Satıldı satılık shore jig takımı

Durum
Konu tartışmaya kapatılmıştır.
Kayıt
30 Tem 2017
Mesaj
771
Tepki
805
Ödül
103
Yaş
35
Şehir
Edirne
kamış: savage gear sgs2 290 cm 20-80
makine: savage gear sgs8 5000
ip: sunline siglon 0.24 mm

takımı shore jig yaparım diye almıştım, ancak aldığım radikal bir karar ile olta balıkçılığını bırakıyorum. bu sebeple satılık.
set sıfır sayılır. ufak tefek kullanıma bağlı çizikler dışında en ufak sıkıntı yoktur. zaten sayılı kullandığım bir set. ciddi alıcılara detaylı foto atarım.

rica ediyorum ölü fiyat verip “şu kadar olur mu” diye sormayın. 🙂

ayrı ayrı;
kamış: 1900 lira kargo alıcıda
makine: 3300 lira kargo alıcıda
set halinde: 5000 lira + kargo ptt şube teslim bende.
 

Dosyalar

  • FEF39E64-D299-4769-ABF4-FE8ACB5162CE.jpeg
    FEF39E64-D299-4769-ABF4-FE8ACB5162CE.jpeg
    62.3 KB · Okunma: 51
  • 63498532-B13D-49B7-B47B-E95B3E32486C.jpeg
    63498532-B13D-49B7-B47B-E95B3E32486C.jpeg
    55.7 KB · Okunma: 53
  • CC9BB13C-1331-4A3E-B4C2-421A20E80C6A.jpeg
    CC9BB13C-1331-4A3E-B4C2-421A20E80C6A.jpeg
    27.4 KB · Okunma: 51
Ürün Fiyatı Belirlenirken Türkiye piyasa nakit fiyatlarının MİNİMUM %30 altında belirlenmelidir
 
çanakkale eceabat’a tayinim çıktı şeref abi, ben de dedim ki fırsat bu fırsat, zıpkıncı olmaya karar verdim. şu an eceabattayım 🙂

En sevmediğim balıkçılık yöntemiyle mi avlanacaksın?
Olta çok daha sportmen bir yöntem.
Zıpkın avı ise, senden kaçmayan bir balığı göre göre şişlemek. Hele ki sığ sularda yapılanı bence katliam.
Ancak rast gelmesin temennisinde bulunabilirim.
 
En sevmediğim balıkçılık yöntemiyle mi avlanacaksın?
Olta çok daha sportmen bir yöntem.
Zıpkın avı ise, senden kaçmayan bir balığı göre göre şişlemek. Hele ki sığ sularda yapılanı bence katliam.
Ancak rast gelmesin temennisinde bulunabilirim.
valla abi şöyle, zıpkını seçmemin sebebi sadece balık değil. hayatıma beni aktif tutacak bir extreme spor eklemek, insanlardan daha da bir uzaklaşmak, ve en birincil sebebi balığı seçebilmek. yıllarca 100 km git 100 km gel balık için çok yol katederek bayağı bir yoruldum ki bunu yaparken asla poşetçilik de yapmadım. özellikle küçük balığı hep saldım ve bu da ortaya çok verimsiz avlar koydu. çoğu avcıya rağmen çizgimi de asla bozmamaya gayret ettim ama biliyorsun ki hedef av büyüdükçe verim daha da düşüyor. haliyle zaten zor olan avcılığım daha da zor oluyordu ki kaç zamandır aklımda vardı zaten zıpkın. aslında kararımı verdiğimde edirnedeydim ama hani bir söz var, “uçup giden her şey geri gelir, ama tam da siz onlarsız yaşamayı öğrendiğinizde” diye, jose saramago’nun sözüdür, çok severim, buna nazire yapar gibi ben kararımı verdikten kısa bir süre sonra eceabat tayini oldu. ben de artık kararımı verdim, devam edeyim diyerekten kararımın arkasından gittim.

etik kısmını da şöyle ikna ederek çözdüm kendimce; avcılık, evet kötü, ama balıkların bakmakla yükümlü oldukları yavruları ve ebeveynlik görevleri yok.

