Keyifli ve pozitif geçen av günüm

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Anonim
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi

Anonim

Daimi Üye
Kayıt
30 Nisan 2010
Mesaj
30,118
Tepki
4
Ödül
113
İzin günümü hafta içine denk getirip şöööyle keyifli bir at çek günü yaşayarak hem kafa dinlemek hem nasipte ne varsa görmek istedim.
Öğle sonrası 14 gibi evden çıkıp yavaş yavaş yola koyulup havanın güzelliği güneşin sıcaklığı ile oyun oynamaya giden çocuk misali günün keyfinin ilk anlarını tatmaya başladım.
Yolda giderken hayal kurmayan balıkçı yoktur her halde,bende tutacağım lüfer yada kofana hayalini kurarken, birden uzaktan gelen bir ses ile hayalim yarım kaldı.
Sesin geldiği yöne doğru baktım bir esnaf dükkanı önünde dikilen üç kişiden biri
''Ustaaaa nereğ gidiyon balğa mı gidiyon haaa'
''
evet balığa gidiyorum
''na çıkıyoğ ? nereğ gidiyon?
'' kısmetimde ne varsa ona
''haa
Ava giderken güzel bir fikir alış verişi yaptığım o zat tan uzaklaştıktan sonra hayal kurmaya devam ettim.
Bir on dakika sonra bu sefer başka bir ses ile hayallerimi yarıda kestim.
Sesin geldiği yönü bulmaya çalıştım malum gürültülü bir gün, meğer balkondan seslenen başka bir zat

''nereğ dayı köprüyemi? eğersi gün ben gittim yoğ bişey'
Balığa gitmiyorum
o neğ elinde balık sopası değilmi?
hayır kılıf içindeki klarnet müzik kursuna gidiyorum
ha desene yağ
Meraya gittiğimde derin bir nefes alıp biraz dinlendikten sonra başladım at çek yapmaya.
Erken gitmemin sebebi belki bir iki zargana kandırırım diye niyetlenmek ti ama onlarda uğramadı.
Akşam üzeri az ilerimde yemciler gelmiş ve oltalarını suya bırakmışlardı bile,neyse at çeke devam ederken yarım saat sonra kaşığa dalan her ne ise bir ağırlık oldu.
Hafif tasma attım fakat hareket yok,bir den aklıma boğazda tutuğum paamutlar geldi onlarda çekerken poşet yada yosun gibi geliyorlardı.
Ağır ağır çekmeye başladım kıyıya beş on metre kala kuzuyu gördüm,yaklaşık otuz kırk cm lik siyah bir şey.
Palamut olmadığına kanaat getirdim iri bir zargana olduğu belliydi.
Biraz daha yaklaştırdık tan sonra kuzuyu kıyıya aldım,içine su girmesinden dolayı boyutu büyümüş ve iğnelerin giriş kısmından yakalaması sonucu prezervatifi sağ salim kıyıya aldım.
Ettiğim küfürleri burada yazamıyorum kusura bakmayın,kaşığa gusül abdesti aldırdıktan sonra takımları toplayıp evin yolunu tuttum.
Dönüşte yolumu değiştirerek eve gittim, balık var mı diye soranlara mevzudan bahsetmemek için
 
Valla çok güldüm kardeşim. 🤣😆 Allahta seni güldürsün inşallah
 
Hocam güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Sizin adınıza geçirdiğiniz av için üzüldüm ama 30 40 cm kuzu iyiymiş 🙂
 
Birçoğumuzun muzdarip olduğu konulara bir bir değinmişsiniz..
Aynı olayları yaşarken hiç keyif almasam da, sizin cümlelerinizden okumak yüzümü güldürdü şu an.. 🙂
Ve kendi başıma gelen bir olayı hatırlattınız.

