Burak Bey, art niyetiniz olmadığını biliyorum. Teşekkür ederim. Benim bundan önce botum vardı. Güneşin altında şişirmesi ve daha kötüsü yorgun argın kıyıya dönüp onu söndürmesi gerçekten Çin işkencesi gibiydi. Hele o aluminyum tabanları yerleştirmesi yok mu, dayanılacak gibi bir eziyet değil. 25 kilo motoru bota takmak da cabası. Yanlış yöne yatırırsan yağlar akar her yere. Sürekli motoru indir bindir yaptığından motor da bir süre sonra bozuluyor.
Sonra kıydım paraya, 1750 liralık botuma 2000 liralık römork sipariş ettim taaaa Bursa'dan. Ama yok... Botun eziyeti bitmedi. Orası burası delinmeye, bağlantı noktalarından ayrılmaya başladı.
Botun tek pratikliği hafif olması. O yüzden bottan ebediyen vazgeçmiş durumdayım.
Peki 6 metrelik bir tekneyle bir botun ne farkı var? Evet biraz ağır fakat aracım 400 nm torklu Amarok. Yani çekerken bir sorun olmayacak inşallah. Eğer gölün kıyısına kadar inebilirsem botu römorktan indirmekten hiç bir farkı yok. En büyük problem , tekneyi koyacak yer problemi. E o da bende var. Kimse bana böyle koca bir teknenin ufak bir bot ya da tekneden daha fazla eziyetli olacağını söyleyemedi. Bir cevap bulamadım.
Ben güneşin altında balık tutmaktan hoşlanmıyorum. Bot ya da ufak bir tekne ile balığa çıkınca 3-4 saat avlanıp öğlene doğru dönmek zorunda kalıyorum. 3-4 saat için teknenin eziyetiyle uğraşmak da çok işime gelmiyor. Dedim ki, "Evet, belki biraz daha eziyetlidir fakat şöyle içinde zaman geçirebileceğim büyük bir tekne alırım. Suya indirdikten sonra en az 24 saat dönmem". Teknede yer, içer, uyurum. Hatta tuvalet ihtiyacım için bile kıyıya dönmem.
Yeni bebeğimiz oldu. O yüzden pek seyahat edemiyorum fakat olur da İzmir'e gelirsem mutlaka görüşmek isterim Burak Bey.