Merhaba arkadaşlar;
Azerilerin bir sözü var. Yanlış hatırlamıyorsam " Sandım kebap yapıyorlar; vardım eşek dağlıyorlar" şeklindeydi. Bizim durum bu kadar kötü olmasa da benzerdi.
Malum 10 Kasım gecesi balık muhabbetimiz vardı. Öğlen 12 gibi yola çıktık. Güllük liman güzergahımız. 10 kişiden 1 kişi işi çıktığı için gelemedi. 9 kişi ulaşım yemek buluşma denizdeki 1,5 saatlik yolculuk derken meraya geldik. Bilenler Türkbükü açıklarında olduğumuzu söylüyordu. Av başladı ve en ballı arkadaş direkt ilk lüferi aldı. Sonra yanındaki levrek aldı. Biz tamam balık var diye düşünürken her şey bitti. Tık yok. 1 saat kadar ilk kez denediğimiz jigleri salladık durduk. Saat 11 gibi ben artık baş ağrısına dayanamaz hale geldim. Arkadaştan ağrı kesici alıp saati 00:30 a kurup yattım. Diğerleri devam ettiler sanıyordum ama balık vurmayınca yer değiştirmeye karar vermişler. Yani benim uyku saati yer değiştirmeye denk gelmiş.
Teknedeki ufak bir problem nedeniyle çalan alarm, benim saatin alarmı her şey bana kalk artık diyordu.
Uyandım arkadaşlara baktım yeni yeni başlıyorlar. Takımı hazırlayıp ben de salladım . Etraftakiler teker teker çekmeye başladılar balıkları. Yavaş ama istikrarlı bir av oluyordu. Ben hariç. Tık yok hala.
Tekne sahibi benim jiglerin iş yapmadığını söyleyerek bir jig verdi ama ben istikrarlı bir şekilde vuruş alamamaya devam ediyordum. adamın yüzündeki samimi üzüntü gizlenemeyecek kadar netti 🙁 Yeniden kendi aldığım iş yapmaz denile jigi takıp devam ettim.
Jigi salladım aşağıya iner inmez bir tık… sonrası yok… Jigi çektim ve altındaki 3 lü iğnenin gittiğini gördüm. Yedek 3 lüleri nereye koyduğumu bulamadığımdan aklımda bunu kopartan balık ne olabilir ki düşüncesiyle yine iş yapmaz denilen daha hafif bir jigi açıp salladım denize.
Birlikte gittiğimiz arkadaşın takımında sorun oluşunca benden yardım istedi. İkimizin takımını da ben hazırlamıştım zaten. 3 lü iğneyi taktığımız halka açılmıştı. Ben halkayı değiştirirken o da benim takımı almış usulen sallıyordu. Tam o anda balık bastı takıma. Nasıl içim gidiyor. Takım arkadaşın elinde ben iğneyi takmaya çalışıyorum...... Arkadaş levreği çekti... Ben de iğneyi değiştirdim. Herkes kendi işine bakmaya başladı.
1-2 dk sonra takım tekrar sarsıldı. Bu sefer takım benim elimde. Tam çekmeye niyetlendim makine diş atmaya başladı. Balık çok büyük değildi. Sıkıntı makinada. Makine kamışı yanımdaki arkadaşa verip elle çekmeye başladım. O da dolaşmasın diye misinayı sarıyor. Tam çekerken jig aşağıdaki halata takıldı. Kafayı yiyeceğim ilk balığımı yakaladım çekemiyorum ona mı yansam 70 liralık jig gidecek ona mı yansam bilemiyorum. Bu arada yanımda bulunan teknenin sahibi de balık yakalayıp çekmeye başladı. Ve mucizevi bir şekilde benim misinaya takılıp jigi halattan söktü. Çabucak balığı çekip tekneye aldım. Güzel bir levrekti.. Hemen yedek makinayı takıp devam ettim .Teknedeki herkes coşmuş balık çekiyor bu arada..
Jigi saldım aşağıya ve hooop balık 😀😀. Heyecanla onu da çektim.
Peşinden bir balık daha. Ama tank gibi makinanın kolu dönmüyor. Yan çevirip zorlayarak çekmeye başladım. Sırtından yakalanmış bir gopez. Ama akıllara zarar. İzmir de bu gopezin 5 te 1 ini çekiyoruz baba diye.
Devamında 1-2 balık daha aldım. Son 1 Saatte sürekli jig dolaşmaya başladı. Bir türlü randıman alamadım .
Şu an resim ekleme şansım yok ama akşama eklemeye çalışacağım.
Teknede 3-4 Lüfer ve bolca levrek vardı.
Lüfer hayaliyle gittiğimiz av tam bir levrek ziyafetine döndü.
Saat 4 gibi avı sonlandırıp 1,5 saatlik geri dönüşümüze başladık. Toplamda 18-20 saati bulan av maceramızı da sağ salim İzmir’e dönerek sonlandırdık.
Ama aklım hala iğnemi kıran balıkta ve denk gelmeyen lüferde..
Hepinize iyi forumlar