Tuzla - Pendik - Kartal - Maltepe - Kadıköy Hattı Bilgi Paylaşımı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan hunter
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
21 günlük ara sonrası yazlık dönüşü dün apar topar istavrite çıktım.
Akşam şamandıralı avda hiç abartısız 40-50 parça işaret parmağım kadar ufak balıklar geldi. Belki daha da fazladır, öyle ki bir noktadan sonra kediler bile yemekten bıkıp, oynamaya başlamışlardı.
Gece 12 gibi biraz daha büyük iğnelerle yemli deneme çektim ama bu kez de kıraçalar geldi ve inatla iri boy balık gelmedi. Ben de 1 gibi avı kestim, oturdum bir güzel içtim. 😀
 
Dün akşam biraları alıp, meraya, arkadaşları bakmaya indik. Dün de boylar minnacık idi. İşin enteresan tarafı gayet yakın noktalara ağ attılar. Hatta birkaç kez şamandıraların üzerinden geçtiler.
Anlamadığım şu; tekneler biz kıyı balıkçıların suya iade ettiği yahut kedilere verdiği KIRAÇA ALTI, minnacık balıkları tutup, tezgahlara mı satıyor yani?!?
 
Dün akşam biraları alıp, meraya, arkadaşları bakmaya indik. Dün de boylar minnacık idi. İşin enteresan tarafı gayet yakın noktalara ağ attılar. Hatta birkaç kez şamandıraların üzerinden geçtiler.
Anlamadığım şu; tekneler biz kıyı balıkçıların suya iade ettiği yahut kedilere verdiği KIRAÇA ALTI, minnacık balıkları tutup, tezgahlara mı satıyor yani?!?
Bilmediğim için soruyorum hocam. Şuan ağ atmak yasak değil mi?
 
Bilmediğim için soruyorum hocam. Şuan ağ atmak yasak değil mi?

Selamlar.
Sanırım belli bir kıstas var, ondan ötürü söz konusu tekneler serbestçe ağ atıyorlar LAKİN bazılarının şerefden zerre nasibini almadıklarını da pek rahatlıkla söyleyebilirim.
Defalarca kez tripodları, kamışları devirdiklerine, önümüze kadar gelip tehditler savurduklarına, koskoca denizde 15-20 metre önümüzde dek gelip ağ attıklarına şahit olduk.
 
@ErdenEren Abi kırlangıç minekop vs. balılar için attıklarını düşünüyorum attıkları ağın göz açıklığı o kraçaları almaya yetmeyeceği kanısındayım
 
@ErdenEren Abi kırlangıç minekop vs. balılar için attıklarını düşünüyorum attıkları ağın göz açıklığı o kraçaları almaya yetmeyeceği kanısındayım

Ömer selamlar.
Arkadaki makarayla belli sıklıklarda ağı çekip balık alıyorlardı ama ne alıyorlardı onu sanırım anca tepelerinde deliler gibi toplaşan martılar bilir. 🙂
Ama benim şahsi düşüncem bu teknelerin birçoğunun gerekirse o göz açıklığını limitin çok altına çekerek minnacık balıkları bile toplayacağı yönünde.
Dibimize kadar gelip, bize küfür eden adamdan vicdan yahut onur beklemediğimden böyle söylüyorum.

Konu konuyu açacak, pandemiden önce yine böyle bir gerilim sırasında biz denize sıfır inmişiz, hemen arkamızda kabalık bir kitle, çoğu olayın ne olduğunu bilmeden sürü psikolojisi ile tekneleri yuhluyor falan. Arkadan kahve kola atanlar var, hepsi bizim üzerimize geliyor, aşağıda olduğumuzdan. 🙂
Orada bir kadına da küfür etmişlerdi, kadın savcı çıkmıştı ve sahil güvenliklerin ada sularından bizim oraya gelmesi birkaç dakikayı bulmuştu. Hatta bir tane de bot geldi, o savcı kadınla konuştular ve gittiler. Yani biz sıradan vatandaşlar maruz kaldığımız küfürlere karşı anca 100 gram kurşunla atış yaparak cam kafa göz hedeflerken, savcı hanım sağ olsun güzel bir gece yaşatmıştı onlara. 😀 😀 😀
 
