26 Temmuz 2019
Tekrar merhaba
Dün akşama doğru neredeyse garanti av olan Uskumru-Kolyoz peşine doğru şehir merkezine yollandım.
Bu defa biraz erken gitmeye çalıştım, amacım çapari ile de balık almaya çalışmaktı. Gittiğimde gördüm ki Sardalye avlıyorlar ve çapariler yarı yarıya dolu geliyor. Çantayı karıştırdım hemen avlanabilmek için ince çapari bulamadım. Taa bir zamanlar aldığım 100 adet kösteğin olduğu poşeti buldum ve alelacele 10 tanesini diziverdim. 50 gr da kurşunu taktım ve balık yakalayan kalabalığın arasına karıştım.
İlk atış yine deneme ve tabii boş. İkinci atış başarılı sayılır, 4 tane sardalye.. Bir kaç atış daha yaptım. Her çekişte 1-2 sardalye, onlardan daha çok serçe parmak kadar patlakgöz mercan. Ben ayıklayıp atıyorum ama oltaya gelen ne varsa onu torbaya atan bir grup insan da var ortalıkta. Baktım işin keyfi yok, sardım çapariyi ve sıyırtma takımını hazırladım.
Başladım atmaya ve ilk bir kaç atışı boş çekince "eyvah dedim, bu akşam zor geçecek anlaşılan".. Neyse fazla özletmeden ilk balık 20:30 gibi geldi. Ardımdan da bir kişi daha yakaladı. Bizde yüzler güldü.Heyecan ve güç geldi ama neredeyse 30-40 dakika daha balık gelmedi. Bu arada benimle beraber aynı takımı atanlardan iki kişi birer balık daha tuttular. Ben az önce gördüğüm Yunuslara çamur atmaya çalışıyorum ama belli ki işin aslı öyle değil..
Ben atmaya devam ettim ve saat 22:00 sularında yanımdaki iki kişiyle durumları eşitledim. Hepimizde 3 balık var. Ben bir ara geçtiğimiz yıllarda ilk olta attığım yere göz attım ve boş olduğunu gördüm. Genelde yemli atanlar mesken tutuyor orada. 2 koca kılavuz gemisinin arasında daracık bir alan. At çek çok daha riskli ve zahmetli. Misinanın rüzgarla şişerek gemideki milyon tane çıkıntıya takılması riski var. Bu durumda da gemiden adam bul, oltanı kurtarsın falan sıkıntılı iş ama o ara için tecrübeliyim. Hemen ilk atışı yaptım, aksiyon, aksiyon ve derken güümm diye bindi balık. Ama ne binmek, ne de güzel mücadele ediyor. Bir bana doğru yüzüp oltayı boşlamaya çalışıyor, bir kafa atıp direnç gösteriyor. Neyse ki takıma güvenim tam. Balığa aman vermeden çekiyorum ve yeni yerin ilk balığı gecenin de en iri balığı olan Kolyoz sağ salim karaya çıkıyor.
Balığı hemen livara atıp kimseye çaktırmadan aynı yerde bir atış daha ve ikinci balık.. Artık dikkat çekildi, fark edildim.. 🙂 Yanıma bir kişi daha geldi, attı ve ilk atışta takıldık, ikincide de takılınca ben senin avını bozmayayım deyip eski yerine gitti.
Sonra diğer arkadaş geldi. İlkinden tecrübe kazandım ya "ben çekerken sen at, sen çekerken de ben atayım dedim" ve öyle çalışınca sorun da çıkmadı, balık da çıkmadı. derken ilk arkadaş da geri geldi. Bu sefer iki kişinin oltası denizdeyken diğeri beklemede. Birimiz çekerken diğeri atıyor, ilk olta sudan çıkarken diğeri çekiyor ve öbürü atıyor. Düzen muhteşem ama balık yok. 🙁
Aramızdaki düz taban kim diye sordum şakadan ve ilk yanıma gelen yanıtladı, "ben".. Gülüştük ve ava devam ederken ikinci gelen arkadaş eski yerine gitti ve ben bir balık daha aldım. Yanımdakine dönüp "sen değilmişsin" dedim ve belli bir düzende yine çalışmaya devam ettik. Az sonra O'da umudu kesti ve eski yerine gitti ve hemen arkasından oradaki dördüncü ve son balığımı tuttum.
Yeni umutlarla atıp çekmeye devam ediyorum ama sular değişti, akıntı tersine döndü. saat de 23:00 ü azıcık geçmişti. Her ihtimale karşı 23.30 a kadar çalıştım ama başka balık çıkmadı. Ben toplanmaya başlarken diğerleri de toplantılar ve hemen hemen eş zamanlı olarak avlaktan ayrıldık.
Eve geldiğimde livarımı, katlanabilir kovamı yıkayıp temizledim, balıkları boy sırasına sokup fotoğraflayıp dolaba kaldırdım.
Yakalanan tüm balıklar Kolyoz'du. Maalesef Uskumru denk gelmedi bu sefer..
Peşine düşen herkese rast gelsin
Kullanılan Takım:
Kamış: X-Zoga Mastery MA-120H2 - 3,60m max. 200 gr
Makine: Shimano Biomaster XG 5000
Takım: 70-90 gr sıyırtma kurşununa bağlanmış 1 numara iğnenin silikon ahtapot içine gizlenerek ve içine de fosfor yerleştirilerek oluşturulmuş bir takım.
