin ortalama hızı 6 - 7 km. civarında, palamutta çok hızlı bir balıktır, hızlı avdanda hoşlanır, her zaman yeme ulaşır, çok aç olduğu zaman en hızda bile yeme saldırı ve alır.

Denizde Torik ve palamut olduğunu kahvede balıkçılardan, beraber avlandığınız arkadaşlarınızdan, denizin üzerinde oynaşan küçük balıklardan, denizin üzerinde uçan ve arada sırada denize dalan martılardan, anlayabilirsiniz.

Palamut avı için güneşli, az güneşli kapalı hava farketmez, en önemlisi denizde çalkantı olmasıdır, palamut çalkantılı denizi çok sever.

Palamut ve Torik avında en önemli unsur ilk balığın yakalanmasıdır ve bu yakalanan yer tesbit edilir aynı yerden geçmek kaydı ile palamutları tutarsınız.

Torik ve palamutları uzun zamandan beri sırtı avında avlanan birisi olarak sizlere küçük bilgiler aktarmak istiyorum, havaya ve denizin durumuna göre bu balıkların o anda hangi sularda bulunduğunu tahmin etmek lazım eğer balığın orta suda olduğunu tahmin ediyorsam tamımdaki ağırlıkları çoğaltarak o seviyelere inerim, zaten başarılı olmanın sırrıda burada, denizin çeşitli derinliklerine inmek oralardada balıkları aramaktır, ben de her zaman bu pratik kurşunları takarak daha derine, çıkararakta daha su üstüne rapalamı çıkartabiliyorum, tabi çok detaylı bir konu biraz bunun için her zaman tecrübe ve bilgiyede sahip olmanın çok önemli olduğunu söyleyebilirim.





Eğer denizin üzerinde küçük balıkların oynağı varsa, bu oynağın hemen yenından geçerek sahtenizi oynağın içersinde geçirerek palamutu alırsınız, teknenizi oynağın üzerinden sakın geçirmeyin, mümkün olduğu kadar oynağı dağıtmamak gerekir.

Tekne ile sırtı çekerken arada sırada zig zaglar çekeren yol alın, balık yan olarak gelen ve alçalan yeme hayır demez, daha ziyade balığı dönerken aldığımız anlar çok olur.

Bizim meralarımızda , Palamutlar genel olarak 12, 14 metrelerde sularda bulunuyorlar, hava çok sıcaksa su üstünden, hava soğuksa yani bu günlerdeki gibi orta sudan veya biraz daha altından gider, derinlik 12 metre ise 6 metrelerden çekilmesi palamut avının şansını fazlalaştırır.

Birde palamutlar yatak yapar ve aynı bölgede bir çukurun içersinde yatar, ya düşmanından kaçmıştır, veyahut yorgun düşmüş dinleniyorlardır.

Tekne ile sırtı çekerek yapılan avda, teknenin sağından ve solunda iki takım çekerek iki avcı tarafından yapılabilir, daha fazla takım mutlaka problem yaratır ve takımalar birbirine karışır.

Palamut sahte yemi iki türlü alır ya çok sert bir vuruş ile yandan kapar veya tam arkadan sahtenin kıç tarafıdan nazik bir şekilde hafif bir vuruş ve geriye doğru çekerek alır, eğer balık yandan yakalanmış ise çok büyük bir balık gibi gelir, devamlı yan tarafa fişekleyerek takımı çok zorlar tekneyi görünce hırçınlaşır, devamlı teknenin altına girmek ister, balığın mümkün olduğu kadar teknenin yan tarafından gelmesi için tekneyi çevirmek gerekir.

Balığı tekneye alırken direk olarak yukarı doğru çekerek alın, tekneye yaklaşırken kafasını çevirmesine müsade etmeyin, hemen teknenin içersine alın, kullandığımız o35-040 misina palamut ve torik avında fazla sorun çıkarrtmayacaktır.

İşte sevgili arkadaşlarım sizlereTorik ve palamut avının takımını ve av yöntemlerini av hakkında bildiğim kadarı ile bilgileri verdim, sizlere gene bugün çıktığımız palamut avından bahsetmek ve fotoğraflarını sizlere göstermek istiyorum.

Denize açıldığımızda hava biraz esiyordu kuzeyden esen rüzgar denizde küçük dalgalar oluşturmuştu, takımlarımızı suta bırakırken ben, bugün güzel balık alacağımızı ve tam palamut havası olduğunu şöyledim, Conta kaptanda benimle aynı fikirdeydi yani ikimizde haklıydık çünkü gene aynı anda ikimizinda oltasına balık vurdu, bana çok sert bir vuruş daha oldu fakat balık takılmadı herhalde barakuda dedim, sonra Conta kaptan ve biraz sonra ben de bir balık alarak avımızı sonlandırdık bu akşam için yeterli balığımızı bizler ve dostlarımız için almış olduk..... sana minnettarız deniz ana........

Sizlere de güzel avlar dileriz, Conta kaptan ile beraber, sizlere çok selamlar, sevgiler, hoşçakalın.












Torik, Lüfer, Palamut Kolyozlar ve İstavritler. 16 Şubat 2009 Sivrice...


Bana göre, balık tutmak mutluluk. Fakat mutlu olma sanatı var. Ben uzun seneler İsvicre'de yaşadım, onlarda mutlu olan insanlara şöyle söylerler; Mutlu olmak bir sanattır, sende çok iyi bir sanatkarsın. Bende hayatın bana vermiş olduğu tecrübeden veya ailemden veya bulunduğun ortamların kendine has kültüründen, belkide kendi yapım ve karakterimden olsa gerek, hep mutlu olmak, kavgalardan ve tartışmalardan uzak olmak isterim. Birde kimseyle münakaşa etmek istemem. Balık avı konusunda asla kimseyle rakip olmak istemem, balıkçılıkta rekabeti hiç bir zaman kabul etmem. Zira zarar gören, fazladan, sırf rakabet için balıkların tutulduğuna şahit oldum.

Şimdi gelelim avımıza...

Sabah bilgisayarın başında, gelen soruları yanıtlarken, havanın çok güzel olduğunu ve balığa çıkmam lazım olduğunuda yazmıştım. Balığa çıkmadan balık tutulmayacağını bilirim, bende hemen denize...

Teknemin son kontrollerini yaptım, suyumu, yakıtımı, malzemelerimi kontrol ettim, telefonumu ve fotoğraf makinamı, balık bulucumun yanına koydum ve kontak anaktarını çevirdirdim. Limandan çıkarken, Şenol kaptana, Müjdat kaptana, Karabıyık Hayrettin kaptana, Ersin kaptana, Tuncay kaptana selamlarla, rastgele , rastgele sesleriyle, onlarında duaları ve sevgilerini alarak limandan, sanki kırk yıllık balıkçı gibi, biraz da gaza gelerek çıktım. Hem sevinçliyim, hem de çok mutluyum. Allah bana bütün güzellikleri veriyor, ben de allaha her zaman şükrederim... İtiyorum gaz kolunu açılıyorum denizlere, her zaman olduğu gibi , balık avı planım hazır, hava çok sakin, çapari yapacağım, sırtıda palamut bakacağım. Limandan çıkarken, Hayrettin kaptanın verdiği tüyo aklımda... "Palamut var!" dedi. Bakacağım...

