Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

sığ su bayılması

Katılım
5 May 2010
Mesajlar
75
Tepkime puanı
2
Puanları
6
Konum
bartın
Adı
ferit
bu haberi gazeteden öğrendim arkadaşlar...
durumun kendim için çok vahim sonuçlar doğurabileceğini haberi okuyunca farkettim...
çünki zıpkınla balık avını düşünmedim değil...

haberin adresi
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=998522


ulaşamayanlar için haberin başlığı. Google layın!
"Genç Serhat, sığ su bayılması kurbanı"



üzücü bir olay :(...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Murat BİLGE

Daimi Üye
Katılım
1 Haz 2010
Mesajlar
850
Tepkime puanı
30
Puanları
18
Konum
İstanbul/Eyüp
Adı
Murat BİLGE
Haberi okudum. Özellikle zıpkıncı arkadaşların dikkat etmesi gereken önemli bir konu.
Ve en önemlisi. Hiç bir zaman tek başınıza dalmayın.
En az iki kişi olunması gerekmektedir.
 

sokrates

Aktif Üye
Katılım
3 May 2010
Mesajlar
484
Tepkime puanı
8
Puanları
18
Yaş
47
Konum
Kastamonu/Cide
Adı
Murat Can
Kan Grubu
A Rh Negatif
Tecrübesizlik ve avın büyüsüne kapılma belirli metrelerdeki bol av serbest dalıcıyı sürekli ardı ardına dalışa zorlar avı kaçırabilme heyecanı ve avın trofe değeri taşıması dalıcıyı cezbeder sonu ortada. :(
 

lost_zombie

Daimi Üye
Katılım
3 May 2010
Mesajlar
1,499
Tepkime puanı
158
Puanları
63
Yaş
53
Konum
İSTANBUL
Adı
Nejat BİLECEN
Kan Grubu
A Rh Negatif
Senkop (Sığ Su Bayılması) Nedir?
Sığ su bayılması genellikle yüzeye çıkışta son 15 ft'e (5 m.) de görülür. Oksijen açlığı çeken akciğerler yüzeye yaklaştıkça daha da hızlı genişleyerek bir anlamda oksijen vakumu yaratır. Bunun sonucunda kanda az miktarda kalan oksijen akciğerlere çok hızlı transferiyle kanda çok ani bir oksijen yetersizliği doğar. Merkez sinir sistemi (MSS) ise bu durumda acil durum protokolüyle oksijen tüketimini minimize etmek için dalgıcın bilincini kaybettiği an kritik nokta kabul edilir. Kritik andan itibaren iki olasılık vardır. Bunlardan birincisi dalgıcın bayıldıktan sonra nefes almaya çalışması ve bunun sonucunda boğulmasıdır. Bu zayıf bir ihtimaldir; çünkü dalgıç dalış sırasında nefes tuttuğundan bayıldıktan sonra MSS'n nefes alma impuls' gönderme ihtimali zayıftır. Bu aşamada genellikle yanlış bilinen bir olguyu düzeltmekte yarar vardır. Herhangi bir sıvıyla boğulma durumlarında akciğerlere o sıvının dolması iki aşamada olanaksızdır. Solunum yollarına giren ilk sıvıyla buradaki kaslar kasılır ve daha fazla sıvı girmesini önler. Dalgıcın veya başka bir kazazedenin akciğerlerine ancak ölümünden belli bir süre sonra (5-30 dak.) su dolabilir. Bunun sebebiyse ölümden belli bir süre sonra bu kasların gevşemesi ve sıvıyı daha fazla engelleyememesidir. Konumuza yeniden dönersek kritik noktadan itibaren olabilecek ikinci olasılık dalgıcın hiç nefes almamasıdır ki bu dalgıcın kurtulması olasılığını artırır. Sığ su bayılmalarında (kendimin de şahit olduğu gibi ) dalgıcın bayıldığı andan itibaren nefes almaması çok yüksek bir olasılıktır.

