Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Tırıvırı nedir, Neden Yasaktır, Zararları Nelerdir?

Konu, '3/2 Numaralı Amatör (sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ 2012/66' kısmında Ersin tarafından paylaşıldı.

  1. Doğ@ Tutkunu

    Doğ@ Tutkunu Yeni Üye

    Kayıt:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    0
    Can Bey gerçekten olayı tam olması gereken noktaya getirdiniz. TIRVIRI DİNAMİTMİİ??? Tartışma tırıvırıYA karşı olanlar la onu savunan acizene ben... im kişisel meseleme dönüştü.
    Konuyla ilgili ilk yazımı okuma zahmetinde bulunduysanız sözkonusu olta türünü benim çok zevkli bulmadığım , bir alışkanlık halinde kullanmadığımm, böyle bir tavsiyeminde olmadığını fark edersiniz.sADECE VERİLEN TEPKİLERİN ABARTILI BULUYORUMMM.
    SizİN belki edebiyatta anlatımı kuvvetlendirme yolu olarak başvurduğunuz abartma (mübalağa ) sanatı... avcı dostlar arasında gerçek bir olaya dönüştü.
    TIRIVIRI DİNAMİTMİ????????????????????????????????????

    İşte benim eleştirdiğim nokta burası.Söz konusu olta türünün çevreci ve doğa severler arasında çok hazzedilmediğini pek ala biliyorummm.Hatta bu mevzuyla ilgili bende birçok tırıvırı kullanıcısıyla tartışmışımdır.AMA SÖZ KONUSU OLTA BİR ÖCÜ YADA DİNAMİT DEĞİLDİR.
    Olayın başlangıcına şöyle bir geri dönüş yapalım. Bir oltacı olarak hava soğuduğu zaman ağırlık av hayatımız bitiyor.Eskişehir sakaryabaşı bu konuda kaşıntımızı attığımız teselli yeri olmuştur çoğu zaman.Oraya da herzaman gitmek mümkün değil, yada soğuk subalığı alabalık meraları herkese yakın değil.Bazen akdenize tekneyle açılıyoruz.Ama bir amatöre yılda iki organizasyon yetmiyor.Ve ben soğuk suda balık avlamanın yollarını araştırmaya koyuldumm.
    Derken balık metabolizmasını yakın tanıdık.Balık davranışlarını böylelikle yakından anlamış olduk.Aslında bir birimizin düşüncelerini dinamitlemekten se kazandıklarımızı paylaşsak daha isabet ollacak.Neyse mevzuya devam edeyim.Bu amaçla tatlı sulardaki balık avı ısı 20 dereceyi aşağı düştümü nazlanmaya başlıyor.15 derece de bayağı zorlaşıyor.10 dercenin altında artık imkansız.Benim araştırmam yaklaşık 2-3 ay devam etti.Envai çeşit olta türü denedim yem çeşidi denedim.Ayrıntıya fazla girmiyorumm ama en az 2 ay tatlı su meraların bu iş için uğraştım.
    Soğuk suda av yapılamamasının bilimsel açıdan sebebini önce yazmıştım şimdi kısaca değiniyorum.Balıklar bizim gibi değil.Biz sıcak kanlı canlılar ortamın sıcaklığı ne olursa olsun vucut ısımız sabit.Eğer düşerse ölürüz.Ama balık gibi soğuk kanlı canlılarda vucut ısı ortama göre ayarlı ve ortam sıcaklığı düşünce vücut sıcaklığıda ciddi şekilde düşüyor.Ve bu durum balık davranışlarını çok derinden etkiliyor.Vucut ısıs düşen balığın beslenme ihtiyacı kışın minimumu düşüyor.Yem