1 Ağustos 2019
Tekrar merhabalar
Son yıllarda bıraktığım akşam suyunu bu defa denemek istedim akşam saat 19:00 sularında her zamanki avlağıma vardım.
Hemen giyinip kuşanarak sahile vardım ve başladım atıp çekmeye. Hedefim bu avlaktaki ilk göz ağrım olan noktaya ulaşmak olduğu için 8-10 atıştan sonra toparlanıp yürümeye başladım ve az sonra da dere kenarına ulaştım.
Bu sahilin hemen her noktasından levrek aldım aslında ama son 2-3 senede dip yapısı çok değişti. Dalgaların topladığı kumlar sahili iyice sığlaştırıp neredeyse olta atılmaz hale getirmiş. Bu duruma ulaştığından beri sahil boyunca yürüyerek olta atmayı bıraktım. Sadece suyun belli yerlerinde atmaya başladım ama yaz aylarının sıcağı gündüz olta atmayı zorlaştırdığından buraları tamamen es geçmek en doğrusu diye düşünerek asıl hedefe hızlıca giderek bel-kalça hizama kadar suya girerek atıp çekmeye başladım.
Epeydir atmadığım bazı su üstü sahtelerini kullanarak başladım ava ama her atışta ot, her atışta ot.. Baktım çaresi yok az dalarlılara geçtim. Derken o an oltamın ucunda takılı olan Daiwa'nın 9 cm lik beyaz sahtesi (ki son avımda da bir ispendek yakalamıştı) yine kendini gösterdi ve herkesin beklediği o vuruşu aldı. Hemen dikkat kesildim, pozisyonumu düzenledim, kameramı açtım (çekim iyi olmasa da ilk defa bir avı görüntülemeyi de başardım) oltayı tarttım, ve sarmaya başladım. Oltamın verdiği his balığın küçük olduğuydu.. Nihayetinde yanılmadım.. Kolayca yanıma ladar getirdiğim levrekciği hızlıca görüntüleyip ait olduğu yere geri göndererek ava devam ettim.
Aynı sahteden başka sonuç çıkmayınca yine Daiwa 14 cm Chartreuse rengini takarak atmaya başladım. Kısa süre sonra da güneş de battı, hava karardı, gökte ay da olmayınca suyun içinde daha fazla kalmak doğru olmayacaktı. Son bir kaç atış yapayım dedim. Sahtemi attım ve sıradan bir hızla çekmeye başladım ve neredeyse dibime kadar gelen sahteyi tam sudan kesmek üzereyken birden bir şey atlayıverdi. şaşırdım tabii. Hemen kaldırıp baktım ve cesur saldırganı gördüm.. Bu bir sarıkanattı..
Onu da hızlıca iğnelerden kurtarıp cep telefonunun ışığı ile görüntüleyerek suya saldım ve bir kaç atış daha yaparak avı sonlandırdım..
Birkaç gün sonra aynı noktaya tekrar gittiğimde bende ne balık ne de takip eden canlı yokken sudan çıkan bir zıpkıncının sırtında neredeyse adam boyu bir AKYA vardı.
Demek işi gücü bırakıp, sıcak soğuk demeden açığa erişebilecek takımlarla denemeler yapsak müthiş avlar yapmak mümkün buralarda. Alışmışız bir türe, körün bellediği gibi aynı yerlerde aynı hareketlerle avlanmaya çalışıyoruz.
Peşinde olan herkese rast gelsin.
Takım:
Kamış: Daiwa Lateo 86 ML, 7-35 gr
Makine Shimano Vanquish 3000
ip: Berkley 0,15 mm
Sahteler: Daiwa 9 cm beyaz (Tam modeli hatırlamıyorum. İstanbulda kutuya bakar yazarım sonra
Daiwa SLS 1141 Chartreuse
Videolar ilk denemem olduğu için başarılı değil ama idare ediverin artık..