Sığ su bayılmasının ölümcül sonuçlarla sonuçlanmasının sebebi çok ani ve hızlı gelişmesidir. Dalgıç daha ne olduğunu anlamadan ani bir baş dönmesinin ardından (1-2 saniye) bilincini kaybeder. Bilinçsiz serbest dalıcıların dibe daha rahat inebilmek için fazla ağırlık almaları sonucu bu kişiler sığ su bayılmasıyla karşılaştıklarında bayılmanın ardından palet vuramadıklarından negatif yüzerlilikleri sayesinde dibe batar ve kendi sonlarını hazırlar. Bu sebeple serbest dalış sırasında SCUBA dalışta kullanılan ağırlığın maksimum %40ı kullanılmalıdır. Bu oran sayesinde sığ su bayılmasının görülme olasılığının en yüksek olduğu son metrelerde dalgıç ekstra pozitif olacağından, bayılma durumunda yine de yüzeye ulaşabilecektir.

Sığ su bayılması (SSB) görülen dağlıçların %85'nin dalıştan önce hipervantilasyon yaptığı belirlenmiştir. Hipervantilasyon kandaki CO2 miktarını azaltarak dip zamanını artırmak amacıyla serbest dalgıçlarca sıkça başvurulan yöntemlerdir. Hipervantilasyon aslında bugün dünya rekortmenlerinin derecelerine ulaşmalarındaki önemli sırlardan biridir. Fakat bu özel insanların metabolizması yılar süren hipervantilasyon antrenmanlarıyla bu fenomene adapte olmuştur. Unutulmamalıdır ki Pelizzari, Genoni ve Pipin gibi ileri düzey serbest dalgıçların olsijen-karbondioksit sistemlerinde çok önemli modifikasyonlar görülmüştür. Örneğin, 1987'e Pipin üzerinde yapılan araştırma da Pipin'n bacak kaslarındaki myoglabin (kaslarda oksijen depolayan protein) konsantrasyonun, dalıcı memeliler dünyasının önemli şampiyonlarından imparator pengueninin 6 aylık bir yavrusu düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu değer normal bir insanın yaklaşık 18 katıdır.

Hipervantilasyonun esas tehlikesi ortalama serbest dalgıçlar içindir. Aşağıda hipervantilasyon olgusunu daha ayrıntılı inceleyeceğiz. Hipervantilasyon: Belli bir zaman diliminde gereğinden daha hızlı veya daha derin ve hatta hem derin hem de hızlı nefes almaya hipervantilasyon denir. Bu durumda vücutta daha fazla oksijen depolanamaz. Oksijen kısmi basıncı (1 atm'e) vücutta en fazla 105 mmHg'a yükselebilir ki bu değere genellikle 2 derin nefes sonucunda ulaşılır. Hipervantilasyonun, serbest dalgıçların kullandığı inanılmaz etkisi kandaki karbondioksit kısmi basıncınadır. Derin ve hızlı solumanın ardından kandaki karbondioksit miktarında önemli düşüşler görülür. Karbondioksit dengesi vücut tampon çözelti sayesinde ayakta tutar.

Serbest dalışa yeni başlayanlar önceleri CO2 seviyesine çok duyarlı olurlar. 15 saniye dahi bu dalgıçların kendilerini rahatsız hissetmelerine yani MSS'in nefes alma istemi yaratmasına yeterlidir. Eğitimli serbest dalgıçlar ise uyguladıkları doğru hipervantilasyon ve adapte olmuş metabolizmaları sayesinde bir anlamda MSS'n solunum merkezini kandırarak inanılmaz dip zamanlarına ulaşabilirler. Bir araştırmada, Pelizzari'in saf oksijen hipervantilasyonu sonucunda tam 1.5 saat (yanlış okumadınız) nefes tutabileceği hesaplanmıştır.

