Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Sahtelerde Renk Seçimi

emrmtn

Daimi Üye
Katılım
7 May 2010
Mesajlar
544
Tepkime puanı
169
Puanları
43
Konum
Muğla/Fethiye
Adı
Emrah Metin
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Konu icin teşekkürler arkadaslar..Tecrübeli arkadaslar sayesinde nerede ne kulanilacagi konusunda aydinlatiliyoruz ve tüketim çılgınlığından kurtuluruz :)

GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

Horozbina

Daimi Üye
Katılım
17 Ocak 2012
Mesajlar
2,269
Tepkime puanı
3,780
Puanları
113
Konum
Tekirdağ / İstanbul / Ören
Adı
Bülent
Tecrübeler ve bilgiler için herkese teşekkürler.


Özellikle Bülent abi senin söylediğin '' suyun fon rengi '' kısmı benim en çok dikkatimi çeken noktalardan biri.Suyun rengine göre denemeler yapıp sonuç aldıklarımı buradan paylaşırım.(Berrak sularda )

Su üstü sahteler için renk pek önemli olmadığı söylensede, ön plana çıkan renkler mevcut.Özellikle '' Ghost '' renk kodu ile başlayanlar, yani şeffaf olanlar daha başarılı olduğunu düşünüyorum.

Genelde ne zaman hangi sahtenin iş yapacağı yada ne atsak balığın atladığı sahteler renkler zamanlar olsada, detaylara inmek , bu konuda olduğu gibi olayın keyif veren farklı bir boyutu ortaya çıkmakta. :) Sahte ile balık yakalamaya başladığım günden beri bir defa bile yemli av yapmadım.Tekneden dahi avlanmadım.Sahtelerle balık tutmanın zorluğu ve bu gibi fikirlerle, detaylarla uğraşmanın verdiği zevk kesinlikle daha farklı bir uğraş haline geldi benim için. :)
Ben de yemli ava pek gitmiyorum, oranlarsak binde bir altına düşer.
Avlanma yanında yaptığımız işi araştırmak çok önemli bir davranış.

Bu insana ait fakat nadir yapılan eylem. Armut piş ağzıma düş yöntemi papağanın insan konuşmasını öğrenip taklit etmesinin benzeridir. Ayrıca öğrenilip kabul edildikten sonra değiştirmeme, öğrendiğini kendi benliği sanma insana ait diğer özellik. Farklı bir şey keşfedenin dokuz köyden kovulduğu bölgede yaşıyoruz. Bu nedenle yerimizde sayıp başkalarının buldukları rahatımızı sağlarsa alıp kullanıyoruz. Bunu yaparken de ardındaki bilgiyi ret ediyoruz. O teknolojinin ardındaki bilgiyi ret etmek en önemli özelliğimiz.

Gelişmiş ülkelerde bugün ilkokuldan doktoraya tüm eğitim sistemi, bilimsel yöntemi öğretmek, uygulatmak üzerine.

Neyse deyip geçelim konunun ardına.

Retinada bulunan koni ve çomak biçimli hücrelerden renkleri algılamamızı sağlayan koni hücreleri balıklarda insanlardan daha fazla olduğundan birçok balık türünün renkleri insandan 5 kat fazla ayırabileceği düşüncesini oluşturmuş. Bu kabul test edilmiştir mutlaka ama nereye kadar varıldı bilmiyorum. Kısaca balıkların gözleri kedi köpek gibi hayvanlara benzemiyor renkleri ayırt edebiliyorlar. Ancak renklere karşı tepkileri nasıldır bilmiyorum, bu konuda araştırmaya da rastlamadım. Hayvan zihni ile ilgili araştırmalar hem doğada hem laboratuar ortamında sürüyor. Kuşlardan balıklara, böceklere hayvan davranışları binlerce bilim insanı tarafından araştırılmakta. Bu araştırmaların bir kısmını okudum, biraz bildiğimi sanıyorum. Hatta arıların haberleşmesi bir çiçek bölgesini tarif etmeye başladığında güneşe göre verdiği doğrultuyu kovandan çıkanın güneşin hareketi nedeniyle nasıl saptırdığını, birkaç sefer sonunda ilk tarif edilen yolun daha kısa olanını nasıl buldukları hakkında sayfalarca okudum. Arıcılık falan yaptığım yok, yaban kazlarının altına alacağı yumurta seçimindeki davranışları dahi biliyorum.
Ama bizim avlarımız olan balıklar hakkında araştırılmış yeterli bilgiye ulaşamadım. Renkleri bunca iyi ayırabilen canlıların avlanmasında plastik sahtelerin renklerinin önemli olduğunu varsayarak bu konuyu açtım. Sahte üreticileri sadece bizi avlamak için türlü biçim ve aksiyonlara sahip ve rengarenk ürünler ortaya çıkarırken, amaçları satıp kazanmak olduğundan işe yarayacak renkleri mutlaka araştırıyordur. Çünkü ürünleri ne kadar başarılı olursa satma şansları artacak. Bu işi araştırarak yapanların yanında onlar kadar hızlı kopyalayanlar da çok.