Çapari takımımı sarkıttım, bu sefer 15 iğneli bir takım hazırladım, sadece yem
için kolyoz tutmak istiyorum. İlk geldiğim kolyoz merası 2 mil kadardı, balık bulucu bir tek balık bile göstermiyor... Sonra ikinci meraya doğru yöneliyorum. Burası da bir buçuk mil uzaklıkta. Bu mesafeleri yer bulucumdan hemen görüyorum, GPS'den... Buradada dolaş, dolaş... Yok... Bu sefer üçüncü merayı deneyeceğim, gideceğim yere bakıyorum, 3 mil yazıyor, burada arıyorum, nihayet ilk defa balık bulucum ötüyor, çaparim tam isabet, balık var oltamda balığın olduğunu kıpırtılardan hissediyorum. Oltamı çekmeye başladım, çaparininde ayrı bir zevki var be! Balıklar göründü, tekneye aldım, on tane kadar kolyoz, iki tane istavrit. Yeter be...

Çaparimi topladım, dönüş yolumun üzerindeki sırtı çekeceğim yere gidiyorum. Yaklaşıyorum... Sırtı takımım hazır. Üzerinde Yozura Tobimaru 10,5 yeşil bir rapala... Bırakıyorum mavi sulara, bir de yüzüşünü kontrol ediyorum. "Bu rapalaya gelmeyen balık çok akıllıdır herhalde" diyorum ve salıyorum... Tek kurşun var. Fakat enteresan denizin üzerinede balık oynağı var, çok iyiye delalet, hemen beni bir heyecan sarıyor...

Kendi kendime konuşuyorum. "Arkadaş valla burada balık var!" diyorum ve kendimi haklı çıkarıyorum... Vurdu! Vurdu!.. Ne vuruş!.. Sarstı kolumu... "Heyyyyyy! Dur bakalım!.." diyorum. Balığı sakinleştiriyorum. Balık bana doğru o kadar hızla geliyor ki, ne kadar hızlı çeksem o daha hızlı... Yaklaştı , balık su üstü yapmaya başladı. Tanıdım, bu bir lüfer... O da kendini suyun üstüne fırlamalarıyla gösteriyor zaten. Fazla ara vermeden hooooop! İçeri... Her taraf kan içersinde. Kovanın içersine bıraktım lüferi...

Tekrar oynağın üzerindeyim. Çok geçmeden bir vuruş daha. Bu da çılgın bir şey. Biraz evvel yakaladığım lüferden daha sert. "Tamam kofana" diyorum ama balık havalanmadı. Bu olsa olsa palamut olur... Gözüktü, güzel bir palamut. O da kovaya.

Balık var, bende devam ediyorum... Gene bir vuruş aldım. Olmaz böyle bir şey! Vallahi elimdeki takımı alacak. Kalamalar bitti, mantara sarılı misinayı bırakmaya başladım. Dört beş sefer yol verdim. Sakinleşti... İnanılmaz bir balık olduğu belli. Bana göre, gönlümden geçen "sırtıkara kofana" bu diyorum. Balık gene son sürat üzerime... Gördüm balığı Torik. "Hem de sivri bir torik" diyorum. Beş kulaç aşağimda... İlk yapmam gereken iş; balığın kafasını suyun üstüne çıkarmam lazım. Çıkarttım... Balık biraz salin, elimde 035 asso misina var. Tarttım ve hafif bir hareketle balığı tekneye aldım ama siz siz olun, her zaman bir kepçe ile alın. İşte balık elimde... Hazır olan bezimi balığa sararak sol elimle tutuyorum. Bir fotoğraf çekeceğim... Çok zor şartlar altında çektim... Pense ile ufak bir operasyon ile bu kadar balık yeter deyip takımlarımı topladım. Ohhhhhhhhhhhh! Ne güzel bir şey balık tutmak, hemde Torik...

Çok mutluyum. Sizlerle paylaşmanın heyecanı ve güzelliği de bambaşka bir duygu. Buna da rengarenk mutluluk diyelim.

Hepiniz hoşçakalın sevgili amatör balıkçı kardeşlerim.
























Bu kalp sana dayanırmı. 26 Eylül 2009 Sivrice.

Sevgili arkadaşlarım,
Bu gün başlığı böyle yazdım, gerçekten bu kalp böyle bir avda nasıl dayandı bilemiyorum.
Zonguldak'tan çok sevgili Aykut ağabeyim ve Yıldız ablam bana,
Sivrice'ye müsafir olarak geldiler, bu sabah onları Assos harabelerine götürdük, assos Behramkaleyi gezdirdik,saat 14.00
gösteriyor, Aykut ağabeyimden izin alarak, teknem ile bir iki saat balık avlamaya karar verdim, aklımda hep o akyalar var, tekneme atladığım gibi akyaların olduğu meraya gittim, takımı suya bıraktım, tobi maru yeşil, 10.5 cm, elimdeki son rapalam,bedeni 050 asso yapmıştım, akyalara ancak bu misina dayanır, gezmeye başladım fakat balık yok, aradan bir saat geçti, gözüme balık oynakları takıldı, bu toriğin olduğuna dalalet, akyadan vazgeçtim, yozuri mavi, tobi maruyu, 040 bedene taktım ve tekrar dolaşıyorum, oynakların üzerinden geçiyorum,
balık bolucumda çok balık sürüsü gördüm, bu kadar sürü balık arasında benim rapalamı yemesi bir mucize, bende karar verdim, balık sürüsünün daha altından geçeceğim, oynağın içine girmedim, aynı zamanda oynağın yanından geçmeye karar verdim, iyiki bu şekilde düşünmüşüm, işte o an geldi ve bir vuruş olmaz böyle bir
şey, kolumu kopartacak, çok zorluyor, yol istiyor, duruyor, tekrar yol istiyor, çak haraketi ve çok büyük bir balık olduğunu hissediyorum, bir yandanda iğneyi balığa oturtmaya çalışıyorum,
balık çok mücadeleci, bir ara boşladı, eyvah gene kopardımı derken biraz çektim balık hala oltamda, aynı hareketi iki sefer yaptı, heyecandan kendi, kendime konuşuyorum, çok sakin olmam lazım diyorum, o kadar çok çekiyorki, sarma kurşunlar aniden tekrar denize fırlıyor, bir ara sakinleşti bu arada sarma kurşunu çıkardım, tamam artık rahat, rahat oynayabiliriz, balık geliyor, oooooo kocaman bir torik olmaz, tekrar yol istiyor, gene sakinleştiriyorum ve suyun üst tarafından gelmeye başladı, bu sefer kesin kararlıyım, bırakmıyorum ve nihayet kafasını sudan çıkarttım, balık beklemede , kepçe yanımda bir hamle ile balığı keğçeliyorum, iki elimle tekneye alırken zorlanıyorum ama balık teknede, hemen oturuyorum ve biraz dinleniyorum, çok heyecanlıyım gerçekten mırıldanıyorum,Toriğe bakarak, bu kalp sana iyi dayandı. sizlere de rastgele.











Düşündüğümden de daha büyük bir Torik Altıparmak. 11 Ekim 2009 Sivrice.

