ATATÜRK KÖŞESİ

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Ersin
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
KEMAL'İM

Marmara da dize gelen kafirler
Bize çalım satar oldu Kemalim
Dinci misyonerler casus sefirler
Ankara’da yatar oldu Kemalim
XXX
Belki geri göçeceğiz buradan
Eserlerin yok oluyor sıradan
Hele o hitler kılıklı adam
Devrimine çatar oldu Kemalim
XXX
İstanbul’un işgali unutuldu
Amerika ne dediyse tutuldu
Sömürünün temeli tam atıldı
Herkes bir şey satar oldu Kemalim
XXX
Garptan giremeyen şarktan geliyor
Dolar halkı bölük bölük bölüyor
Hain artık yokluğunu biliyor
Yurdum Kufe Katar oldu Kemalim
XXX
Bağımsızlık kimliğini yitirdik
Şalvarı çarşafı geri getirdik
Kemalizm’i hastaneye yatırdık
Molla kafa tutar oldu Kemalim
XXX
Hoca efendiden halife hazır
Vekiller vükela bakanlar vezir
Amerikan uşağından başvezir
İşgalden de beter oldu Kemalim
XXX
Sarıklı türbanlı doldu Çankaya
Şimdiden diyen vara hep ezankaya
Paralar yatıyor ofshore bankaya
Kuşlar ezan öter oldu Kemalim
XXX
Geri geldi Vahdettin’in Meclisi
Meclisin başına koyduk iblisi
İstanbul’a başkent diyor kimisi
Kurtar bizi yeter oldu Kemalim

Bekir YAŞAR
 
ATATÜRK SEVDALISIYIZ

Sen kim oluyorsun yüzsüz utanmaz yobaz
Giriyorsun söyle ALLAH'LA benim arama
Sivri dilini uzatıyorsun yalanla birde harama
Bu ülkeyi başıboş sahipsiz mi kaldı sanma
Bizler ATATÜRK’ÜN neslindeyiz sevdalısıyız
XXX
Sulandı bu topraklar Atalarımızın oluk oluk kanlarıyla
Ceddimizle övünürüz çıkarız uzaylara fezalara
Bilimle ilimle aydınlanırız düşeriz ışıklı yollara
Senin beyninde kalmış bir kez karanlık ortaçağ
Bizler ATATÜR’ÜN emrindeyiz izindeyiz
XXX
Sarıldınız kara çarşaflara türbanlara görünmez peçelere
Kirli sakal uzattınız sarıkla şalvarlarla girdiniz cübbeye
Dini alet ettiniz soktunuz çıkarla bulaştırdınız siyasete
Bunu pahalı ödeyeceksiniz canınızla hem de bedeninizle
Bizler ATATÜRK’ÜN özündeyiz sözündeyiz
XXX
Hangi hakla diyorsun cehalete esarete var özgürlük
Sürüp gidecek mi sandın saltanatın kısa bir ömürlük
Milletin sırtında kambur oldunuz taşınmaz bir yük
Anlayacaksınız bu ülkenin vazgeçilmezidir lâiklik
Bizler ATATÜRK’ÜN dilindeyiz bekçileriyiz
XXX
Yılmaz’ım utanır oldum bu çirkefleşmiş düzenden
Halkını kandırarak arsızca edepsizce gelip gezenden
Tanık oldum tahammülü kalmayıp canından bezenden
Ödün vermeyiz asla bir an bile vazgeçmeyiz cumhuriyetten
Bizler ATATÜRK’ÜN gözündeyiz askerleriyiz

Nafiz YILMAZ
 
Atamızı unutmayıp buralara kadar taşıyan Ersin kardeşimize Atamıza olan saygısından dolayı ayrıca teşekkür ederim.
 

Dosyalar

  • PicsArt_1444716662995.jpg
    PicsArt_1444716662995.jpg
    53 KB · Okunma: 15
Bugün 10 Kasım 2015 Atamızın 77.ölüm yıldönümü

1938 yılından beri, her 10 Kasım, Ata’mızı kaybetmenin verdiği büyük hüznün yanında, onu daha iyi anlamanın gereğinin ortaya konulması gereken bir gün olarak ta değerlendirilmelidir.

Türkiye Cumhuriyetini kurmak ve onu yüceltmek için ömrünü adayan ‘’Mustafa Kemal ATATÜRK’’ her insan gibi vakti geldiğinde ebedi dünyaya göç etmiştir. Bu, her canlının kaderidir. İnsan ölür, bedeni toprak olur. Onu ebedi bir şekilde yaşatmaya devam eden ise bıraktığı eserler olur. Atatürk'ün bize bıraktığı en değerli eser, şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Sadece devleti kurmakla yetinmemiş, yaptığı inkılaplar, yenilikler sayesinde devletimizin çok kısa bir süre içinde tam bağımsızlığa kavuşmasını ve çağdaş muasır seviyeye ulaşmasını sağlamıştır.