tercihinde daha titiz davranıyorlar.Dışardan bizim suya attığımız klasik yemlerle değilde daha çok balığın kolay sindirebileceği suyun içinde ulşabileceği larvalar, balık yumurtaları, diğer su canlıları vs yemler tercihediliyor. Dolayısıyla kalasik yemlerle biz boşuna olta atıyoruz.Ve uzun denemelerden sonra ben ancak sözkonusu olata (tırıvırı) ile sonuç alabildim.Bu olta türünde av ve yem arasında bir ilişki kurulmasına gerek yok.Ama ilgi olta türünün bilinen zararları var ortada.Acaba tolere edilebilirmi diye düşündüm ve bunun üzeri ne çalıştım.Ve bunun mümkün olduğunu gördüm.Yani öcü gibi görülen DİNAMİTE BENZETİLEN ki bunun mimarı da sizisiniz.Bu olta türüde beceri ile kullanılır ve zamanlamaya dikkat edilirse doğaya zarar vermeden bir altarnatif olabilir.Bütün tartışma bu.
    Dolayısıyla bir arayışın sonucu bu noktaya geldik.Şimdi size ve sizin gibi düşünen tüm doğa severlere şunu söylemek istiyorum.Söz konusu olta (Tırıvırı)
    yeni bir şey değil.Yanlış kullanıldığında doğurduğu zararları anlatmaya bile gerek yok sizlerele aynı fikirdeyim, kullanmak bir tercih meselesidir. Siz ler onu yasaklayarak doğayı daha iyi koruyacağınızı düşünüyorsunuz.Bende bu yasağın denetiminin çok zor olduğunu insanlarda kalıcı davranış değişikliğine dönüşmediğini dolayısıyla insanlara bilgi beceri kazandırarak doğayı daha iyi koruyacağıma inanıyorum.Aramızdaki fark bu....
    Eğer soğuk suda avlanma becerisi üzerine geliştiridiğimiz teknikler varsa, beceriler varsa bunları paylaşalım.
    Yoksa haklı olarak yumurtlama dönemindeki av yasağına bir de ek olarak bilgi ve beceri eksikliğinden kış mevsimini eklediğimizde daha uzun bir zaman diliminde doğayı insanlara da kapatmış oluruz.
    EVET CAN BEY SİZİ DİNAMİT VE TIRIVIRI ARASINDAKİ FARKLARI BİLECEK BİLGİ BECERİ VE ZEKA DÜZEYİNDE VAR SAYIYOR VE ARALARINDA Kİ FARKLARI ANLATMIYORUM ASLA BOY BİLE ÖLÇÜŞEMEZ .DİLERİM DİNAMİTLERİNİZİ HİÇ ÇIKARMAZSINIZ:))).ÇÜNKÜ HALA KORUMAK ZORUNDA OLDUĞUMUZ BİR DOĞA VAR.
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    22.137
    Beğeniler:
    9.929
    Şehir:
    İstanbul
    Soğuk suda balık avlanmıyorsa buzları kırarak avlananlar ne avlıyor?

    Klasik yöntemlerle avlanmayı başaramadığınızda neden aklınıza illegal yollar geliyor?

    Madem ki avlaklar size o kadar uzak, klasik oltalar da sonuç vermiyor ve önceki yazılarınızda da belirttiğiniz üzere avcılığı zevk vermeyen TIRIVIRI isimli (bize göre katil-dinamit) olarak adlandırdığımız malzemeyi kullanarak avlanmaya çalışıyorsunuz?

    Size o kadar uzak olan avlağa gitmek yerine balığı satın alarak tüketebilirsiniz. Eminim daha ucuza da gelir.

    Acaba tırıvırı da sonuç vermezse daha başka yöntemler kullanmayı düşünürmüsüz?

    Bu çelişkiler için bir yanıtınız varsa merak ediyorum.
     