Sivrice'de güzel bir pazar sabahı, kahvenin önü balıkçı arkadaşlarla dolmuş, sabah sohbetlerini yapıyoruz, kimi teknesinden bahsediyor, kimi ağlarından ben de, hangi balıkların olduğunu öğrenmek istiyorum, Lüfer görünmüyor, fakat akya, barakuda ve torik gördüklerini söylüyorlar, çayımı içtim, ikici çayımıda hemen söylediler,fakat yerimde duramıyorum,içmeyeceğim,ben hemen gideyim, Torikler ve barakudalar beni bekliyor, deyip limanın yolunu tuttum.
Teknemin son kontrollerini yaptım, takım çantam yanımda, yakıtım, suyum, meyvam her şey var, hareket edebilirim, bastım gaza, içim kıpır, kıpır sanki ilk defa balığa çıkıyorum, şimdiden heyecanlanıyorum torikleri, barakudaları düşünüyorum, gideceğim mera 3 mil uzaklıkta, bu arada takımlarımı hazırlıyorum, hangi rapalayı çekeceğime karar vermedim, rapala kutumun kapağını açtım, çoğunlukla yazuri serisi, bu sefer rapalamı değiştireceğim, barakudalara uygun
koyu siyah renkte olan yozuri, floting 13 cm olanı taktım, meraya yaklaşırken koyverdim rapalayı, heydi bismillah deyip başladım sırtıya.
Eeeee dile kolay aralıksız, 12 seneden beri sırtı ile balık avlıyorum, toriklerin ve barakudaların nerelerde yakalanacağını tabiki benim bilmem çok doğal, zira ne kadar yorik ve barakuda yakaladığımı ben de bilmiyorum ama bir hayli fazladır.
Dolaşıyorum, bu sefer balığı bulamadım, hava da gün doğusundan esiyor, çok kaba dalgalar var, balıkçı pantolonumu ve yağmurluğumu giydim, her an ıslanabilirim, olmadı, olmadı rapalamı değiştirmeye karar verdim, bu sefer gene tobi maru mavişimsi 10.5 cm olanını taktım, iğneleride VMS kaliteli bir marka, balık avımdan sonra tatlı suyla yıkasamda çabuk paslanyor, her defasında dikkat etmem lazım, gene dolaşıyorum, oynak falanda göremiyorum, balık bulucu arada sırada ötsede gene balık yok, yavaş, yavaş çapari yapmayı planlıyorum, hava da kalmaya başladı, sonra da gene mercana bakrım diye düşünürken, aniden bir vuruş sanki takımı elimden alacak, bu ne ya... demeye kalmadı balık deli gibi çekiyor, dur, dur diyorum, neyse biraz sakinleşti, geliyor, fakat daha evvelki balıklara benzemiyor, gayet sert bir şekilde asılarak geliyor,
çok dikkatli olmalıyım, bu balığı almam lazım, eğer rapala balığın ağzında kurtulmadıkça balığı mutlaka alırım diyorum, bazen aniden bırakıyor, bu çok sağlam takılmış, fakat hiç boşluk vermiyorum, balıkla oynayıp yoracağım,
balığı tekneye yaklaştırmadan yormak istiyorum, bu gelen balığın torik olduğunu biliyorun, balığı son kurşuna kadar çekiyorum, balık tekrar geri yol istiyor, hiç itiraz etmeden ama devamlı sıkı sıkı tutarak yavaş, yavaş yol veriyorum, yani çekerken de yoruyorum, salarkende yoruyorum, aşağı yukarı 20metre kadar sal, çek oynuyoruz, epey bir zaman geçti , çekmeyi fazlalaştırıyorum ince misinaya kadar geldi gördüm balığı, valla bu sefer düşündüğümden de büyük, hem de çok büyük, hele suyun içersinde parlaması ve yansıması insanı heyecanlandırıyor, balık yaklaştıkça boyu postu meydana çıkıyor, balığı elle almam imkansız, kepçeyle almam lazıl, fakat kepçede biraz ilerde, yani her şeyi düşündüm kepçemi yanıma almayı, elimin altına almayı unutmuşum, balığı çok yaklaştırdım, kafasını suyun yüzüne çıkarttım, sağa ve sola kafa atsada biraz sakinleşmesini bekliyorum, kepçeyi almam lazım, ve bir hamle yaparak, sağ elimde misinanın ucunda bir balık ve sol elimle kepçeyi almayı başardım, bu arada balık biraz hırçınlaşsada, balık kepçede artık,iki elimle birazda zorlanarak tekneye aldım, ilk başta bir ohhhhh çektim, bu balık bu sefer beni biraz yordu, fotoğraflarını ve videosunu cekebilirim artık.
Bugünkü güzellikleri ve sevincimi sizlerle paylaştığım için çok mutluyum,
sizlere de güzel avlar dilerim. Hoşçakalın.

Torik teknede artık. Video, tıklayın.

http://picasaweb.google.com/orhan.k...hkey=Gv1sRgCIGlzqL35YfYeA#5391319524396952050













Torik kepçede hemde Baba Torik. 29 Mart 2010 Sivrice



Sevgili arkadaşlar, hava gayet sakin, bu güzel havada balık olur diyorum, tekneme atladığım gibi doğru denize, güneşli çok güzel bir gün, merada torik ve barakuda olduğuna inanıyorum, sırtı takımımı hazırlıyorum, sahte balık olarak benim fovarim olan Tobimaru 10,5 cm mavi renkte olanı tercih ettim, hemen suya indirdim, her zaman olduğu gibi yazüşünü izledim, çok güzel,:) ben balık olsam bu sahteye hemen saldırırm diyorum, üç adet kurşun bağladım, orta sularda torik arayacağım, dolaşıyorum balık bulucum balık yazıyor ama benim oltama takılan balık yok, dolaşmaya devam ediyorum, balık bulucumun sireni çalmaya başladı, bende tam balığın üzerine gelecek şekilde 90 derece teknenin yönünü değiştirerek takımı balık sürüsünün üzerinden geçirmeye çalışıyorum, tam o sırada aniden elimdeki misina gerginleşti esasında dahada hafiflemesi gereken takımım geriye doğru çekmeye başladı, evet balık vurdu ama çok hissedemedim, biraz gaz verdim tamam oltamda balık olduğunu hissettim, bir iki sefer darbeli çekişlerle sahte yemimi balığa iyice otrttum , balık geliyor, ben çekiyorum, bu sefer balık çok hızlı bir şekilde bana doğru geliyor, barakudadır diyorum, bende çekmeye devam ediyorum, balığı gördüm parlıyor, kocaman bir balık, heyacanlanıyorum, çekmeye devam ediyorum hiç ara vermek istemiyorum balığı tam olarak gördüm torik hemde baba torik, kafasını sudan çıkarttığm balık çok hırçın, hemen kepçemi aldım ve balık kepçede, ohhhhh dünyalar benim oldu, sizlere de nasip olsun, hoşçakalın.:):):)








Yakadığım Güzel bir Torik. 5 Ekim 2009 Sivrice

Sevgili balıkçı arkadaşlarım,
Sivrice'de çok güzel bir sabah, masmavi bir gökyüzü pırıl, pırıl bir deniz, gel de balığa çıkma, bende çıktım.
Limandan çıkıyorum, bugünkü yapacağım balık avının planını düşünüyorum, kararımı verdim, bugünkü avıma sırtı çekerek başlamak istiyorum.

Takımlarımı çıkarttım, kafamda torik avlamak var, onun için mavi yozuri tabimaruyu tercih ediyorum.
Ön misinayı Asso 040 olarak bağlıyorum, 10 metre kadar, sonra ana misina, ana misinanın 5. metresine bir kurşun takıyorum, 5 şer metre ara ile iki kurşun daha ekliyorum, toplam 3 kurşun oluyor, sırtı çekerken elle çekiyorum, her ne kadar sırtı çeke, çeke sağ bileğim sakatlandıysada gene çekmeye devam ediyorum, alışkanlık, ben elle çekerken daha çok hissettiğime inanıyorum.

