DRAG DEĞERİNİN ÖNEMİ VE DEVİR ORANI.

Varsın makinayı kilitlesin. Kamışla pompalarım, olmadı kamışı mamışı kenara atar misinayı elime dolar yine alırım o makina kilitleyeni 🙂
Hele bi kancaya otursun da.
 
Burda sadece makinanin kafa buyuklugunun degistiginden bahsediliyor. Bunun makinanin gucune ne gibi etkisi var?
Ziya kafa büyüdüğü halde sarım aynı kalıyorsa ( örnekte her ikiside 89cm sarıyor) buda devir oranının azalması yani gücün (torkun) artması demektir.
 
Anlamadigim husus piyasadaki makinalarin cogu 5:1 veya 6:1. Sadece bir tur fark ediyor yani. Bu bu kadar onemli mi? Sahsen benim en cok onemsedigim seyler sarim hizi ve hafiflik. Dragı da onemsiyordum. Ama soylemeye korktum simdi 😬
Ziya 1/5 tur la 1/6 tur arasındaki güç farkı 6/5-1 yani %20 dir.
 
Akif abi önceki mesajımda vermiş olduğun yararlı bilgiler için teşekkür etmeyi atlamışım teşekkür ederim ellerine sağlık bu akşam için de kusuruma bakma telafi edeceğim.

Abi bu mesajın için sana katılamayacağım bazı noktalar var ve izninle mantığıma yatmayan kısımları belirteceğim.Atladığım veya göremediğim kısım varsa lütfen bizleri aydınlat🙂
Spin disiplininde sürekli at çek yapmak belli bir zaman sonra aşırı yorabildiğinden dolayı sektörün önde gelen markaları yeni modellerinde hafifliğin yanı sıra güç ve dayanıklılık sunmaya çalışıyorlar.Her yeni model bir öncekinden daha hafifletiliyor.Tercihler de bu yöne doğru kayıyor.
900 liralık makina 5.1:1 devri ve akışkan pürüzsüz dönüşü ile gerçekten beni al dedirten cinsten.Benim için biraz daha zamanı var gibi.
''Avrupada bir çok spin duayeninin levrek için bile olsa 5000 kafa, hatta peen slammer gibi 400 gr makinalar kullanmasındaki amaçta budur. '' burada bahsi geçen 400 gramlık penn sanırım Penn Slammer III 3500 (6.2:1) 'e ek olarak 2500-3000- 4000-5000 mhg, xg ve ch gibi genelde yüksek devirli modelleri tercih ettiklerini görüyoruz.Bence bu arkadaşlar güçlü olduğu için değil daha hızlı sarım ve erim mesafesi için 8-48, 8-48g atarlı kamışlar ve bu kamışların dengesi için seçiyorlar.Yani güç için değil öyle olsa makinaları PG olur ya da sade 4k-5k olurdu diye düşünüyorum.

🧨Fitili ateşledim ve kaçıyorum :islik::islik::islik::islik:




Bir de kullanım alanına göre aşağıdaki gibi basit şekilde tanımlamışlar.
PG = Power Gear (Jigging and "Bottom")
HG = High Gear (Shore Jigging and High Speed Jigging)
XG & XH = Extra Gear (Popping and when you need to retrieve at very high speeds)

Son olarak PG ve HG yi neye göre tercih edebileceğimize açıklayıcı videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz.

📌 (link)
Tahsin bana katılmadığın konuyu tam olarak anlayamadım çünkü yazdıklarınla benim söylediklerim aynı zaten. Öncelikle Penn Slammer III 3500 ün (6.2:1) devir olması tek başına bir anlam ifade etmiyor. Örnek verirsem, tercih sebebi senin dediğin gibi hızlı sarımsa Slammer 3500 6.2/1 oranlı ve turda 93 cm sarıyor. Daiwa Fuego 3000 CXH modelide 6.2/1 ve turda 93cm sarıyor ? Tercih sebebi erimse penn slammer kafa yapısından dolayı bu konuda en kötü spin makinalardan biri. Eğer trend hafiflikse Slammer 400 gr a karşılık Fuego 215 gram . Üstelik ikiside mühürlü ve tuzlu su makinası , hemde Fuego daha ucuz .. Erim mesafesi ve sarım hızı değilse ,O zaman niye Fuego değilde Slammer ? Bunun sebeplerinden birini sen söylemişsin zaten kombinde Slammer daha dengeli (bir önceki yazımda da ben daha az yoruyor derken aynı şeyi anlattım zaten) Ama bir diğer hususta Slammerın ana dişli boyutuyla Fuegonun dişlisi arasında o kadar fark varki, Slammer 3500 6.2/1 turda neredeyse 4.9/1 devir P.G sınıfı Fuego ya eşdeğer (Böyle bir model yok) tork üretebiliyor... Bunun için yazımda aynı marka ve modelde diye özellikle belirttim. Eğer torka ihtiyacınız yoksa 7.2/1 makina kullanın isterseniz. Sadece boş sahteyi çekerken bile balıkla mücadele hissini yaşarsınız en azından. Ben çok yaşadım 🙂)
Bu arada verdiğin linkte tek doğru olan ve katıldığım şey alttaki resim gerisi hem fizik hemde matamatik kurallarına aykırı.
mund-carving.png
 