Suda derinliğe göre renklerin oluşmasını sağlayan fotonlardan dalga boyu büyük olanlar derinlere inememekte renkler değişmekte.
Renklerin değişimi 1 metre derinlikte dahi insan tarafından fark edilebilir. Işığın zor ulaştığı çok derin sularda dahi balıkların görme sistemi iyi çalışacak durumda gelişmiş. Aynı gurup bu omurgalıların sığ sularda yaşayanları da algılayabildiği renklere nasıl tepki verirler, kendimizce bulmaya çalışıyoruz. Su içinde yıllarca gözleyip çeşitli testler yapıp değerlendirme olanağımız ise yok.
Sadece verim aldıklarımıza göre üstelik yetersiz sayıda denemelerle doğrulara ne kadar yaklaşabiliriz bilemiyorum.
Bu nedenle bu hobiyle uğraşanların gözlemlerine gerek var. Yakamoz ve Dündar’dan başka bilgi aktaran yanıt pek olmadı.
 

Horozbina

Daimi Üye
Katılım
17 Ocak 2012
Mesajlar
2,269
Tepkime puanı
3,780
Puanları
113
Konum
Tekirdağ / İstanbul / Ören
Adı
Bülent
Bu konunun 22. yanıtında resmini eklediğim gökkuşağı gibi rengi olan coton candy pembe de denilen sahteden kim bilir kaç bin tane satıldı.
Alıp kullanan olmadı mı?
 

Plankton

Aktif Üye
Katılım
5 Nis 2014
Mesajlar
331
Tepkime puanı
359
Puanları
63
Konum
İzmir
Adı
salih
Renklerin derine indikçe griye dönmeleri, levrek için etkisi ne kadar olur bilmiyorum(Güneş dik açıyla geldiği zamanlar. )Çünkü ilk kırmızı renk grileşmeye başlıyor , oda 1.5-2 metre derinlikten sonra.Kullanılan sahteler genel olarak 1.5-0 metre dalar derinliğinde değişiyor.Silikon hoplatıp zıplatmakta yada sinking modellerde tabiki etkisi vardır.Bu zamanlarda balığı derinde dipte aramak lazım... Jigging için daha önemli bu renklerin grileşmesi konusu.

Gün doğumu ve batımında güneş ışınlarının gelme açısıda küçüldüğü için, öğlen 1.5 metrede griye dönen kırmızı 1 metre ile yarım metre arasında griye dönmeye başlıyor.(Verdiğim metreler kesin bilgi değil yaklaşık olarak örneklendiriyorum.) Bu zamanlarda levrek içinde etkisi mevcuttur.

Birde UV ışınları mevcut.Güneş dik açıdayken UV endeksi artmakta.Balıklarında bizden daha iyi görme yetenekleri olduğu için bu durum onları daha fazla rahatsız etmekte.Bu zamanlarda balıklar daha derine inmekte.Hava durumuna baktığım sitede UV endeksleride verilmekte.Bu durumda bulanıklıklık yada rüzgar durumu v.b. gibi göz önüne alınmalı diye düşünüyorum.

Güneş tepedeken su üstü sahteler ile levrek alan var mı acaba ?

Gün batımında tekneden palamuta çapari atılırken, güneşi arkaya alırdı kaptan.O zaman merak etmesemde okuduğum bir yazıda, balıkların yemi neden ısırmadığı/atlamadığı konusunda, güneş ışınlarının balığın gözüne etkisinin olduğu yazıyordu.Aynen insanlarında güneşe bakamaması gibi, göz kapaklarımızı kısarak bakabilsekte gözlerimiz kararıyor.