Her zamanki merama geldim, denizin üzerinde oynaşan küçük balıkları yani balık oynaklarını görüyorum, tamam bu emareler torik olacağının müjdecisi, denizin üzerinde bir kaç martı da var, avıma devam ediyorum balığı çok geniş bir alanda arıyorum, ilk geçtiği yerden takriben 45 dakika aralıklarla tekrar geçiyorum, balık oynaklarını devamlı rahatsız edip, onların dağımalarını istemiyorum gene balıkları gördüm, oynak sol tarafımda kalıyor, oynağın yanından devam ediyorum, aniden tam sağ tarafa direksiyonu kırıyorum, rapalamı tam oynağın içinden yüzdürüyorum, oynağın içersinden sadece ince ön misinaya bağlı olan rapalayı geçiriyorum, balık bulucum derinliği 17 metreler gösteriyor, ben ise takımı 8 metrelerden gitmesi istiyorum, tam o sırada çok sert ani bir vuruş, k****üt diye , sanki bir şey çarptı, evet, balığı aldım, balık geliyor, çok mücadele etmiyor, ön misinaya gelince balık debeleşmeye başladı , yol istiyor veriyorum, çekiyorum biraz yaklaşıyor tekrar yol istiyor, tekrar yol veriyorum, balık artık benim kontrolümde, kullandığım misinada çok güçlü, işte böyle iyice yorduğum balığı çekiyorum oda yol ister gibi, bu sefer ben direniyorum, artık yol vermiyorum, gene çekiyorum,balık pes etmiş gibi dipten dönerek bir daire çizerek geliyor, işler tamam son yapacağım hareket balığın kafasını suyun yüzüne çıkması, tamam çıktı balık suyun yüzünde duruyor, hazırladığım fotoğraf makinamıda kullanarak balığın tekneye alışını videoya almak istiyorum, bu sefer kepçe kullanmayacağım, balığı aldığım gibi teknenin içersine, o**** balık teknede,
videosunuda çektim. bugünde çok güzel bir av gerçekleşti,
ben de çok mutlu oldum, sizlere de güzel avlar dilerim, hoşçakalın.
















Video, Video, Video.
Torğin gelişi, Tıklayın.
http://picasaweb.google.com/orhan.kbicmen/20091005BugunGeneTorikGeldi?authkey=Gv1sRgCJ-I-O3OqZX1mgE#]












Sana aşığım sevgili Toriğim benim. 5 Nisan 2009 Sivrice

Sevgili Arkadaşlar,
Gerçekten ben Denize, balıklara ve balık tutmaya aşığım,
benim hayatım böyle geçiyor, sizlere şu anda başka bir şeyler yazmak
isterdim, ama bende başka bir şey yok, bugünde gene torik var,
Torik avını, bildiğiniz gibi, sırtı çekerek yapıyorum, bulunduğumuz,
Kuzey egede Sivrice de çok uzun zamandan beri devamlı olarak, teknem ile denize çıkmak ve sırtı avı ile balık tutarak, bu zaman zarfındada balıkların
bulunduğu yerleri meralarıda tanıyarak,çok tecrübe edindim, bu avantajımıda
kullanarak Torikleri yakalıyorum,
Bugünde çıktığım denizde, çok güzel bir sırtı avı gerçekleştirdim,
Sevgili Erol kardeşimde bana eşlik etti, uzun zamandan beri aynı gün
3 tane torik yakalayamamıştık, fakat bu gün çok güzel bir av ve torikler.
Bu günkü torik avımda, çok değişik yöntemler kullandım,
bu sefer çok açık denizlerde, kuş sürülerini takip ederek, Toriklerin önlerini
keserek yaptığımız torik avı çok başarılı oldu, üç tane torikle çok güzel bir
av gerçekleştirdik, bu güzel günü ve mutluluğumuzu, siz balıkçı arkadaşlarımızla, çektiğimiz fotoğraflarla paylaşacağız,
Sizlerede rastgelsin, hoşçakalın.





















Torikle Mücadele ve Mutlu son. 4 Nisan 2009 Sivrice

Sevgili arkadaşlar,
Güzel bir gün, hava açık, deniz tam balık havası, be havadada
durulurmu, Bizim Sivrice balıkçı kahvemize uğradım, Kahveci Hüseyin abimiz, aynı zamanda , boş vakitlerinde bırakma olta ile avlanan bir levrek ustası,
balıkçı arkadaşlarımızla çaylarımızı yudumladık, biraz balıklardan bahsettik,
Gırgırların, bo miktarda Tombik, Orkinoz ve torik aldıkları konuşuluyor,
Çapariye çıkan arkadaşlar birşey alamamışlar, son haberleri aldıktan sonra,
limana, teknemin son hazırlıklarını yaptım, yavaş, yavaş limandan çıkıyorum,
teknelerde ağ elleyen balıkçı kardeşlerimiz beni denize uğurluyorlar,
rastgele Orhan baba sesleri ile, sağolun, sizlerede rastgelsin cevabını verdikten sora, usta bir balıkçı gibi, çıkışı zor olan balıkçı barınağımızdan,
hafifte gaz vererek limandan ayrılıyorum.
Bugün yapacağım balık avımın planlarını yapıyorum, gene sırtı çekmeyi
düşünüyorum, Torik zaten var, Çaparide balık olmadığını biliyoruz,
mercan içinde yemim yok, sırtıda karar kıldım, hezırda, olan, üzerinde son
günlerin flaş rapalası, Yozuri Tobimaru, yeşil, 10.5 cm, c 44, jet uçağı
gibi oldu,:):):) beden gene 040 asso misina 10 metre kadar,( bende her şey
göz kararı ile, öyle santimler ve gramlarla fazla işim olmaz,
Takımımı hazırladım, avlak yerine gelmek üzereyim, denizin üzerinde gene kuşlar uçuşuyorlar, bu, iyiye delalet , demekki yem olarak küçük balıklara
kuşlar dalıyor, aşağıdanda torikler saldırıyor, tamam takımı yavaşçacık denize birakıyorum, Tomibarunun yüzüşünü biraz izliyorum, çok dengeli ve kıvrak hareketleri ile, buna atlamayan balık olurmu diyorum, gerçi, bizde bir
sürü para verip aldık, bizde atladık, bakalım torikte atlayacakmı,
takım suda, rapaladan sonra ilk 15 metrelere 70 gr, bir yaylı kurşun,
5 metre kadar ilersine 80 gr, ağırlığında ikinci yaylı kurşunu sardım,
toplam 30 metre kadar bırakmış oldum.
Devamlı kuşları takip ediyorum, denizin üzerindeki balık oynaklarının yanından
geçerken, tam sol yapıp rapalamı oynağın içersinden geçmesini sağlıyorum,
Bu torik avını , devamlı olarak 12 seneden beri yapmaktayım, eğer merada torik varsa, genellikle alırım, fakat bu sefer nedense balık vurmuyor,
gene kuşların üzerlerine doğru gidiyorum, vurdu,:) hemde çok güzel bir vuruş,
ama almadı, herhalde yandan vurdu takılmadı, vay anasını deyip, biraz üzüldüm,
ama çok geçmeden gene aynı yerde , bu sefer öyle bir vuruşki ,:) kolumu
koparacak, ilk olarak ben hemkemi yapıp tasmaladım , balık takıma iyice
oturdu, ama zaptedmek çok zor, çok hırçınlaşıyor, son bir haftadır hergün
torik yakaladım ama bu kadar hırçın değillerdi, epey yol verdim yavaş
yavaş durdurmalıyım,en sonunda sakınleşti, normak olarak üzerime doğru gelmeye başlar, fakat her ne dense bu sefer devamlı bir mücadele içersindeyiz,
o çekiyor ben kafasını döndürmeyecek kadar salıyorum, birinci kurşun ikinci kurşun ve fırdöndüye kadar geldi, biraz çekiyor, beş metre kadar kaldı, balığı gördüm, ne dense benim için en önemli bir şey var, balığı mutlaka görmek istiyorum, balığı nihayet gördüm, bir torik ama gerçekten hatırı sayılır,
evet şimdi oyun başlıyor, tekneyi görünce yol istiyor, veriyorum, her ne kadar misinam çok sağlamsada, belki dudağını yırtar, belki, iğnede açılabilir,
onun için fazla yük bindirmeyi hiç sevmem, böyle beraber oyun devam ediyor, balığı iyice yordum, ama bende yoruldum, hatta biraz belim ağırmaya başladı,
son hamlemi yapmam lazım, balık aşağıdan yukarı doğru, büyük bir daire çizerek geliyor, bu sefer bırakmayacağım, ve istediğimi yapıyorum, toriğin kafası suyun üstüne çıkınca, torik gayet sakinleşiyor, hemen elimin yan tarafındaki, kepçeyi alıyum ve torik teknede, mutluyum, ama belimde ağırmış durumda, fotoğraflarını çekiyorum, değişik pozlarda, toriğin derisinin çok güzel
bir deseni var, siyah uzunlamasına doğru bir çizgi var, yazılı dedikleri çizgi, elimi
sürdüm, kabartma gibi, çok güzel bir dokusu var, çıplak gözle dahada güzel
gözüküyor, yakında fotoğrafladım ama , bakalım güzel çıkacakmı,
ikinci balık için dolaşmak istemiyorum, bu toriği Sevgili arkadaşım, komşum,
emekli Deniz albayı, Şener ağabime vereceğim, bu torikten Lekarda yapacak,
Şener albayımın bir özelliğide , çok iyi bir olta balıkçısı, ayrıca balıkçı bir
ailenin çocuğu, babadan kalma balıkçı dükkanları var, Beyoğlu balık pazarında
Tunç balıkçılık yarım asırlık, başndada, Sener albayımın ağabeysi, Tuncel
ağabeyim duruyor, balık işleme sanatının son ustalarından, işte bizim
Torikte Sener albayım tarafından Lekarda yapılacak, hep beraber yiyeceğiz,
sizlerde davetlisiniz, bende takımlarımı topladım, limana girdim, teknemi bağladım, tekrar fotoğrafları çektik, Toriğide Şener albayıma vermeye gidiyorum. şimdilik hoşçakalın, bende sizlere bol balıklı avlar dilerim.
hoşçakalın, sevgili balıkçı kardeşlerim.














