Merhabalar
Yine oldukça uzun zaman geçti son avımın, son raporumun üzerinden.
Yıllarca bir tür ütopya gibi gelen kışı Çanakkale'de geçirme hayalim 2020 yılında gerçek olsa da gerek pandemi yasakları yüzünden balığa gidememek, gerekse balık azlığı ve hatta yokluğu ile büyük bir hüsranla sonuçlandı. Bu olumsuz düşünceler içinde nihayet iki gün önce genellikle levrek avı için alakasız bir saat olan 16:30 gibi evden çıkarak 17:30 gibi de olta atmaya başladım..
Öncelikle şansımı geçen sene bir iki tane levrek yakaladığım Fujin Zigzags ile denemeye karar verdim. Bir kaç atıştan sonra her balıkçının özlem ve umutla beklediği o müthiş duygu oltanın ucundan elime doğru yayıldı. İtiraf etmeliyim ki bu hissi yaşamayalı 8-9 ay olmuşken aşırı derecede heyecanlandım. Balığı çekmeye başladığımda küçük bir balık olduğu anlaşıldı ama yine de çok iyi mücadele ediyordu. Bu hissi veren acaba epey bir kalamar yakalamış olsa da ilk levreğini çeken Lateo R serisi 862 ML kamış mıydı? Yoksa boyuna rağmen normalden daha mı güçlüydü bu yakaladığım küçük levrek..
Sonuçta bir kaç dakikalık mücadeleden sonra balığı elime aldım. İğne hem damaktan hem de solungaçlarından girmişti. Suyun içinde olduğum için ölçüp tartamadım ama karış hesabıyla 35 cm civarı olduğunu düşünüyorum. Biraz uğraşarak pense yardımıyla iğneleri çıkardım, öptüm ve büyü de gel diyerek suya bıraktım ama elimde capcanlı duran balık suda yüzemedi ve sürüklenmeye başladı. Tüh, yazık oldu yavrucağa deyip almak için elimi uzattığımda bir kuyruk darbesiyle hızlıca uzaklaştı. Derin bir oh çekip ava devam ettim.
Aradan 10-15 dakika geçmişti ki aynı hissi bir defa daha yaşadım. Yine bir ispendek, yine boyuna göre güçlü mücadele ama sonuçta kazanan yine ben. Balık dudaktan yakalanmış, iğne zorlanmadan çıktı ve hırpalanmadan ait olduğu yere döndü..
Bu sahte çalıştı, bakalım diğer sahteler ne yapacak diye merak ettiğimden Patchinko 100 500G taktım. Fujin zaten bu sahtenin taklidiydi. Bu sahteyle de 10 - 15 dk sonra yine ilk ikisi boyutlarında bir ispendek daha yakaladım. Bu sefer salmadan önce düşündüm. Acaba hepsi aynı boyda mı, belki de başka denk gelmez, bari kızım için bunu alıkoysam mı diye içimi kaplayan kötü kötü düşüncelerden sıyrılarak saldım gitti. Yaklaşık 30 dk kadar başka bir hareket olmayınca sahteyi değiştirip İma Pugachev's Cobra 03 sahtemi taktım.
Saat 18:30 gibi olmuştu. İlk atış, aksiyon, çekiş ve ikinci atış.. Daha bir kaç tur sarmıştım ki baaaam diye sahteye atlayan bir kuvvet hissettim. kalama cayır cayır ötmeye başlarken benim nabzım da 150 ye çıktı. Ne yapsam ne etsem de kaçırmasam telaşına düştüm. Bulunduğum yer kıyıdan 30 metre civarı açık, su sığ, bastığım yerler büyük taşlar ve üzerleri kayganca ince yosun. Düşünceler ışık hızında kafamdan geçerken bir taraftan da balıkla mücadele ediyorum. Hem oltayı boşlamadan, hem de ara ara arkama bakarak kıyıya doğru yürümeye başladım. Neyse ki sorunsuz şekilde kıyıya ulaştım, balığı kuma yasladım ve emniyete aldım. Bu seferki levrek öncekilerin aksine oldukça heybetliydi. Ağzım kulaklarımda bir iki selfie çektim, kıyıda olduğum için rahatça ölçtüm ama tartmak aklıma gelmedi. Balık 47 cm geldi.
Bu sahte yıllardır durur çantamda. Hemen her avda da her sahteye verdiğim şans kadar denerim ama hiç balık almamıştı. Bu sefer ister başarı, ister tesadüf diyelim günü kurtaran sahte oldu.
Ava tekrar döndüm ve bir kaç atış sonra hemen önümde sahteme saldıran minik yavrucak henüz beneklerini atamamış 25 cm civarı bir şeydi. Onu da saldıktan sonra yaklaşık bir saat daha şansımı denesem de başkaca hareket olmadığı için saat 19:30 sularında toplanmaya başladım ve döndüm.
Bu av tüm av hayatım boyunca en fazla levrekle mücadele ettiğim av oldu. Yakında Çanakkale macerası bitecek ve döneceğim kürkçü dükkanına. Önümüzdeki günlerde tekrar deneyeceğim tabii ama sonuç ne olursa olsun bu av güzel anılarla hafızamda kalacak.
Herkese rast gelsin
Kamış: Daiwa Lateo R 86ML, 7-35gr
Makine: Shimano Vanquish 3000
İp: Berkley 0,20 mm
Sahteler:
Fujin Zigzags 105
Patchinko 500G
Pugachev's Cobra 03
Yine oldukça uzun zaman geçti son avımın, son raporumun üzerinden.
