Av yapan arkadaşların haberlerini duydukça, fotoğraflarını gördükçe artan coşkumuzu dün gece zirveye çıkarmak için gittiğimiz yemli avında tabi ki elimiz boş döndük. Sonra klasik bahanelerimizi sıralayıp teselli bulduk. (av için henüz erken, sular henüz soğumadı, balık hala çok açıkta vs vs) Sonra boş gezen birinin konuşmamızın arasına sol omuzdan fısıldayan şeytan gibi girerek "ileride alıyorlar, siz burada boşuna bekliyorsunuz, alan alıyor kardeşim, dün birisi 14 tane almış, e kısmet tabi" demesiyle gerilen sinirlerimizi bir nebze yatıştıran tek tesellimiz fileto istavrit yemimizin üzerindeki diş izleriydi. "Demek biz konuşurken vurmuş, ama olsun en azından balık var" diyerek avımızı 01:30 a kadar uzattık. Balık muhabbetini ve deniz havasını da özlemişiz diyerek bir iki teselli daha eklemek istiyorum. Yer Anadolu yakası boğaz hattı. 22:30 - 01:30. Saygılar.