Merhaba herkese,
Dün geceki av raporuma ait resim ve notlar aşağıdadır;
Gece 10 gibi önce spin için bildiğim meralara gittim. Fakat rüzgar korkunç seviyede idi. Bir miktar spin yapan arkadaşları izledim ama deniz resmen "Eve git!" diyordu. Rüzgarla birleşen deniz kudurmuştu.
21gr lık sahtelerin nereye gideceğini kestirmek sayılsalı tutturmaktan daha zordu sanki. Spin takımı açmaya cesaret edemedim. Üç beş muhabbet sonrası saat gece 11 gibi beni yemli ava davet eden arkadaşlarımın bulunduğu meraya geçtim. Vardığımda rüzgar daha bir hızlanmıştı. Ancak beni görür görmez "Acele et balık patladı!" demeleriyle beraber ışık hızında oltamı açtım.
😀 Takımı nasıl takıp yemi iliştirdiğimi hatırlamıyorum bile! 170gr kurşunu yapıştırdım. Daha boşluk alırken oltanın ucu sanki yandaki birinin çekmesine benzer şekilde bastı aşağıya. O anda ben de kendimi tasmalarken buldum. Güçlü bir balıktı. Sudan çıkmasıyla beraber iyi bir sarıkanat olduğunu ve takımı havada kesip suyun kenarına düşmesiyle birlikte mantarı da yuttuğunu farkettim . Sağolsun yanımdaki arkadaşlar atladılar üzerinde de kurtardık kocaoğlanı. Kovayı boyladı.
Hemen yine hızlı bir şekilde yeni takımı açtım ve arkdaşın kesilmiş hazır yemlerinden irice olanı taktım attım.
😀 Arkadaşların kovalarına şöyle bir göz gezdirdim. Balık boyları çok iyiydi. Neredeyse hepsi sarıkanattı. Derken oltanın ucu eşine az rastlanır şekilde aşağı yukarı sallandı ve durdu. Ben de tetikte 2. bir hareket beklemeye koyuldum. Bekle bekle yok. Bekle bekle yok. Çekip bakayım dedim ki o da ne?! Mantarın yerinde yeller esiyor. Takımın ucu mantar hizasından itibaren yok olmuştu.
🙁 Üzüldüğüm nokta balık takımla birlikte gitti. Vuruşu yapan balık taktığım uzun ve büyük mantarı da yemle birlikte alıp götürmüştü. Çelik takım kullanmadığımdan yeni bir uzun palalı sasame kancalardan yapma takım taktım ve yine suyla buluşturdum. Güzel vuruşların ve kovaya giren balıkların sayısı artmaya başladı.
Yanımızdaki iki arkadaş sürekli vuruş alıyor, yem kestiriyor ama balık alamıyorlardı. Emin değilim ama sanırım beden olarak misina kullanmaları, takım kancalarının kör oluşu ve biraz tecrübe eksikliği balık alamamalarının sebebiydi. Bir de beden boşluğunu almadan bekliyorlardı. Boş bedende vuruş zaten belli olmuyor.
Derken oltada yine güçlü bir vuruş ve ardından güzel bir tasmayla birlikte makaraya yük bindi. İşte bu sahiden iyi birşeydi. Lüfer?! Yok yok emin olamıyordum. Kafa atması tamam. Ama bu fazladan ağırlık da ne? Güç bela balığı çektim ve yukarı çıkarmamla birlikte iri bir sarıkanat olduğunu gördük hep birlikte başıma üşüşen arkadaşlarla. Balık sudan çıktı ama kurşun sayısı attığımdan fazlaydı. Daha önceki şanssız balıkçılardan birinin kopardığı 200gr kurşun ve mantarlı takımı da benim balıkla birlikte gelince lüfer etkisi yapmıştı. Zaten balık tek başına da "Acaba lüfer mi?" sorusunu rahatlıkla akla getirirdi ki kurşunla birlikte zaten getirdi
🙂
Veeee yem finito! Yem bitti. Biz de güzel avımızı sonlandırdık. Ben 18 tane yakalayabilmişim. Akşam hava karardıktan hemen sonra gelen arkadaşlar 30 küsür almışlar adam başı. Soğuktan titreye titreye evin yolunu tuttuk. Daha iyisi hepimize gelsin.
Not: Kovanın tabanı 25cm çapında
😀