İstanbul Boğazı ve Çevresi Balık Avı Raporları

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Hamdi
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
22.10.2025 - Sarıyer, Kefeliköy.
(Öğle 12.00 Gece 04.00)
1 lüfer, 1 sarıkanat, 4 çinekop.
Yem taze zargana, taze şakşak istavrit.
Takım bilgisi;
-Shimano ultegra 425 BX - 100-225 gr 3 prç.
-Shimano super aero surf leader 35 ci4
-
Vercelli Spyra Systeme 410 cm 100-200 gr 3 prç.
-Shimano fligen 35 sd ci4 surf makina

*Balıklar shimano ultegra bx kamış ile alındı.
*Vercelli kamış ile çapari, sıyırtma ve zargana topu çalışıldı.
*Yaklaşık 7-8 adet yaprak ve kraçeler suya iade.
 

Dosyalar

  • IMG_1502.jpeg
    IMG_1502.jpeg
    76.2 KB · Okunma: 110
  • IMG_1501.jpeg
    IMG_1501.jpeg
    80.1 KB · Okunma: 105
  • IMG_1500.jpeg
    IMG_1500.jpeg
    68 KB · Okunma: 134
  • IMG_1480.jpeg
    IMG_1480.jpeg
    84.3 KB · Okunma: 116
  • IMG_1472.jpeg
    IMG_1472.jpeg
    43.9 KB · Okunma: 112
  • IMG_1467.jpeg
    IMG_1467.jpeg
    85.3 KB · Okunma: 125
  • IMG_1462.jpeg
    IMG_1462.jpeg
    186.1 KB · Okunma: 121
  • IMG_1460.jpeg
    IMG_1460.jpeg
    111.3 KB · Okunma: 115
  • IMG_1367.jpeg
    IMG_1367.jpeg
    48.6 KB · Okunma: 111
25 Ekim Cumartesi akşamı @Umut19 'un öğleden sonra değerli emekleri ile tuttuğu taze izmaritler ile heves içinde soluğu 20:00 Sularında Anadolu yakası boğaz hattında aldık. Bu sene ilk defa tezgah harici ya da taze istavrit dışında kendi tuttuğumuz izmaritler ile avlanıyorduk. Takım taklavat olarak hazır ve nazır bir şekilde filetoları çıkarttıktan sonra ince mantarlı takımlarımız eşliğinde yemleri su ile buluşturduk.

Gel zaman git zaman yaklaşık 4 saatin sonunda 1-2 cılız vuruş dışında aksiyon olmadı ve balık çıkmadı. Merada başka balık alan da görmedik. Havanın güzel oluşu, yemli avda takımları yatırdıktan sonra sohbet, çay imkanı vb derken boğaz kenarında güzel bir akşam geçirdik ancak ne yazık ki skora çeviremedik. Özellikle işim olduğu için eşlik edemediğim ve Umut'un emek harcayarak tek başına tuttuğu izmaritlerin skor üretememiş olması hem üzdü ayrıca da biraz heves kırıcı oldu.

Av raporundan sonra başka bir noktaya parmak basmak istiyorum. 200 gram kurşunları atıştan sonra ip misinayı elde tutarak kontrol altına alıp hemen hemen tam düz karşımıza ya da birkaç derece minik sapmayla kendi av alanımıza düşürmemize rağmen, acemi vibrasyon sevdalısı arkadaşlar bizim kadar mesafe kat edemedikleri halde boğaz avcılığından bi haber şekilde dip bulma sevdası ile viblerin misinaları serbest bıraktıkları için akıntıyla 4-5 kere belki de daha fazla kere bizim takımlarımıza dolandılar. Çek, yem tazele, dolanan takımları çöz derken de biraz vakit kaybı yaşadık. Bu arada sağ ya da solda 10-15 metreden önce başka avcı yoktu bu vibrasyoncu arkadaşlar 20-30 belki de 50 metre uzağımızda olmalarına rağmen sahteyi kontrol etme becerisine ya da bilincine sahip olmadıkları için bizi biraz çıldırttılar aslında.

Boş geçen bir av için yazı fazla uzadı affola.
 

Dosyalar

  • 1.jpg
    1.jpg
    54.6 KB · Okunma: 99
  • 2.jpg
    2.jpg
    39.7 KB · Okunma: 100
25 Ekim Cumartesi akşamı @Umut19 'un öğleden sonra değerli emekleri ile tuttuğu taze izmaritler ile heves içinde soluğu 20:00 Sularında Anadolu yakası boğaz hattında aldık. Bu sene ilk defa tezgah harici ya da taze istavrit dışında kendi tuttuğumuz izmaritler ile avlanıyorduk. Takım taklavat olarak hazır ve nazır bir şekilde filetoları çıkarttıktan sonra ince mantarlı takımlarımız eşliğinde yemleri su ile buluşturduk.