Bizlere düşen, Atatürk'ün düşüncelerini ve eserlerini sonsuza dek yaşatmaktır. Onun naçiz vücudu elbette ki toprak olmuştur; fakat geride bıraktığı eserler ve düşünceler ilelebet yaşamalıdır. Bunları yaşatmak da hepimizin en önemli görevidir.
12227173_10153717367859025_6591579804196251155_n (1).jpg
 
Son düzenleme:
Haykırışım, özlemim, hüznüm kalbimde, buradan size sessizim,



DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ

"Dağ başını duman almış
Gümüş dere durmaz akar..."
Türkeli'ne kâfir dolmuş
Dadaş ağlar, uşak ağlar, er ağlar!
Efkâr efkâr üstüne basmış da Mustafa'yı,
Küsüvermiş ne varsa düşmanına, dostuna
Sürüvermiş takayı bir kâbus diyarından...
Ayrılık bir şey değil çekilir dostum, amma
Vatan mahzun bir yandan...

Samsun'un kıyıları dalgalarla hareli,
Çayır, çimen başağı, yeşilinden yaralı
Düşmanın allar giyer, Anadolu'm karalı!
Gel gidelim Mustafa'm Erzurum illerine;
Toz olalım Mustafa'm bu vatan yollarına!

"Güneş ufukta şimdi doğar,
Yürüyelim arkadaşlar..."
Yürüyelim uşaklar, yürüyelim dadaşlar;
Bugün 19 Mayıs
Bir tarih burada biter, bir tarih burda başlar!

Niye deniz dalgalı?
Niye dağlar gölgeli?
Niçin öksüz çiçekler?
Deniz mahzun, dağlar mahzun, gök mahzun;
Düşman gelmiş, vaktimiz yok, yol uzun...
Gel koşalım Mustafa'm Sivas sokaklarına;
Karışalım Mustafa'm vatan topraklarına!...

"Ankara, Ankara! Güzel Ankara!
Seni görmek ister her bahtı kara!"
Fakat öyle müthiş ki içimizdeki yara;
Sarmadıkça yurdumu al renkli bayraklara
Yatmam bu topraklara, yatmam bu topraklara...

Telefon direkleri
Hayırlı haber taşır;
Aydın'daki efeler
Silâhlarla oynaşır...
Ve İstanbul gökleri
Gözü nemli dolaşır...

Dur bakalım Mustafa'm şu dünyanın haline
Düşmeyelim Mustafa'm cümle âlem diline...

"Şu İzmir'den aman efem, ayva gelir, nar gelir..."
Dökmezsen iki günde şu Yunanı denize,
Ar gelir be Mustafa'm, ölüm sana ar gelir...
Bizim gibi göklerde ay-yıldız indirene,
Ellerin emelini bir anda söndürene
Kılıcın kabzasında hıncını dindirene,
Zor gelir be Mustafa'm, esaret çok zor gelir...

Bu dipçik, bu da namlu;
Bu Sakarya, bu Dumlu...
Gel uçalım Mustafa'm hedefimiz Akdeniz;
Asil doğduk Mustafa'm biz hürriyet isteriz!..

"İzmir'in dağlarından çiçekler açar..."
Bugün 19 Mayıs:
Bir tarih burda biter, bir tarih burda başlar!

Bahar sabahında biz:
Dağlardaki çiçekler,
Uçuşan kelebekler;
İhtiyarlar ve dinçler,
Bel bağladığın gençler
Yoluna andiçeriz!

"Sesimizi yer, gök, su dinlesin,
İnlesin be Mustafa'm arş-ı âlâ inlesin!..."

Muzaffer ENDER
 
Bugün 10 Kasım 2016 Atamızın 78.ölüm yıl dönümü

1938 yılından beri, her 10 Kasım, Ata’mızı kaybetmenin verdiği büyük hüznün yanında, onu daha iyi anlamanın gereğinin ortaya konulması gereken bir gün olarak ta değerlendirilmelidir.

Türkiye Cumhuriyetini kurmak ve onu yüceltmek için ömrünü adayan ‘’Mustafa Kemal ATATÜRK’’ her insan gibi vakti geldiğinde ebedi dünyaya göç etmiştir. Bu, her canlının kaderidir. İnsan ölür, bedeni toprak olur. Onu ebedi bir şekilde yaşatmaya devam eden ise bıraktığı eserler olur. Atatürk'ün bize bıraktığı en değerli eser, şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Sadece devleti kurmakla yetinmemiş, yaptığı inkılaplar, yenilikler sayesinde devletimizin çok kısa bir süre içinde tam bağımsızlığa kavuşmasını ve çağdaş muasır seviyeye ulaşmasını sağlamıştır.

Bizlere düşen, Atatürk'ün düşüncelerini ve eserlerini sonsuza dek yaşatmaktır. Onun naçiz vücudu elbette ki toprak olmuştur; fakat geride bıraktığı eserler ve düşünceler ilelebet yaşamalıdır. Bunları yaşatmak da hepimizin en önemli görevidir.
12227173_10153717367859025_6591579804196251155_n (1).jpg
 
Son düzenleme:
Back