Avlanma Yasağı Başlamadan Önce Sudak Avı Denemesi -Isparta

Mehmet Ali hocam, sen sağlam trofe tutmuşsun. Ben hiç senatöre denk gelemedim, 40 cmlik tuttum mu takla atıyorum 🙂 Genelde atçeke 30-35 cmlikler geliyordu.
🙂) teşekkür ederim. senatör dedikleri boyu aslında tam olarak bilmiyorum. Sudak için geceleri avlanıyorum. Büyük sudaklari canlı balıkla veya fleto ile geceleri tutmak daha yüksek olasılık. 45-50 cm den aşağısını almamaya çalışıyorum. Daha sonra buraya güzel kareler eklerim avlarımdan.
 
45-50 cm den aşağısını almamaya çalışıyorum
Bravo! Balığın geleceğini düşünerek kendi limitlerini belirlemek, iyi bir oltacılık ahlakının göstergesi...
Sudak bana göre en yakışıklı balıklar sıralamasında ilk beştedir. Artiz gibi, güzel bir balık! Oltamın ucunda görmekten hep büyük keyif aldım. Ben de henüz 70 cm üzerine çıkamadım. Önümüzdeki sezona bakalım...
Diğer yandan yemlik balığın çoğalmasıyla, sudağın sahte yeme nazlanması arasındaki ilişkiye dair tespitlere de katılıyorum. Geçtiğimiz sezon (2015/16) burada da anormal bir yemlik balık çoğalması oldu. İnanılmaz hemde...! Öyle ki gambusyalar (sivrisinek balığı) sığırcık sürüsü gibi kapkara adalar halinde geziniyordu kıyılarda. Senelerdir patır patır sudak kandıran sahte yemlerimin yüzüne bakmadılar. Normalde sudak iri sahteye nazlanır, bu sebeple sudak için kanıksadığımız sahte boyu 4-8 cm'dir. Geçen sezon balık nazlanınca taktik değişerek 12-14 cm gibi büyük boy silikonları denedim. Çok nadir balık aldım, ama hep 50 cm üzeri yakaladım.
Çok üzülüyorum ki bir kaç yıldır rahat eden sudaklarımızın bu sene epey rahatı kaçacak. Zira koca Seyhan Baraj Gölü'nü "20.000 TL" bedelle kiraya verdiler! Yazık...
Rastgelsin...
 
Teşekkür ederim. Geleceği hepimiz düşünmeliyiz. Yoksa ileride balık falan bulamayacağız maalesef. Sudak dediğiniz gibi gerçekten çok yakışıklı balık. İki tane 70 cm üzeri tuttum. Birisi 72 diğeri 76 cm. Zaten bu boyları tutabilecegini insanlar görse diğerlerini almaz bile. Ama nadir tutulur. Nadir tutulmasının sebebi de çoğalmasına izin vermedigimiz için. 40 cm aşağıları zaten bebek balıklar. Kiyamiyor insan. Maalesef bazıları boğazına kadar yutuyor bazen kurtaramiyorum. 45 - 50 cm asağısı zorunlu alıkoyduklarım onlar oluyor. Bunun da çözümü zor değil. Yemleri büyük tutmak en basit çözümü. Öyle oldumu küçük balık çok nadir geliyor. Gelenler çoğunlukla kilo üzeri oluyor.
İnşallah daha büyükleri oltaniza takılır.
Avlaginizin durumuna üzüldüm. Çok cüzi bedeller ve ayrıca orayı talan edip silip süpürdükten sonra bırakıp giderler. 🙁 aynı mermer ocakları dikip ağaçları söküp yerlerine yenisini dikmedikleri gibi. Güzel ülkemizin herşeyini yakında mumla arayacagiz. İnşallah herşey daha iyiye doğru gider. Size de rastgele dileklerimle.
 