  4. can

    can Üye

    Kayıt:
    14 Haziran 2010
    Mesajlar:
    39
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    ANKARA
    Km'lerce yol yapıp emek emek yaptığım sineklerimi bağlayacağım, yeri gelecek ördek yürüyüşüyle yeri gelecek sürüne sürüne suya yanaşıp atış yapacağım, oda ne dakika bir gol bir tırıvırı çekeceğim veya suyun içinde yürürken 3-5 metrede bir TIRIVIRIYA takılıp çürümüş balıklar yengeçler göreceğim, ağzıma ne geliyorsa saya saya onları toplayacağım kıyıda imha işlemine başlayacakken haydaaaaa karaya dahi alelade atılmış TIRIVIRIYA takılmış hayvan leşlerinin kokusunu çekeceğim onlarıda ayıklayıp bir güzel yakarak ortadan kaldırma çabası içine gireceğim.

    Sonrada siz çıkacaksınız, bu illetle bu kadar mucadele eden insanlara inat.

    Tırıvırı Kullanma talimatı gibi
    Misinayı şu kalınlıkta takın
    Yok sürütme yapmayın direk pırakıp alın
    Hatta sürkülerde yer verelim gözenek boylarını ayarlayalıma kadar getirceksiniz.

    Ayrıca ben hiç bir şeyi birbirine benzetmedim.
    Ben usulune uygun avlanırken, sizin kendince baheneler üreterek tırıvırı kullanmanıza karşılık ben veya başkaları bu düşünce ile bu gibi şeyler kullanırsa, ne oluru düşündürmek istedim.

    Siz böyle düşünmediniz o ayrı konu.

    TIRIVIRIYI kullanmak bir tercih meselesi değildir.
    Bu etik değildir Zararlıdır ve yasaktır.
    Kendinizce sığındığınız bahanelere dayanarak bunu kullanamassınız.

    Kimseye çarpmamak kaydıyla kırmızı ışıkta geçmek serbest bırakılabilirmi?

    EVET DOĞ@ TUTKUNU BEY GÖRÜYORUMKİ ARAŞTIRMAYI SEVİYORSUNUZ. O HALDE SOĞUK HAVALARDA BALIK YAKALAMA APARATI HALİNE SOKMAYA ÇALIŞTIĞINIZ İLLETİN, TUTKUNU OLDUĞUNUZU SAVUNDUĞUNUZ DOĞAYA, EN AZ DİNAMİT KADAR ZARARLI OLDUĞUNU BİLMİYORSANIZ ARAŞTIRIN DERİM.
    ARAŞTIRMAYA, SUDA DEMİYORUM, DOĞADA HERHANGİ BİR YERDE ATIL BIRAKILMIŞ TIRIVIRININ KAÇ SENEDE YOK OLDUĞUNU ARŞTIRMAKLA BAŞLAMAK İSTERSİNİZ BELKİ.

    HİÇ DİNAMİTİM OLMADI AMA ŞUNU KALPTEN GELEREK SÖYLÜYORUM, AVLAKTA TIRIVIRI KULLANAN İNSAN GÖRDÜĞÜMDE YANIMDA OLSA HİÇ GÖZÜMÜ KIRPMADAN KAFASINA ATACAĞIMI DÜŞÜNÜYORUM.
     
