trkc
Daimi Üye
- Katılım
- 20 Eyl 2015
- Mesajlar
- 803
- Tepkime puanı
- 3,801
- Puanları
- 93
- Kan Grubu
- A Rh Negatif
Selamun aleyküm herkese iyi akşamlar
Genel olarak balık avına karşı düşüncelerim son birkaç yıldır biraz değişti ve deniz avından biraz yemli kurtlu kabuklu avlardan ise tamamen uzaklaştım.
Son yıllar yaptığım avlara baktığımda ise %90'ın üzerinde alabalık peşinde olduğumu fark ettim. Bu kendi adıma güzel bir şey. Parayla göremeyeceğin yerler, gitsen de giremeyeceğin yerler gördük. Türlü türlü insanlar cins cins hayvanlar canlılar vs ile karşılaştık. Defalarca sorunlar yaşadık.
Bunların tamamı insanlarla yaşadığımız sorunlardı. Haklıydık ama tehdit, gasp, mala zarar verme, yol kesme, karşındakinin üzerine yürüme vs gibi şeylerin suç olmadığını, bunlara ait şikayetlerin de bunların kayıtlarının da devletin polisi tarafından(hangi devletin bilmiyorum, ben Türk'üm beni korumadığı kesin) umursanmadığını gördük.
Biz ne kadar kurallara uyalım düzgün hareket edelim dediysek bu hep böyle oldu. Diğer taraftan tamamen yasak şekilde hareket edenlerin ise aynı emniyet güçleri tarafından ÖZENLE korunup kollandığını gördük.
Bütün bunlar hevesimizi kırsa da zamanla bir şekilde yolumuzu bulup büyük ölçüde bunları da aştık. İyi kötü işimizi gördük, en azından içimizde kalmadı.
Bunca sıkıntı belki bizi biraz yordu ama her biri koca bir tecrübe oldu. Bu süre içerisinde güzel avlar yaptık ve kendi adıma içimde aklımda bir şey kalmadı. Kısmen doymuş olmak da beni basit küçük avlardan biraz alıkoydu ve alabalık avını biraz seyrelttim. Yaşanan sorunlar can sıkıcı olsa da hiçbir zaman avı seyreltmemin bir sebebi olmadı. Aksine içimde kaldı ve sonrasında da hep içinden geçtik
Önceden hep balık odaklı çıktığım yollara bazen balığı 2. plana atarak çıkmaya başladım. Eskiden oltalarım sürekli arabada hazırken artık evde duruyor. Geçerken iki olta atarım dediğim yerlerden bazen sadece geçiyorum. Balık olan bir yere pikniğe vs giderken peşime olta almıyorum(Zaten ikisi bir olmuyor, birinden biri kötü geçiyor
).
Bu yazdıklarımın konuyla pek alakası yok ama son avımız -av demeyeyim aslında av niyetiyle gitmedik- biraz bu şekilde geçti ve gerçekten çok rahat oldu. Olta atabilecek miyim balık tutabilecek miyim derdi olmadan, balıklar önümüzde atlayıp zıplarken sıcak çay içip yatıp seyrederek vakit kalırsa aradan iki olta sallayarak, balığı bırakıp etrafı gezerek sağa sola tepelere çıkarak gerçekten çok daha stressiz oldu. Yine birkaç balık kandırdım, en azından bunu kendimi strese sokmadan yapmış oldum. Balığa yine gideceğim, avı seyrelttim evet ama aralara böyle gezi kamp vs de eklemeyi düşünüyorum artık
Fotoğrafları buraya ekliyorum videolar daha sonra trkc kanalında yayında olacak. Bu bağlantıdan ((trkc)) abone olup bildirimleri açabilirsiniz(şart değil, eş zamanlı olarak buradan da yayınlayacağım). Saat 12'yi geçmiş herkese iyi haftalar diliyorum şimdiden, rastgele..
Genel olarak balık avına karşı düşüncelerim son birkaç yıldır biraz değişti ve deniz avından biraz yemli kurtlu kabuklu avlardan ise tamamen uzaklaştım.
Son yıllar yaptığım avlara baktığımda ise %90'ın üzerinde alabalık peşinde olduğumu fark ettim. Bu kendi adıma güzel bir şey. Parayla göremeyeceğin yerler, gitsen de giremeyeceğin yerler gördük. Türlü türlü insanlar cins cins hayvanlar canlılar vs ile karşılaştık. Defalarca sorunlar yaşadık.
Bunların tamamı insanlarla yaşadığımız sorunlardı. Haklıydık ama tehdit, gasp, mala zarar verme, yol kesme, karşındakinin üzerine yürüme vs gibi şeylerin suç olmadığını, bunlara ait şikayetlerin de bunların kayıtlarının da devletin polisi tarafından(hangi devletin bilmiyorum, ben Türk'üm beni korumadığı kesin) umursanmadığını gördük.
Biz ne kadar kurallara uyalım düzgün hareket edelim dediysek bu hep böyle oldu. Diğer taraftan tamamen yasak şekilde hareket edenlerin ise aynı emniyet güçleri tarafından ÖZENLE korunup kollandığını gördük.
Bütün bunlar hevesimizi kırsa da zamanla bir şekilde yolumuzu bulup büyük ölçüde bunları da aştık. İyi kötü işimizi gördük, en azından içimizde kalmadı.
Bunca sıkıntı belki bizi biraz yordu ama her biri koca bir tecrübe oldu. Bu süre içerisinde güzel avlar yaptık ve kendi adıma içimde aklımda bir şey kalmadı. Kısmen doymuş olmak da beni basit küçük avlardan biraz alıkoydu ve alabalık avını biraz seyrelttim. Yaşanan sorunlar can sıkıcı olsa da hiçbir zaman avı seyreltmemin bir sebebi olmadı. Aksine içimde kaldı ve sonrasında da hep içinden geçtik
Önceden hep balık odaklı çıktığım yollara bazen balığı 2. plana atarak çıkmaya başladım. Eskiden oltalarım sürekli arabada hazırken artık evde duruyor. Geçerken iki olta atarım dediğim yerlerden bazen sadece geçiyorum. Balık olan bir yere pikniğe vs giderken peşime olta almıyorum(Zaten ikisi bir olmuyor, birinden biri kötü geçiyor
Bu yazdıklarımın konuyla pek alakası yok ama son avımız -av demeyeyim aslında av niyetiyle gitmedik- biraz bu şekilde geçti ve gerçekten çok rahat oldu. Olta atabilecek miyim balık tutabilecek miyim derdi olmadan, balıklar önümüzde atlayıp zıplarken sıcak çay içip yatıp seyrederek vakit kalırsa aradan iki olta sallayarak, balığı bırakıp etrafı gezerek sağa sola tepelere çıkarak gerçekten çok daha stressiz oldu. Yine birkaç balık kandırdım, en azından bunu kendimi strese sokmadan yapmış oldum. Balığa yine gideceğim, avı seyrelttim evet ama aralara böyle gezi kamp vs de eklemeyi düşünüyorum artık
Fotoğrafları buraya ekliyorum videolar daha sonra trkc kanalında yayında olacak. Bu bağlantıdan ((trkc)) abone olup bildirimleri açabilirsiniz(şart değil, eş zamanlı olarak buradan da yayınlayacağım). Saat 12'yi geçmiş herkese iyi haftalar diliyorum şimdiden, rastgele..
Son düzenleme:
