Hamile Levrek

Düşünceli davranış güzel..yalnız bu konuda araştırma yapanlar (su ürünleri fakülteleri) için ve bizler için levreğin en kötü 1 sefer üreme sistemine dahil olması gerekiyor.Dişi levreklerin 3 yaş ve 40 cm yakın boylarda ilk olgun üreme gerçekleşiyor.Diğer bir husus levreğin zaten uzun süre havyarlı kalması kimine göre 3-5 ay kimine göre çok daha uzun zaman dilimi.Yani bir oluşumun sonucu son olarak karnının şişmesi ve yumurtaların bırakılması.bende araştırıyorum benim bildiğim 40 cm üstü levrekler(bir araştırmaya göre ortalamarı 35 cm) zaten en kötü bir sefer üreme yapmış demektir, yanlış anlamayın beni bence bundan 1 ay öncede havyarlı bir balığı yakalamak (anlamadığımız haliyle) ile şimdi yakalamak arasındaki fark nedir? (40 cm altı için konuşuyorum)

yanlış anladıysam düzeltin beni lütfen
yani Levreğın hayatı boyunca en az 1 kere üreme sistemine dahil olması yeterli mi avlanması için?
40 cm yada 35 cm ve üzeri levrekler üreme sistemine en az bir kere dahil oldukları için artık havyarlıda olsa herhangi bir sakıncası yok mu avlanılmasının?
 
yanlış anladıysam düzeltin beni lütfen
yani Levreğın hayatı boyunca en az 1 kere üreme sistemine dahil olması yeterli mi avlanması için?
40 cm yada 35 cm ve üzeri levrekler üreme sistemine en az bir kere dahil oldukları için artık havyarlıda olsa herhangi bir sakıncası yok mu avlanılmasının?

Bu bir yaklaşım. Balığın en az bir kere havyar bırakması, yakalansa bile yerine yenileri gelecek demektir. O yüzden sirküler hazırlanırken balıkların bu boyları dikkate alınır. Ama kişiler kendileri bir değil beş kez havyar bıraksın deyip daha uzun boylarda avlanabilirler. Havyarlı balığı avlamak bazılarımız için hamile bir ineği kesmek kadar rahatsızlık vermektedir. O yüzden tabiiki salmak daha duyarlı bir davranış olacaktır.
 
Konu hakkında bir kaç söz de ben ben söylemek istiyorum. Yapılan hareket düşünce olarak çok güzel fakat pratikte çok fazla bir anlamı yok. Çünkü amatör balıkçının doğaya verebileceği zarar, diğer faktörlerle kıyaslandığında yok denecek kadar az.

Bilinçsiz uygulanan ticari avcılık dışında örnek vermek gerekirse; turizm ve çevreyi güzelleştirme adına yapılan dere ıslah çalışmalarının levrek ve çipura türlerine nasıl zarar verdiğini biliyoruz. 20-30 yıl önce kenarları sazlıklarla kaplı çok sayıdaki doğal derelere bugün bu türler girip yumurta bırakamıyor. Çok çarpıcı bir misal; Fethiye DSİ kanalının önüne çöp tutma amacıyla gerilen IZGARA sebebiyle, dereye girmek isteyen levrekler dakikalarca kanal ağzında dolaşırlardı. Oysa bu dereler levrek ve çipura yavrularıın büyüdüğü habitatlardı.

Ya denizlere akan kimyasal maddeler, tarım alanlarında bilinçsiz atılan ve toprağa oradan da denizlere ulaşan pestisitler, avcılıkta kullandığımızın teknelerin motorundan çıkan artık maddeler... Konuyu uzatmak mümkün.

Biz amatör balıkçıların bu konularda kamuoyu oluşturması daha önemli. O yüzden bir iki balık salıp salmamaktan ziyade, daha geniş bir bakış açısına ihtiyacımız var.

Herkese saygılar
ibrahim
 
Bu bir yaklaşım. Balığın en az bir kere havyar bırakması, yakalansa bile yerine yenileri gelecek demektir. O yüzden sirküler hazırlanırken balıkların bu boyları dikkate alınır. Ama kişiler kendileri bir değil beş kez havyar bıraksın deyip daha uzun boylarda avlanabilirler. Havyarlı balığı avlamak bazılarımız için hamile bir ineği kesmek kadar rahatsızlık vermektedir. O yüzden tabiiki salmak daha duyarlı bir davranış olacaktır.

teşekkürler cevap için.
 