  5. Doğ@ Tutkunu

    Doğ@ Tutkunu Yeni Üye

    Kayıt:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    0
    Şeref bey önceki yazılarımı okuduğunuzu biliyorum, çünki bana ilk cevap yazan da siz olmuştunuz.Ama anlaşılıyorki okumak farklı şey anlamak farklı şey…
    Şimdi buraya alıntılıyarak sizi mahçup etmek istemiyorum…
    Ancak gerek buz altı avcılığı hakkında, gerekse avlanmak yerine aynı paraya daha fazla balık alma konusundaki düşüncelerimi bilmek istiyorsanız ilk yazımda yazmışım.Tekrar okursanız bir çelişki olmadığını fark edersiniz.
    Tırıvırı avcılığının zevkli iş olmadığı konusundada hala aynı fikirdeyimmm…Ancak yazışma refleksi içinde sanki sizlere karşı savunuyor konumuna düştüm. Halbuki bir keşfin sonucunu paylaşmaktan öte bir niyetim yok, olamaz ve olmayacak.
    ŞİMDİ SİTE MODERETÖRÜ OLARAK SİZİNLE BİRAZ DERTLEŞMEK İSTİYORUM
    Şeref bey; sitenize üye olurken niyetim, ortada da kapı gibi Tırıvırı yasağı varken bu yasak lehinede kamu oyu oluşturmaya çalışan sesi bu kadar güçlü çıkan bir koro varken , tırıvırı lehine yazı yazarak, artistlik yapmaya çalışan, ortalığı karıştırmaya çalışan, insanların damarına basarak keyif almaya çalışan biri olmak asla değildi.Tartışma bu noktaya geldi.Bir birimizin yazılarından cımbızla çelişki arar olduk.Resmen sinir harbi yapıyoruz.Böyle bir niyetim yok benim.
    Arkadaş ben son derece masumane soğuk suda av yapabilmenin yollarını aramaya koyuldum.Ve ulaştığım sonuçları paylaşmak istedim
    2-3 ay merada hiç av yapamadan onlar ca yem ve olta türü denedikten sonra acaba işe yararmı bilmeden, yıllar önce (abartmıyorum gerçekten yıllar önce) den çantamda kalan bir tırıvırıya temizlik yaparken rastladım.
    Çünki tırıvırı hakkında başlangıçta bende sizden farklı düşünmüyordum.Ve soğuk suda inanılmaz performansını şaşkınlık izledim.Ama söz konusu aletin sizinde bolca anlattığınız zararlarını bende biliyordum.Hatta yine ilk yazımda bahs etmiştim.İmkan bulursam su altı avcılığı da yaparım ve avı bırakıp ağ parçaları topladığımı, tırıvırı topladığımı da paylaşmıştım.
    Şimdi elimde zararlı olduğuna inandığım ama aslında aylarca aradığım olta tipi vardı.
    Acaba dedim bu zararlar tolere edilebilirmi…Ben doğa duyarlılığı olan bir insanım.
    Ve bunun araştırmasını yaparken 6 yıl aradan sonra yeniden tırıvırıya para verdim.(Tırıvırı ile ilk 2003 tanıştım, daha öncesinde zaten böyle bir olta türü yoktu ,herkes gibi bende denedim ama bilinen zararlarını görünce , zevkli olmadığını fark edince bende karşıt cepede yerimi almıştım) Ayrıca uygulanan yasağın şöyle bir etkisi olmuş bu zaman içinde:Benim aldığım zamanlarda 500 yada 750 kuruştu.Şimdi tezgah altından 2,5 tl , yani karaborsaya düşünce 5 katına hala satılıyor.
    Neyse geçelim bunları…Araştırmalar için aldığım malzeme ile doğaya zarar vermeden kullanabilmenin tekniğini bulmaya çalıştım.Kendimce de buldum.Aslında ön yargısız okuyup hatta deneseniz , doğaya duyarlı bir insan o nesneyi suda bırakması imkansız…
    İŞTE ŞEREF BEY HİKAYENİN HEPSİ BU.
    VE BEN SÖZDE BİR ŞEYİ KEŞFETMİŞCESİNE BUNU SİZLERLE PAYLŞAMA HATASINA DÜŞTÜM. MAKSADIM AV, DOĞA, BALIK SEVER ARKADAŞLARla ŞİMDİ YASAK OLAN BU NESNENİN BÖYLEDE BİR FARKLILIĞININ OLDUĞUNU VURGULAMAKTI. BUNU PAYLAŞMANIN HAZZINI YAŞAMAKTI. AMAN NE HAZMIŞŞ NE HAZZ…
    Ben tırıvırının avukatı, sizler tırıvırının zebanisi oldunuz , üzerime geliyorsunuz.
