Istanbul boğazı ve çevresi balık avı raporları

Durum
Konu tartışmaya kapatılmıştır.
17.09.2016 Gürpınar sahil kovanlarda gördüğüm 1 adet yaprak 1 adet sarıkanat
 
16/09/-17/09 tarihleri bayramda yine istanbuldaydım gece 12 de hadi dedik çıktık yola galata'dan yem alalım dedik 2 palamut çıkmış köprü ana baba günü sonra kovalarda yaprak dolu dedim arnavutköy'e gidelim trafik felan vardık yer bulduk vira dedik attık atar atmaz yapraklar gelmeye başladı boylar biraz büyümüş 3 hafta oncesine göre ama tabiki hepsi suya iade
sağımda ve solumda adamlar boğçacı gibi doldurmuşlar bunlar merak ediyorum yaprağa çinekop neden diyorlar ? bu kadar mı aç bu insanlar o gece 4 e kadar 15 parça tut bırak yaptım umarım bu insanlara biri ceza verir artık bunlar gırgırlara kızıyorlar ama onlardan farkları yok
 
ABD Makınalarında "LPT": 40" buradakı 'LPT' degerı inç mıdır?? ornekte verdıgım 40 rakamına gore 1 inç =2,54 cm olduguna gore 40x2,54= 101,6 cm tekabul edıyor sanırım bu sekılde 🙂

kendı sordugum soruya kendım cevap verım 🙂 evet lpt makınanın bır turda kac cm cevırmesının kısaltılmısı ımıs acılımı Line Per Handle Turn 🙂
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
Herkese merhaba,
Geçmiş Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, uzun tatillerin sona erdiği, eğitim yılının başladığı tarih itibarıyla öğrencilerimize başarılar, arada bir ''tatilde balığa çıkarım'' diyen arkadaşlara da ''bir dahaki bahara inşAllah'' temennileri, tebessümümle iletiyorum.
Bayramın 3. günü (çarşamba) ailemle birlikte 4 günlüğüne (boğaz geçişi olmayan, ulaşılabilir olduğu için) daha önce hiç gitmediğim Enez Altınkum'a gittik. Tabi araç hazırlanırken en önce oltalar, takımlar, takım çantası bagaja konuldu. Pazar günü kahvaltıdan sonra dönüş planlandı. Amaç; 4 gün kafa dinlemek, ama daha fazlası kesinlikle ''olta atmak''dı.
İlk gün meralar gezildi, kovalara bakıldı. Olta atılmadı. 2.gün yem tedarik edildi (sülünes) olta atıldı hiçbirşey tutulamadı. 3.gün ısrarla tüm gün deniz kenarında kavrulundu 1 ad. minicik karagöz tutuldu (denize iade edildi). Balıkçılık hayatıma küstüm. 4.gün Enez kalesi ve limanı gezildi. Müthiş bir sağanak geçişi sırasında balıkçı tekneleri limana yanaştı. Yerli halk ve daimi yazlıkçılar biliyor olsalar ki, tekneler gelmeden bir kalabalıklaştı ortalık. Tekneler yanaştığında da haraç mezat satışlar başladı. 3 teknenin yanına gittim; ne bir palamut, ne bir lüfer vardı kasalarda. Sadece 3-5 kasa küçük boy mezgit (3 kilo ancak gelen tek sıra süslü dizilmiş kasalara 30 TL fiyat istiyorlardı) ve 1-2 kasa Barbunya. Yanaşan 3 teknede toplam 15-20 (tek sıra özenle dizilmiş) 2 çeşit balık ve 3-5 tane ahtapot gördüm. Bunlar açıkta ağlarla ancak bu kadar tutabiliyorlarsa demek ki benim tutamamam gayet normal, demek ki denizde balık yok diyerek balık olmadığına 1000 kere üzülerek, kötü balıkçı değilmişim demek ki diye 1 kere sevinerek İstanbul'a döndüm.
Yaklaşık 2 saatttir okuyamadığım sayfaları okudum.
Tam bir şenliği kaçırmışız.🙂))
Olsun, tutan arkadaşlarımızın olması da gayet güzel.🙂
Tanışma yazımda da belirtmiştim, boş kurşun atma eğitimine gittiğimi. Hakikaten insan takım değiştirdiğinde, ya da mukayese ettiğinde daha kolay farkediyor eksikliğini. Eğitim için kurs açılacaksa lütfen +1 beni de stajyer olarak kaydedin.🙂
Sevgi ve saygılarımla,
 
Merhaba,
Dün uzun zaman sonra evlilik sebebiyle kartal'a tasindigim icin mahrum kaldigim rapalayla avcilik icin baliga ciktim.
Yillardir denizine,ortamina,insanlarina alistigim Üsküdarimi birakip,kandilli,cubuklu yerine ( kalabalik sebebiyle) Avrupa yakasina yenikoye gectim.
Malesef ki forumlarda palamut bollugunu goren,duyan tum balik sevdalisi sahillere akin etmisti.( denizde misinalarin arasinda yüzen insanlar da cabasi)
Asla insanlari yargilamak ve ya burda böbürlenmek gibi bir amacim olmaz, olamazda.Lakin palamut avciligi gibi( aslinda cok sevmedigim bir av ama su an hedef baligimiz o) gercekten hem bedensel hem de ekipman hem de sicak hava yonunden zor ve benim yonumden gittigim 2 saatlik 3 vesaitlik yolu da hesaplarsak mesakatli olan bir avcilik.
Bunlar da yetmiyormus gibi sagimda solumda 50-100 gr kursunla 40-50 metreye zor atabilen kisilerle "alttan gec,sollu at,oltani indir...vb" lerle gecen bir avcilik oldu benim icin.
Insanlarin "o mesafeye nasil atiyorsun" derken bile kullandillari kamis,makina,misina,kursun...vb ile bu avciligi ne kadar hafife aldiklarini anliyorum malesef...
Gordugum kadariyla gercek anlamda 1 tane yasini basini almis usta bir balikci vardi ve daiwa saltiganin da verdigi yetkiye dayanarak cumartesi gunu 25 tane almis dun de 5 tane almisti.
Insanların "nasil yakaliyor bu adam, cok balli,cok sansli" demelerine cok sasirmiyorum,cunku gercekten tabir-i caizse eline findik sopasini alan gelmisti...
Tam da bu esnada bir saticinin "palamut tane 5TL , 4 tane 20TL dedigini duyunca verdigim onca eziyeti,donus yolunu da dusunerek ve bilincsiz kisilere daha fazla dayanamayarak 2 tane guzel boyda palamutumu da alip döndüm.
Sunu diyebilirim ki Avrupa yakasinda avcilik gercektende Üskudarda bu avciligi ogrenmis biri icin gayet kolay ve zevkli.
Bir takim dahi vermeden savagear,rapala, youziru(kiyamadigim icin hic kullanmadigim) sahtelerimi deneyerek, 2 hatta 3 kez kalama vererek gercekten de suyundan zevk aldim(cevremdeki olumsuzluklara ragmen)
Havalarin patlamasiyla birlikte yukarida yazdigim olumsuzluklarin da azalacagini dusunerek bu sene palamutun bol olmasi beni esas tutkum olan dişli ailesinin gecen yildan iyi olacagi hissini verdi.
Insallah bu avciliga "gercek" anlamda gonul vermiş kisileri bu sene disliler güldürür
Saygilarimla
 
Ergin bey avlanma saatini mi tutturamadınız acaba canlı mamunla gece bol miktarda mırmır alındı enez sahilden.
 
Durum
Konu tartışmaya kapatılmıştır.
Back