Ahh...Ciğerim sudak balığına dair yazınca hatıralar şöyle bir geçiverdi hayalimden. Duvarımı fotoğrafıyla süsleyen 45'lik bir güzeli anmam gerek şimdi. Bana ne muhteşem bir görme kabiliyetleri olduğunu öğretmişti.
Yıl 2011 aylardan Aralık, akşamın geceye döndüğü saatlerde buz kestiren bir soğuk... Parmaklarımı hissetmiyorum. Ne ay ne de tek bir yıldız var gökyüzünde, zifiri karanlık! Nereden aklıma esti bilmem kendi bağladığım tüylerden birini deniyorum. Bilmem, kaçıncı atıp çekmemdi, kıyıya on metre kala "küt" etti takım, gelgelelim iyi de bir fişekledi ardından. Yine de malum...güzel sudak çabuk teslim oldu, vazgeçti mücadeleden hemencecik. Kepçeleyip kıyıya aldığımda kendi üretimim bir yemle balık yakalamanın verdiği mutluluğun yanında, zifiri karanlık bir gecede simsiyah bir tüyü nasıl gözden kaçırmadığına şaşkınlık duymuştum. Zehir gibi gözleri var zehir!
Size bir bravo daha! Yemlik boyunu büyütmek iyi bir çözümdür. İğnenin damağını ezmenizi de tavsiye ederim. Sudak çok mücadeleci olmadığından balığı kaçırmanız düşük bir itimal. Damaksız iğneyi forseps kullanarak çıkarması daha kolay oluyor. Şansınız bol olsun...
IMG_0976.JPG
IMG_0977.JPG
 
Çok güzel bir av olmuş. Özellikle kendi yaptığınız sahteyle tutmak ayrı bir zevk. Tüye de geliyormuş öğrenmiş oldum. Ama sahteyi çok güzel tasarlamışsınız. Tahminim yüzüşü ve renkleriyle doğal bir balığa benziyordur. Sudağın görme yetisi çok çok müthiş gerçekten. Zaten gözleri ele veriyor kendini. Kedi gibi parlıyor. Ayrıca gözleri biraz dışarı çıkık.
Böyle sudak avını seven birisiyle tanışmak ne güzel 🙂 Fotoğrafını bile duvara aşmıssınız. Yakışır ama o yakışıklıya 🙂
Aşağıdaki ilk resim babamla birlikte olduğum resim ilk sudağımı tuttuğum, yani sudak aşkının başladığı zamandır. Sanırım 2009 ya da 2010 başları olacak. İlk balığım 52 cm di. Canlı gümüşle tutmuştum. Özellikle bu ilk tuttuğum balığın avlağı çok zordur balıkçılık açısından. Altı tamamen yosun. Yosunlar birkaç cm değil metrelerce yükseklikte yosun olan yerler var ve doğasıyla çok müthiş bir yerdir. Her zaman huzur bulurum orada.
DSC00359.JPG
Diğer resimler son 2 yıldaki avlarımdan kareler. 76 cm lik avımın fotoğrafını bulamadım ama Hamdi abiyle paylaştığım fotoğrafı burada paylaşayım. 2. fotoğraf 76 cm lik avım. Çok müthiş güzellikte bir balık 🙂
13.jpg
(76 cm)

ve diğer avlarım. Fotoğraf çekmediğim avlarımda malesef var 🙁 Fotoğraflamam gerekiyormuş 🙂
IMG_20150614_202115.jpg
(62 ya da 66 cm sanırım)

IMG_20150827_002545.jpg
(Bu av aşağıdaki balıklarla aynı olabilir. Hatırlayamadım malesef. Dediğim gibi her avda fotoğraf çekmedim ve çektiklerimde de çok fazla kareler yok ve birazı silinmiş 🙁 )

Maalesef yandaki ufaklığı kurtaramadım o kadar uğraşmama rağmen. 🙁 Dediğim olay bu. Şu güzellikleri rahatlıkla tutabiliriz. Yeterki arkadaki o ufaklıkları salalım. Bazen elimizde olmayan nedenlerden dolayı kurtaramayabiliyoruz. Ama biz elimizden geleni yapalım zaten gerisi gelir. Arkadaki ufaklık bebeğin boyu 30-35 cm civarı.

IMG_20150827_044334.jpg

(68 ve 72 cm)
 
Son düzenleme:
Bir noktaya değinmek istiyorum. Yukarıdaki tuttuğum o kocaman birçok balıkta karınlarından neredeyse hiçbirşey çıkmadı. Sadece karınlarındaki öz sıvısı vardı. Neden bu kadar acıkana kadar yemiyorlar anlamıyorum. İçerisinden hiç mi yavru balık çıkmaz ama çıkmadı birçoğundan. Acaba aldıkları enerjiyi sonuna kadar kullanıp en son noktada mı avlanmaya çıkıyor bu meretler 🙂 ya da bizim avlakta problem var. Herneyse çözemedim şimdilik.
 