Buradan yola çıkarak gün doğumu ve batımlarında güneşi karşımıza alıp at-çek yapmakta fayda var.Sahteyi kendimize çekerken sahteyi takip eden balıkta güneşi arkasına almış olacak.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Dündar

Daimi Üye
Katılım
9 Tem 2013
Mesajlar
1,187
Tepkime puanı
1,884
Puanları
0
Konum
.......
Adı
.........
En önemlisi denizde balık olması. :eek:
Sonunda beslenmek isteyeceği zaman gelecek. Ya da o zaman, olta sallayan birileri varsa bir şekilde yakalamak mümkün.

Ne yazık ki bizde balık kalmadı sayılır.
Balığın bol olduğu zamanlar birçok kişi çeşitli yemlerle yakalıyor. Kimi hiç, kimi 1 kimi de 17 tane.
İşte, 17 tane yakalayanın ne yaptığı ne kullandığı önemli.

Burada bunu bulamaya çalışıyoruz.
Bizim hedef levreği, yağmur yağıp derelerden sel suyu indiğinde bir arada birçoğunu bulmak mümkün. Çekirgeden fareye kurbağaya, selin getirdiklerini avlamak için dere ağzında beslenme çılgınlığı bizim en kolay avımız oluyor.

Bunun dışında dalganın karıştırdığı sahil de önemli av bölgemiz.
Üçüncüsü, balığın beslendiği saatler ve yerler de bu durumlar dışında diğer av bölgeleri.


Teke, yengeç, mamun, iğnenin ucuna takılıp bırakılmış gamit vs dışında sahte balıkları fırlatıp atmak sonra çekmek en çok uğraştığımız avlanma yöntemi.

Bu işi hobi edinmişlerin büyük çoğunluğu iş dışı saatlerde veya tatillerinde en çok denk geldikleri zamanlar sonuncu av yeri seçeneği. En zor olanı.

Sürekli balık avı imkanı bulabilenler için de ilk iki durumdan çok sonuncu seçenek çoğunlukta olan av zamanı.

Sahtenin aksiyonu elbette önemli. Su üstü sahteye türlü hokkabazlıkalar yaptırmak, yorucu olduğundan, silikon atmanın da sorunları nedeniyle bizim avları cezbedecek aksiyonları olanlar yani sadece atıp fazla bir çaba sarf etmeden kamışın ucuna çektiklerimiz hangileri bu da önemli konu. Onlarında klips taktığımız halkası burnunda olanları var, bizde fazla kullanılmayan sırtında olanlara verilen aksiyonlar da önemli, standartların çekme hızı da.

Balıkları kandırmanın zor olduğu koşullarda rengin de önemli olduğunu görerek bu konuyu açtım.
Aslında bu konuyu aşureye çevirerek aksiyonu iyi olanları da buraya yazabiliriz. Kafalar daha iyi karışır.:D Ya da birisi aksiyon farklılıkları ve sahtelerin yüzme derinliğinin önemi hakkında konu açabilir.
Son yazdığın pragrafta çok önemli öneriler var ağabey.
Açılması gerek bence de bahsini ettiğin konuların.
Bilgisi dahilinde herkes bir şeyler aktarır.
İstifade edecek bir çok kişi olur bu sayede, bizler dahi.

Bu arada makineyi olabildiğince yavaş sarım da sahtenin normal aksiyonu dışına çıkan sahteler pek sevmiyorum.
En avcı rapala (kendi deneyimim) olabildiğince yavaş sarım da yan vererek , ayna yaparak yüzüş sergileyen balıktır. Örn. Strike pro SP120F gibi. Bu arada levrek avında en favori sahtemdir tesadüf eseri keşfettiğim ve vazgeçilmezim olan bu balık her daim önceliğimdir. (Kendi bölgemde) 13 cm - 64 cm aralığında bir çok levrek kandırmıştır ve halen de kandırıyor.

Bu tarz konular insana çok + katar.
Tekrar sağ ol ağabey:p
 

Dündar

Daimi Üye
Katılım
9 Tem 2013
Mesajlar
1,187
Tepkime puanı
1,884
Puanları
0
Konum
.......
Adı
.........
Aksiyon cok daha onemli bence de fakat soyle dusunelim.
Bir aslan avlanacagi zaman ya hasta ya yasli ya da yavru avi hedef olarak belirliyor.
Diyelim ki bunlarin arasinda da bir tane topallayan genc hayvan var. Kosamayan genc hayvan avci icin daha cazip olmaz mi? Hic zorlanmadan avini yakalayacak.
Sahte icin dusunelim. Balik gercege cok benzer bir yuzus sergileyebilir, bununla birlikte hafif aksamali, kafayi sallayarak gelirse av olma potansiyeli artmaz mi?
Ya da bizim kamisi bir asagi bir yukari hareketlendirmemiz, makineyi bir hizli bir yavas sarmamiz?
Bence en onemli unsur butun bunlarin kontrolunu yapan Amator Balikci, sonrasinda da kullandigi ekipman yani sahtenin rengi.
Renk konusunda bence su ile ters bir oranti var sahte arasinda.
Bulanik suda gorunur renkler, berrak suda daha mat, sonuk renkler.