    Sözde doğa severiz ama doğanın en değerli varlığı olan insan üzerine tırıvırı kullandığı için dinamit atmayı düşünen doğa severler var bu sitede.Yok böyle bir şey Şeref bey.
    Tamam benim bu bu olta türüne bakış açım değişti.Öcü yada dinamit kadar tehlikeli görmüyorum, sizin değişmeye bilir. Ama size teknik izah yapıyorum olmuyor, bilimsel açıklama yapıyorum olmuyor, vicdanlara ve zihinlere hitap edelim diyorum olmuyor, cezanın davranış kazandırmada etkisizliğini anlatıyorum olmuyor.
    Sonunda geldiğimiz nokta tırıvırı kullanıcılarını dinamitleyelim öylemi, yada yazılarının içinden çelişkiler cımbızlayalım sinir harbine tutuşalım öylemi.
    ŞEREF bey tamam tırıvırı karşıtı olabilirisniz ama DİKKAT EDERSENİZ OBJEKTİFLİĞİMİZİ KAYBETMİŞİZ, BİLİMSEL, NESNEL BİR TEPKİ VERMİYORUZ. Muhatabınızın ne söylemek istediğine değil neticede ne yaptığına odaklanıyorsunuz.
    TIRIVIRI LAFINI GÖRÜR GÖRMEZ DİREK DUYGUSAL TEPKİLERLE BASIYORUZ KALAYI. İLLEGAL YOLLARA DÜŞTÜĞÜMÜZ HATIRLATILARAK ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMELER… yada bilinen zararlarını tekrar sıralama yada resimleri hatırlatma ,yahu ben bunları bilmeyen biri değilimki, inanın BUNLARA gerek yok, niyetimizi anlamaya çalışsak yeter. Karşıt yazı yazanlarla ortak düşündüğümüz noktalara ortak paydalara vurgu yapıyorum bunları gören yok.
    Dinamit savaşlarda tahrip için üretildi.Zamanla balık ta avladığı görüldü.Zararları idrak edilince bilinçli insanlar tarafından kullanılmıyor artık.Cahili kim durdurabilirki zaten.İnanın bana Şeref bey bu bakış açısıyla eğer dinamit balık avlamak için üretilseydi ve o nada Tırıvırı muamelesi yapılsaydı hemen üretimi ,bulundurulması, kullanılması , taşınması yasaklanır ve hayatın çokda faydalı olduğu diğer alanlarında kullanılamazdı.İşte bu açıyla bakıyoruz…
    Diğer bir yanılgı noktamız da şurası. Yasaklandıya kullanıcıları ikinci sınıf insan, etçi, bohçacı ilan ettik ya tamam artık doğa tertemiz, bizde vazifemizi yapmış olduk. Şeref bey tırıvırı dediğiniz neticede bir ağ türü. Ve TRT de yayınlanan mavi tutku belgeslinin son bölümünde İstanbulda Marmaranın altından meterelerce ağlar toplanıp ibret olsun diye limana serildi. Eminim onlardan belki daha çoğuda hala İstanbulda , boğazlarda , iç sularda .Ee şimdi bu ağların üretimi, satımı ,kullanımı yasaklanmalımı? Yanlış anlamayın herkes yapıyor bizde yapalım ne olacak demiyorum. Evet bir deniz yıldızı için(MALUM HİKAYE VARYA) çok şey değişebilir, karınca misali safımızın belli olmasıda önemlidir.Ama yasaklama , ceza yöntemleri geçersiz yollardır.Güneşe karşı gözlerinizi kapamakla dünyayı kendinize karanlık edebilirsiniz ama tonlarca ,km lerce ağın sulara dökülmesini engelleyemezsiniz.Ama doğa duyarlığı oluşturursak malzemenin doğru şekilde doğru yerde kullanılmasını sağlayabiliriz.Herşeye rağmen kazaya kurban gidenleri sizin benim gibi gönüllüler o belgeseldeki hatta rum asıllı o dalgıç gibi doğa dostlarıda toplayarak belgesel deki gibi yada bu sitedeki resimler gibi aleme ibret olsun diye gösterip vicdanımızı ancak ozaman rahatlatabiliriz.
    Şeref bey site moderetörü ve aramızdaki yaşça en tecrübeli ağbeyimiz olarak dilerim bu samimi paylaşımımı daha objektif bir gözle okursunuz…
    SONUÇ OLARAK
    TIRIVIRI TARTIŞMALARINI BİR KENARA BIRAKLIM.
    HAZIR MEVSİMDE KIŞ, TAM ZAMANI. GELİN SOĞUK SUDA AVLANMAK İÇİN YENİ YÖNTEMLER GELİŞTİRELİM VE PAYLAŞALIM…
    MUHABBETLE ŞEREF BEY
     