Sevgili arkadaşlar bugün 1 mayıs 2010 günlerden cumartesi, deniz hafif çalkantılı takımlarımı çıkardım, meramızda akya var, geçen gün kaçırdiğim kocaman akyalara nre kadar üzülsem boş, kime anlatsam , -zaten kaçan balık büyük olur diyorlar ve sırıtıyorlar, ben gene akyaların peşinde koşmayı düşünüyorum, akyalar büyük balıklar oldukları için kuvvetli takımlar hazırlamak lazım,

bende 050 asso misinamı yozuri 13 cm koyu siyah renkli alt tarafı parlak olan sahteye 10 metre kadar bağladım, bu sahteyi akyalar ve barakudalar çok seviyorlar,
sonra bir fırdöndü ve ana misina, fırdöndüden sonra 5. metreye bir yaylı kurşun

ikinci 5. metreye ikici yaylı kurşun ve üçüncü 5. metreye üçünçü yaylı kurşunu bağladım, bu sefer misinamı çok salmak istiyorm, şu anda toplam denizde 70 mere kadar misina salmış bulunuyorum, takımın yaylandığını hissetmekteyim,
akyanın bulunacağı yerlerde dolaşmaya başladım, akyaları kaçırdığım yerdeyim devamlı dönerek avlanıyorum, sahte balığım dönerke devamlı irtifa kaybetmekte derinlere gitmekte , demekki dönerekte derinlere takımımızı indirebiliyoruz, sonra ister gaz vererek ister darbeli çekerek avlanmaya devam ediyorum ama maalesef akyaları bulamadım, bu sefer toriklere bakmak istiyorum, denizdeki balık oynakları bana buralarda torik olduğunu hissettiriyor, takımı değiştiriyorum ve yazuri tobimaru yeşilimsi 10.5 cm olan sahteyi halkasından çok kuvvetli bir


düğüm atarak 035 asso misimaya bağlıyorum, gerisi gene aynı şekilde üç kurşunda aynı yerdeler bu sfer dolaşmaya devam ediyorum, bu arada denizde bir hayli sertleşti, dalgalar büyümeye başladı, denizde benden başka kimse yok, ben gene toriği arıyorum, denizdeki oynakları çok uzağından geçiyorum sahtemi tam oynağın olduğu yere gelecekmiş gibi 90 derece ani bir düşle düz olarak gidiyorum sahtem biraz derinlere giderek oynağın alt tarafından gelmeye başlıtor, geriye baktım zaman takımım tam oynak istikametinden gelmekte, işte bu hareketi oynakların bulunduğu yerlerde devam ederken inanımaz bir şey oldu takım sanki taşa takıldı, ama nasıl olur ben 20 metrelerdeyim, hayır balık var hemde deli bir şey boyna sağa sola kafa atıyor ve sert bir şekilde yol istiyor, bende 70 metreden sonra bir 10 metre kadar daha yol vedim, biraz sakinleşti bana doğru geliyor, tahmin etteğim torik bu, geliyor tekneye kadar geldi balığı daha göremiyorum dipliyor tekrar yol istiyor, böyle acele etmeden yarım saat kadar balığı yordum son alararak tekneye doğru çekiyorum gördüm kocaman bir torik bu suyun yüzünde kapçemi aldım ve balık teknede, çok hırçın, yerinde durmuyor, hemen videosunu çekiyorum, bu arada başka bir balıkçı teknesi yanımdan geçiyor, onlarında sırtı çektiğini görüyorum ve onlara burada torik var sizde yakalayın diyerek tuttuğum balığı gösteriyorum, onlarda bravo, bravo, sesleriyle beni tebrik ediyorlar, onlar avlanmaya devam ederken benim avım sona eriyor, kocaman bir torik bizlere de yeter dostlarımızada, gene hayatımın en güzel günlerinden birini yaşadım, allaha ço şükür, takımlarımı topladım sahtelerimi tatlı su ile yıkadım, hem teknemi topluyorum hemde limana doğru yol alıyorum, limanda balıkçı mühendis Zafer kardeşimi görüyorum ve beni bu güzel torik ile fotoğraflıyor, sizlere de güzel avlarda güzel balıklar dilerim, hoşçakalın sevgili balıkçı arkadaşlarım.



Baba toriğin video görüntüleri tıklayın.
http://picasaweb.google.com/orhan.k...key=Gv1sRgCJetr72M6ODb4gE#5471696043956366162








Torik ve sarıkuyruklar 10 Aralık 2008 Sivrice


Sevgili Arkadaşlar,
Uzun zamandan beri süren, lodosların, poyrazların ve sularında
hala sıcak olmasından dolayı balıksızlık, nihayet iki akya ve bir torikle
bu balıksız giden günlere bir son vermiş oldum,
Teknem ile denize açıkdım, hava çok güzel , yaptığım av planım,
ilk başta çapari yapacağım,sonrada mercan, fangri, fakat çapari
yerine kadar, 3 mil var, bu aradada sırtı çekeceğim, sırtı takımım hazır,
üzerinde koyu renkli bir yozuri 11 cm sahte hazır, bu gün sırtıyı çekerken,
iki balığı tasavvur ediyorum,aklımdan geçiriyoerum, biri barakuda, diğeri
ise torik, yozuri sahtemi denize bıraktım, ilk başta 2 metre salarak nasıl
yüzüyor diye kontrol ettim, gerçekten yaptığı aksiyonlar tam bir balık görünümünde,
tebrik etmek lazım bu Japonları, bedene her zaman oldoğu gibi asso 040 misina
ve gerisi 300 metre starafora sarılmış misina oda
090 , bu avımı suyun üzerinde çekerek yapıyorum, kulladığım kersun
bir adet, ilk 20 metreye tektım, 70 gr civarında, üç metre kadar