Son düzenleme:
Genellikle makine ve kamış seçiminde çoğunlukla önemini abarttığımız bir terim. Hatta bazen anlamsızca övündüğümüz bir değer. Drag değeri ve öneminden , daha doğrusu önemsizliğinden bahsetmek istiyorum. Çocukluğumdan beri duyduğum bir tabir vardır. Söylerken , söyleyenin sesini kalınlaştırdığı, kendini kasarak, adeta şişirerek söylediği bir yakıştırma; Traktör gibi makine !

Traktör gibi makinelerle büyüdük hep, “Neden traktör” dediğinizde, cevap : Bazen drag değeri, bazense tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen tur devir oranı olurdu. Genellikle verdiğimiz para arttıkça gücü de artardı makinelerin gözümüzde.

Çoğunlukla aynı yanılgıya düştük . Drag değeri arttıkça makine güçlenir veya devir oranı düştükçe güç artar. Ancak zamanla, tecrübeyle ve denedikçe öğrendik gerçeği. Drag değeriyle güç arasında bir bağlantı olmadığını, devir oranıyla güç arasındaki bağlantının ise sadece marka ve model bazında doğru olduğunu yüzlerce makine sonrasında anladık.

Ama hala daha, bu değerlerin merada ne denli gerekli olduğunu, gerçekte neye ihtiyaç duyduğumuzu düşünmeden tercihler yapıyoruz.. LRF makinesi seçerken drag değerine bakanlar, Palamut makinesi seçerken aman 1 mt den fazla sarsın diyenler, sözde 35 kg draglı jig makinesi alıpta 2 kiloluk çuprayı tekneye çekemeyenler, umarım yazının devamında aradıkları cevapları bulabilirler.

En büyük hatamız ihtiyacımız olan drag değerini, torku ve tur başına sarım oranını belirleyen onca faktör varken hepsini göz ardı edip sadece makine üzerinden beklentileri, daha doğrusu hayalleri gerçek yapmaya çalışmak.

Kullandığımız takım aslında bir zincir ve makine bu zinciri oluşturan halkalardan sadece bir tanesi. Oysa tek halkanın gücünün, zincirin gücüne katkısı ancak en zayıf halkanın katkısı kadar değil mi?

Asıl amacımız ise, uygun güçte bir zinciri uyumlu halkalardan oluşturmak. Bu zincirin ilk halkası ve avımızla aramızdaki ilk bağlantı ise iğne. İğnemizin açılma yükünün hedef balığımızın türüne ve fiziksel özelliklerine göre seçilmesi gerekir. Ancak teoride bu değer ipimizin kopma değerinin en az iki katı olmalıdır. Takım üzerinde kullanılan fırdöndü klips vs tüm ara bağlantı ekipmanları için istenen minumum değer de budur. Bu değerin takım kopma değerinden en az iki kat yüksek olması, bu tür ekipmanların esneme ve ani şokları tolere etme yetisinin ip ve kamışa oranla çok daha düşük olmasıdır.

Lider veya FC için uygun değer genelde ip kopma değerinin % 80 i gibi seçilerek takılma vs gibi gereği durumunda en az kayıpla takımı kurtararak ava devam etme yolu tercih edilmelidir . Bununla beraber bazı durumlarda hedef avın fiziksel özellikleri ve mera yapısı gereği ana ipten daha güçlü lider veya FC kullanımı tercih edilebilir. Dişli balıkların avcılığında tel kullanımı veya kurşun arkası surf takımlarda şok kullanımı bunlara örnek olarak verilebilir.