Hipervantilasyonun temel tehlikesi, dalış öncesi CO2 seviyesinin çok düşük olması nedeniyle CO2'in nefes alma istemi yaratacak oranlar çok geç ulaşması ve ulaştığı zaman ise beklide oksijen miktarının tehlikeli sınırlara ulaşmış olmasıdır. Oksijen seviyesi dipte hipoksia yaratacak düzeylere kadar düşmez. Bunun sebebi 60 mmHg altındaki oksijen kısmi basınçlarında kandaki CO2 seviyesi ne olursa olsun oksijen mekanizmasının devreye girmesi ve dalgıcın nefes alma istemi duyarak çıkışa geçmesidir. Fakat yüzeye yaklaştıkça zaten sınır değerlere yakın olan oksijen kısmi basıncı iyice düşer ve buna ek olarak akciğerlerdeki oksijen azlığını fiziksel gaz kanunları sonucunda dokular ve kan karşılamak zorunda kalır. Kanda kalan az miktardaki oksijende akciğerlere difüze olur ve bir anda vücutta hipoksia oluşur ve dalgıç bilincini yitirir. Yukarıdan anlaşılabileceği gibi sığ su bayılmasının görüldüğü durumlarda dalgıcın yukarı çıkma istemini hem CO2 hem de O2 yaratabilir. Fakat istemi hangi gazın yarattığı sonucu dağiştirmez;dalgıç yüzeye yaklaştıkça özellikle son 15 ft'e oksijensizliğe bağlı olarak bilincini yitirir.

Serbest dalışa yeni başlayanların sığ su bayılmasından korunmalarının en önemli yolu hipervantilasyondan uzak durmaktır. Zamanla serbest dalış yeteneği ve tecrübesi arttıkça dalgıç vücudunu tanıyacak ve tehlike yaratmadan hafif hipervantilasyon yapabilecektir.



BİLGİLER İNTERNETTEN ALINTIDIR

 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Katılım
5 May 2010
Mesajlar
75
Tepkime puanı
2
Puanları
6
Konum
bartın
Adı
ferit
Tecrübesizlik ve avın büyüsüne kapılma belirli metrelerdeki bol av serbest dalıcıyı sürekli ardı ardına dalışa zorlar avı kaçırabilme heyecanı ve avın trofe değeri taşıması dalıcıyı cezbeder sonu ortada. :(

bilgisiz ve tecrübesiz dalış ölüm riski taşımakta...

Haberi okudum. Özellikle zıpkıncı arkadaşların dikkat etmesi gereken önemli bir konu.
Ve en önemlisi. Hiç bir zaman tek başınıza dalmayın.
En az iki kişi olunması gerekmektedir.

aslında mantıklı. denizde insan neyle karşılaşacağını kestirebilmesi güç...
 
Katılım
5 May 2010
Mesajlar
75
Tepkime puanı
2
Puanları
6
Konum
bartın
Adı
ferit
Senkop (Sığ Su Bayılması) Nedir?
Sığ su bayılması genellikle yüzeye çıkışta son 15 ft'e (5 m.) de görülür. Oksijen açlığı çeken akciğerler yüzeye yaklaştıkça daha da hızlı genişleyerek bir anlamda oksijen vakumu yaratır. Bunun sonucunda kanda az miktarda kalan oksijen akciğerlere çok hızlı transferiyle kanda çok ani bir oksijen yetersizliği doğar. Merkez sinir sistemi (MSS) ise bu durumda acil durum protokolüyle oksijen tüketimini minimize etmek için dalgıcın bilincini kaybettiği an kritik nokta kabul edilir. Kritik andan itibaren iki olasılık vardır. Bunlardan birincisi dalgıcın bayıldıktan sonra nefes almaya çalışması ve bunun sonucunda boğulmasıdır. Bu zayıf bir ihtimaldir; çünkü dalgıç dalış sırasında nefes tuttuğundan bayıldıktan sonra MSS'n nefes alma impuls' gönderme ihtimali zayıftır. Bu aşamada genellikle yanlış bilinen bir olguyu düzeltmekte yarar vardır. Herhangi bir sıvıyla boğulma durumlarında akciğerlere o sıvının dolması iki aşamada olanaksızdır. Solunum yollarına giren ilk sıvıyla buradaki kaslar kasılır ve daha fazla sıvı girmesini önler. Dalgıcın veya başka bir kazazedenin akciğerlerine ancak ölümünden belli bir süre sonra (5-30 dak.) su dolabilir. Bunun sebebiyse ölümden belli bir süre sonra bu kasların gevşemesi ve sıvıyı daha fazla engelleyememesidir. Konumuza yeniden dönersek kritik noktadan itibaren olabilecek ikinci olasılık dalgıcın hiç nefes almamasıdır ki bu dalgıcın kurtulması olasılığını artırır. Sığ su bayılmalarında (kendimin de şahit olduğu gibi ) dalgıcın bayıldığı andan itibaren nefes almaması çok yüksek bir olasılıktır.