  6. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    22.137
    Beğeniler:
    9.929
    Şehir:
    İstanbul
    Ne yazık ki anlaşamıyoruz.
    Bir şey kötüyse kötüdür.
    Kötü bir şeyi siz iyi amaçla kullanmaya çalışsanız bile önünde sonunda kötü şey kötülüğünü yapar.
    Bıçakla ekmek te kesebilirsiniz, adam da...
    Bıçak hep evdedir, silah olabilecek şey evde masum bir araçtır.
    O bıçağı yanınıza alıp sokağa çıkarsanız niyetiniz değişiktir.

    Tırıvırı da evde, çantada masumca dururken suyu görünce birden canavarlaşıyor.
    Suda kalırsa su canlılarını, karada kalırsa karadaki bazı canlıları, üstelik te acı çektirerek öldürüyor.
    Ne kadar iyi niyetli olursanız olun turuvırı kullanmayın, kullandırtmayın.

    Giden arabadan kola kutusunu, pet şişeyi, yediği meyva kabuklarını atan düşüncesiz insanlar topluluğunun bol olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz.

    Av bölgesinin temiz bırakılması gerektiğini daha anlatamamışız insanlara. Ortada böyle şeyler varken siz hala tırıvırının güvenli kullanımını öğretebileceğinizi söylüyorsunuz.

    Soğuk suda nasıl avlanılırı bilen birileri illaki vardır. Raştırısanız bulursunuz.
    Avcılığından zevk almadığınızı söylediğiniz bir aracı kullanmayınız. Kullanmayınız, çünkü bu hobiyi biz zevk için yapıyoruz, et için değil.

    Ben defalarca ava gidiyorum ama bir yılda açtığım rapor sayısı 5-6.
    Neden biliyormusunız. Sadece zevk aldığım av aracını kullanarak balığı kandırmaya çalışıyorumda ondan.


    Not: Yazılarınızı yazarken lütfen büyük harf kullanmayın, paragraf aralarını birer satır da açın ki yazılarınız daha rahat okunsun, anlaşılabilsin.
     
  7. Doğ@ Tutkunu

    Doğ@ Tutkunu Yeni Üye

    Kayıt:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    0
    Can bey bukadar agresif olmaya gerek yok.

    Doğal duyarlılığınız takdire şayannn.Geçmişe yönelik okumalar yaparsanız bu sitede yazanların hepsinin benzer hikayeleri var.Bizi bu forumda birleştiren şey dağa konusunda çektiğimiz ortak sancıdır.

    Yalnız Can bey yöntem konusunda anlaşmıyoruz.Tırıvırı kullananın başına atacağınız dinamitle ortamın leş kokusuna birde kan kokusu ekelemekten başkabir şey kazanamayız.

    Ayrıca doğayı severken doğanın efendisi insana karşı muameleniz doğrusu insan sevgisi konusundaki düşünceleriniz hakkında şüpeye düşürüyor insanı.Aynı şekilde ben bir insan görsem yaklaşımım sizden çok daha farklı olur.Bunu önceki yazılarımda anlatıyorum.

    Sizin ve benim tırıvırı konusundaki düşüncelerimizin pek esnemeyeceği aşikar.Ben sadece kendime göre yaptığım bir keşfi paylşamak istemiştim.Ben vaz geçiyorum bu paylşaımdan bana kalsınnnn...