Öncelikle avcının ne için avlandığını belirlemesi gerekli..
Avını zevk aldığı için mi avlıyor yoksa akşam evine ekmek götürmek için mi yada rakıya meze yapmak için mi?
Amatör sportif balıkçı mıdır? Tabi bu arada amatör sportif balıkçılık nedir konusu var 🙂
Üreme hakkı , hayvan sevgisi , gelecek nesiller falan filan..
Peki ya yaşama hakkı??
Limitler , sirküler , vicdani sirküler , balığın boyu v.s v.s..
30 cm. olursa salalım , 45 cm. olursa yiyelim , 120 cm olursa mutlaka rakı ile yiyelim 🙂 🙂
Peki ya 30 cm lik yavru o 120 cm lik balıktan olmuyor mu? Doğada en güçlü olanın yavrusu için yaşama şansı daha çok olmuyor mu?..
Halâ bu noktada mıyız? Yani tuttuğu balığı saldığı için hayrete düşme noktasında mıyız? (Lütfen konu sahibi yanlış anlamasın)
O halde başta dediğim gibi daha çok yolumuz var demektir..
Böyle şeyler yazmak adetim değildir ama forumda birkaç gündür yazılan çizilenden sonra ve bu konunun bu şekilde uzayıp gitmesinden sonra dayanamadım.
Mutlaka peki sen ne yapıyorsun ? Hani raporun ? Hani balığın? v.s... gibi sorular olacaktır.
Ben ailemle yiyebileceğimiz boy olan 1,5 - 2 kg civarı bir levrek haricindekileri salıyorum. Bana göre bu doğrudur , bunun üzerindeki balık zaten damızlık sayılır hele trofeler sadece damızlık değil aynı zamanda özellikle çocuklar için zehirlidir.
Ben böyle yapıyorum diye herkes böyle yapsın demiyorum yanlış anlaşılmasın.
Avrupalı olalım , medeni olalım , adamlar tutuyor ama salıyorda demiyorum. Mutlaka birisi gibi olacaksak ecdadımız kadar hayvan sevgisine sahip olsak yine yeter...
Sürekli tekrar ediyorum çünkü tartışmaya girmek istemiyorum , kimse benim gibi yapsın demiyorum sadece kendi fikrimi söylüyorum.
 
Öncelikle avcının ne için avlandığını belirlemesi gerekli..
Avını zevk aldığı için mi avlıyor yoksa akşam evine ekmek götürmek için mi yada rakıya meze yapmak için mi?
Amatör sportif balıkçı mıdır? Tabi bu arada amatör sportif balıkçılık nedir konusu var 🙂
Üreme hakkı , hayvan sevgisi , gelecek nesiller falan filan..
Peki ya yaşama hakkı??
Limitler , sirküler , vicdani sirküler , balığın boyu v.s v.s..
30 cm. olursa salalım , 45 cm. olursa yiyelim , 120 cm olursa mutlaka rakı ile yiyelim 🙂 🙂
Peki ya 30 cm lik yavru o 120 cm lik balıktan olmuyor mu? Doğada en güçlü olanın yavrusu için yaşama şansı daha çok olmuyor mu?..
Halâ bu noktada mıyız? Yani tuttuğu balığı saldığı için hayrete düşme noktasında mıyız? (Lütfen konu sahibi yanlış anlamasın)
O halde başta dediğim gibi daha çok yolumuz var demektir..
Böyle şeyler yazmak adetim değildir ama forumda birkaç gündür yazılan çizilenden sonra ve bu konunun bu şekilde uzayıp gitmesinden sonra dayanamadım.
Mutlaka peki sen ne yapıyorsun ? Hani raporun ? Hani balığın? v.s... gibi sorular olacaktır.
Ben ailemle yiyebileceğimiz boy olan 1,5 - 2 kg civarı bir levrek haricindekileri salıyorum. Bana göre bu doğrudur , bunun üzerindeki balık zaten damızlık sayılır hele trofeler sadece damızlık değil aynı zamanda özellikle çocuklar için zehirlidir.
Ben böyle yapıyorum diye herkes böyle yapsın demiyorum yanlış anlaşılmasın.
Avrupalı olalım , medeni olalım , adamlar tutuyor ama salıyorda demiyorum. Mutlaka birisi gibi olacaksak ecdadımız kadar hayvan sevgisine sahip olsak yine yeter...
Sürekli tekrar ediyorum çünkü tartışmaya girmek istemiyorum , kimse benim gibi yapsın demiyorum sadece kendi fikrimi söylüyorum.


Sanırım Sazan avcılığında da çok kullanılan bir yol bu. 1.5 - 2 maksimum 3 kg'ını yemek için al. Çok küçükleri ve çok büyüklerini sal. Çünkü küçükler henüz gelişmemiş, trofeler de en verimli çağlarındaki balıklar. Bana da en mantıklı gelen yöntem bu. Ama bir gün trofe yakalarsam yapabilirmiyim......😀 ???
 
Tebrikler Onur, çok duyarlı bir davranış. Eline kolun dert görmesin..
 
Vallahi herkes sizin gibi duyarlı olsa Tebrik ederim bir daha ki avlarınız inşallah her daim bereketli olur
 
Back