Öncelikle saygılar ve selamlar tüm büyüklerim ve arkadaşlarım. Uzun süredir tatlı su avcılığında ki yasaklar sebebiyle ava gidemiyordum. Av sezonunun açılması ile kardeşim Ferhatın İstanbuldan gelmesini fırsat bilerek, açılış şerefine 01-04 cuma günü balığa gitmeye karar verdik. Amacım hem bi süre aldığım botu testetmek hem de turnayı gözünden vurmaktı. Çarşambadan hazırlıklara başladım. Eksiğim olmadığı için fazla zorlanmadım, takımları düzenledim, yeni şamandıralı değişik takımlar oluşturdum. Asıl hedefim avlaktan gümüş yakalayıp bi tarafa şamandıralı olta atıp, öbür tarafıda sahtelerle ve kaşıkla yoklamak. Cuma günü geldi çattı, heyecan dorukta tabi aylardır avlanamıyorum, hayallar tabi şöyle güzel bi trofe falan... Arkadaşımında pek bi ilgisi yok balıkla, ama ben inceden aşıyı vermeye uğraşıyorum. Bak işte bi tutuldunmu bidaha bırakamassın diye. Kendisi dağcılık sporuyla uğraştığından, doğaya karşı yabancı değil. Yani balık olmasa bile doğada olmaktan mutluluk duyuyor. Neyse sadete geleyim. Cuma akşamı 21:00 de arabayı yüklemeye başladık. Araba ufak olduğundan 3.60 bot ve 15bg motoru artı diğer ekipmanları araca yüklemek bizi baya bi enerji kaybına uğrattı. Aracı yükledik düştük yola. Avlakta hiç bilmediğim bi yerdeydi tabi gps falanda yok google earthden baktığım kadarıyla ve bana avlağı söyleyen saygıdeğer bi abinin tarifi üzerine istikamet kesikköprü tarafları. Gölbaşından yiyecekleri temin etme düşüncesi ile yola devam. Bi geldik ki açık yer yok. Allahtan ekmek alabileceğimiz 24 saat açık ekmekçi var aldık ekmeklerimizi. O an için yanımızda su ekmek ve çay onun dışında hiçbişey yok. Neyse dedik Bala da vardır, devam yola. Benim moralim biraz bozuldu tabi saat 11 e geliyor strese girdim varmıdır açık yer acaba falan diye. Kardeşim teselli ediyor beni bak nolacak tuttuğumuz balıkları yeriz falan diye. Geldik balaya şansımıza tek bi açık market bulduk, en azından kahvaltıyı kurtaracak bişiler aldık. Yola devam. Bala'yı geçtik Kesikköprü'ye döndük yola devam hala kesikköprüye kadar herşey normal kesikköprünün orada yanlış yere saptık. Baktık istikamet yanlış. Neyse 2-3 km yolu geri dönüp jandarmaya gidelim bari dedik, tam o sırada bi minibüs(gece saat 12 köy yeri insan bulmak büyük şans) hop dayı falan filan,durdular sağolsunlar. Anlattılaryolu allah razı olsun valla onlardan ,iyi insanlarmış çokta güzel anlattlar, vardık avlağımıza. Çok güzel bi yermiş. Hemen yorgunluğu atmak için koyduk çayı demliğe. Ardından çadırımızı kurduk. Çayımızı yudumlamaya sessizliği ve temiz havayı içimize çekmeğe başladık. Uzun ve yorucu bi yolculuk oldu, yorulduk tabi haliyle. Malum sabahta gün doğmadan kalkçaktık, havada biraz soğuktu girdik tulumların içine. Gün doğmaya yakın ezanla uyandım ben. Ferhat'ı uyandırmaya çalıştım, yoldanda geldiği için dedim yazık çoçukcağıza uyusun da ben de kahvaltıyı hazırlayım. Koydum çayı, işirdim yumurtaları güneşte doğdu tabi güneşi görmek ne mümkün hava yine kapalı bi kaç gündür olduğu gibi. Ben içimden dua ediyorum, yağmur olmasında diye. Yedik yemeğimizi. Tabak çanağı topluyo arkadaşım bende botu şişirmeye koyuldum. Hafif şişirdim yağmur başladı hem de iyi yağıyor. hemen sığındık arabaya, sinirden kuduruyorum ben. Bi sürü eziyet çektik bak şu olana falan diye, içimden dedim neyse isyan etme falan. Sonra birbirimizi motive etmeye başladık. 30-40 dk sora yağmur dindi. Hemen şişirdik botu doğru suya. Benim pek balıktan ümidim kalmamıştı. Turna hava değişimlerinden çabuk etkilenen bi balık olduğu için. Bi kaç koyu,bol sazlıklılarından yokladık, tık yok. Tabi akşam gümüş yakalama şansımızda olmadı. Sahtelerle at-çek. Bi kaç yer gezdik, yok. Bi yerde demirledik at-çek yapıyoruz. Fiber bi tekne geliyo ikitane dayı bi ayakları uzatmış keyif sigarası içiyor geri dönüyolar. Varmı bişiler dedim yanımızdan geçerken. 2-3 tane var dediler. Gümüş mü kullandınız dedim. Yok biz ağ atıyoruz dedyince, aha dedim bohçacılar, içimden iyi ... yiyonuz dedim. Vınn diye işlerini bitirip gittiler. Kimbilir kaç 2 tane 20 tane. Ben yine sövmeye başladım. Neyse dedik bi de sırtı deneyelim. Kıyıdan ince ince yokladık tık yok. Yağmur hafiften yine başladı, biraz dolaştık bi iki foto çektik, malesef avı balıksız sonlandırdık. Konuştuğum bi kaç kişi de cumartesi, pazar bulunduğum bölgenin alternatif avlaklarını yoklamış netice onlarda da aynı. Muhtemelen havaların düzensiz ve daha suyun soğuk olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Doğada bulunmak bile ruhuma ve bedenime iyi geldi. Avdan bi kaç foto
Dosyalar
-
IMG_4829.jpg89.5 KB · Okunma: 8 -
IMG_4831.jpg39.6 KB · Okunma: 0 -
IMG_4832.jpg31.7 KB · Okunma: 2 -
IMG_4838.jpg37.9 KB · Okunma: 0 -
IMG_4839.jpg25.6 KB · Okunma: 1 -
IMG_4840.jpg56.6 KB · Okunma: 0 -
IMG_4842.jpg66 KB · Okunma: 1 -
IMG_4844.jpg23.2 KB · Okunma: 0 -
IMG_4847.jpg98.5 KB · Okunma: 1 -
IMG_4848.jpg101.4 KB · Okunma: 0 -
IMG_4849.jpg88.7 KB · Okunma: 2 -
IMG_4850.jpg14.6 KB · Okunma: 2 -
IMG_4853.jpg59.6 KB · Okunma: 0 -
IMG_4861.jpg52.9 KB · Okunma: 0 -
IMG_4865.jpg100.2 KB · Okunma: 0 -
IMG_4867.jpg96 KB · Okunma: 1 -
IMG_4869.jpg27.1 KB · Okunma: 3