Azalmanın temel nedeni yanlış avlanma politikaları bence.
Denizlerimizdeki balık stoklarını bilmiyoruz. Buna rağmen sezonda sınırsızca avlanma limiti veriliyor balıkçılara.
Sezondan bağımsız olarak 12 ay 7/24 avlanabilen küçük tekneler balıkların yavrulayıp yuvalanabileceği sığlık ve koylara neredeyse ağı kaldırmaksızın sürekli avlanıyorlar. Çoğu zaman olta atım mesafesinin bile çok altında kalan yerlere seriyorlar ağlarını. Sanılmasın ki bu ağlalra çok balık tutuluyor da balık ondan azalıyor. aksine çoğu zaman zahmete değmeyecek miktarlarda balık çıkıyor ama sonuçta kısır göngüye giriyor.
Balık yumurta dökecek yer bulamadığı için çoğalamıyor, çoğalamadığı için yakalanamıyor.
Küçük teknelere de yasak gelmeli, koyları ağlarla kapatamamalı, kıyıdan belli bir uzaklık ve derinlik koşulu getirilmeli, balık stokları tespit edilip tüm tekneler için kota konulmalı. (Tekne kotası değil, toplam kota.. Bu kota da lisanslı balıkçılara uygun şekilde dağıtılmalı, kotayı dolduran sezonu kapatmalı ya da kotasını dolduramayandan kota satın almalı)
Amatör avcılar ilk bakışta masum gibi görünseler de doğru zamanı ve yeri yakalayan balıkçı limitleri hiçe sayıp avlanmakta. Sosyal medya bu tarz avcılarla dolu. Kaldı ki biz paylaşanları görüyoruz. Hiç paylaşmayanları da düşününce durumun vehameti çıkıyor ortaya. Suya yakın olan hemen her gün ava gidiyor. Sanki işe gider gibi. Bunların bayaa bir kısmı da bu işi para kazanmak için yapıyor. Azıcık eleştireni ya engelliyorlar ya türlü hakaretler ve kıskanmak gibi suçlamalarla bezdiriyorlar.
Tüm bu olumsuz ve denetimsiz avcılıkların yanına bir de çevre ve su kirliliğini eklediğimizde durum pek iç açıcı olmuyor.