Emiliania Huxleyi Patlaması - Balık Bereketinin Habercisi

Her insan hata yapar, ben sen o biz siz onlar... algler oksijen sağlar doğrudur ama bir yandan da oksijen de tüketir aynen kara bitkilerinde olduğu gibi. ayrıca çürüme başlarsa zehir de üretir 😉
felaket habercisi gibiyim ama malesef tek yönden bakmak bana uygun değil, iyisiyle ve kötüsüyle düşünüyorum.
Abi hata yapabilirsin elbette lakin doğruya doğru yanlışa yanlış demek asıl mesele, bahsettiğimiz canlılar oksijen üreten canlılardır, bitkilerde oksijen üretir aynı zamanda karbondioksitte üretirler, çünkü bu canlılarda oksijen kullanmaya ihtiyaç duyarlar ama bu ürettiklerinin yanında çok önemsiz sayılacak bir miktardır, eğer bu canlılar oksijen üretmese canlılar oksijensizlikten ölürler, alglerde oksijen miktarının büyük bir çoğunluğunu üretirler, ölen canlılar organik atıklardır ve doğa da bunun dönüşümü sağlanır bitkiler ölür ve besin zincirinde diğer canlıların organik ihtiyacını sağlarlar, elbette denizlerdeki alglerin artışı iyiye işaret gibi görünüyor fakat bilemediğimiz farklı sonuçlarda çıkabilir mesela deprem olması, zannediyorum ki bu algler sülfür vs gibi malzemelerin çoğalmasıyla artıyor ve depremlerde ve fay kırıklarında bu maddelerin açığa çıkması durumu söz konusu, olaya bu açıdan da bakabiliriz, ayrıca deprem olması balıklar içinde olumsuz etkiler doğuruyor sanırım..
 
Çok doğru düşünüyorsun çünkü dünyada bir denge var ve bu dengedeki ufak sapmalar tolore edilebilir sapmalardır ama ucu biraz kaçarsa o zaman başka sorunlar çıkabilir düşüncem

GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
8-10 gündür Boğaz sularının bir türlü neden durulmadığını düşünür dururdum. Geçen hafta da Üsküdar sahilde balıkçı arkadaşlarla Boğaz sularındaki turkuaz rengin sebeplerini konuşmuştuk. Dikkat çekici bir şekilde uzun süredir (sanırım 8-10 gündür) turkuaz renk bir tüirlü maviye dönüşmemişti. Daha önce de turkuaz renk hep olurdu ama Boğaz sularının bu kadar uzun süre bu renkte kaldığını pek fazla hatırlamıyorum ya da benim dikkatimi çekmemişti. Bu durumu Karadeniz'deki yağmur yağışlarına bağlamak dışında bildiğimiz başka da bir açıklama olmadığı için "yağmurdandır" dedik ve buna sığındık geçtik. Ama geçen gün denizbilimci Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam'ın açıklamaları konuyu aydınlattı. Meğer Karadeniz'de deniz biyolojisi terminolojisinde "Emiliania Huxleyi Patlaması" adı verilen bir durum söz konusuymuş. Ahmet Cemal Saydam şöyle demiş: "Emiliania huxleyi adı verilen Algler suyun rengini Turkuaza döndürür ve kokusunu keskinleştirir. DMSP denilen kimyasal salgılar içerdikleri sülfür nedeni ile özel bir koku ortaya çıkarır. Bu da deniz kokusunu daha keskin hale getirir (...) Tüm Karadeniz'de Emiliania Huxleyi patlaması var. Bu Karadeniz için bereket demek." demiş ve eklemiş:"Gelecek sene Hamsi çok bol olacak. (...) Keşke hep olsa, keşke hep sürse." Tabii bunlar yağmur sularının Karadeniz'den gelen üst akıntıyla Boğaz'a ve oradan da Marmara'ya geçmesi demek. Hoca, bu verilere göre, gelecek sene Karadeniz'de hamsinin bol olacağını söylemiş ama biz de kendimize pay çıkararak şöyle ümit edelim: Bu "Emiliania Huxleyi Patlaması" sadece hamsi bolluğuna yol açmaz. Bu patlama gelecek sezonda lüfer ve palamut ve denizlerimizde yaşayan bilumum balıkların bollaşmasına da yol açabilir. Ümit edelim de öyle olsun..
Hayirlisi olsun.
 
Back