abi maalesef bizde aynı sorunu birçok kez kıyıya yolcu indirip bindiren yatlar da yaşıyoruz bu arada kraça da toplarlar kırlangıç yavrusu da sudan çıkan her canlı onlar için para geçenlerde Beykoz sosyal tesislerde yürüyüş yaptım hanım çocuk saat 18 19 civarı baya balık piyasası hareketliydi senin tutmaya kıyamadığın balığı 80- 90 lira civarına satıyorlardı 🙂
 
Ben artık kızmıyorum. Toplumumuz dolayısıyla eldeki malzeme budur. Denizden-karadan bu şekilde avlanmaktan, bu şekilde yaşamaktan ve kısacası her şeyden her 2 kişiden birisi gayet memnun olduğuna göre vicdanmış, vicdani limitmiş, canlı popülasyonu imiş, sürdürülebilir balıkçılıkmış falan filan yemişim hepsini. Sadece balığa dair değil, her konuya dair vicdani her şeyi yemişim, geçiniz efendim artık bu işleri. 🙂

Şimdi yine çıkar birileri alıntı yapıp, duyar kasar. Peşinen yineliyeyim, YEMİŞİM HEPSİNİ. 🙂
OOOOOHHHH OOOOOOOHHHHHHH ! 😀
 
Yorumsuz 🙂
Şimdi bu bazı abilerin dipten kurşun çıkarttığı bir aparat var ondan edinsem ve bu ağı kıyıya çeksem ben mi suçlu oluyorum 🙂 Ama aslında ben sadece dipten kurşun arama niyetindeyim 🙂
 

Dosyalar

  • VID_20230714_110127.mp4
    5.7 MB
Hafta Sonu Raporu :

Tatil bitip de İstanbul'a döndüğümden bu yana en büyük problem olarak aşırı fazla ufak balığın çaparilere gelmesini görüyorum. Öyle ki, her atıştan sonra ufakları ayıklamak, suya iade etmek yahut kedilere vermek tam bir eziyete dönüştürüyor avı. Cuma günü mırmıra çalışırken, bir kamış da öyle ufaktan istavrite süzülüyordu. Fotoğraf cuma geceden, cumartesinin ilk saatlerinden.

Dün ise eşimin isteğiyle izmarit, menekşe avına gittik. 3-4 menekşe, 7-8 kadar ispari tuttuk. (Bu balıkları yemediğimiz için av sonunda suya iade edildiler.) Hava kararmaya yakın gelen bir abimizin annesi rica etmiş, bu ricayı kırmayıp tam 120 dakikalığına istavrite attık. Ricayı kırmamamda 6 tane bira ısmarlamasının etkisi elbette oldu. 🙂 Annesi kıraçayı daha çok seviyormuş, bu bağlamda kıraçaları da önce kovamıza sonra da poşet ile abimize verdik. Ama yineliyorum, kıraçadan bile ufak olan, minnacık balıkları ayıklamaktan canımız çıktı resmen. Büyük iğne ile yemli attığım takıma da minnacık balıklar geliyordu. Neyseki arkada eşime oltayı bırakıyordum, o ufakları elerken, ben diğer kamışla atışa devam ediyordum.
120 dakika bitiminde abimizin annesine ve hatta koca bir aileye yetecek kadar av yaptık. Bu temmuz ayı çıkmadan bu ufak balıktan kurtulmamız zor gibi.
İşin kötü yanı balık hiç kesmediğinden boru kurdumuz çöp, eşkina av planımız ise hayal oluyor sürekli.

Oltası suda olan herkese rastgele.

ccccc.jpg
 
Back