Gel zaman git zaman yaklaşık 4 saatin sonunda 1-2 cılız vuruş dışında aksiyon olmadı ve balık çıkmadı. Merada başka balık alan da görmedik. Havanın güzel oluşu, yemli avda takımları yatırdıktan sonra sohbet, çay imkanı vb derken boğaz kenarında güzel bir akşam geçirdik ancak ne yazık ki skora çeviremedik. Özellikle işim olduğu için eşlik edemediğim ve Umut'un emek harcayarak tek başına tuttuğu izmaritlerin skor üretememiş olması hem üzdü ayrıca da biraz heves kırıcı oldu.

Av raporundan sonra başka bir noktaya parmak basmak istiyorum. 200 gram kurşunları atıştan sonra ip misinayı elde tutarak kontrol altına alıp hemen hemen tam düz karşımıza ya da birkaç derece minik sapmayla kendi av alanımıza düşürmemize rağmen, acemi vibrasyon sevdalısı arkadaşlar bizim kadar mesafe kat edemedikleri halde boğaz avcılığından bi haber şekilde dip bulma sevdası ile viblerin misinaları serbest bıraktıkları için akıntıyla 4-5 kere belki de daha fazla kere bizim takımlarımıza dolandılar. Çek, yem tazele, dolanan takımları çöz derken de biraz vakit kaybı yaşadık. Bu arada sağ ya da solda 10-15 metreden önce başka avcı yoktu bu vibrasyoncu arkadaşlar 20-30 belki de 50 metre uzağımızda olmalarına rağmen sahteyi kontrol etme becerisine ya da bilincine sahip olmadıkları için bizi biraz çıldırttılar aslında.

Boş geçen bir av için yazı fazla uzadı affola.
Hiç denememiş olmaktan iyidir Bedri.
İzmarit iyi yemdir derler ama bana göre boğazın bir numaralı yemi taze istavrit.
Balık yoksa ne taktığının da önemi olmaz gerçi.
Sonrakine rast gelsin
 
Boş raporlar silsilesi ile devam ediyoruz 3 gündür hasta olmamdan dolayı ekip avlarına katılamadım cumartesi yi pazara bağlayan gece kayınpederi sabaha karşı otobüsten alacağım için saat 24 civarı kendimi sahile attım hali hazırda sahada olan bir arkadaş ile 2 araç kordineli olarak Anadolu yakasından bilinen 6 meraya baktık kimisinde kovalara kimisinde 30-45 dk arası at çek yaparak gezdik ama ne kovalarda bişe gördüm nede bize balık denk geldi..
Havadan mı sudan mı yoksa farklı sebeplerden mi bilinmez balıkçılık kariyerimin en kötü başlangıçlarından biri ile sezona başladım..
 
25 Ekim Cumartesi akşamı @Umut19 'un öğleden sonra değerli emekleri ile tuttuğu taze izmaritler ile heves içinde soluğu 20:00 Sularında Anadolu yakası boğaz hattında aldık. Bu sene ilk defa tezgah harici ya da taze istavrit dışında kendi tuttuğumuz izmaritler ile avlanıyorduk. Takım taklavat olarak hazır ve nazır bir şekilde filetoları çıkarttıktan sonra ince mantarlı takımlarımız eşliğinde yemleri su ile buluşturduk.

Gel zaman git zaman yaklaşık 4 saatin sonunda 1-2 cılız vuruş dışında aksiyon olmadı ve balık çıkmadı. Merada başka balık alan da görmedik. Havanın güzel oluşu, yemli avda takımları yatırdıktan sonra sohbet, çay imkanı vb derken boğaz kenarında güzel bir akşam geçirdik ancak ne yazık ki skora çeviremedik. Özellikle işim olduğu için eşlik edemediğim ve Umut'un emek harcayarak tek başına tuttuğu izmaritlerin skor üretememiş olması hem üzdü ayrıca da biraz heves kırıcı oldu.

