Görüşlerine saygı duyuyorum Abdullah abi, cevap vermek ya da vermemek açıklama isteğinden çok bir savunma mekanizmasıdır.
Ben de bir örnek vermek istiyorum. Hazreti Ali halife iken düşmanı çoktu. Hariciler, öldürme kararı almışlardı. Bunun için İbn Mülcem'i görevlendirmişlerdi. Hz. Ali, sabah namazını kılarken İbn Mülcem arkadan gelip zehirli kılıcıyla Hz.Ali'yi ağır yaraladı. Hz. Ali ağır yaralıydı. Durmadan kan kaybediyordu. O durumdayken bile yanındakilere dönerek, sabah namazını kılmalarını, vakti geçirmemelerini söyledi. Namazı kıldırmak için de yerine vekil tayin etti. Oğlu Hz. Hasan’ı yanına çağırıp, başında toplananlara şöyle dedi: “Bunun yemeğini yedirin ki istirahat etsin! Eğer hayatta kalırsam, İbn Mülcem’i ben yargılarım; affederim ya da cezasını veririm. Ölürsem, cezasını verin! Fakat asla haddi aşarak müslümanların kanına girmeyin. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez.” buyurdu.