    İsterseniz konuyu soğuk su avcılığına getirelim.
    Mevsiminde şu an tam zamanı olduğuna göre; bu mevsimde doğadan uzaklaşmamak için geliştireceğiniz yada keşf edeceğinz yeni yöntem ve usulleriniz olursa sizi seve seve okuyacağım... muhabbetle
     
  8. Doğ@ Tutkunu

    Doğ@ Tutkunu Yeni Üye

    Kayıt:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    0
    Teknikler konusunda anlaşamadığımız doğru ama en azından niyetimizin halis olduğu konusunda bence alşıyoruz.
    Aynı fikirde olmadığımız konuda yazışmak anlamsız... ama soğuk su avcılığı konusunda araştırmya devam edeceğim... sizlerinde benzer tecrübeleri olursa yazışmaya devam edelimmm.... muhabbetle.
     
  9. fenerli

    fenerli Aktif Üye

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    202
    Beğeniler:
    10
    Şehir:
    ist
    2 hafta evvel levrek avına cıktım masraf olarak 1 depo mazot 380tl vapur gidiş dönüş 110 tl 2 gün boyunca kahvaltı mangal ve gazoz parası en az 100 tl ava cıkmadan önce alba shop tan alışveriş 240 tl toplam 830 veya 850 tl para harçamışız.Ve yediğimiz soğukta cabası buna rağmen sıfır balıkla geri döndük balıklar önümüzde dans ettiler ama rapalaya atlamadılar.Şimdi ben bu kadar masraf ettiğimi düşünerek orada tırıvırımı atmam lazımdı bu pislik nalet alete daha elimi sürmedim.Bizim için et önemli değil o balıkla savaşmak o heyacanı yaşamak balık kendini taşlaramı.sokacak veya balığı çekerken kayalara nereye yatıracaksın o heyacanı yaşamak önemli.:confused:
     
  10. Tarık ERSAL

    Tarık ERSAL Üye

    Yaş:
    57
    Kayıt:
    25 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    57
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    ANKARA
    Sayın Doğa Tutkunu ve TIRIVIRI kullanımı savunucusu bey.

    Ben TIRIVIRI adlı illetin piyasaya çıktığı 2001 yılından onun önce Ankara il sınırları içinde, daha sonra da 2005 yılında tüm Türkiye'de üretiminden satış ve kullanımına kadar yasaklanması için uğraş veren ve bunun gerçekleşmesine sebep olmuş, kısa adı RASTGELE-DER olan derneğin kurucularından bir amatör balıkçıyım.

    Sayın ...... (bilmediğim için yazamıyorum)
    Canınız mı sıkkın?
    Uğraşacak bir işiniz mi yok?
    Baktığınızı görmüyor musunuz?
    Su Ürünleri Fakültelerindeki hocalarımızdan, bu illeti bir zaman diliminde kullanmış olan kişilere kadar her kesimin olağan üstü derecede zararlı olduğunu beyan ettiği, bunu yarattığı tahribat ile ispat eden, amatör balıkçılıkla, sportmenlikle hiç bir alakası olmayan, yok edici bir ağ parçasını savunarak neyi hedeflemektesiniz?


    Harf farkıyla da ;) olsa ALTERNATİF olarak değerlendirdiğiniz ancak bence MARJİNAL olan TIRIVIRI ile ilgili savınızı öyle uzuuuun uzun uzatmadan, mümkünse 3-5 paragraf ile net olarak yazarsanız, en azından kurucusu ve mensubu olduğum derneğimiz RASTGELE-DER ve kendi adıma bunca yıldır mücadele ettiğim/iz konuda savunduğunuz marjinal fikri çürütme imkanı bulmuş olurum.

    Unutmayın ki;
    Aklı başında olan tüm Dünya ülkeleri DOĞAYA VERDİĞİ ZARARLAR nedeniyle Monofilament (tek kat) ve Multimonofilament (çoklu tek kat) misina ağların balık avcılığında kullanımını yasaklamıştır.