Tekrar merhaba
Dün akşama doğru neredeyse garanti av olan Uskumru-Kolyoz peşine doğru şehir merkezine yollandım.
Bu defa biraz erken gitmeye çalıştım, amacım çapari ile de balık almaya çalışmaktı. Gittiğimde gördüm ki Sardalye avlıyorlar ve çapariler yarı yarıya dolu geliyor. Çantayı karıştırdım hemen avlanabilmek için ince çapari bulamadım. Taa bir zamanlar aldığım 100 adet kösteğin olduğu poşeti buldum ve alelacele 10 tanesini diziverdim. 50 gr da kurşunu taktım ve balık yakalayan kalabalığın arasına karıştım.
İlk atış yine deneme ve tabii boş. İkinci atış başarılı sayılır, 4 tane sardalye.. Bir kaç atış daha yaptım. Her çekişte 1-2 sardalye, onlardan daha çok serçe parmak kadar patlakgöz mercan. Ben ayıklayıp atıyorum ama oltaya gelen ne varsa onu torbaya atan bir grup insan da var ortalıkta. Baktım işin keyfi yok, sardım çapariyi ve sıyırtma takımını hazırladım.
Başladım atmaya ve ilk bir kaç atışı boş çekince "eyvah dedim, bu akşam zor geçecek anlaşılan".. Neyse fazla özletmeden ilk balık 20:30 gibi geldi. Ardımdan da bir kişi daha yakaladı. Bizde yüzler güldü.Heyecan ve güç geldi ama neredeyse 30-40 dakika daha balık gelmedi. Bu arada benimle beraber aynı takımı atanlardan iki kişi birer balık daha tuttular. Ben az önce gördüğüm Yunuslara çamur atmaya çalışıyorum ama belli ki işin aslı öyle değil..
Ben atmaya devam ettim ve saat 22:00 sularında yanımdaki iki kişiyle durumları eşitledim. Hepimizde 3 balık var. Ben bir ara geçtiğimiz yıllarda ilk olta attığım yere göz attım ve boş olduğunu gördüm. Genelde yemli atanlar mesken tutuyor orada. 2 koca kılavuz gemisinin arasında daracık bir alan. At çek çok daha riskli ve zahmetli. Misinanın rüzgarla şişerek gemideki milyon tane çıkıntıya takılması riski var. Bu durumda da gemiden adam bul, oltanı kurtarsın falan sıkıntılı iş ama o ara için tecrübeliyim. Hemen ilk atışı yaptım, aksiyon, aksiyon ve derken güümm diye bindi balık. Ama ne binmek, ne de güzel mücadele ediyor. Bir bana doğru yüzüp oltayı boşlamaya çalışıyor, bir kafa atıp direnç gösteriyor. Neyse ki takıma güvenim tam. Balığa aman vermeden çekiyorum ve yeni yerin ilk balığı gecenin de en iri balığı olan Kolyoz sağ salim karaya çıkıyor.
Balığı hemen livara atıp kimseye çaktırmadan aynı yerde bir atış daha ve ikinci balık.. Artık dikkat çekildi, fark edildim.. 🙂 Yanıma bir kişi daha geldi, attı ve ilk atışta takıldık, ikincide de takılınca ben senin avını bozmayayım deyip eski yerine gitti.
Sonra diğer arkadaş geldi. İlkinden tecrübe kazandım ya "ben çekerken sen at, sen çekerken de ben atayım dedim" ve öyle çalışınca sorun da çıkmadı, balık da çıkmadı. derken ilk arkadaş da geri geldi. Bu sefer iki kişinin oltası denizdeyken diğeri beklemede. Birimiz çekerken diğeri atıyor, ilk olta sudan çıkarken diğeri çekiyor ve öbürü atıyor. Düzen muhteşem ama balık yok. 🙁
Aramızdaki düz taban kim diye sordum şakadan ve ilk yanıma gelen yanıtladı, "ben".. Gülüştük ve ava devam ederken ikinci gelen arkadaş eski yerine gitti ve ben bir balık daha aldım. Yanımdakine dönüp "sen değilmişsin" dedim ve belli bir düzende yine çalışmaya devam ettik. Az sonra O'da umudu kesti ve eski yerine gitti ve hemen arkasından oradaki dördüncü ve son balığımı tuttum.
Yeni umutlarla atıp çekmeye devam ediyorum ama sular değişti, akıntı tersine döndü. saat de 23:00 ü azıcık geçmişti. Her ihtimale karşı 23.30 a kadar çalıştım ama başka balık çıkmadı. Ben toplanmaya başlarken diğerleri de toplantılar ve hemen hemen eş zamanlı olarak avlaktan ayrıldık.
Eve geldiğimde livarımı, katlanabilir kovamı yıkayıp temizledim, balıkları boy sırasına sokup fotoğraflayıp dolaba kaldırdım.
Yakalanan tüm balıklar Kolyoz'du. Maalesef Uskumru denk gelmedi bu sefer..
Peşine düşen herkese rast gelsin
Kullanılan Takım:
Kamış: X-Zoga Mastery MA-120H2 - 3,60m max. 200 gr
Makine: Shimano Biomaster XG 5000
Takım: 70-90 gr sıyırtma kurşununa bağlanmış 1 numara iğnenin silikon ahtapot içine gizlenerek ve içine de fosfor yerleştirilerek oluşturulmuş bir takım.