Takımda kullanılan ip kalınlığı ve kopma değeri hedef balık ve mera gereksinimleri doğrultusunda ancak kamış özeliklerine uygun seçilir. Her kamışın halka yapısı ve atar değeri ile kamış karakteri gereği belirli bir PE aralığında kullanıma uygun olduğu unutulmamalıdır. Aynı atar değerindeki farklı yapıda kamışlar çok farklı PE değerinde donanıma ihtiyaç duyabilirler. Örneğin 14-56 atar aralığında Hard Rocker Kijihata kamış için 24-40 lbs 1.5-3 pe uygunken, 14-56 bir ağır spin kamışta 16-24lbs 0.8-1.5 pe uygun olabilir.

Makinemizin drag değeri için öngörülen değer ise ip kopma değerinin 1/3 üdür. Bu değer istisnai durumlarda (kamış kaldırılmadan yapılan veya pompalama gerektirmeyen düşük açılı avcılık) 1/2 oranına kadar yükseltilebilir. Bu oranın korunmasındaki ana faktör Drag değerinin kamış açısına ve yapısına bağlı olarak değişen bir değer olmasıdır. Yani kamışı düz, balığın geliş istikametine doğru tuttuğunuzda direkt makine kafasından balığa yüklediğiniz drag değeri ile, dik açılı bir kamışın ucundan ölçtüğünüz drag değeri çok farklıdır. Yani sadece kamış açısını değiştirerek drag değerini 2 katına kadar arttırabilir, 4,5kg drag seviyesinde 9kg taşıyan ipi rahatlıkla koparabilirsiniz. Tüm bunların ötesinde avdan kırık bir kamışla dönmemek için makine drag değerinizin, kamışınızın dry drag değerinin altında kalması gereklidir.

Hadi bu bilgiler doğrultusunda gelin birkaç örnek takım kuralım : LRF takım için çoğu arkadaşımız maximum 3 kg seviyesinde ip kullanır, LRF için maksimum 4.5kg çeker değerini bile örnek alsak kamışımızın dry drag değeri uygunsa ihtiyacımız olan maximum drag değeri yaklaşık 1.5 kg dır. Buna rağmen çoğumuz 3 kg Drag değeri var diye x makineyi almaktan vazgeçeriz ??? Sonrasında 6 kg Drag değerli XX makinayı alıp istavritte drag açmıyor diye hayıflanırız ???

7-35 spin kamışımız için erimi bahane edip 0.14 ip kullanarak doğru yaparız ama iş makine seçimine gelince 6kg drag değerine bile burun bükeriz. Aslında 0.16 ip ve 20 lbs bandında bile ihtiyacımız olan maksimum drag sadece 3 kg dır !

Ağır spin için 8 kg ve shore jig için 10 kg drag değerlerini beğenmeyiz ama, 10 kg drag değerinde kamış ucuna binen yükün bize 50* kg geldiğini hiç düşünmeyiz ? (kamış sap uzunluğu 50 cm tam boy 300 cm alınmıştır*)

En zor durumda, sadece kamış açısını değiştirerek drag değerini artırabiliriz. Yanlızca işaret ve baş parmaklarımızla makine kafasına dokunmamız bile drag değerini ikiye katlar.

Ben, eğer gerçekten mücadeleye ihtiyacım varsa, drag değeri kadar ip kapasitesinin de önemine inananlardanım. Zira orkinos ve G.T gibi mücadeleci balıklarda bile, balığı çatlatan asıl etmenin drag gücünün yoruculuğu kadar kaslarda biriken laktik asit ve vücut sıcaklığındaki ani artışın yarattığı şok olduğunu düşünüyorum. Yarım asır önce günümüz drag teknolojisiyle kıyaslandığında komik sayılabilecek drag kapasitesindeki çıkrık makinalarla dev orkinosların yakalanabilmiş olmasının başka açıklaması da olamaz zaten !

Resimdeki 1936 model Fin-Nor makine 1936-39 arasında 300 lbs üzerinde 67 orkinos avlamış . En büyük avı ise 901 lbs yani 411 kg. Drag gücü ise 24 lbs yaklaşık 11 kg. Ona bu başarıyı kazandıran devasa ip kapasitesi ve 1/1 devir oranı. İşte size traktör gibi makina. Siz siz olun Drag değerini fazla abartmayın, hatta hiç kafaya takmayın. Tork ve deviri ise aklınızdan çıkartmayın..