(link)
Tekrar merhabalar
Son yıllarda bıraktığım akşam suyunu bu defa denemek istedim akşam saat 19:00 sularında her zamanki avlağıma vardım.
Hemen giyinip kuşanarak sahile vardım ve başladım atıp çekmeye. Hedefim bu avlaktaki ilk göz ağrım olan noktaya ulaşmak olduğu için 8-10 atıştan sonra toparlanıp yürümeye başladım ve az sonra da dere kenarına ulaştım.
Bu sahilin hemen her noktasından levrek aldım aslında ama son 2-3 senede dip yapısı çok değişti. Dalgaların topladığı kumlar sahili iyice sığlaştırıp neredeyse olta atılmaz hale getirmiş. Bu duruma ulaştığından beri sahil boyunca yürüyerek olta atmayı bıraktım. Sadece suyun belli yerlerinde atmaya başladım ama yaz aylarının sıcağı gündüz olta atmayı zorlaştırdığından buraları tamamen es geçmek en doğrusu diye düşünerek asıl hedefe hızlıca giderek bel-kalça hizama kadar suya girerek atıp çekmeye başladım.
Epeydir atmadığım bazı su üstü sahtelerini kullanarak başladım ava ama her atışta ot, her atışta ot.. Baktım çaresi yok az dalarlılara geçtim. Derken o an oltamın ucunda takılı olan Daiwa'nın 9 cm lik beyaz sahtesi (ki son avımda da bir ispendek yakalamıştı) yine kendini gösterdi ve herkesin beklediği o vuruşu aldı. Hemen dikkat kesildim, pozisyonumu düzenledim, kameramı açtım (çekim iyi olmasa da ilk defa bir avı görüntülemeyi de başardım) oltayı tarttım, ve sarmaya başladım. Oltamın verdiği his balığın küçük olduğuydu.. Nihayetinde yanılmadım.. Kolayca yanıma ladar getirdiğim levrekciği hızlıca görüntüleyip ait olduğu yere geri göndererek ava devam ettim.
Aynı sahteden başka sonuç çıkmayınca yine Daiwa 14 cm Chartreuse rengini takarak atmaya başladım. Kısa süre sonra da güneş de battı, hava karardı, gökte ay da olmayınca suyun içinde daha fazla kalmak doğru olmayacaktı. Son bir kaç atış yapayım dedim. Sahtemi attım ve sıradan bir hızla çekmeye başladım ve neredeyse dibime kadar gelen sahteyi tam sudan kesmek üzereyken birden bir şey atlayıverdi. şaşırdım tabii. Hemen kaldırıp baktım ve cesur saldırganı gördüm.. Bu bir sarıkanattı..
Onu da hızlıca iğnelerden kurtarıp cep telefonunun ışığı ile görüntüleyerek suya saldım ve bir kaç atış daha yaparak avı sonlandırdım..
Birkaç gün sonra aynı noktaya tekrar gittiğimde bende ne balık ne de takip eden canlı yokken sudan çıkan bir zıpkıncının sırtında neredeyse adam boyu bir AKYA vardı.
Demek işi gücü bırakıp, sıcak soğuk demeden açığa erişebilecek takımlarla denemeler yapsak müthiş avlar yapmak mümkün buralarda. Alışmışız bir türe, körün bellediği gibi aynı yerlerde aynı hareketlerle avlanmaya çalışıyoruz.
Peşinde olan herkese rast gelsin.
Takım:
Kamış: Daiwa Lateo 86 ML, 7-35 gr
Makine Shimano Vanquish 3000
ip: Berkley 0,15 mm
Sahteler: Daiwa 9 cm beyaz (Tam modeli hatırlamıyorum. İstanbulda kutuya bakar yazarım sonra
Daiwa SLS 1141 Chartreuse
Videolar ilk denemem olduğu için başarılı değil ama idare ediverin artık..
(link)