Av raporundan sonra başka bir noktaya parmak basmak istiyorum. 200 gram kurşunları atıştan sonra ip misinayı elde tutarak kontrol altına alıp hemen hemen tam düz karşımıza ya da birkaç derece minik sapmayla kendi av alanımıza düşürmemize rağmen, acemi vibrasyon sevdalısı arkadaşlar bizim kadar mesafe kat edemedikleri halde boğaz avcılığından bi haber şekilde dip bulma sevdası ile viblerin misinaları serbest bıraktıkları için akıntıyla 4-5 kere belki de daha fazla kere bizim takımlarımıza dolandılar. Çek, yem tazele, dolanan takımları çöz derken de biraz vakit kaybı yaşadık. Bu arada sağ ya da solda 10-15 metreden önce başka avcı yoktu bu vibrasyoncu arkadaşlar 20-30 belki de 50 metre uzağımızda olmalarına rağmen sahteyi kontrol etme becerisine ya da bilincine sahip olmadıkları için bizi biraz çıldırttılar aslında.

Boş geçen bir av için yazı fazla uzadı affola.

Üsküdar'da izmarit çıkıyormu?
 
Üsküdar'da izmarit çıkıyormu?

Muhtemelen Umut bunları ikamet ettiği Bostancı sahil ya da o hat yakınlarında bir yerden tutmuştur diye düşünüyorum.
Kendileri gelip bizi aydınlatır zaten. 🙂

Bu arada @SKARPİ66 , Özcan Bey tebrikler. Hem av hem de kapsamlı paylaşım bu hatta av yapmak isteyen, atan ama tutamayan vesaire gibi arkadaşlar için faydalı olacaktır.
 
Balığın eski tadı yok izmarite de razıyım

Yeterki rahat rahat tutayım.
Heryer kalabalık nerde yer bulayım.

Akşam rüyama geldi Neyzen Tevfik
Dedim nedir bu lüferin durumu!!!!!!






Behey saki, getir şu zıkkımı, efkârım yaman,
Deniz kupkuru, mehtap sanki bir sahtekâr duman.
Masaya bakarım, mezelerin alayı yetim,
Hani o sultan? Hani o benim kıymetlim?


Boğaz'ın gümüşü, o şimşek çakışlı civan,
Rakının yanına padişah olsa ancak o zaman...
Adına "Lüfer" derlerdi, bir devir vardı,
Zâhidin havsalası almaz, o ne şerefli yardı!


Şimdi üç-beş harami, denizin pezevengi,
Doldurmuş ağı, kurutmuş o soylu çelengi.
Demediler "Bu çinekop", demediler "Bu sarıkanat",
Köküne kibrit suyu döktü hergele, kahpe soyka sanat!
Masanın şanı kalmadı, ağız tadı firarda,


Levrek miş, çipura mıymış... Hepsi de zırva!
Onun o Boğaz suyundaki mağrur süzülüşü,
Bir "Hiç" idi bizim "Ney" gibi, dinletir idi her cûşu.
Sikeyim böyle devranı, sikeyim böyle işi,


Altın tepside sunsalar, yemem bu leşi!
Feleğin çarkına tüküreyim, deniz de mi yalan?
Getir saki son kadehi! Lüfersiz sofra da, İstanbul da talan!
Üfle!
...Hû!
 
@Bedri35 @OmerAydın
Şimdi çok eleştiri alacağım ama…
İşin aslı şuki boğazda gırgırlar olsun, kıyı balıkçılığı olsun “çinekop balığını” dahi almamamız lazım. Hal böyleyken yaprağı bile kovasına atan bohçacılar ki ben onlar için “haramiler” derim, var.
Bu işin ustaları bilirki balığın aslı LÜFER. Ama biz bu balığın yani çinekopun büyümesine, sarıkanat, lüfer olmasına müsade etmiyoruz.
YANİ BİR BALIĞIN ÜREMESİNE MÜSADE ETMEDEN KOVAMIZA ATIYORUZ.
Sonuçta bundan 3-5 sene evvel her gece en az 2-3 lüfer aldığımız “tokmak burnu” dahi bu sene çoğu zaman bizi boş döndürdü.
Yakaladığım balıklar ciddi küçük. Yaprak irisi.
Tabii salıyorum.
Yok taze istavrit, yok zargana, yok izmarit. Balık varsa eti sıyrılmış kılçık ile balık aldığım gün oldu. Özelliklede pandemi sonrası. Ciddi bolluk vardı.
Şimdilerde ise (her zaman konuştuğumuz konu) tezgahlarda yapraklar çinekop diye yerini aldı. Kraçeler ise istavrit diye satılıyor.
Bu gidişle 10 sene sonra önümüze gelecek tablo belli.
Artık balığa yanlızca muhabbet ve temiz hava için çıkarız gibi. HERKESE RASTGELSİN.
 
Back