ATATÜRK KÖŞESİ

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Ersin
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Tam 3,5 saat kuyruk bekledikten sonra ziyaret edebildik Rahat uyu ATAM.
"Şehitlerimiz var başımız sağolsun Allah ailelerine sabır versin "
 

Dosyalar

  • IMG_20181110_171413.jpg
    IMG_20181110_171413.jpg
    48.4 KB · Okunma: 24
  • IMG_20181110_160743.jpg
    IMG_20181110_160743.jpg
    46.1 KB · Okunma: 26
  • IMG_20181110_160723.jpg
    IMG_20181110_160723.jpg
    83.8 KB · Okunma: 24
  • IMG_20181110_164141.jpg
    IMG_20181110_164141.jpg
    48.4 KB · Okunma: 23
  • IMG_20181110_160558.jpg
    IMG_20181110_160558.jpg
    43.9 KB · Okunma: 23
  • IMG_20181110_165244.jpg
    IMG_20181110_165244.jpg
    55 KB · Okunma: 22
  • IMG_20181110_160641.jpg
    IMG_20181110_160641.jpg
    90.1 KB · Okunma: 19
  • IMG_20181110_171345.jpg
    IMG_20181110_171345.jpg
    39.2 KB · Okunma: 19
  • IMG_20181110_171153.jpg
    IMG_20181110_171153.jpg
    45.8 KB · Okunma: 18
ATATÜRK 135 YAŞINDA
135 Yaşında bir güçlü, dev Türk.
O'nun adı Mustafa Kemal Atatürk.

1881 yılında doğdu.
Tam 24 yaşında yüzbaşı oldu.

31 Mart Ayaklanması'nda vardı.
Hareket Ordusu Kurmay Başkanı oldu.

Osmanlı İmparatorluğu çökmüştü.
Fethedilen ülkeler elden gitmişti.

Sonunda Anadolu'ya düşman dolmuştu.
İnsanlar çaresiz, ümit yok olmuştu.

Karanlıkta ışık belirdi, uzakta.
Vapurla geldi, ayak bastı Samsun'da.

Cumhuriyetin sınırlarını çizdi.
Düşmanları şöyle bir hizaya dizdi.

Savaş, dedi, düşmanlar, savaş isteriz.
Dedi Mustafa Kemal , savaştan kaçmam.

Ordu yoktu, ordu kurdu, silah buldu.
Cephede ön safta kendine yer buldu.

Kana kan, dişe diş düşmanla savaştı.
Aman vermedi düşmana onu yendi.

Düşman üzgündü, Kemal geçilmez, dedi.
Umutsuz postu Çanakkale'ye serdi.

Sonra Yunan İzmir'e çıkartma yaptı.
İlerledi, ortalığı yakıp yıktı.

Mustafa Kemal orduyu geri çekti.
Sakarya Irmağı bağlantıyı kesti.

Bir buçuk yıl askere savaş öğretti.
Her asker bir Mustafa Kemal olmuştu.

Mustafa Kemallerle dolu bir ordu.
Düşmana kaç paralıksın diye sordu.

Tuttu, aldı, vurdu, yerden yere vurdu.
Zaman saatini Cumhuriyet kurdu.

Ey güzel Cumhuriyet, sen ne güzelsin.
Özgürlük denizinde mutlu yüzersin.

Yazan: Serdar Yıldırım - Türkiye 2017


ÇANAKKALE'DE BEN VARDIM
İster miydim Anadolu işgal edilsin?
İster miydim ordular dağıtılsın?
İster miydim padişah teslim olsun?
İstemezdim, böyle olsun istemezdim.

Anadolu harap, bitap bir haldeydi.
Türlü katliamlar yaşanmaktaydı.
İnsanımın koruyanı, kollayanı yoktu.
Sonunda İngiliz gemileri Çanakkale'ye geldi.

Alman komutan Liman Von Sanders Türk birliklerinin başındaydı.
Tabyalar savunmasızdı, ateş hattındaydı.
Düşman çok güçlüydü, kayıplar artmıştı.
Siperler gerilere, daha gerilere çekilmişti.

Ben geldim Çanakkale'ye insanlar beni tanıyorlardı.
Liman Von Sanders bir cephe sana yeter mi dediydi?
Ben hayır dedim, bütün cephelerin komutanlığını bana vermelisiniz.
Dediğim aynen oldu, Çanakkale'de ben vardım.

Geceleri uyku tutmazdı beni.
Atıma bindiğim gibi dörtnal uzaklaşırdım.
Düşman sabaha karşı nereden çıkartma yapar.
Bunun planını yapar, önlemini alırdım.

Çanakkale'de dört - beş gün uyumadığım olurdu.
Bir gece saat iki sularıydı.
Birliğime geri döndüm ve emrimi verdim:
Conkbayırı'na beş yüz asker çıkarın, mevzilensinler.

Aman komutanım, dedi, diğer subaylar.
Orası kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdir.
Ne gereği vardır orada beş yüz askerin.
Bir asker bile gitmese daha doğrudur.

