Tbmm plan bütçe komisyonu - limit altı avlanma - çinekop konusu

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan pttci
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi

pttci

Yeni Üye
Kayıt
14 Eyl 2017
Mesaj
18
Tepki
56
Ödül
15
Şehir
istanbul
Merhaba ustalarım ve arkadaşlarım,

Bugün TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda füme balık ikramı olmuş. Konuyla ilgili sohbet edilirken, milletvekili Garo Paylan kendine gelen pası gole çevirip o an komisyonda olan Tarım Bakanı'na şunları söylemiş:

a1ld2z.png


Bu olayın gerçekleştiği Plan Bütçe Komisyonu'nun bu görüşmesi, Tarım Bakanlığı ile ilgili bir görüşme ve o anda Tarım Bakanı da komisyonda. Dolayısıyla burada konuşulması bile önemli. Gündeme getiren milletvekili Garo Paylan, sağolsun.

Görüşmenin tutanağının ilgili kısmı ve haberin tamamı (link).
 
Son düzenleme:
Merhaba ustalarım ve arkadaşlarım,

Bugün TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda füme balık ikramı olmuş. Konuyla ilgili sohbet edilirken, milletvekili Garo Paylan kendine gelen pası gole çevirip komisyon başkanına şunları söylemiş:

a1ld2z.png


Bu olay Plan Bütçe Komisyonu'nun bu görüşmesi, Tarım Bakanlığı ile ilgili bir görüşme. Dolayısıyla burada konuşulması bile önemli. Gündeme getiren milletvekili Garo Paylan, sağolsun.

Görüşmenin tutanağının ilgili kısmı ve haberin tamamı (link).
Garo paylanin bagli oldugu parti yuzunden buna bile karsi gelirler hocam.
Bir tebrik de benden gelsin kendilerine.

SM-G935F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Ben zaten plan bütçe komisyonu olsun, Meclis plan bütçe görüşmeleri olsun pek plan bütçe konuşulduğuna şahit olmadım. Arkadaşlar! Demokratik bir ülkedeyiz. Birbirimizi kandırmayalım! Demokratik ülkelerde kitlelerin teveccüh ettiği insanlar ülkeyi yönetir. Peki kitleler neye bakar? Bolluk, ucuzluk, milli duygular çerçevesinde Onur ve izzet. 2019 da seçim var. Hiçbir demokratik parti bu durumda insanları zor duruma düşürecek, kitleleri olumsuz etkileyecek mevzulara girmez. Adamlar ygs sınav takvimi belliyken sistemi değiştirdi. Şimdi bir kere daha değişecek. Benzin olmuş 5lira. Şimdi insanlar bir de zaten pahalı olan balığı daha pahalıya mı yesin? Demokratik ülkelerde medyanın da yönlendirmesiyle insanlar her zaman masum taleplerde bulunmayabiliyor. Yatırım ve büyüme odaklı ekonomiler her zaman doğaya ve hayvanlara zarar verir. Ancak demokratik savaşı her zaman bolluk ve refah vadeden yatırım ve büyüme odaklı partiler kazanır.
 
Ben zaten plan bütçe komisyonu olsun, Meclis plan bütçe görüşmeleri olsun pek plan bütçe konuşulduğuna şahit olmadım. Arkadaşlar! Demokratik bir ülkedeyiz. Birbirimizi kandırmayalım! Demokratik ülkelerde kitlelerin teveccüh ettiği insanlar ülkeyi yönetir. Peki kitleler neye bakar? Bolluk, ucuzluk, milli duygular çerçevesinde Onur ve izzet. 2019 da seçim var. Hiçbir demokratik parti bu durumda insanları zor duruma düşürecek, kitleleri olumsuz etkileyecek mevzulara girmez. Adamlar ygs sınav takvimi belliyken sistemi değiştirdi. Şimdi bir kere daha değişecek. Benzin olmuş 5lira. Şimdi insanlar bir de zaten pahalı olan balığı daha pahalıya mı yesin? Demokratik ülkelerde medyanın da yönlendirmesiyle insanlar her zaman masum taleplerde bulunmayabiliyor. Yatırım ve büyüme odaklı ekonomiler her zaman doğaya ve hayvanlara zarar verir. Ancak demokratik savaşı her zaman bolluk ve refah vadeden yatırım ve büyüme odaklı partiler kazanır.