Sudak, bir tatlısu balığı olmasına rağmen, bako mezgitlerle yarışır lezzet olarak 🙂
Lezzet olayına kesinlikle katılıyorum. İzmirde ki teyzemlere tattirmistim tadı damaklarında kalmıştı. Deniz balığıyla neredeyse aynı dediler ve bende katılıyorum onlara. Birçok deniz balığıyla yarışır lezzette de. Çok tür denedim deniz balığı.
 
Maşallah maşallah...! Sudak sevdanız ne de güzel trofelerle perçinlenmiş hatıralarınızda. Böyle seçici avlanmanızı çok takdir ettiğimi bilmenizi isterim. Fotoğraf olsun olmasın sizin dimağınızda, anılarınızda mutlaka hatırlayacağınız ve hatırladığınızda sizi mutlu edecek imgeleri kalmıştır yakaladıklarınızın. Ne yalan söyleyeyim, Adana'da kendi cemiyetimiz içinde deniz balıkları o kadar çok konuşuluyor ki artık gına geldi. Bu güzel trofe sudak yazışması ilaç gibi geldi. Sağolun.

Sudakları temizlerken dikkat ediniz; sindirim sistemleri son derece kısadır. Bu onların metabolizmalarının ve sindirim süreçlerinin hızlı oluşuna işarettir. Sudaklar bu sebeple biraz gezer, uygun yer buldumu dibe yatar pusu kurar...ara ara yer değiştirip tekrar pusarak avını yakalamaya çalışır. Süratli metabolizmaları yüzünden çok efor sarfetmeyi sevmezler, uzun uzadıya avı kovalamazlar. Bunu tembellik gibi algılamamak lazım, enerjisini akıllıca kullanıyor sadece. Bu sebepledir ki canlı yemle, sahte yeme göre daha verimli av verir. Tabii belli mevsimler ve belli kandırma yöntemleri var ki gün geliyor sahteyle canlı yemden daha verimli av yaptığım oluyor. İşte bu hızlı sindirim sürecinden dolayı çoğu zaman midesini boş buluruz, dolu olsa bile çoklukla içindekiler yarı sindirilmiş ve tanınmaz bir haldedir😉

Küçük sudakların iğneyi yutmamaları için bir teknik üzerinde çalışıyorum. Geçen sezon sonlarına doğru (Aralık bittimi sudağa gitmiyorum, karnında havyar gelişmeye başlıyor zira...) bir kaç güzel sonuç veren denemem oldu. Önümüzdeki sezon düzeneği tam olarak oturtayım, sizinle de paylaşırım inşallah...
Saygılarımla...
 
Yazışmadan keyif alabildiyseniz ne mutlu. 🙂 bende çok keyif aldım çünkü. Teşekkür ederim.
Enerjileri kullanmaları konusunda haklisiniz. Küçük sindirim sistemlerinden dolayı dediğiniz gibi enerjilerini maksimum derecede korumaya çalışıyor.
Aralık ayından sonra sudak avına gitmemeniz çok güzel davranış. Ayrıca yapacağınız yöntemi merakla bekliyorum. 🙂 Daha öğreneceğim çok şey var.
Rastgele dileklerimle.
 
Teşekkür ederim. Geleceği hepimiz düşünmeliyiz. Yoksa ileride balık falan bulamayacağız maalesef. Sudak dediğiniz gibi gerçekten çok yakışıklı balık. İki tane 70 cm üzeri tuttum. Birisi 72 diğeri 76 cm. Zaten bu boyları tutabilecegini insanlar görse diğerlerini almaz bile. Ama nadir tutulur. Nadir tutulmasının sebebi de çoğalmasına izin vermedigimiz için. 40 cm aşağıları zaten bebek balıklar. Kiyamiyor insan. Maalesef bazıları boğazına kadar yutuyor bazen kurtaramiyorum. 45 - 50 cm asağısı zorunlu alıkoyduklarım onlar oluyor. Bunun da çözümü zor değil. Yemleri büyük tutmak en basit çözümü. Öyle oldumu küçük balık çok nadir geliyor. Gelenler çoğunlukla kilo üzeri oluyor.
İnşallah daha büyükleri oltaniza takılır.
Avlaginizin durumuna üzüldüm. Çok cüzi bedeller ve ayrıca orayı talan edip silip süpürdükten sonra bırakıp giderler. 🙁 aynı mermer ocakları dikip ağaçları söküp yerlerine yenisini dikmedikleri gibi. Güzel ülkemizin herşeyini yakında mumla arayacagiz. İnşallah herşey daha iyiye doğru gider. Size de rastgele dileklerimle.
Selamünaleyküm ustam sudak balığıni nerde avliyorsun acaba
 
Back