Tuzla - Pendik - Kartal - Maltepe - Kadıköy Hattı Bilgi Paylaşımı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan hunter
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Oralara gideceğine hazır Maltepe'deyken dolguyu neden denemiyorsun? Madem hedef balığın istavrit?

Bu arada pek bir şiddetli poyraz, gündoğusu karışımı hava var. Yelek almakta ve eşyalara dikkat etmekte fayda var.
Dolgu dediğininz kısım tam neresi oluyor yeni başlıyorum da tam hakim değilim neresi neresi sürreyya plajı tarafları mı oluyor
 
2 yavru eşkina neyseki circle iğneye dudaktan yakalanmışlar, incitmeden hatta kan bile akıtmadan suya iade.

2 adet biri 30 santim biri 41 santim eşkina.

19 adet istavrit.

20:30 - 04:00 arası av raporudur. Yani harcanan vakit ve emeği baz alırsak hakikaten balık konusunda son 10-12 senenin en verimsiz yaz takvimi gelip geçmekte.
Abiler ve arkadaşların attığı verimsiz av raporları bire bir doğruymuş demekki. İyi ki de 55 gün yokmuşum buralarda, Ege'nin gözünü seveyim beyaaa. 🙂
 
Dolgu dediğininz kısım tam neresi oluyor yeni başlıyorum da tam hakim değilim neresi neresi sürreyya plajı tarafları mı oluyor

Dolgu Alanı, Maltepe'deki adalar vapur iskelesinden başlayarak, taa Küçükyalı civarındaki hala açık mı bilmiyorum ama Kırmızı Barbekü-Steak House adlı mekanın karşısına kadar giden alan. Resmiyette OrhanGazi Şehir Parkı olarak geçiyor ama ben o imparatorluğa dair bir ifade kullanmaktan özenle kaçındığım için burada rapor geçerken Maltepe Dolgu Alanı olarak konum yazmaktayım. 🙂
Zaten sınırları tellerle net bir şekilde belli olan, İspark noktalarıyla da girip çıktığınızı anlayacağınız devasa bir alan.

Av yaptığım yere gelirsek, miting alanına denk düzen tüm sahil hattını deneyebilirsiniz. Yazları insan kalabalığı rahatsız edici olduğundan bu merayı asıl olarak kış aylarında düzenli olarak tercih etmekteyim.
 
bugun sabah lrf ile bezmialem karşısına gittim uzun demeler sonunda toparlanmayı düşündüğüm sırada 1 adet balık aldım ama ne balıgı oldugunu bilmiyorum sonra alıkoydum sonra belki daha büyüyen bir alıktır diyip geri saldım foto ekte 30 cm boyu vardı
 

Dosyalar

  • WhatsApp Görsel 2025-08-17 saat 09.40.51_a27d90c4.jpg
    WhatsApp Görsel 2025-08-17 saat 09.40.51_a27d90c4.jpg
    81.8 KB · Okunma: 92
bugun sabah lrf ile bezmialem karşısına gittim uzun demeler sonunda toparlanmayı düşündüğüm sırada 1 adet balık aldım ama ne balıgı oldugunu bilmiyorum sonra alıkoydum sonra belki daha büyüyen bir alıktır diyip geri saldım foto ekte 30 cm boyu vardı
Minekop avlamışsın. Ekim- Kasım ayı gibi daha da büyürler ve daha yağlı olur.
 
bugun sabah lrf ile bezmialem karşısına gittim uzun demeler sonunda toparlanmayı düşündüğüm sırada 1 adet balık aldım ama ne balıgı oldugunu bilmiyorum sonra alıkoydum sonra belki daha büyüyen bir alıktır diyip geri saldım foto ekte 30 cm boyu vardı

Minekop bu.
Bu balığın avında sülünez kullanırdık biz eskiden. Lakin artık sülünez pek bulamadığımızdan ve bir de özellikle son 2-3 senedir biraz da işin kolayına kaçıp 8 Live Bait Deniz Solucanı kullandığımız için ara verdik minekop avlarına.

Bir keresinde eşkina avında oltama takılmıştı. Eşkinanın yasal boy limitine göre bir tık daha fazla imiş sanırım bunun boy sınırı. Klasiktir, çok bilmişin biri duyar kasmıştı yok o 50 santim mi ne olacakmış diye. Burada forumda olsun, sahada olsun böyle tipler bolca oluyor. Arkamızı döndüğümüzde kıraçasından tut da, Ege'de lidakisine kadar ufacık balıkları kovalarına atarlar ama kalabalık ortamda duyar kasarlar.
Vallahi hep söylerim, ben şahsen kıyı balıkçısıyım ve misal benim tuttuğum 30 santimlik eşkinayı 5 santimden ötürü denize iade etmem, kovama koyarım. 3-4 santim gibi ufak ayrıntılara takılmaması gerekir kıyı balıkçısının. Bu özgürlük, inisiyatif ve hakkı saklıdır kıyı balıkçısının.
 