Sunu da belirtmekte fayda var baliklarin insanlardan daha iyi gordugu soyleniyor.
Bu konu gercekten yorucu dusunmek bile uzun uzun yazmayi tetikliyor.
Kısmen katılıyorum Mert yazdıklarına.
Örn = Yavaş sarımda düz gelmeyen yani aksiyonunu yitirmeyen sahteler sadece düz sarım da dahi balığı kandırıyor. Yalnız yan gösteren , ayna yapan balıklar için bunu söylüyorum.(Damaklı)
Şahsen bu tarz sahtelerde ben kamışı germe dışında asla aksiyon vermem, olabildiğince yavaş sarar ve dalganın gel git'inde mutlaka yavaş yavaş misineyi gererek hareketlendiririm sahteyi kamış yardımı ile.

Tabi ki farklı çeşitte yüzdürülmesi gereken sahteler var örneğin düel hardcore minnow bu balığı düz sarım da yüzdürmek pek doğru değil , davul çalar gibi kamışla vurdurarak aksiyon verdirilmeli ki sahte işini yapabilsin suda. Bunu sadece örnek olması açısından yazdım levrek avı için düel hardcore minnow önermiyorum bu şekilde algılanmasın.
 

Dündar

Daimi Üye
Katılım
9 Tem 2013
Mesajlar
1,187
Tepkime puanı
1,884
Puanları
0
Konum
.......
Adı
.........
Aksiyon cok daha onemli bence de fakat soyle dusunelim.
Bir aslan avlanacagi zaman ya hasta ya yasli ya da yavru avi hedef olarak belirliyor.
Diyelim ki bunlarin arasinda da bir tane topallayan genc hayvan var. Kosamayan genc hayvan avci icin daha cazip olmaz mi? Hic zorlanmadan avini yakalayacak.
Sahte icin dusunelim. Balik gercege cok benzer bir yuzus sergileyebilir, bununla birlikte hafif aksamali, kafayi sallayarak gelirse av olma potansiyeli artmaz mi?
Ya da bizim kamisi bir asagi bir yukari hareketlendirmemiz, makineyi bir hizli bir yavas sarmamiz?
Bence en onemli unsur butun bunlarin kontrolunu yapan Amator Balikci, sonrasinda da kullandigi ekipman yani sahtenin rengi.
Renk konusunda bence su ile ters bir oranti var sahte arasinda.
Bulanik suda gorunur renkler, berrak suda daha mat, sonuk renkler.

Sunu da belirtmekte fayda var baliklarin insanlardan daha iyi gordugu soyleniyor.
Bu konu gercekten yorucu dusunmek bile uzun uzun yazmayi tetikliyor.

Bu arada bulanık suda görünür renkler , berrak suda mat renkler demişsin Mert evet bu doğru bir çoğumuz için.

Yalnız tam tersini uygulayarak bir çok kez balık yakalamışlığım var bu durumdan ne çıkartmak gerekiyor.Yani berrak suda görünür,parlak , bulanık suda mat , daha koyu renkler ile :rolleyes: Bir kez değil bir çok kez bu durumu yaşamışlığım var.
Garip değil mi :)
 

Horozbina

Daimi Üye
Katılım
17 Ocak 2012
Mesajlar
2,269
Tepkime puanı
3,780
Puanları
113
Konum
Tekirdağ / İstanbul / Ören
Adı
Bülent
Gün batımında tekneden palamuta çapari atılırken, güneşi arkaya alırdı kaptan.O zaman merak etmesemde okuduğum bir yazıda, balıkların yemi neden ısırmadığı/atlamadığı konusunda, güneş ışınlarının balığın gözüne etkisinin olduğu yazıyordu.Aynen insanlarında güneşe bakamaması gibi, göz kapaklarımızı kısarak bakabilsekte gözlerimiz kararıyor.

