Üsküdarda olta Yasaklandı!

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan AuraEmre
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Akşam üstü arkadaşı aradım,ne yapıyorsun diye,üsküadarda yım malzeme alıyorum dedi,duydunmu dedim üskaüda rsahilde balık yakalamak yasaklanmış,yoo dedi burası ana baba günü gibi olta atan atana,demek yasak 2 gündü yada zabıtalar gitti yasak selindi
 
Senin kurşunun birini yaralama ihtimali olduğu için sen kusurlu veya potansiyel kusurlusun. Bu nedenle o alanda balık tutmak yaya olarak oradan geçen birinin hakkına tecavüz oluyor.
Bu durumda şöyle bir empati yapabilirsiniz. Ailenizle sahilde yürüyüşe çıktınız. Oltacılara dikkat etmekten, dur kalk ilerlemekten yürüyemez duruma geldiniz diyelim. Üstüne bir oltacı da "buradan geçme, benim alanıma giriyorsun" derse ne dersiniz.

Ben de balık tutmayı çok seviyorum. Ama dar alanda, ayak altı yerlerde veya birine zarar vereceğini düşündüğüm yerlerde strese giriyorum ve avı bırakıyorum. Mesela bir iskelede dibime başka biri gelip olta atarsa merayı ona bırakırım. Hiç uğraşmam.

İstanbul'da hayat başka. Balıkçıları kimse düşünmemiş. Yok sayılmış. Aslında İstanbul olta balıkçılığı başlı başına bir kültürdür. Kendi lisanı bile vardır.
Ne zaman bir İstanbul tanıtım videosu yayınlansa Galatadaki oltacılardan bir kaç saniyelik görüntü konur. Zaten İstanbulu İstanbul yapan boğazı ve balığı değil midir? Boğaz - Lüfer - Rakı. Anason ve ızgara balık kokusudur İstanbul.

İşine geldiğini kullanır, işine gelmediğini yok ederiz. Balını yeriz, arısını öldürürüz biz. Sonra niye bal yok diye birbirimize bakarız.

Yaya ve oltacı evet aynı yerde olmuyor. Olması da mümkün değil. Bu nedenle İstanbulun sembol görüntülerinden biri olan balıkçılara tahsis edilmiş yerler inşaa edilerek bu kültür yaşatılmalıdır.
Haftanın 3 günü sahilde isem 1 günü ailem ile oluyor Üsküdar özelinde konuşalım o zaman vapur iskelesi ve radar arası olta balıkçılarının yoğun olduğu yer radardan hareme kadar olta atan göremezsin genelde sahil yürüyüşümü radardan harem e kadar yaparım.
Senin kurşunun birini yaralama ihtimali olduğu için sen kusurlu veya potansiyel kusurlusun. Bu nedenle o alanda balık tutmak yaya olarak oradan geçen birinin hakkına tecavüz oluyor.
Bu durumda şöyle bir empati yapabilirsiniz. Ailenizle sahilde yürüyüşe çıktınız. Oltacılara dikkat etmekten, dur kalk ilerlemekten yürüyemez duruma geldiniz diyelim. Üstüne bir oltacı da "buradan geçme, benim alanıma giriyorsun" derse ne dersiniz.

Ben de balık tutmayı çok seviyorum. Ama dar alanda, ayak altı yerlerde veya birine zarar vereceğini düşündüğüm yerlerde strese giriyorum ve avı bırakıyorum. Mesela bir iskelede dibime başka biri gelip olta atarsa merayı ona bırakırım. Hiç uğraşmam.

İstanbul'da hayat başka. Balıkçıları kimse düşünmemiş. Yok sayılmış. Aslında İstanbul olta balıkçılığı başlı başına bir kültürdür. Kendi lisanı bile vardır.
Ne zaman bir İstanbul tanıtım videosu yayınlansa Galatadaki oltacılardan bir kaç saniyelik görüntü konur. Zaten İstanbulu İstanbul yapan boğazı ve balığı değil midir? Boğaz - Lüfer - Rakı. Anason ve ızgara balık kokusudur İstanbul.

İşine geldiğini kullanır, işine gelmediğini yok ederiz. Balını yeriz, arısını öldürürüz biz. Sonra niye bal yok diye birbirimize bakarız.

Yaya ve oltacı evet aynı yerde olmuyor. Olması da mümkün değil. Bu nedenle İstanbulun sembol görüntülerinden biri olan balıkçılara tahsis edilmiş yerler inşaa edilerek bu kültür yaşatılmalıdır.

Demek istediğim karşılıklı hoşgörü bende haftanın en az 1 günü ailem ile sahildeyim balık harici bahse konu olan üsküdar sahilinde vapur iskelesinden radar a kadar balık tutuluyor sadece ki orda ne yürürüm ne olta atarım onun dışında radardan hareme kadar olan sahil şeridinde olta atan kimseye günün hiçbir saati denk gelmezsiniz , benim demek istediğim konu karşılıklı hoşgörü ben olta atarken sağıma soluma bakıyorum ama çok meraklı arkadaşlarda kaşla göz arasında kovamdaki balığa bakmaya ilişiyorlar bırak yayayı spin avının hızlı olduğu dönemlerde balık aldıktan sonra hareket etmesini bilmeyen bu şekilde de biyerlerine rapala iğnesi giren de çok fazla hobidaş var.

Balıkçılığa yer ayrılması hususunda bu şekilde bir uygulamaya gidilirse emin oldun 100 birimlik sahil şeridinde 10 birim bize ya bırakırlar ya bırakmazlar 🙂
 
Maalesef benide başıma geldi geçtiğimiz hafta avlanırken ilk atışımda daha takıldı oltam, biraz zorlanıp çıkarmaya çalışırken yerinden kurtuldu ve yanımdan geçerken gördüm matrix gibi ağır çekimde, o sırada hanım arkamdaymış termosu kayalıklara yerleştirmeye çalışıyormuş dank diye kafasına isabet etti, tabi kafası yaralandı kanadı, Allah'a şükürler olsun ki hafif bir şekilde atlatıldı. Daha ciddi sonuçlar doğurabilir ciddi bir yararlanma söz konusu olabilirdi.
 
Maalesef benide başıma geldi geçtiğimiz hafta avlanırken ilk atışımda daha takıldı oltam, biraz zorlanıp çıkarmaya çalışırken yerinden kurtuldu ve yanımdan geçerken gördüm matrix gibi ağır çekimde, o sırada hanım arkamdaymış termosu kayalıklara yerleştirmeye çalışıyormuş dank diye kafasına isabet etti, tabi kafası yaralandı kanadı, Allah'a şükürler olsun ki hafif bir şekilde atlatıldı. Daha ciddi sonuçlar doğurabilir ciddi bir yararlanma söz konusu olabilirdi.

Geçmiş olsun. O kayalıklara sıkışan takımı ve keza kurşunu karadan zorlayarak çıkarmak işi bir hayli riskli bir iş evet.
 
Kesinlikle bu konuda çokca dikkat etmekdeyim. sonuçta keyif yapmak için gidiyorum benim keyfim kimseye zarar vermemelidir.
yanıma gelen aile ve çocuklar yani kişilere yumuşak huylu olmaya çalışıyorum sonuçta ortak kullanım alanındayız.
hatda yayalara kızan oltacılar bana ters geliyor 🙂
 
Back