Minekop bu.
Bu balığın avında sülünez kullanırdık biz eskiden. Lakin artık sülünez pek bulamadığımızdan ve bir de özellikle son 2-3 senedir biraz da işin kolayına kaçıp 8 Live Bait Deniz Solucanı kullandığımız için ara verdik minekop avlarına.

Bir keresinde eşkina avında oltama takılmıştı. Eşkinanın yasal boy limitine göre bir tık daha fazla imiş sanırım bunun boy sınırı. Klasiktir, çok bilmişin biri duyar kasmıştı yok o 50 santim mi ne olacakmış diye. Burada forumda olsun, sahada olsun böyle tipler bolca oluyor. Arkamızı döndüğümüzde kıraçasından tut da, Ege'de lidakisine kadar ufacık balıkları kovalarına atarlar ama kalabalık ortamda duyar kasarlar.
Vallahi hep söylerim, ben şahsen kıyı balıkçısıyım ve misal benim tuttuğum 30 santimlik eşkinayı 5 santimden ötürü denize iade etmem, kovama koyarım. 3-4 santim gibi ufak ayrıntılara takılmaması gerekir kıyı balıkçısının. Bu özgürlük, inisiyatif ve hakkı saklıdır kıyı balıkçısının.

Amatör balıkçılık etiği konusu biraz garip. Bir yandan pek çok mantıksız yasal düzenleme var, bir yandan da olan düzenlemelerin hiç uygulanmaması var. Kimisi balığın avlanmadan önce en az bir kere üremesi lazım diyor, kimisi de nesli azalan türlerin avına sıcak bakmıyor. Ayrıca işin ekonomik boyutu var. Araştırmacılar her hafta balık yiyin derken tavuk, yumurta, süt kadar temel gıdaları almak bile pek çoğumuz için ekonomik yük oluşturuyor, hatta pek çok kişi bu ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Ortalama bir gelirle çalışan birisi için balıkçılık pek de ucuz bir hobi sayılmaz, keyif aldığı hobiden de az da olsa ekonomik çıkar sağlamak, sofrasını çeşitlendirmek isteyen birisi av limitlerine uymazsa ben bir şey diyemem. Ekonomik durumu iyi olup dilediğince balık satın alan birisiyle ortalama ve dar gelirli birini bir tutmak yanlış olur. Bir de biz bunlardan bahsederken ticari balıkçılar TSK gibi sonarla balık arayıp gerçek anlamıyla balık kıyımı yapıyor ve bunlar kesinlikle yeterince denetlenmiyor.

Kendi adıma konuşacak olursam, yasal limitlerin uyarı olarak olmasa bile bilgi olarak paylaşılması mantıklı çünkü bu konuda pek çok kişi bilinçsiz veya umursamaz olabiliyor. Doğa ve geleceğimiz hakkında konuşacaksak bence amatör balıkçının aldığı 3-5 balık hakkında değil, ticari amaçla kıyım yapanlara doğru yasal düzenlemelerin getirilmesi ve bunların uygulanması hakkında konuşmamız daha önemli. Tabii ki biz elimizden geldiğince sorumlu avlanmalıyız ama balığın kökünü kurutan şey iklim değişikliği ve ticari balıkçılık, biz değiliz. Bu konuda odağımız öncelikle ticari balıkçılık düzenlemelerinin yetersiz olması ve düzgün uygulanamaması olmalı. Ayrıca denizlerimizin kirlenip oksijen seviyesinin düşmesine, iklim değişikliğiyle doğamızın yok olmasına neden olanlar konusunda hep bireysel eleştiriler getirilerek gerçek zararı verenler göz ardı ediliyor. Doğayı bozan şey birinin yere çöp atması, klimayı çok açması, denizde takım bırakmaksı, fazla araba kullanması falan değil, açgözlü şirketlerin falan daha fazla kar için doğaya her türlü zararı vermekten çekinmemesi ve yönetimlerin işlerine geldiği için buna göz yumması.
 
Maalesef bu limit konusunda sizlere katılmıyorum. Yazın ve kışın istanbuldan sarosa levrek ve lüfer avlamak için geliyorum. Yaptığınızın iyi veya kötü olduğunu söyleyemem bana düşmez. Benim için vicdani limittir esas olan. Devlete bakarsanız 25 cm levrek avlanabilir. 40 cm altını asla almam. Aksini yapan insanın da aklına şaşarım. O boylarda 3 ay boyunca sayısız baklacı avladım ve hepsini zarar vermeden severek suya geri bıraktım. Bu hayvanların ne boyutlara gelebileceğini çok iyi biliyorum. Bu işin kıyısı trolü gırgırıyla bir alakası yok vicdanen vardır. Kuraldır, küçüğü bırakmazsanız büyüğü alamazsınız. Rica ederim bunu bir eleştiri olarak almayın, sadece fikrimi beyan etmek istedim. Hepinize rastgelsin.
 
Back