113521 dosyayı görüntüle
Bu guzel anlatim icin tekrar tesekkur ederim. Cok faydali oldu. Mutlu.tahsin beye de tesekkur ederim. Anlamadigim bir konuyu ozelde cok guzel anlattigi icin. Sunu soylersek meselenin onemini daha iyi anlatabiliriz belki de: drag degerinin yuksek olmasi her zaman iyi degil hatta bazen zararli bile olabilir. Takimla uyumsuz olarak yuksek drag gucune sahip olan makinanin kalamasinin tam kapatilmasi balik, ip, leader veya klips kaybina sebebiyet verebilir. Ama drag takimla uyumlu olunca kalama tam kapali olsa bile makina kalamasi devreye girer ve kayip yasanmaz. Basta konuyu guzel bir sekilde anlatan realmaster olmak uzere herkese tesekkurler. Rastgele.
 
Son düzenleme:
Benim açımdan drag değeri yüksek olması zaruri değil ama kesinlikle olumsuz bakmayacağım bir değerdir.
Sebebi sığ merada çalışmamız nedeniyle sahtelerin takılması durumudur.
Taşa, midyeye vesaireye sahtemiz takılırsa, ipimiz misinamız iğneden güçlü ise, makinamızın kalaması bu üçünden güçlü ise, biraz da şansımız varsa, zorlaya zorlaya iğneyi açarak kurtarabiliyoruz.
"Elle de çekersin o zaman" diyebilirsiniz ama refleks gereği o an kamış ve makinayla yapıyoruz. Ayrıca kamışla sağ-sol yaparak, çırparak sahteyi kıpırdatabiliyoruz.
Diğer taraftan drag gücünü kalama ayarı ile dizginlemek mümkün değil mi? Yoksa ben drag gücü kavramını yanlış mı anlıyorum?
 
Ustadim aciklamalar icin cok tesekkur ederim. Tum sorularima yanit buldum. Ama dragin makina gucune etkisi olmadigini anlamadim. Bunu aciklarsaniz sevinirim.

Hocam makina alırken ve ya araştırırken gördüğünüz ve hatta çoğu yerde makinayı satmak için drag değeri, çekeri gibi ifadeler kullanarak makinanın gücüymüş gibi lanse ettikleri kg cinsinden verilen değer aslında ;
fır döndü,klips, misina,makina ve kamışı bir bütün olarak düşünün ve balığın çekmesi sonucunda oluşan ani ve ya artan yüklerde ekipmanlarınızın bu kuvvet karşısında zarar görmemesi (klipsin açılmaması misinanın kopmaması vb.) için kalamanın frenidir.Yani 10 kg drag gücünde ifade edilen kuvvet makinanın sarma kuvvet değildir.


Bu guzel anlatim icin tekrar tesekkur ederim. Cok faydali oldu. Mutlu.tahsin beye de tesekkur ederim. Anlamadigim bir konuyu ozelde cok guzel anlattigi icin. Sunu soylersek meselenin onemini daha iyi anlatabiliriz belki de: drag degerinin yuksek olmasi her zaman iyi degil hatta bazen zararli bile olabilir. Takimla uyumsuz olarak yuksek drag gucune sahip olan makinanin kalamasinin tam kapatilmasi balik, ip, leader veya klips kaybina sebebiyet verebilir. Ama drag takimla uyumlu olunca kalama tam kapali olsa bile makina kalamasi devreye girer ve kayip yasanmaz. Basta konuyu guzel bir sekilde anlatan realmaster olmak uzere herkese tesekkurler. Rastgele.

Mesajımda söylemeyi unutmuşum, sistemimiz çok sağlam ve drag gücü ile orantılı olsa bile ip misinalar yok denilecek kadar az esnediğinden bazen hem balığa zarar vermemek (ağzı yırtılmaması) adına hem de yorup daha kolay çıkarmak için kalama sistemin kaldırabilceği gücün altında bir değerde açılabilir.

Ayrıca kalamanın, misinayı çekerken kamışın duruş açısına bağlı aslında daha ufak kuvvetler ile bile açılabildiğini Bilent abinin aşağıdaki videosu çok güzel göstermiş.Burada kullanılan kamış misina ve makina değil sadece mantığı anlamak önemlidirAkif abinin bir yazısında kamış açısı ile ilgili veriler okumuştum ona güzel bir örnek.
Sahtemiz bir yere takıldığında kamışa zarar vermeden (misinayı elle tutup çekmediğimizde) nasıl çekmemiz gerektiğini çok güzel anlatan bir video ayrıca.

