Balık popülasyonu için limitler yeterli mi?

Kayıt
4 Şub 2022
Mesaj
20
Tepki
9
Ödül
5
Şehir
İzmir
Merhaba.
İzmir den yazıyorum. Ege bölgesinde av yapıyoruz. son dönem balık azlığı gözlenmekte,popülasyon da azalma olduğunu işaret eden durumlar yaşanmaktadır.
Videoların çoğunda görüyoruz, ufak balıklar alı konuyor. Ticari balıkçı tekneleri limit demeden avlayıp balık tezgahlarına o balığı koyup satmaya çalışıyor.Denetim yetersiz.
Gelecek nesillere ne yiyecek doğru düzgün balık olacak, ne de bu hobi' yi yapacak heves kalacak.

Sizce balık avında limit ölçüleri yeterli mi?
Yasal limit ne kadar olmalı?
Denetimler yeterli mi?

Sizler den görüşlerinizi almak istiyorum.
 
Bence olta balıkçılığının denetlenmesi imkansız olmakla birlikte, ticari balıkçılar düzgün denetlenirse oltacıların popülasyona zarar veremeyeceği kanısındayım. Kaldı ki forumdaki çoğu kişi zaten hassas limitler konusunda. Ticari balıkçılar denetlenebilir de ayrıca.
 
Azalmanın temel nedeni yanlış avlanma politikaları bence.
Denizlerimizdeki balık stoklarını bilmiyoruz. Buna rağmen sezonda sınırsızca avlanma limiti veriliyor balıkçılara.
Sezondan bağımsız olarak 12 ay 7/24 avlanabilen küçük tekneler balıkların yavrulayıp yuvalanabileceği sığlık ve koylara neredeyse ağı kaldırmaksızın sürekli avlanıyorlar. Çoğu zaman olta atım mesafesinin bile çok altında kalan yerlere seriyorlar ağlarını. Sanılmasın ki bu ağlalra çok balık tutuluyor da balık ondan azalıyor. aksine çoğu zaman zahmete değmeyecek miktarlarda balık çıkıyor ama sonuçta kısır göngüye giriyor.
Balık yumurta dökecek yer bulamadığı için çoğalamıyor, çoğalamadığı için yakalanamıyor.

Küçük teknelere de yasak gelmeli, koyları ağlarla kapatamamalı, kıyıdan belli bir uzaklık ve derinlik koşulu getirilmeli, balık stokları tespit edilip tüm tekneler için kota konulmalı. (Tekne kotası değil, toplam kota.. Bu kota da lisanslı balıkçılara uygun şekilde dağıtılmalı, kotayı dolduran sezonu kapatmalı ya da kotasını dolduramayandan kota satın almalı)

Amatör avcılar ilk bakışta masum gibi görünseler de doğru zamanı ve yeri yakalayan balıkçı limitleri hiçe sayıp avlanmakta. Sosyal medya bu tarz avcılarla dolu. Kaldı ki biz paylaşanları görüyoruz. Hiç paylaşmayanları da düşününce durumun vehameti çıkıyor ortaya. Suya yakın olan hemen her gün ava gidiyor. Sanki işe gider gibi. Bunların bayaa bir kısmı da bu işi para kazanmak için yapıyor. Azıcık eleştireni ya engelliyorlar ya türlü hakaretler ve kıskanmak gibi suçlamalarla bezdiriyorlar.

Tüm bu olumsuz ve denetimsiz avcılıkların yanına bir de çevre ve su kirliliğini eklediğimizde durum pek iç açıcı olmuyor.
 
Bunu
Bence olta balıkçılığının denetlenmesi imkansız olmakla birlikte, ticari balıkçılar düzgün denetlenirse oltacıların popülasyona zarar veremeyeceği kanısındayım. Kaldı ki forumdaki çoğu kişi zaten hassas limitler konusunda. Ticari balıkçılar denetlenebilir de ayrıca.
Bunu bu ülke yönetiminde denetlemek çok zor, milletvekili ve akrabalarının toll gemisinin olduğu bir dönemde çok zor.
 
Azalmanın temel nedeni yanlış avlanma politikaları bence.
Denizlerimizdeki balık stoklarını bilmiyoruz. Buna rağmen sezonda sınırsızca avlanma limiti veriliyor balıkçılara.
Sezondan bağımsız olarak 12 ay 7/24 avlanabilen küçük tekneler balıkların yavrulayıp yuvalanabileceği sığlık ve koylara neredeyse ağı kaldırmaksızın sürekli avlanıyorlar. Çoğu zaman olta atım mesafesinin bile çok altında kalan yerlere seriyorlar ağlarını. Sanılmasın ki bu ağlalra çok balık tutuluyor da balık ondan azalıyor. aksine çoğu zaman zahmete değmeyecek miktarlarda balık çıkıyor ama sonuçta kısır göngüye giriyor.
Balık yumurta dökecek yer bulamadığı için çoğalamıyor, çoğalamadığı için yakalanamıyor.

Küçük teknelere de yasak gelmeli, koyları ağlarla kapatamamalı, kıyıdan belli bir uzaklık ve derinlik koşulu getirilmeli, balık stokları tespit edilip tüm tekneler için kota konulmalı. (Tekne kotası değil, toplam kota.. Bu kota da lisanslı balıkçılara uygun şekilde dağıtılmalı, kotayı dolduran sezonu kapatmalı ya da kotasını dolduramayandan kota satın almalı)

Amatör avcılar ilk bakışta masum gibi görünseler de doğru zamanı ve yeri yakalayan balıkçı limitleri hiçe sayıp avlanmakta. Sosyal medya bu tarz avcılarla dolu. Kaldı ki biz paylaşanları görüyoruz. Hiç paylaşmayanları da düşününce durumun vehameti çıkıyor ortaya. Suya yakın olan hemen her gün ava gidiyor. Sanki işe gider gibi. Bunların bayaa bir kısmı da bu işi para kazanmak için yapıyor. Azıcık eleştireni ya engelliyorlar ya türlü hakaretler ve kıskanmak gibi suçlamalarla bezdiriyorlar.

Tüm bu olumsuz ve denetimsiz avcılıkların yanına bir de çevre ve su kirliliğini eklediğimizde durum pek iç açıcı olmuyor.
Sana sonuna kadar katılıyorum.bir kitlesel tepki verelim desek,eskisi gibi insanlar tepki gösterme, engel olma davranışında bulunamaz hale getirildi. Bir nevi tırsaklık baş gösterdi. Yerel değil artık genel yönetim ile uzun vadeli bir düzenleme ve denetleme sistemi getirilmeli.
 
Metro markette görmüştüm. Bu konuda bir adım atmış. İnşallah bir akımın öncüsü olurlar.

+20 cm satmalari guzel, fakat resimdeki balik isimlendirmeleri tamamen sacmalik. Umarim yasal limit hayvanin en azindan 1 kez yumurta vermis olmasi baz alinarak belirlenir, Yani 26-27 cm'e yukseltilir.
 
+20 cm satmalari guzel, fakat resimdeki balik isimlendirmeleri tamamen sacmalik. Umarim yasal limit hayvanin en azindan 1 kez yumurta vermis olmasi baz alinarak belirlenir, Yani 26-27 cm'e yukseltilir.

Ne kadar büyük o kadar çok balık yani ama artık çinekop sarıkanat gibi ticari saçmalıkların da bitmesi lazım. İnşallah sıra garanti yavru vermiş boylara gelir.
 
Back