Sığ su bayılmasının ölümcül sonuçlarla sonuçlanmasının sebebi çok ani ve hızlı gelişmesidir. Dalgıç daha ne olduğunu anlamadan ani bir baş dönmesinin ardından (1-2 saniye) bilincini kaybeder. Bilinçsiz serbest dalıcıların dibe daha rahat inebilmek için fazla ağırlık almaları sonucu bu kişiler sığ su bayılmasıyla karşılaştıklarında bayılmanın ardından palet vuramadıklarından negatif yüzerlilikleri sayesinde dibe batar ve kendi sonlarını hazırlar. Bu sebeple serbest dalış sırasında SCUBA dalışta kullanılan ağırlığın maksimum %40ı kullanılmalıdır. Bu oran sayesinde sığ su bayılmasının görülme olasılığının en yüksek olduğu son metrelerde dalgıç ekstra pozitif olacağından, bayılma durumunda yine de yüzeye ulaşabilecektir.

Sığ su bayılması (SSB) görülen dağlıçların %85'nin dalıştan önce hipervantilasyon yaptığı belirlenmiştir. Hipervantilasyon kandaki CO2 miktarını azaltarak dip zamanını artırmak amacıyla serbest dalgıçlarca sıkça başvurulan yöntemlerdir. Hipervantilasyon aslında bugün dünya rekortmenlerinin derecelerine ulaşmalarındaki önemli sırlardan biridir. Fakat bu özel insanların metabolizması yılar süren hipervantilasyon antrenmanlarıyla bu fenomene adapte olmuştur. Unutulmamalıdır ki Pelizzari, Genoni ve Pipin gibi ileri düzey serbest dalgıçların olsijen-karbondioksit sistemlerinde çok önemli modifikasyonlar görülmüştür. Örneğin, 1987'e Pipin üzerinde yapılan araştırma da Pipin'n bacak kaslarındaki myoglabin (kaslarda oksijen depolayan protein) konsantrasyonun, dalıcı memeliler dünyasının önemli şampiyonlarından imparator pengueninin 6 aylık bir yavrusu düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu değer normal bir insanın yaklaşık 18 katıdır.

Hipervantilasyonun esas tehlikesi ortalama serbest dalgıçlar içindir. Aşağıda hipervantilasyon olgusunu daha ayrıntılı inceleyeceğiz. Hipervantilasyon: Belli bir zaman diliminde gereğinden daha hızlı veya daha derin ve hatta hem derin hem de hızlı nefes almaya hipervantilasyon denir. Bu durumda vücutta daha fazla oksijen depolanamaz. Oksijen kısmi basıncı (1 atm'e) vücutta en fazla 105 mmHg'a yükselebilir ki bu değere genellikle 2 derin nefes sonucunda ulaşılır. Hipervantilasyonun, serbest dalgıçların kullandığı inanılmaz etkisi kandaki karbondioksit kısmi basıncınadır. Derin ve hızlı solumanın ardından kandaki karbondioksit miktarında önemli düşüşler görülür. Karbondioksit dengesi vücut tampon çözelti sayesinde ayakta tutar.

Serbest dalışa yeni başlayanlar önceleri CO2 seviyesine çok duyarlı olurlar. 15 saniye dahi bu dalgıçların kendilerini rahatsız hissetmelerine yani MSS'in nefes alma istemi yaratmasına yeterlidir. Eğitimli serbest dalgıçlar ise uyguladıkları doğru hipervantilasyon ve adapte olmuş metabolizmaları sayesinde bir anlamda MSS'n solunum merkezini kandırarak inanılmaz dip zamanlarına ulaşabilirler. Bir araştırmada, Pelizzari'in saf oksijen hipervantilasyonu sonucunda tam 1.5 saat (yanlış okumadınız) nefes tutabileceği hesaplanmıştır.