Siz dedim, beş yüz askeri gönderin.
Evet, dediler, gönderdiler.
Sabaha karşı Anzaklar Conkbayırı'ndaydı.
Ama ben de Türk Askeri'nin yanındaydım.

Kılıcım sağ elimdeydi, tabancam sol elimde.
Bütün bir gün savaştık can siperhane.
Yıkılmadık, yenilmedik, galip gelen biz olduk.
Kazanan biz, yenilen İngiliz oldu.


Yazan: Serdar Yıldırım
 
BEN MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜM
Ben bu vatanı kurdum.
Savaştım, zafer kazanmadan,
Barış antlaşması imzalamadım.
Zaten tarih hep benden yana oldu.

Ben bir Osmanlı subayıydım.
Padişahın iradesine asla karşı gelmedim.
Ama o, benim tacıma, tahtıma dokunmayın,
Anadolu'da ne isterseniz yapın, dedi.

Padişah Vahdettin böyle demese bunlar olmazdı.
Anadolu'da böylesine kıyımlar yaşanmazdı.
Ordular dağıtılmıştı, silahlar toplanmıştı.
Asker evine, köyüne gönderilmişti.

Güneyde İngilizlere karşı zafer kazandım.
Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkan olarak görev aldım.
Halk arasında adım saygıyla anılıyordu
Çanakkale'ye geldiğimde dünya beni tanıyordu.

Benim adım Mustafa Kemal Atatürk.
Damarlarında Türk kanı akan herkesin Mustafa'sıyım.
Ödün vermez yüreğim, bükülmez bileğim.
Ben Türküm diyen herkesin Kemaliyim.

Yazan: Serdar Yıldırım


ATATÜRK'ÜN ARAMIZDAN AYRILDIĞI YAŞTAYIM
Gökyüzünde şimşek çaktı.
Yeryüzüne yıldırım düştü.
On yıl boyunca araştırdım.
Gerçekleştirdikleri olağanüstüydü.
Dünya tarihinde tekti.

Ey sen büyük komutan!
Ey sen büyük devlet adamı!
Seni saygıyla anıyorum.
İnsan olmanın bilincinde olan
Herkesten bu saygıyı bekliyorum.

Yıllar geldi, yıllar geçti.
Aradan 78 yıl geçti.
Yaşadığı yıldan bunca yıl sonra,
Adı saygıyla anılan bir başka komutan,
Devlet adamı var mı?

Sen ki sekiz yıl annen Zübeyde Hanım ve kardeşin Makbule Hanım'dan ayrı kaldın.
Varını, yoğunu bu vatan için ve gelecekte kuracağın Türkiye Cumhuriyeti için feda ettin.
Nasıl Çanakkale'de üçüncüye sıtmaya yakalanmıştın ve doktor vücuduna aşırı kinin enjekte etmişti.
Yakınında bulunan subaylara ya gider ya gelir demişti.
Sen gitmedin geldin, benim refah ve mutluluğum için, direndin.
Kurduğun Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan ve seni tanımayanlar var.
Bunlara tavsiyem yaşadığı için, Mustafa Kemal Atatürk'e şükretmeleridir.

Bir cami yaptıranın adını hayır, dua ile anarsın da
Cumhuriyet kurulduktan sonra yüzlerce cami yaptıran ve
Yaptırılmasına ön ayak olan
Atatürk'ü neden sevmezsin?

Serdar Yıldırım - 2016
 
Bugün 10 Kasım 2019 Atamızın 81. ölüm yıl dönümü

1938 yılından beri, her 10 Kasım, Ata’mızı kaybetmenin verdiği büyük hüznün yanında, onu daha iyi anlamanın gereğinin ortaya konulması gereken bir gün olarak ta değerlendirilmelidir.

Türkiye Cumhuriyetini kurmak ve onu yüceltmek için ömrünü adayan ‘’Mustafa Kemal ATATÜRK’’ her insan gibi vakti geldiğinde ebedi dünyaya göç etmiştir. Bu, her canlının kaderidir. İnsan ölür, bedeni toprak olur. Onu ebedi bir şekilde yaşatmaya devam eden ise bıraktığı eserler olur. Atatürk'ün bize bıraktığı en değerli eser, şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Sadece devleti kurmakla yetinmemiş, yaptığı inkılaplar, yenilikler sayesinde devletimizin çok kısa bir süre içinde tam bağımsızlığa kavuşmasını ve çağdaş muasır seviyeye ulaşmasını sağlamıştır.

Bizlere düşen, Atatürk'ün düşüncelerini ve eserlerini sonsuza dek yaşatmaktır. Onun naçiz vücudu elbette ki toprak olmuştur; fakat geride bıraktığı eserler ve düşünceler ilelebet yaşamalıdır. Bunları yaşatmak da hepimizin en önemli görevidir.
A74A0650-FBC8-468B-812B-022EC1D4E73C.jpeg
 
Back