4 leventte elimde oltayla minibüs bekliyorum, bir servis aracı (sanırım personeli bırakmış dönüyor) yaklaştı ve seslendi.
-Balığa mı gidiyon?
-Evet abi tarabyaya gidicem.
-Gel ben de sarıyere gidiyom, atayım seni.
Neyse bindim, teşekkür ederek sohbete başladık.
-Ben de sanayiden argadaşları alacam, biz de balığa gidecez, hep birlikte gideriz.
Bindikten 500 metre sonra, yani sanayi mahallesine gelince aracı sağa çekip durduk.
Çevredeki diğer servis araçlarının şöförleriyle konuşmalar başladı.
-Mangalı versene.
-Tahtalar senin bagajda mı?
-Tahtaları kıymak için keser de lazım. Keser nerede?
-Ekmek de alalım giderken.
-Hüseyini de aradın mı, o da gelecek mi?

Allahım ya rabbim, ben erkenden yola çıkabilmek için uykumdan ve kahvaltımdan fedakarlık etmişim, adam benim vaktimi yiyor. 😡
Sonunda indim araçtan. "Abi sağolasın ben yine minibüsle gideyim" deyip hızlıca uzaklaştım.

Zaten elimde kim kamış görse, mutlaka musallat olup beni oyalayarak vaktimi yiyor illa ki..
Şu kamışları nasıl saklasak bilmem ki. kılıfa koyuyorum yine anlaşılıyor.
Milletimizden rica ediyorum, Allah aşkına, balığa giden birini görünce durdurup oyalamayın ya. :naslyany:
 
30-40 santimetrelik hücum yeleği? Aman diyim hocam, bırak balık tutmayı dolaşmaya bile gitmem o taraflara 😀
Bizim kıyılarımızda bu kuzular yazın daha bol olur
Sıcak havalar üreme mevsimi olduğu için bolca kıyılarımızda mevcut
Usta sizin mahalle cok kozmopolit bir yer heralde sivesiz konusan yok gibi
Her şeyin bir edep adabı var,pardon yada merhaba yada bir bakar mısınız yada bir soru sorabilir miyim gibi
Valla çok güldüm kardeşim. 🤣😆 Allahta seni güldürsün inşallah
Cem Yılmaz malzeme arıyorsa benimle bir hafta takılması yeter
Hocam güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Sizin adınıza geçirdiğiniz av için üzüldüm ama 30 40 cm kuzu iyiymiş 🙂
O bir şey değil bir keresinde açılmamış poşet içinde bunların meyveli serisi denk gelmişti
Birçoğumuzun muzdarip olduğu konulara bir bir değinmişsiniz..
Aynı olayları yaşarken hiç keyif almasam da, sizin cümlelerinizden okumak yüzümü güldürdü şu an.. 🙂
Ve kendi başıma gelen bir olayı hatırlattınız.

4 leventte elimde oltayla minibüs bekliyorum, bir servis aracı (sanırım personeli bırakmış dönüyor) yaklaştı ve seslendi.
-Balığa mı gidiyon?
-Evet abi tarabyaya gidicem.
-Gel ben de sarıyere gidiyom, atayım seni.
Neyse bindim, teşekkür ederek sohbete başladık.
-Ben de sanayiden argadaşları alacam, biz de balığa gidecez, hep birlikte gideriz.
Bindikten 500 metre sonra, yani sanayi mahallesine gelince aracı sağa çekip durduk.
Çevredeki diğer servis araçlarının şöförleriyle konuşmalar başladı.
-Mangalı versene.
-Tahtalar senin bagajda mı?
-Tahtaları kıymak için keser de lazım. Keser nerede?
-Ekmek de alalım giderken.
-Hüseyini de aradın mı, o da gelecek mi?

Allahım ya rabbim, ben erkenden yola çıkabilmek için uykumdan ve kahvaltımdan fedakarlık etmişim, adam benim vaktimi yiyor. 😡
Sonunda indim araçtan. "Abi sağolasın ben yine minibüsle gideyim" deyip hızlıca uzaklaştım.

Zaten elimde kim kamış görse, mutlaka musallat olup beni oyalayarak vaktimi yiyor illa ki..
Şu kamışları nasıl saklasak bilmem ki. kılıfa koyuyorum yine anlaşılıyor.
Milletimizden rica ediyorum, Allah aşkına, balığa giden birini görünce durdurup oyalamayın ya. :naslyany:
Ağlanacak halimize gülüyoruz maalesef ne karada huzur var ne denizde
 
Back