8-10 gündür Boğaz sularının bir türlü neden durulmadığını düşünür dururdum. Geçen hafta da Üsküdar sahilde balıkçı arkadaşlarla Boğaz sularındaki turkuaz rengin sebeplerini konuşmuştuk. Dikkat çekici bir şekilde uzun süredir (sanırım 8-10 gündür) turkuaz renk bir tüirlü maviye dönüşmemişti. Daha önce de turkuaz renk hep olurdu ama Boğaz sularının bu kadar uzun süre bu renkte kaldığını pek fazla hatırlamıyorum ya da benim dikkatimi çekmemişti. Bu durumu Karadeniz'deki yağmur yağışlarına bağlamak dışında bildiğimiz başka da bir açıklama olmadığı için "yağmurdandır" dedik ve buna sığındık geçtik. Ama geçen gün denizbilimci Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam'ın açıklamaları konuyu aydınlattı. Meğer Karadeniz'de deniz biyolojisi terminolojisinde "Emiliania Huxleyi Patlaması" adı verilen bir durum söz konusuymuş. Ahmet Cemal Saydam şöyle demiş: "Emiliania huxleyi adı verilen Algler suyun rengini Turkuaza döndürür ve kokusunu keskinleştirir. DMSP denilen kimyasal salgılar içerdikleri sülfür nedeni ile özel bir koku ortaya çıkarır. Bu da deniz kokusunu daha keskin hale getirir (...) Tüm Karadeniz'de Emiliania Huxleyi patlaması var. Bu Karadeniz için bereket demek." demiş ve eklemiş:"Gelecek sene Hamsi çok bol olacak. (...) Keşke hep olsa, keşke hep sürse." Tabii bunlar yağmur sularının Karadeniz'den gelen üst akıntıyla Boğaz'a ve oradan da Marmara'ya geçmesi demek. Hoca, bu verilere göre, gelecek sene Karadeniz'de hamsinin bol olacağını söylemiş ama biz de kendimize pay çıkararak şöyle ümit edelim: Bu "Emiliania Huxleyi Patlaması" sadece hamsi bolluğuna yol açmaz. Bu patlama gelecek sezonda lüfer ve palamut ve denizlerimizde yaşayan bilumum balıkların bollaşmasına da yol açabilir. Ümit edelim de öyle olsun..