denizin suyun altından gidiyorum, balığı aradığım yerler ise 5, 10 ve 15
metreler, esas meraya geldim burada balığın olabileceği yerden geçiyorum 14 metreler,
aaaaaa balık vurdu, almadı heyecenlandım, o sırada bir daha
vurdu, ne oluyoruz boyna yuruyor almıyor, bırakırmıyım, tekrar aynı noktadan geçiyorum,
sevgili arkadaşlarım uzun senelerimn verdiği tecrübe
balığın oltama vurduğu ilk anda hemen nerede vurduğunu tesbit ediyorum,
kerterizi aldığım yerden ve 14 metre derinlikten tekrar geçiyorum, veeeeee
gene vurdu amaaaaaaa bu sefer af yoooooooook balık oltada sert darbelerle geliyor,
hiç boşlamıyor, hamgi balık kestiremedeim, tamam balığı
gördun yassı ve geniş, şimdi çok heyecanlandım, yoksa sinaritmi, fazla
yukardan geliyorum, ama belli olmaz sinaritlerde bazen havalanırlar, avaba
sinaritmi derken parlayan balık belli oldu ,Akyaaaaaaaaa, bir hamlede
teknede hemen rapala ağzında fotoğraflarını çektim, ohhhhhhhh, nihayet
haftalardan sonra, sessi olan denizin , sessizliğini bozduk, çok sevinçliyim,
tekrar rapalamı suya saldı gene devam ediyorum, balığın çok olduğu belli
gene aynı yerlerde doşaşıyorum, bu sefer güneşi arkama aldım ve tersten
dolaşmaya başladım gene o an, gene o muhteşem vuruş ve gene o balık.
bu sefer biraz daha büyük bir akya, çok mutluyum, çocuklar gibi
seviniyoru, bu arada yaptığımız planda suya düştü, havada kararmaya
başladı, bu arada sahte balığımı değiştirdim, yeşilimsi tomibaru 10.5 cm
bir yozuri taktım, gene bir vuruş bira hafif balık geliyor, üstüme doğru,
buda yolunu şaşırmış bir palamut, çingenenin büyüğü, onuda aldım,
balıkçı kardeşlerim beni bekliyorlar, Sivrice'ye gelmişler,bende göğsümü
gere, gere kovaya koyduğum balıklarla , onları karşıladım, Filladiya,dan
Hakan, İstanbul'dan Karamurat, Memoş,Orhan,Murat, Limon Bircan
ile hep beraber bayramlaştık, masamız tuttuğum balıklarla
ve yeşil efe ile donatıldı çok güzel bir bayram akşamı , sevdiğim kardeşlerimle
Orhan baba usulü şle pişen balıklar ağızda eriyor, ve yağ gibi
kayan yeşil efede heyata değişik bir haz veriyor.hoşçakalın.:):):):):)



































Muhteşem balıklar. 22 Ekim 2008 Sivrice

Sevgili arkadaşlar,
Bu gün çok güzel bir gün geçirdim,
Çapari ile başladım, yemlik balığımı aldım,yemli oltam ile,
mercana baktım, bir adet fangri ve gerisi yok,
denizin üzerinde uçuşan martılar dikkatimi çekti, yaptıkları hareketler,
denizin üzerinde küçük balıklar olduğunu gösteriyor, tabiki
küçük balıklarıda büyük balıklar kovalıyorlardır, diyerek rapalamı,yozuri,
13 cm denize bıraktım, hemen oynağın üzerinden geçerken, küüüüüüüüüt.
inanılmaz bir vuruş, ne olduğu ilk anda belli olmadı, tabiki muhteşen bir
torik, kafasını sudan çıkarana kadari sonra benim ellerime geldi.
meraya torik girdiği belli oldu, fakat ikinci toriği araken , bu sefer, eski
sevgilim geldi, onada hayır demedim, onuda selamladım,
ve locasına davet ettim, bu arada suyun yüzünde gene oynak gördüm,
açık olan çaparim ile dolaşmaya başladım, iri istavritler vede oltama takılan dev kalamar
beni biraz ıslatsada kepçeme girdi ve ve balık sepetimde yerini aldı,
çok mutlu bir gün geçirdim, hayattan çok zevk
alıyorum, denizde olmak, hele bu balıkları tutmak,
muhteşem bir duygü.





























[/QUOTE]








Torkle mücadele 28 Mart 2008 Sivrice

Sevgili Arkadaşlar,
Bugün denize Conta kaptan ile beraber açıldık,
Şener albayımın biraz bel ağrısı vardı,inşallah yarın beraber denizdeyamıziz,
Çok güzel bir gün geçirdik,oltıza takılan iki torikle çok uğraştık,tekneye
almayı başardık,çaparimize takılan dülger balığı enteresandı,
biraz yoruldum,kısa keseceğim,hoşçakalın.
Fotoğrafları yolluyorum.































Sivrice de Torik,Akya ve Palamut avı.

Sevgili arkadaslar, Sivrice 23.11.2007 günü
Haftalardan beri esen sert rüzgarlar,yerini sakin bir
havaya birakinca,ben ve Mercan Kenan kardeşim
palamuta sırtı cekme kararı aldik,
Hava cok guzel avlak yerine geldik,oltalarimızı denize saldik,



takilar şöyle,sahte balık olarak yozuri tomibaru 11 cm.
beden 035 asso 6 kulac takriben,ana misina benim 080 asso,Kenan ın
060 asso,Kenan kardesim de cıkrık makina var,ben el oltasi ile,
İlk vuruşu Kenan aldi,insanın içini gıcıklandıran bis ses,cıkrık makinanın otüşü,
guzel bir palamut,livara girdi,arkasindan benim oltama öyle bir vuruş ki mantari denize firlatmak zor oldu,inanılmaz bir şekilde mantarı sürükleyen büyük bir balık olmalıydı,mantari aldık,balıgı cekmeye başladik,cek bırak 45 dakika mücadele sonunda kepçeledik,bizi zorlamasın sebi yan olarak rapalaya takılmasıymış.
snra bir palamut ve birde Akya (sarikuyruk)yakaladık.
Sizlerle fotografları paylasıyoruz,palamutların tadını sonra
anlatacagim,hoscakalın.














18 Nisan 2008 Sivrice
Sevgili arkadaşlar,
Bu sabah erkendeden balığa çıkma kararı almıştık,uskumrunun görülmesi
bizleri heyecanlandırdı,sabah erkenden saat 06 00 uyandım,kahvemi içtim,
akaryakıtımı aldım,sabah kahvaltımı teknede yaparım diyerek evden
ayrıldım,limanda kimseler kalmamış,Conta kaptan ,Tuncay kaptan,Mujdat
kaptan ve Fikret kaptan denize çıkmışlar bile,bende tekneyi çalıştırdım,
limandan hareket ettim,hava esiyor,biraz fazla esmeye başladı,bende
düşünmeye başladım,biraz zor yol alıyorum,olmayacak,karar değiştirdim,
Sırtı çekeceğim,sevgili Arif,bilir beraber avlandığımız meraya doğru hareket
ettim,dalgalar gene çok fazla ama idare edeceğim,bazen kenardan dalgalar
girsede dalgıç pompa ile dişari atıyorum,takımlarımı çıkardım,bugün çekeceğim
rapala ,yozuri tomibaru 10.5 cm.mavi beyaz,fotoğrafta görülüyor,beden
olarak, bugün 040 asso kullanıyorum,deniz dalgalı,fazla berrak değil, idare eder,
ana misina her zaman olduğu gibi 090 asso çile misina.
Takımımı saldım balığı arıyorum,açık sığlarda aradım,bir şey yok,kıyı tarafa bakıyorum,aldım aldım hemde ne vuruş ,yanlız balık çok çekiyor,çok büyük
bir balık geliyor,önümde misina bitti,elimdeki mantardan bırakıyorum,çok
büyük bir balık geliyor,ben misinayı salmaya devam ediyorum,
fakat misina mantara takıldı gelmiyor, bende mantarı denize bıraktım mantarın arkasından
gidiyorum , mantarı gönder ile aldım tekneyi balığın geliş istikametine çevirdim,
balık yol istiyor, bende veriyorum,balık sakinleşti, yavaş yavaş çekiyorum,birinci kurşun geldi,
kurşunu çıkarttım ,ikinci kurşunda geldi onuda çıkarttım,balık gene yol istiyor,hiç itirazım olmaz,yol veriyorum,bu durumlarda gayet sakinim,bizim 035 misina ile 32 kiloluk balığımız
var onun için birazda rahatız,balıkla oynamata devam ediyorum, oda yavaş yavaş yoruldu,
geliyor artık,balığı nihayet gördüm,balığı görmek benim için her nedense çok önemli,
bu bir torik,yan yan geliyor,daireler çizerek yükseliyor,kafasını suyun üzerine çıkarttım,
ve balık sakinleşti,040 asso misina ile,bir hamlede kepçe kullanmadan tekneye,hemen
fotoğraflarını çekmeye başladım.hava dahada sertleşmeye başladı,dalgalar çok büyüdü
onlarında fotoğraflarını çekiyorum,limana doğru gidiyorum,sırtı takımımı topladım,fakat
yeni bir karar daha veriyorum,levreğe bakacağım,tam levrek havası diyorum, kendi kendime,
sıra levrekte.Hoşçakalın, sizlerede rastgelsin arkadaşlar.



