Hipervantilasyonun temel tehlikesi, dalış öncesi CO2 seviyesinin çok düşük olması nedeniyle CO2'in nefes alma istemi yaratacak oranlar çok geç ulaşması ve ulaştığı zaman ise beklide oksijen miktarının tehlikeli sınırlara ulaşmış olmasıdır. Oksijen seviyesi dipte hipoksia yaratacak düzeylere kadar düşmez. Bunun sebebi 60 mmHg altındaki oksijen kısmi basınçlarında kandaki CO2 seviyesi ne olursa olsun oksijen mekanizmasının devreye girmesi ve dalgıcın nefes alma istemi duyarak çıkışa geçmesidir. Fakat yüzeye yaklaştıkça zaten sınır değerlere yakın olan oksijen kısmi basıncı iyice düşer ve buna ek olarak akciğerlerdeki oksijen azlığını fiziksel gaz kanunları sonucunda dokular ve kan karşılamak zorunda kalır. Kanda kalan az miktardaki oksijende akciğerlere difüze olur ve bir anda vücutta hipoksia oluşur ve dalgıç bilincini yitirir. Yukarıdan anlaşılabileceği gibi sığ su bayılmasının görüldüğü durumlarda dalgıcın yukarı çıkma istemini hem CO2 hem de O2 yaratabilir. Fakat istemi hangi gazın yarattığı sonucu dağiştirmez;dalgıç yüzeye yaklaştıkça özellikle son 15 ft'e oksijensizliğe bağlı olarak bilincini yitirir.

Serbest dalışa yeni başlayanların sığ su bayılmasından korunmalarının en önemli yolu hipervantilasyondan uzak durmaktır. Zamanla serbest dalış yeteneği ve tecrübesi arttıkça dalgıç vücudunu tanıyacak ve tehlike yaratmadan hafif hipervantilasyon yapabilecektir.



BİLGİLER İNTERNETTEN ALINTIDIR
hocam çok faydalı bi bilgi
teşekkürler
 

KayaBalığıKaya

Daimi Üye
Katılım
19 May 2010
Mesajlar
2,875
Tepkime puanı
1,424
Puanları
113
Adı
Uluç
Sığ su bayılması sadece dalgıçlarda değil, suyun altında nefes tutma yarışması yapan bebeler arasındad a oldukça sık görülür. Hatta bir kaşık suda boğuldu deyimi'nin çıkış noktası bence sığ su bayılmasıdır. Çocuklar ben daha çok nefesimi tutabilirim diye yarışmaya girip farkında olmadan hiperventilasyon yapar ve bunun sonucundada sığ su bayılması gerçekleşirki bunun sonucu mazallah felçle hatta ölümle sonuçlanabilir ki bu dediklerim bir kaşık suda gerçekleşir.
Hiperventilasyon nedir peki? Hiperventilasyon hızlı hızlı nefes alıp vererek kandaki oksijen miktasını arttırıp karbondioksit miktarını minimum'a indirmek diye cevaplanabilir. Profesyonel derin su serbest dalgıçları'nın kullandığı bir yöntem olmakla birlikte bu yarışmacı derin su serbest dalgıcı arkadaşlar kendilerini bu duruma ayarlayabilmektedirler. Siz siz olun dalmadan önce uzun süre sık sık nefes alarak dalmayın. Çocukların nefes tutma yarışması yapmasını engelleyin.
 

Surffishing

Daimi Üye
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
4,675
Tepkime puanı
114
Puanları
38
Yaş
48
Konum
Balıkesir
Adı
Erdal
Öncelikle Serhat kardeşime Allahtan rahmet,geride kalanlara sabırlar dilerim.Yüzyüze görüşmesemde netten tanıdığım bir kardeşimizdi.

Arkadaşlar sığ su bayılması illaki derinden yüzeye çıkışta olacak diye bir kurala asla dayanmaz.1m suda bile vücudumuzdaki oksijen kritik seviyenin altına indiğinde bayılma meydana gelir.Serbest dalışta derinden çıkışta genleşen akciğerlerin vücuttaki kanı hızla kendine toplaması sonucu zaten düşük olan oksijenin basınctan kurtulduğu için birden düşmesi sonucu daha sık görülür.
Hiçbir belirtisi olmayan bu durum aniden gelişir.Normalde birkaç saniyede düzelebilecek olan bu durum suda yalnız isek boğularak ölmemize neden olur.
Bunun tek çaresi yalnız dalış yapmamak ve dalışta birinin bizi gözetlediğinden emin olmaktır.