Bir kere zehiri kapmışsan ekipman edinmenin sonu yok. Balık ve avlağa göre çeşitli stillerde takımların olur. Surf takımını satma, bak bir arkadaşın gelir hadi boğaza kurşun arkası yapalım der lazım olur. Ya da tatile gidersin bir plaja uzak atış gerektiren bir yerdir orda kullanırsın. Ben artık boğaza gitmiyorum diye sattım şimdi yine alıcam bir surf kamış. Tekne ile çıkalım derler tekne kamışı seti lazım. Yemli takılalım dersin yine ona ayrı bir kamış lazım. bu böyle sürer gider. Bundan 7-8 yıl kadar önce LRF nedir kimse bilmiyordu. Malzemeciye gidip 1-8gr atarlı kamış istiyorum dediğin zaman herhalde gülerek bakarlardı. Silikonla sadece levrek avlanır diye biliyorduk biz o da tekneden sırtı yaparak. Şimdi bakıyorsunuz canlı yem haricinde mümkün değil dediğimiz balıklar lrf ile avlanabiliyor. Eşkina, mırmır gibi.
İşin özü artık kıyıdan balıkçılık oldukça zorlaştı ve yeni teknikler geliştirmek kaçınılmaz oldu. Buna rağmen ben İstanbul kıyılarından çok umutlu değilim. 5-6 yıl öncesine kadar çapari ile tavukla mezgit yakalıyorduk bu kıyılarda. İstavrit dedin mi o çapariye 5li 6 lı gelirdi. Şimdi tek gelse göbek atıyoruz.
Balık tutma hobisi artık balık tutmaktan öte ekipman hobiciliğine dönüyor yavaş yavaş. Ekipmanı aldın mı sahile gidip 2 salladın mı balık gelsin gelmesin benzer zevki alabiliyorsanız ne ala. Yok ben skor olmadan hiç bir şey anlamam derseniz artık o ekipmanları bırakıp yavaş yavaş çekilmenin vakti gelmiştir.