Sayın Ahmet Çevik Bey,

Dediklerinizi anladım, bir kısmına katılmadım. Seçim olduğu için, benzin 5 TL olduğu için, doğaya geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vermek makul karşılanamaz. Yatırım ve büyüme odaklı ekonomiler 5-10-50 yıllık planlar yaparlar. Doğaya ve hayvanlara zarar vermek, kısa vadeli düşünen, kişisel çıkarlarını (seçim kazanmak gibi), toplumun uzun vadeli çıkarlarının önüne koyan insanların tercihidir.

Başka türlüsü mümkün. Beğenmediğimiz gelişmiş ekonomilerde bunu gözlemleyebiliyoruz.
Çok naçizane şekilde, "sürdürülebilirlik" konusunda okuyup araştırmanızı tavsiye ederim.
 
Sayın Ahmet Çevik Bey,

Dediklerinizi anladım, bir kısmına katılmadım. Seçim olduğu için, benzin 5 TL olduğu için, doğaya geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vermek makul karşılanamaz. Yatırım ve büyüme odaklı ekonomiler 5-10-50 yıllık planlar yaparlar. Doğaya ve hayvanlara zarar vermek, kısa vadeli düşünen, kişisel çıkarlarını (seçim kazanmak gibi), toplumun uzun vadeli çıkarlarının önüne koyan insanların tercihidir.

Başka türlüsü mümkün. Beğenmediğimiz gelişmiş ekonomilerde bunu gözlemleyebiliyoruz.
Çok naçizane şekilde, "sürdürülebilirlik" konusunda okuyup araştırmanızı tavsiye ederim.
Sürekli ertelenen sürdürülebilirlik mi? Ya da rüzgar gülleriyle kuşları, hesler ile bölgenin faunasını bozan sürdürülebilirlik mi?
 
Ben zaten plan bütçe komisyonu olsun, Meclis plan bütçe görüşmeleri olsun pek plan bütçe konuşulduğuna şahit olmadım. Arkadaşlar! Demokratik bir ülkedeyiz. Birbirimizi kandırmayalım! Demokratik ülkelerde kitlelerin teveccüh ettiği insanlar ülkeyi yönetir. Peki kitleler neye bakar? Bolluk, ucuzluk, milli duygular çerçevesinde Onur ve izzet. 2019 da seçim var. Hiçbir demokratik parti bu durumda insanları zor duruma düşürecek, kitleleri olumsuz etkileyecek mevzulara girmez. Adamlar ygs sınav takvimi belliyken sistemi değiştirdi. Şimdi bir kere daha değişecek. Benzin olmuş 5lira. Şimdi insanlar bir de zaten pahalı olan balığı daha pahalıya mı yesin? Demokratik ülkelerde medyanın da yönlendirmesiyle insanlar her zaman masum taleplerde bulunmayabiliyor. Yatırım ve büyüme odaklı ekonomiler her zaman doğaya ve hayvanlara zarar verir. Ancak demokratik savaşı her zaman bolluk ve refah vadeden yatırım ve büyüme odaklı partiler kazanır.

Dostum benzin 5.67TL 🙂
 
Sürekli ertelenen sürdürülebilirlik mi? Ya da rüzgar gülleriyle kuşları, hesler ile bölgenin faunasını bozan sürdürülebilirlik mi?

Sürdürülebilirlik sözcüğünün tanımını anladığınızdan emin değilim. Sürdürülebilirlik bir mental durumdur, bir olay değildir. Dolayısıyla ertelenemez. Kişiler, toplumlar ve devlet ya bu mental state'e sahiptir ya da değildir. "Gelecekte sürdürülebilir olacak" diye bir kavram yoktur.

Argümanınızı anladığımdan da emin değilim. Kuşları öldüren rüzgar gülü yapmak ve her dere parçasına HES inşa etmekle sürdürülebilirliğin bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. HES dediğiniz şeyler de benzer şekilde tüketim odaklı düşünce yapısının ürünü. Diyelim ki birileri bu işlerin reklamını "sürdürülebilir" olarak yaptı, ki yanlış olduğunda hemfikiriz, bu durumda elimizdeki diğer tüm önlemleri bırakıp, olanca gücümüzle biz de mi doğayı talan etmeye başlayalım?

"Zaten pahalı olan balığı halk daha pahalıya mı yesin?" diye sormuşsunuz. Önlem almazsanız, yakın gelecekte "hiç" balık yiyemeyeceksiniz. Eskiden "çocuklarımız gelecekte balık yiyemeyecek" diye hafiften tasalanıyorduk, şimdi siz 3-5-10 yıl içinde yiyecek balık bulamayacak hale geleceksiniz. Tasalanıp tasalanmamak size kalmış.
 
Back