Aslında bu günkü av için ayrı bir rapor açılır ama buraya yazayım. Ekimden sonra balık varlığından %100 emin olmadığım sürece kimse beni kalamar peşinden alamaz
🙂 Yine aynı görüş ve niyetle kalamar yolculuğuna çıktık. Cuma gidemedim çünkü perşembe günü baya bir rahatsız olmuştum. Bu hafta balığa gitmem diyordum. Cumartesi kendimi biraz daha iyi hissedince kurt kaynadı. Sanki denizde bir şeyler beni çağırıyor. Kalamarlar olmasın
🙂 Ozan ile düştük yola. Balığı suda görmeden sahte kullanmam
🙂 Varsa yoksa zoka
🙂 Neyse uzatmadan her zamanki gibi 18:30 - 24:00 arası kalamara çalıştık. Ben 1 i küçük 2 hatrısayılır boyda 3 kalamar aldım. Bu arada Ozan bir tane kaçırdı. Gece 3 gibi yine zokaya devam. Ozan yine mışıl mışıl uyuyor
🙂 Bu ara 2 kalamar geldi. Bir süre sonra Ozan da geldi ama rüzgar yandan yandan esmeye başladı. Keyfimiz kaçtı. Sonra 1'er kalamar aldık. Gün ağarmaya başladı. Ozan pes etti vedalaştık. Bende zaten fazla durmam demiştim. Ozan'dan hemen sonra arabaya yakın yere geçtim. 30 dk takılıp sonrada misinaları silecektim. Sonra da dönüş yoluna çıkacaktım. Yine buna benzer bir gün lambukanın biri oltamı ziyaret etmişti. Ama o gün gece hiç bir şey yakalayamamıştım. Lambuka avı çok keyifli olmuştu. Ama bugün öyle değildi. 6 adet kalamar yakalamıştım ve benim için oldukça keyifli bir avdı. Umutsuzca atmıyordum. Zaten keyfini almıştım. Öylesine sallıyordum. Nerden bilebilirdim ki yazın Ozan'la 3-4 defa suyu yara yara giden ve adına Canavar dediğimiz türden bir balığın yakınlarda olduğunu. Belki hayatımda bir daha asla göremeyeceğim bir balık saldırısına şahit oldum. 1 saniyenin bile altıda sürdü ama hala gözlerimin önünden gitmiyor, kolay kolay gideceğini de sanmıyorum
🙂 Sahtemin 2 - 2,5 metre sağından öyle bir saldırı geldi ki, bu takip falan değil. Bildiğiniz son hamle saldırısı. Balığın 3'te birini belki gördüm (Kafa ve sırtının bir kısmını) ama benim için gördüğüm boy bile trofe sayılır. Gördüğüm kadarını bile yakalamaya razıydım
🙂 Gözlerimin önünden Savaş Dursun'un yakalamış olduğu dev lambuka geçti. Sahtem suyun dibini boyladı. Bir an yakalandığını sandım ancak ıskalamıştı. Sonrasında döner umuduyla 1 saat daha denedim ama nafile. Sanırım küçücük bir balığı yakalayamamanın moral bozukluğu ile aynı yere bir daha dönmedi
🙂 Eğer doğru sahte kullanmış olsaydım bu satırları çok daha büyük bir keyifle yazıyor olacaktım. Misinam dayanır mıydı o da ayrı bir konu. Öyle yada böyle kısaca nasibimde yokmuş. Herkese RaST GeLSiN...