Bu gün boşa çıktım sabah 8.30 kadıköydeki randevumdan sonra sonra 9.45 kıyıları tarayarak boğazın yolunu tuttum.
Önce haydarpaşada 2 arkadaşa uğradım.Yemli atarak sabahlamışlardı.İkisinin kovasında toplam 7 sarıkanat vardı.
onlar eve gitmek için toparlanırken.demiryolcu arkadaşların yemli attığı arka meraya baktım.Sedat kardeşim 18 çino-sarıkanatla günü tamamlamış vardiya saatini bekliyordu.
10.45 üsküdar limanda eski toprak yol karşısına baktım kefalci ağır ağbeylere kısa bir selamdan sonra liman dışı
kayalardan spin yapan bir genç arkadaş görerek yanına gittim.
Pahalı makina kamış setini övünerek anlatırken gözüm kullandığıı eski Gelibolu sahtesine gitti.
5 saattir hiç bakık alamadığındsn şikayet etti.Pahalı takımlarının hafiflik güç vs konularına tekrar girdiğinnde
kibarca ayrılıp şanş diledim.Kız kulesi önüne gelmeden srabayı park edip 2 olta atan arkadaşa misafir oldum.
yaşlı olanın kovasında bir levrek vardı ama ne balığı olduğunu bilmiyordu.
Canlı istavrit lüfere atmış levrek yemiş.
epeydir levrek yemediğimden satıp satmayacağını sordum,satmayacağını söyledi.ne zaman jeep'in bagaj kapısını
açıp benim takım ve malzemeleri görünce aklı takımlara gitti takas önerdi levreğe karşılık 5 kendo ve eski ama temiz
bir okuma spin kamış,içimden geldi 300 metre kaliteli bir misina ben hediye ettim.
Aslında amacım hayal kahvesine kadar gitmek vardı ama levreği fırına üstündeki deniz suyu kurumadan atmak lazım
olduğundan çok çabuk eve döndüm.
3 senedir boğaziçi levreği yemediğimden tadını unutmuşum.
bol sızma zeytin yağlı havuç,turp,kırmızı lahana salatası ile enfes oldu yanında 50'lilik ayran içtim.
Levreği tarmadım hesaplamadım ama 6 kişiyi tıkabasa doyurdu galiba 4kg üstüydü..