Murat'la gidiyoruz dedin nereye gitmeniz gerektiğini sordun. Ben de İstanbul'dan şu an haberim yok, Madem Kadıköy'desiniz Modaya gidin, bir ihtimal olabilir fakat o an için bilgim yok demiştim.
Sonra yemli ile çevrendekilerin lüfer aldıklarını senin de sahte ile bir tane aldığını söylediğinde çoktan çeşitli yerlerden haberler gelmeye başlamıştı. Telaviv Yaffo plajında lambuka, Herzlia marinasından akya, Selanik ve Gavathas'tan levrek, Fenerbahçe'den benim çocuktan 2 lüfer 2 kofana haberi gelince sana en yakın olan Fenerbahçe'yi söyledim fakat Murat'ın kontürü bittiği için dönmüşsünüz. Aslında Üsküdar eski tütün deposu da o gece iyiymiş. Senin tek lüferin için kimseye neşriyatım olmadı.
Burada bir haftadan beri çipuralar atlayacak olta arıyordu. Birkaç gün önce kalamardan biraz zaman ayırıp taşlıkta denediğimde bir şeyler çıkmıştı. Sonra çipuralar 800 gramı aşınca, Başar ve Zeki'ye kalamarı bırakalım deyip onların akşam sahile varmasından 2-3 saat sonra plajda yazdan kalmış şezlonglara uzanıp oltayı attım. Neyse bizim kalamarcılar da yürüyerek yanıma gelip onlar da birer şezlong çektiler, oltaları gönderdiler. Ben şezlonga uzanmış cepten çalışıyordum, balık geldiğinde nasıl anlayacaksın diyerek Zeki benim kamışın ucuna bir koyun çanı taktı. Onlar da fosforlu ışık. Ne onların ışıkları kıpırdadı ne benim çandan ses getirecek zangoç geldi.
Arkası kırık şezlong ara sıra beni 2 80 paralel duruma getirmeseydi cepteki bitene kadar kalırdım.
İşte bu sıralar seni aradım hay senin sörfüne , bu ne biçim sörf işi derken sen de mercanlarından söz ettin. Bunlar mıydı, neyse, afiyet olsun.
Fakat daha sonra Başar'a bir şey geldi hepimiz ayaklandık, kıyıya getirene kadar bizim sporcunun canı çıktı, makine durdu vs. 15 dakika kadar çekti veee olta boşaldı. Sanıyoruz ki 5 kg dolaylarında ahtapottu.
.