velhasılı, şakası bir yana, karar verirken bayağı bayağı zorluk çekmiştim. ama sanıyorum ilkel güdülerim baskın geldi. kimbilir belki de başaramayıp yeniden olta balıkçılığına döneceğimdir 🙂
 
valla abi şöyle, zıpkını seçmemin sebebi sadece balık değil. hayatıma beni aktif tutacak bir extreme spor eklemek, insanlardan daha da bir uzaklaşmak, ve en birincil sebebi balığı seçebilmek. yıllarca 100 km git 100 km gel balık için çok yol katederek bayağı bir yoruldum ki bunu yaparken asla poşetçilik de yapmadım. özellikle küçük balığı hep saldım ve bu da ortaya çok verimsiz avlar koydu. çoğu avcıya rağmen çizgimi de asla bozmamaya gayret ettim ama biliyorsun ki hedef av büyüdükçe verim daha da düşüyor. haliyle zaten zor olan avcılığım daha da zor oluyordu ki kaç zamandır aklımda vardı zaten zıpkın. aslında kararımı verdiğimde edirnedeydim ama hani bir söz var, “uçup giden her şey geri gelir, ama tam da siz onlarsız yaşamayı öğrendiğinizde” diye, jose saramago’nun sözüdür, çok severim, buna nazire yapar gibi ben kararımı verdikten kısa bir süre sonra eceabat tayini oldu. ben de artık kararımı verdim, devam edeyim diyerekten kararımın arkasından gittim.

etik kısmını da şöyle ikna ederek çözdüm kendimce; avcılık, evet kötü, ama balıkların bakmakla yükümlü oldukları yavruları ve ebeveynlik görevleri yok.

velhasılı, şakası bir yana, karar verirken bayağı bayağı zorluk çekmiştim. ama sanıyorum ilkel güdülerim baskın geldi. kimbilir belki de başaramayıp yeniden olta balıkçılığına döneceğimdir 🙂

Zıpkının ekstrem spor olması için 10-20 metreler arasına dalman gerekir.
Benim gördüğüm ve asıl eleştirdiğim çoğu zıpkıncı bir eki karada taşın üstündeyken taşın altındaki eşkina, sivriburun gibi balıkların kökünü kurutanlar. Bu mesafe ve derinlik 3-5 metreye de çıksa zıpkın hala spor olmaz.
Kim ki dalar derinlere, nefesini tutar 3-4 dk, yatar dibe ve bekler balığını işte o zaman olur ekstrem.
Her ne şekil dalarsan dal ama yalnız dalma, daha önceden eğitim almadıysan eğitimsiz dalma.
 
Zıpkının ekstrem spor olması için 10-20 metreler arasına dalman gerekir.
Benim gördüğüm ve asıl eleştirdiğim çoğu zıpkıncı bir eki karada taşın üstündeyken taşın altındaki eşkina, sivriburun gibi balıkların kökünü kurutanlar. Bu mesafe ve derinlik 3-5 metreye de çıksa zıpkın hala spor olmaz.
Kim ki dalar derinlere, nefesini tutar 3-4 dk, yatar dibe ve bekler balığını işte o zaman olur ekstrem.
Her ne şekil dalarsan dal ama yalnız dalma, daha önceden eğitim almadıysan eğitimsiz dalma.
öteki türlü zaten balığa girmiş oluyor insan. benim öyle bir derdim yok. ha 10-20 metrelere dalmak ne kadar zamanımı alır bilmiyorum açıkçası, ama hedefim bu açıkçası.
özellikle serbest dalış eğitimi almayı düşünüyorum. aaa bu arada şeyi söylemeyi unuttum, ahtapottan öğrendiklerim belgeselindeki gibi her zıpkıncının kendisi için beslediği bir yaban hayvanı varmış; scuba’cıların orfoz beslemesi gibi. ilk merakım buradan alevlenmişti benim 🙂

açıkçası sivriburun, kikla, sargoz veya eşkina gibi birçokçok balıkla bi işim yok. ha vurur öuyum? muhtemelen evet, ama kökünü kurutacak kadar yahut her gün arka arkaya değil. etik anlayışımın devam edeceğini düşünüyorum.
 
Durum
Konu tartışmaya kapatılmıştır.
Back