    Bizde ise ne yazık ki 2010 senesinden bu yana her senenin 1 Eylülünde yasaklanacağı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğlerde duyurulur ve bir sonraki seneye ertelenir.

    BKZ: Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğler.
    2 sene öncesi:
    Sürütme, uzatma ve diğer avlanma araçları ile avcılığa ilişkin yasaklar
    MADDE 14 –
    (7) Monofilament (tek kat) misina ağlarının kullanımı 1 Eylül 2010 tarihinden itibaren yasaktır.

    Geçen sene:
    Sürütme, uzatma ve diğer avlanma araçları ile avcılığa ilişkin yasaklar
    MADDE 14 –
    (7) Monofilament (tek kat) misina ağlarının kullanımı 01 Eylül 2011 (Değişik tarih RG-10/07/20¬10-27637)tarihinden itibaren yasaktır.

    Günümüzde;
    Aşağıdaki madde ile 1 Eylül 2012 sonrasına ertelendi.
    MADDE 11 – Aynı Tebliğ’in “İçsularla ilgili diğer hükümler” başlıklı 44 üncü maddesinin altıncı fıkrasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
    “Multimonofilament (çoklu tek kat) misina ağlarının ise 1 Eylül 2012 tarihinden itibaren kullanılması yasaktır.”


    Aman ha. Bu durum bizim aklımızın başımızda olmadığı anlamına gelmeye. :)

    Umarım mesajım net ve anlaşılır olmuştur.

    Saygılarımla.


    NOT:
    1- Bu mücadelenin tam hikayesini öğrenmek isterseniz lütfen aşağıdaki birbirini tamamlayan linkleri tıklayıp, OKUYUNUZ.
    RASTGELE-DER Rastgelebalıkçı Amatör Olta Balıkçıları Derneği - WEB
    RASTGELE-DER Rastgelebalıkçı Amatör Olta Balıkçıları Derneği - WEB
    2- Bir sonraki mesajınızda yer almasını rica ettiğim TIRIVIRI ile ilgili olan NET savınızı kısaca yazmanızı isteyen bir kişi olarak uzun bir metin kaleme aldığımın farkındayım. Konuyu kendimce ancak bu satırlarla toparlayabildim. Gözünüzü yorduysam affola. :)
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 8 Ocak 2012
  11. Tarık ERSAL

    Tarık ERSAL Üye

    Yaş:
    57
    Kayıt:
    25 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    57
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    ANKARA
    Sayın Doğa Tutkunu,

    Bilindiği üzere bir çok bilim adamının da onayladığı gibi, bazı uyuşturucular (mesela esrar, eroin ve bir kısım adını yazmasak daha iyi olacak olan haplar) bir çok zararlı etkisinin yanı sıra performans artırıcı özelliktedir.

    Bu maddelerin insanlık alemi için çok zararlı olduğu %100 kanıtlanmış olan etkilerini araştırsanız çooook fazlasıyla bilgi edinmeniz mümkün olup, bu nedenlerle bu maddeler hemen hemen tüm Dünya ülkelerinde imalinden, bulundurulmasına, satışından, kullanımına kadar yasaklanmıştır.

    Bu maddeler insan ve onun oluşturduğu topluma karşı yarattığı sayısız sakınca nedeniyle yasaklanmış olsa da aynı tırıvırının tezgah altından satışı gibi, bir çok yasa dışı yöntem ile ederinden çok daha yüksek fiyatlara satılmaktadır.

    Benzetmem ne kadar uygun düştü bilmiyorum ama devamında daha iddialı olarak diyeceğim;
    Benim düşünceme göre TIRIVIRI bilinçsiz Amatör Balık Avcıları için bir nevi eroindir.

    Devamını bundan bir önceki mesajıma cevap verirseniz yazmak üzere sağlıcakla ve mümkünse TIRIVIRISIZ kalın.
     

Sayfayı Paylaş