Yıllarca bir tür ütopya gibi gelen kışı Çanakkale'de geçirme hayalim 2020 yılında gerçek olsa da gerek pandemi yasakları yüzünden balığa gidememek, gerekse balık azlığı ve hatta yokluğu ile büyük bir hüsranla sonuçlandı. Bu olumsuz düşünceler içinde nihayet iki gün önce genellikle levrek avı için alakasız bir saat olan 16:30 gibi evden çıkarak 17:30 gibi de olta atmaya başladım..
Öncelikle şansımı geçen sene bir iki tane levrek yakaladığım Fujin Zigzags ile denemeye karar verdim. Bir kaç atıştan sonra her balıkçının özlem ve umutla beklediği o müthiş duygu oltanın ucundan elime doğru yayıldı. İtiraf etmeliyim ki bu hissi yaşamayalı 8-9 ay olmuşken aşırı derecede heyecanlandım. Balığı çekmeye başladığımda küçük bir balık olduğu anlaşıldı ama yine de çok iyi mücadele ediyordu. Bu hissi veren acaba epey bir kalamar yakalamış olsa da ilk levreğini çeken Lateo R serisi 862 ML kamış mıydı? Yoksa boyuna rağmen normalden daha mı güçlüydü bu yakaladığım küçük levrek..
Sonuçta bir kaç dakikalık mücadeleden sonra balığı elime aldım. İğne hem damaktan hem de solungaçlarından girmişti. Suyun içinde olduğum için ölçüp tartamadım ama karış hesabıyla 35 cm civarı olduğunu düşünüyorum. Biraz uğraşarak pense yardımıyla iğneleri çıkardım, öptüm ve büyü de gel diyerek suya bıraktım ama elimde capcanlı duran balık suda yüzemedi ve sürüklenmeye başladı. Tüh, yazık oldu yavrucağa deyip almak için elimi uzattığımda bir kuyruk darbesiyle hızlıca uzaklaştı. Derin bir oh çekip ava devam ettim.
Aradan 10-15 dakika geçmişti ki aynı hissi bir defa daha yaşadım. Yine bir ispendek, yine boyuna göre güçlü mücadele ama sonuçta kazanan yine ben. Balık dudaktan yakalanmış, iğne zorlanmadan çıktı ve hırpalanmadan ait olduğu yere döndü..
Bu sahte çalıştı, bakalım diğer sahteler ne yapacak diye merak ettiğimden Patchinko 100 500G taktım. Fujin zaten bu sahtenin taklidiydi. Bu sahteyle de 10 - 15 dk sonra yine ilk ikisi boyutlarında bir ispendek daha yakaladım. Bu sefer salmadan önce düşündüm. Acaba hepsi aynı boyda mı, belki de başka denk gelmez, bari kızım için bunu alıkoysam mı diye içimi kaplayan kötü kötü düşüncelerden sıyrılarak saldım gitti. Yaklaşık 30 dk kadar başka bir hareket olmayınca sahteyi değiştirip İma Pugachev's Cobra 03 sahtemi taktım.
Saat 18:30 gibi olmuştu. İlk atış, aksiyon, çekiş ve ikinci atış.. Daha bir kaç tur sarmıştım ki baaaam diye sahteye atlayan bir kuvvet hissettim. kalama cayır cayır ötmeye başlarken benim nabzım da 150 ye çıktı. Ne yapsam ne etsem de kaçırmasam telaşına düştüm. Bulunduğum yer kıyıdan 30 metre civarı açık, su sığ, bastığım yerler büyük taşlar ve üzerleri kayganca ince yosun. Düşünceler ışık hızında kafamdan geçerken bir taraftan da balıkla mücadele ediyorum. Hem oltayı boşlamadan, hem de ara ara arkama bakarak kıyıya doğru yürümeye başladım. Neyse ki sorunsuz şekilde kıyıya ulaştım, balığı kuma yasladım ve emniyete aldım. Bu seferki levrek öncekilerin aksine oldukça heybetliydi. Ağzım kulaklarımda bir iki selfie çektim, kıyıda olduğum için rahatça ölçtüm ama tartmak aklıma gelmedi. Balık 47 cm geldi.
Bu sahte yıllardır durur çantamda. Hemen her avda da her sahteye verdiğim şans kadar denerim ama hiç balık almamıştı. Bu sefer ister başarı, ister tesadüf diyelim günü kurtaran sahte oldu.
Ava tekrar döndüm ve bir kaç atış sonra hemen önümde sahteme saldıran minik yavrucak henüz beneklerini atamamış 25 cm civarı bir şeydi. Onu da saldıktan sonra yaklaşık bir saat daha şansımı denesem de başkaca hareket olmadığı için saat 19:30 sularında toplanmaya başladım ve döndüm.
Bu av tüm av hayatım boyunca en fazla levrekle mücadele ettiğim av oldu. Yakında Çanakkale macerası bitecek ve döneceğim kürkçü dükkanına. Önümüzdeki günlerde tekrar deneyeceğim tabii ama sonuç ne olursa olsun bu av güzel anılarla hafızamda kalacak.
Herkese rast gelsin
Kamış: Daiwa Lateo R 86ML, 7-35gr
Makine: Shimano Vanquish 3000
İp: Berkley 0,20 mm
Sahteler:
Fujin Zigzags 105
Patchinko 500G
Pugachev's Cobra 03