Buradan yola çıkarak gün doğumu ve batımlarında güneşi karşımıza alıp at-çek yapmakta fayda var.Sahteyi kendimize çekerken sahteyi takip eden balıkta güneşi arkasına almış olacak.
Palamutun kafa yapısındaki öne eğim nedeniyle gözler öne doğru eğimli olsa da sonuçta iki yanda. Levreğin gözleriyse neredeyse sadece iki yanı görecek pozisyonda. Elbette suda baston yutmuş gibi dolaşmıyorlar, salınımlı yüzmeleriyle gittikleri yönü görüyorlar. Balık gözü denen geniş açılı objektifler balıkların gözleri böyle olduğu için bu ismi aldılarsa balıklar bırak önü arkalarını da, aşağı ve yukarıyı da görüyorlardır. :)

Kısmen katılıyorum Mert yazdıklarına.
Örn = Yavaş sarımda düz gelmeyen yani aksiyonunu yitirmeyen sahteler sadece düz sarım da dahi balığı kandırıyor. Yalnız yan gösteren , ayna yapan balıklar için bunu söylüyorum.(Damaklı)
Şahsen bu tarz sahtelerde ben kamışı germe dışında asla aksiyon vermem, olabildiğince yavaş sarar ve dalganın gel git'inde mutlaka yavaş yavaş misineyi gererek hareketlendiririm sahteyi kamış yardımı ile.

Tabi ki farklı çeşitte yüzdürülmesi gereken sahteler var örneğin düel hardcore minnow bu balığı düz sarım da yüzdürmek pek doğru değil , davul çalar gibi kamışla vurdurarak aksiyon verdirilmeli ki sahte işini yapabilsin suda. Bunu sadece örnek olması açısından yazdım levrek avı için düel hardcore minnow önermiyorum bu şekilde algılanmasın.
Basit kurallar bulamayacağız genellemeler yapamayacağız anlaşılan.

Bu levreklere rakı balık sofrası hazırladığımızda meze çeşitlerini saptamak ne zormuş.:D

Tam berrak suda mavileri kullanmaya başlamıştım bugün denemek için attığım sırtı sarıya öğle saati bir ispendek yapıştı. Sıcaktan fazla duramayıp ispendeği geldiği yere bırakıp eve döndüm.

Belli koşullarda işe yarar farklı renkler çok.
 

Dündar

Daimi Üye
Katılım
9 Tem 2013
Mesajlar
1,187
Tepkime puanı
1,884
Puanları
0
Konum
.......
Adı
.........
Bu rengi ve benzerlerini levrekte kullanan oldu mu?
Bende ucuz bir markanın benzer rengi var henüz deneme fırsatı bulamadım.
Bunun benzeri bir sahte var maria chase 'de ; sırf senin için denemek isterdim ağabey ama maalesef av yapacak zaman bulamıyorum işten güçten dolayı:eek:
Bende hiç denemedim bu tarz bir renk.
 

around deep

Aktif Üye
Katılım
23 Ara 2013
Mesajlar
309
Tepkime puanı
223
Puanları
43
Adı
Mert GEZENOGLU
Bu arada bulanık suda görünür renkler , berrak suda mat renkler demişsin Mert evet bu doğru bir çoğumuz için.

Yalnız tam tersini uygulayarak bir çok kez balık yakalamışlığım var bu durumdan ne çıkartmak gerekiyor.Yani berrak suda görünür,parlak , bulanık suda mat , daha koyu renkler ile :rolleyes: Bir kez değil bir çok kez bu durumu yaşamışlığım var.
Garip değil mi :)
Dundar, koca levregin plastik/ahsap malzemeyi balik diye yemeye kalkmasi garip zaten de :)
Gercekten cok karisik bir konu bu amator balikcinin avlaklarinda tecrube etmesi gereken bir sey diye dusunuyorum ben. Yani bazi yazilanlar benim avlaklara gore dogrudur da digerleri de baskasi icin uygun olabilir bu durumda ikisi de yanlistir ya da dogrudur diyemeyiz.

Aslinda soyle bir teori kurabiliriz;
sayet baligin renkleri ayirmasi bizim gibi ise, renkler belli salga boylari ve frekansa sahiptir.
Gunun belli saatinde frekansa ya da dalga boyuna gore gorunurlugu en fazla olan renkleri belirleyebiliriz. Gerci simdi bu konuda arastirma yapabilirim ama feci uykum var :)