(link)
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
Tahsin bana katılmadığın konuyu tam olarak anlayamadım çünkü yazdıklarınla benim söylediklerim aynı zaten. Öncelikle Penn Slammer III 3500 ün (6.2:1) devir olması tek başına bir anlam ifade etmiyor. Örnek verirsem, tercih sebebi senin dediğin gibi hızlı sarımsa Slammer 3500 6.2/1 oranlı ve turda 93 cm sarıyor. Daiwa Fuego 3000 CXH modelide 6.2/1 ve turda 93cm sarıyor ? Tercih sebebi erimse penn slammer kafa yapısından dolayı bu konuda en kötü spin makinalardan biri. Eğer trend hafiflikse Slammer 400 gr a karşılık Fuego 215 gram . Üstelik ikiside mühürlü ve tuzlu su makinası , hemde Fuego daha ucuz .. Erim mesafesi ve sarım hızı değilse ,O zaman niye Fuego değilde Slammer ? Bunun sebeplerinden birini sen söylemişsin zaten kombinde Slammer daha dengeli (bir önceki yazımda da ben daha az yoruyor derken aynı şeyi anlattım zaten) Ama bir diğer hususta Slammerın ana dişli boyutuyla Fuegonun dişlisi arasında o kadar fark varki, Slammer 3500 6.2/1 turda neredeyse 4.9/1 devir P.G sınıfı Fuego ya eşdeğer (Böyle bir model yok) tork üretebiliyor... Bunun için yazımda aynı marka ve modelde diye özellikle belirttim. Eğer torka ihtiyacınız yoksa 7.2/1 makina kullanın isterseniz. Sadece boş sahteyi çekerken bile balıkla mücadele hissini yaşarsınız en azından. Ben çok yaşadım 🙂)
Bu arada verdiğin linkte tek doğru olan ve katıldığım şey alttaki resim gerisi hem fizik hemde matamatik kurallarına aykırı.
113551 dosyayı görüntüle
Akif abi yazık olmuş Markos'a bari bir kaç saniye daha oynatıp screenshot alsaydın:krktm:😎 Dediğin şekilde bakınca evet haklısın sanırım benim anlatımımdaki eksiklik aynı marka ve modelin kafa çapını büyütürken daha güçlü olan PG modelleri yerine hızlı sarımları tercih etmiş olmaları.Yani ben düz mantık baktım olaya.Bakış açımı değiştirince taşlar oturdu yerine.
Fuego ve Slammer ı aslında kıyaslamak istemedim çünkü devir oranları ile kafa çapları aynı olsa bile özellikle dişli çapları farklı olduğunda aradaki (güç ) fark ortaya çıkacaktır.Yani senin ifade ettiğin durum. 🙂
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
Benim açımdan drag değeri yüksek olması zaruri değil ama kesinlikle olumsuz bakmayacağım bir değerdir.
Sebebi sığ merada çalışmamız nedeniyle sahtelerin takılması durumudur.
Taşa, midyeye vesaireye sahtemiz takılırsa, ipimiz misinamız iğneden güçlü ise, makinamızın kalaması bu üçünden güçlü ise, biraz da şansımız varsa, zorlaya zorlaya iğneyi açarak kurtarabiliyoruz.
"Elle de çekersin o zaman" diyebilirsiniz ama refleks gereği o an kamış ve makinayla yapıyoruz. Ayrıca kamışla sağ-sol yaparak, çırparak sahteyi kıpırdatabiliyoruz.
Diğer taraftan drag gücünü kalama ayarı ile dizginlemek mümkün değil mi? Yoksa ben drag gücü kavramını yanlış mı anlıyorum?
Nedim drag gücünün yüksek olmasına olumsuz bakmıyorum zaten. İhtiyacımız olmadığı durumlarda bile seçimlerimizi yanlış etkilediğini anlatmak istiyorum . Bu arada drag gücü ne olursa olsun, drag sonuna kadar kapalıysa, zaten her ipi koparacak kadar drag gücü vardır. Hatta hiç drag ayarını bozmadan kafayı ve rotoru tutarak iğneyi açmaya çalışırsan, anti revers kilidini de korumuş olursun. Sana örnek bir link attım onu seyredince drag kavramına farklı bakacağına eminim.Sadece 13.5kg drag değeri bile bazen 1000 dolarlık makinaları kırmaya yeter !
 
Back