29 Mart 2009 Sivrice
Sevgili Arkadaşlar,
Bugün sandıktan torik çıktı, sabah saat 11.00 civarında köye çıktık,
vatandaşlık görevimiz olan , Muhtar ve belediye seçimleri için oyumuzu
kullandık, hava çok güzel deniz beni çağırıyor, durumuyum.
Mercan Kenan kardeşimi dün yolcu etmiştim, bugün yalnız denize
çıkıyorum, sırtı çekeceğim, takımım hazır, yeşil renkteki Yozuri tobimaru,
hava çok güzel tam balık havası, kendimi ilk başta çok iyi motife ederim,
bugün balık tutacağıma inanıyorum, bismillah deyip takımımı suya bırakıyorum,
her zaman olduğu gibi rapalanın yüzüşünü biraz seyrettikten sonra, çit kurşunlu
torik takımım suda, teknem 4 mil kuvvetinde seyretmekte,kuşlar küçük oynak balıkların üzerlerindeler, bende ollara katıldım hep beraber arıyoruz, merayı baştan aşağı doğru dolaştım balık hala alamadım, gene sığlık bir yerden geçiyorum, 7 metreler civarı, bir gözüm balık bulucuda, ilerliyorum, 14 metrelelere geldim aman allahım bir vuruş, bir gerilme , misinayı elimden alacak,
artık otomatik makina gibi olmuş elim, kalamayı kendiliğinden veriyor, bu sefer
balık devamlı çekiyor bende çekiyorum, boşluk bırakmak yok, balığı tartım,
benim takım için problem yok çekiyorum balık tekneye geldi, hiçte torik gibi
gelmedi, ben genede heyecanlıyım, gördüm beyaz bir balık toriğe benziyor, yol istiyor veriyorum, derinlere gitti, tekrar yukarıya doğru çekiyorum, oyun oynamaya başladık, biraz yorulur gibi oldu, benim tek hedefim, balığı , toriği suyun yüzüne çıkartmak, en sonunda başardım ve torik suyun üzerinde sakin bir şekilde bekliyor, 040 qsso misinama çok güveniyorum, bir hamlede balık
teknede,moorun üzerine yatırdım fotoğraflarını çektim, hiç ses çıkarmıyor, bir an şokta olacak, sonra bir havlu ile bir elimle sıkıca kavradım, diğer ilimde pense, çok dikkatli bir şekilde, balığın canını fazla acıtmadan iğneyi çıkarttım, üçlü iğneyi tam ağzına almış, beze sardım ve yere yatırdım, bugünlük bu
kadar deyip takımlarımı topladım, limanda bekçimiz, Moda lı Erol kardeşim beni bekliyor, teknemi yanaştırmak için bana yardım etti, fotoğraf makinası ile
birde torikle beraber fotoğraflarımı çekti, oda her zaman , beni balıkla görünce
çok sevinir, bu akşam sevgili dostlarımızla , Şener albayım ve diğer komşularım
ile torik ziyafeti var, bendende Torikten suşi Türk usulü . çok güzel
oluyor, tarifini isteyenlere veririm, aynı lekarde gibi, ama taze balık etinden. ağzım sulandı , karnımda acıktı.
çok sevinçliyim, heyetımın en güzel anını yaşadığımı hissediyorum,
çok güzel bir torik, ben torik avını çok seviyorum, senelerden beri en fazla
torik yakalamışımdır, bir yenisini daha ekledim, sizlerede nasip olsun,
sevgili balıkçı arkadaşlar, balık tutmak çok güzel, sizde hemen
balık tutmaya gidin derim, hoşçakalın.

















Sevgili arkadaşlar,
Bugün gene denize açıldım, bu sefer yalnızım, hava çok sıcak, sanki yaz geldi,
denizde biraz çalkantılı, üç dört günden beri Torik yakalıyoruz, merada mutlaka
var, bu arada lüferde olabilir, ben gene her zaman olduğu gibi pozitif düşünüyorum , bu havada balık olur diyorum, dün kullandığım takımımı çıkarttım,
rapala gene aynı Yozuri, tobimaru, yeşil, 10,5 cm , bu rapalaya hayranım,
lüferide, palamutuda, toriğide çok güzel avlıyor, bismillah diyerek rapalamı suya bıraktım, yüzüşünü kontrol ettikten sonra, ilk 18 metreye bir yaylı kurşunu bağladım, beş metre ilersine ikinci kurşunu bağladım, teknemin hızı 4 mil civarlarında, kuşlar gene dolaşıyorlar, denizdeki yemlik balıkların oynamaları
kuşları dahada heyecanlandırıyor, ben oynağın ön tarafında geçiyorum,
tam aksi tarafa dümeni çevirince rapalam tam oynağın ortasına geliyor,
bu şekilde arıyorum,
Birde devamlı olarak dalgaya karşı gidiyorum, güneşide arkama alıyorum,
her zaman yapamasamda teknenin arkasından gelen güneş, balığın
rapalayı daha iyi görmesini sağlıyor, uzun seneler evvel ustalarımızdan
öğrendiklerimiz böyle, daha evvel tuttuğum toriklerin yollarında gidiyorum, inanmışım buralara, mutlaka olur diyorum, gene imbat tarafından gelen dalgaların üzerine doğru giderken, nihayet, rapalama çok kuvvetli bir şey asıldı, geri çekti, bu arada bende iyice tasmaladım, iğnenin çok sağlam
oturduğuna eminim, ama balık hatırı sayılır, arkaya doğru geriliyor,
biraz yol verdim, gene bırakmıyorum, parmağımda plastikten yapılmış bir
parmaklık var, bütün güç bu parmaklığa biniyor, balığa hiç fırsat vermek istemiyorum, yani başını çevirtmiyorum, o asılıyor, bende çok az, az salıyorum,
misinamada çok güveniyorum, siz, siz olun, torik için olmazsa olmaz, 040 asso
biraz mücadeleden sonra, üstüme geimeye başladı,
teknenin arka tarafına doğru geliyor, tekneye biraz gaz verdi ve tekneyi döndürdüm, blığı teknenin yan tarafından almak istiyorum, balık tekneyi görünce tekrar dellendi, bir sağa bir cola kaçıyor, tekrar dipledi, bende boş bırakmıyorum, kafasını sudan dışarı çıkardım , sakinleşmiyor, çırpınmaya başladı,
fazla oynamadan, kepçemi aldım ve balı, torik hemde Baba torik, kepçemde,
yere yatırdım, kepçenin içersinde fotoğraflarını çekiyorum, çok güzel bir toriği
gene yakaladığım için çok mutluyum,
Bu günlük bu kadar yeter deyip, limana doğru yol aldım, yavaşlayarak limana girdim, Erol kardeşim geldi ve tekrar torikle fotoğraflarımızı çekti,
Limanda bekleyen Conta kaptan toriği aldı temizledi, Muammer ustada
yöremizin zeytinyağı ile tavada pişirdi, hep beraber çok güzel bir balık ziyafeti oldu. sizlerede nasip olsun, hoşçakalın.















