kürkçünün dönüp dolaşacağı yer..

Kayıt
30 Tem 2017
Mesaj
771
Tepki
805
Ödül
103
Yaş
35
Şehir
Edirne
geçen can sıkıntısından patlıyorum. bazılarınız biliyorsunuz, zıpkına merak saldım. saldım salmasına ama, kolay değil. her bir şeyi ayrı dert bu meretin. başladığıma başlayacağıma pişman oldum, bıraktım bırakacam derken, yine bir dalış sonrası external otit(dış kulak yolu iltihabı) ile uğraşırken dedim gideyim 2 olta atayım da keyfim yerine gelsin. aldım elime 1-8 atarlı ajimebayı, bir de gulp kokulu yemi, düştüm yola. merada ufak balıklarla oynuyorum, melanur topluyorum falan derken, bir ara işaret parmağından az daha küçük bir ispariyle denkleştik. salsam mı tutsam mı derken hırsıma yenik düştüm ve atıp kovaya arabadan livarı almaya gittim. dedim bundan güzel canlı olur, çıtır çıtır olur falan.. neyse koydum livara. livar çalınır korkusu falan da yok tabii.

gece oldu, çocuğu uyuttum, yapacak bir şey kalmadı, dedim gideyim sallayayım şunu, bakarsın 1-1.5 kiloluk bi levrek gelir de keyfim düzelir. düştüm yola gittim meraya. açtım uzun spin oltasını, ucuna uzun bir lider, tek iğne ağırlıksız. ucuna da livardaki ispariyi taktım. yolladım suya. açtım sandalyeyi, hava da nasıl soğuk, çekirdek bile çitlenmiyor.

sağ olsun yarım saatten fazla bekletmedi, bir baktım aldı gidiyor. aha dedim yaptık balığı. bir gitti durdu. 2 gitti durdu hareket etmiyor. normalde levreğin 2. duruşunda yemi yutup devam etmesi gerekir, etmiyor. ben oltaya dokunmaya korkuyorum kusar diye öyle ferma veren köpek gibi dikildim kaldım. hareket görsem tasmalayacam hareket yok. dedim “kesin kıllandı kustu yemi” ama yine de kamışa misinaya dokunmuyorum. sanırım böyle bi 3-5 dakika bekledik, yahut heyecanla bana öyle geldi. sonra direkt kafa atmaya başladı. muhtemelen tahmin ettiğim gibi, misinayı yahut iğneyi yuttuktan sonra fark etti ve dikkat kesildi, ama sinsi sabrım sayesinde pozisyonu iyi değerlendirip yakalayabilmiştim balığı.

klepe’yi kapatıp tasmayı attım, balık ucunda, ama balık gelmiyor. kalama çok açık. o an anladım ucundakinin iri bir balık olduğunu. kalama ile oynuyorum ama, bilin bakalım ne yok? tabii ki kepçe!
şimdi ben mera konusunda sizlerin öğretilerinden sebep bayağı bir hassas yetiştim. o sebeple sağa sola kepçe diye bağırmak aklımın ucundan bile geçmedi. balığı kendi imkanlarımla almayı düşündüm ve acele etmeden bana güzel pozisyon yaratacak bir yer bakıyorum. bu sırada da acele etmeden balığı kıyıya getirmeye çalışıyorum, arada kalama açıp uzaklaştırıyorum ki balık yorulsun. derken bana avantaj sağlayan bir yer buldum, kalamayı bıraz sıktım balığı ağır ağır sürüklemeye başladım, balık bana yaklaştı ve iğnenin dudağının kenarında durduğunu gördüm. dedim “sıçtık!”

kalamayı biraz daha gevşetmeyi düşünüp yormayı düşünüyorum ama iğne çok ince yerde, yardım çağırmayı düşünüyorum ileriden ama herkes orada yoplanırken buradan balık alındığını görürse ertesi gün olta aymaya yerim olmayacak, arkamda ışık balığı kıyıya çeksem delirecek kafa atmaya başlayacak kurtulacak.. tam çıldırmalık..

yapacak bir şey yok, benim de her balıkçı gibi “kaçırdığım balık 5 kilo vardı!” diyeceğim iyi bir yalan anım olur diyerek meranın ışık vurmayan karanlık tarafına yöneldim, misinayı tutup kamışı bir kenara koyup klepeyi açtım, taşlardan elimde misina ile sıfıra indim, kıyıda ıslanacak biçimde sıfıra taşların oraya uzandım ve balığı yaklaştırdım. balığın artık dermanı kalmadığından mı, beni görmediğinden midir bilmem, kıyıya kadar ağııır ağır çektim ve işaret parmağımı direkt açık olan ağzından sokup sabitledim. ben tutunca durumu fark etti kafa darbeleri salladı ama geleceğini bildiğimden tutar tutmaz kalkmaya çalışmadım zaten. balık sallandı, durdu, sonra pes ettiği an kendimi destek alarak kaldırıp önce bir götümü(afedersiniz) de ıslatıp sonra ayağa kalktım. sırılsıklam olmuştum ama balığı da kıyılatmıştım. şöyle bir ölçünce elimle 4 kilo var dedim. kıyıya çıktım. biraz zor oldu, karışmış falan ama misinayı topladım, kamışı kapattım, gizliden gizliden doğruuu arabaya. eve gidip ilk buz gibi havadan dolayı üzerimi değiştirdim, maalesef fotoğraf sonraya kaldı.

balık 5400 gram geldi.
zıpkıncılığı henüz bırakmış değilim, ama evren bana mesaj veriyor galiba. yakaladığım en iri levrek olarak tarihte sırasını almış oldu.
 

Dosyalar

  • D7D8F2C4-DEC4-476D-8D60-A8D6428584A6.jpeg
    D7D8F2C4-DEC4-476D-8D60-A8D6428584A6.jpeg
    48.1 KB · Okunma: 277
  • 73451C62-F713-4198-9E05-734A83631F6D.jpeg
    73451C62-F713-4198-9E05-734A83631F6D.jpeg
    46.8 KB · Okunma: 256
Son düzenleme:
@OmerAydın şuna bişi der misin 🤣
Adam tehlikeli masak falan ortalık karışık bir sabah kapında icra memuru görebilirsin çok tehlikeli doktor 😆


Hastasıyım böyle avların meraya geldin yemi tuttun eve geçtin hava soğuk ev sıcak üçlü koltuk rahat ama inanmışlık var tabi bunun tam tersi de oluyor yanlışlıkla farklı kamışın üst parçası ile spin merasına gelip ( 20 25 dk lık yol ) tekrar eve gidip doğru üst parçayı alıp geri meraya giderken de o inanmışlık oluyor ama sıfır çekince ulan ne gerek vardı eve de dönmüşsün yat işte diye kızarken buluyorsun kendini 🙂

Bana mı öyle geliyor bilmiyorum genelde böyle trofe avları sorunlu ve sıkıntılı av günlerinde yakalıyorsun ya kepçen eksik oluyor ya hava şartları ava aslında çok da elverişli olmuyor mutlaka bir zorluğu oluyor avı da bu çok değerli kılıyor..

Tekrar tebrikler dostum bu kadar yazıdan sonra bu zor hava şartlarında araba batırmalı , uykusuz kalmalı , üşümeli bir av mı yapmalı acaba yoksa bu bir işaret mi 🙄🙄
 
Back