5 Şubat 2011 Sivrice
Bir kaç günden beri esen sert rüzgar nihayet bu sabah hız kesti, bu havayı değerlendirmeden olmaz, Conta kaptanın yerinde sabah çaylarımızı içtik, suyumuzu ve yemeklerimizi hazırladık, istikamet liman.
Teknedeyiz ben her zaman olduğu gibi çocuklar gibi heyecanlıyım, hemen bugün hangi sahteleri kullanacağımızı konuşuyoruz ben gene tobimarudan şaşmıyacağım, Conta da rapala 13 cm güzel bir sahte tam palamut için, takımlarımızı suya saldık avımız başladı, çok güzel bir gün hava güneşli pırıl, pırıl yazdan kalma bir gün gibi, bu havada çok balık alırız diye konuşuyoruz, tabi fazla beklemeden Conta kaptan yavaşla, yavaşla ve ilk balığımızı aldık derken gene Conta kaptanı bağırışı ve aynı anda ben de bağırıyorum ben de aldım diye, tekenede her zaman olduğu gibi bayram var, bu hafta Mordoğandan dostlarımız geliyor, onlara balık yedireceğiz kaptan söz vermiş, senelerden beri balık sitelerinden tanıdığım sevgili kardeşim Ahmet Tahir ve dostları geliyorlar, bizde yeterli balığımızı aldık, beş tane palamut, artık torik olmaya az kalmış üç tanesi epey büyükçe, hepimize yeter, bizde bu akşam palamutun birini çabuk lekarda yapacağız, bu konuda ben de biraz tecrübe kazandım, ilk başta derisinden ayırdığım palamutun etini yarı cm eninde keserek tabağa diziyorum, üzerini kaplayacak kadar limon suyu, o şekilde bir saat bekledikten sonra, tuz, karabüber, kekik ve zeytın yağı üzerinede çok ince kıyılmış soğan, şimdi başlıyorum .
Bu günümüz de böyle geçti Conta kaptan ile biraz yorulduk ve karnımız açıktı, biraz sonra masamızı kuracağız ve günün yorgunluğunu üzerimizden atacağız. Sivrice'den bizlerden selamlar, sevgiler, hoşçakalın.


















İşte o muhteşem balıklar. 30 Mart 2009 Sivrice



Sevgili balıkçı arkadaşlarım,
Bu günde havayı iyi görünce , hemen balığa çıktım, yanımada
limanımızın bekçisı, sevgili kardeşim, Erol u yanıma aldım,
beraber, hoş sobet denize açıldık, bu günde sırtı çekeceğiz,
ben yine yozuri tobimaru yeşil renkte olanı çekiyorum,
Erol kardeşimede mavisini bağladım, ikimizde çekiyoruz,
bizim Sivrice fenerini geçerken, işte o muhteşem an geldi,
oltama bir şey vurdu, gerçekten zaptedemiyorum, misinamın
kalomasını verdim , bitti, balık öyle asılıyorki, sanki maliyeden
vergi borcunu tahsilata gelmiş gibi, en sonunda anlaştık, oda razı oldu,
bir hayli munakaşadan sonra, sevgili Erol kardeşim, usta bir kepçeci
gibi, balığı tekneye aldı , bayram var teknede, şarkılar, söylüyoruz,
gerçekten çok sevinçliyiz,
Bayram devam ediyor, arkadan, bir lüfer,, bir lüfer daha ve en sonunda bir
kofana ile, çok güzel bir günde, çok güzel bir balık avını sonlandırıyoruz.
Çok güzel bir gün ve çok güzel balıklar,
Sevgili Erol kardeşimde hepinize çol selamlar yolluyor, hoşçakalın.
Fotoğraflar her şeyi anlatacaktır. sevgili balıkçı kardeşlerim,
sizleri çok seviyoruz. hoşçakalın.


















































31 Ocak 2011 Sivrice
Sevgili balıkçı dostlarım,
Havalardan ve işlerimden dolayı biraz ayrı kaldığım denizimi çok özlemişim, Conta kaptan ve komşum Selim ile denize açılmaya karar verdik, hava biraz soğuk olmasına nazaran yüzünü gösteren güneş ile ısındık.
Poyrazdan esen rüzgar balığın olacağına işaret eder gibiydi, ben Tomibaru mavi 10.5 cm sahtemi suya bıraktım, üzerindeki ön misina gene 040 kaliteli bir misina, çekeri 26 kg civarında, ben dipten 7 - 8 metrelerden çekiyorum, Conta kaptan ise 3 - 4 metrelerden, bu şekilde takımlarda birbirine girmiyorlar, ilk başta narayı atan Conta kaptandı sonra ikinci bağırış benden geldi, böyle devam ederken aynı anda oltalarımıza vuran iki palamutla tekne bayram yerine döndü, akşam için nevale çıkmıştı,hayatında ilk defa balığa çıkan ve sırtı çeken Selim kardeşimde bir palamut tutarak milli oldu, artık teknede palamut avının mutluluğunu yaşıyorduk, ne kadar güzel insanın dostları, sevdiklerinle beraber denizde olması, hele palamutların ar arkaya oltaya vurmaları yokmu,biraz sonra ızgarada palamut var.
Bugün her şey çok güzel oldu, en güzeli ise siz balıkçı arkadaşlarımızla bu güzel anımızı ve mutluluğumuzu paylaşmak, Selim kardeşim, Conta kaptan ve
ben, sizlere sevgi ve selamlarımızı gönderiyoruz, hoşçakalın.
.jpg[/IMG]





[/QUOTE]
Tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum
 

Mektupla

Daimi Üye
Katılım
12 Eyl 2017
Mesajlar
5,469
Tepkime puanı
12,240
Puanları
113
Yaş
56
Konum
İstanbul
:harika:
 

Mektupla

Daimi Üye
Katılım
12 Eyl 2017
Mesajlar
5,469
Tepkime puanı
12,240
Puanları
113
Yaş
56
Konum
İstanbul

ccingiler

Yeni Üye
Katılım
8 May 2012
Mesajlar
28
Tepkime puanı
51
Puanları
13
Yaş
59
Konum
Bursa
Adı
cengiz cingiler
Kan Grubu
AB Rh Pozitif
vay cengiz abim benım sen buralara gelirmiydin yahu :) Nice senelere abi
O levrek gelecek şansı yok .. Öğrenecez ...araştırmalara devam.. Adana mersin izmir heryerden takviye istedim..O levrek gelecek bu ctesi inşallah.

Mutlu 2020 olsun hepimize..
 

ilhany

Aktif Üye
Katılım
1 Eyl 2015
Mesajlar
423
Tepkime puanı
743
Puanları
93
Yaş
52
Konum
İZMİR
Adı
İLHAN
Kan Grubu
O Rh Negatif
O levrek gelecek şansı yok .. Öğrenecez ...araştırmalara devam.. Adana mersin izmir heryerden takviye istedim..O levrek gelecek bu ctesi inşallah.

Mutlu 2020 olsun hepimize..
Abim.... Seni burada da görmek ne büyük mutluluk. Mutlu levrekli lüferli yıllar.