reelmaster
Daimi Üye
Saat 12 den sonra uyku tutmadı. Kaşıntı başladı ya bir kere , sabaha kadar uyutmaz bilirim. Garanti meralar ya uzak, ya da yasak ! Aman be , "maksat vakit geçsin." deyip toparladım takımı taklavatı. Bir saat sonra Darıca incir altındayım. Mera sığ ,sahil daracık , sadece 1 metre. Sahteler bu meraya göre yüksek dalarlı olduğu için gagalarını traşlayıp 20-30 cm dalarlı 2 sahte hazırlamıştım, tam da bu meraya göre ! Denemek bu güne nasipmiş..
Su berrak ve temiz. Dalga ve rüzgar az ama karşıdan. Sahil ışıklarına incirin gölge yaptığı alan hafif sağımda ve bir kaç paşaya yataklık yapar gibi göz kırpıyor. Defalarca boş döndüm bu meradan. Ya da kilo altı vicdani limitlerime yaklaşamıyan bir kaç ispendek oltamı ziyaret edip , elimi öpüp gitti geriye. Ama bu akşam farklı olsun istiyorum.. Aman diyorum. Ufak gelecekse, hiç gelmesin. En azından can yakmadan döneyim eve. Sahilden çalışmak çok zevkli. Ne kayıp düşme korkusu ne bastığın yere bakma ihtiyacı olmadan rahat rahat, sağa sola gitmek ne büyük konfor ! Ama ağaç dallarının altından çömelerek atış yapma zorluğu ve en ufak dalgada ıslanan ayaklar da olmasa ? Aman sende , buldun da bunadın. Öyle olsa sağın , solun spinci dolardı.. Yat kalk dua et , kimsecikler yok..
Ama ilk 1 saat tık da yok. Oltayı çekip sahile yatırdıktan sonra yeleğin cebinden çıkardığım suyla biraz serinliyorum. 3-5 dakika dinlendikten sonra atışlara devam. Neredeyse saat 3 ve artık vaz geçmek üzereyim . Oltayı son kez atıp çektikten sonra, ne yapsam farklı bir merayı mı yoklasam diye düşünürken solda ağacın diğer tarafında ama neredeyse kıyıya sıfır denecek kadar yakında bir hareketlilik bütün duyularımı uyarıyor. Tavşan görmüş kopey gibi uzaktaki noktayı sessiz, sedasız ama pür dikkat izliyorum... Utanmasam ferma vericem de arkadan biri "Aport" derse suya atlamak sakat !
Aklımdan teke kovalayan eşkinalar , kıraça kovalayan kırlangıçlar, arsız ispariler, mırmırlar ve meranın müdavimi minakoplar dahil neler neler geçiyor... Ama levrek aklımın ucun da bile değil... Yok diyorum tam ışık altı ,tam kıyıya sıfır, imkansız. Ama kurt düştü ya içime , oynak arıyor gözlerim. Ağacın altından eğilerek ,tabiri caizse iki büklüm geçiyorum sol tarafa. Ayağa kalkmadan ve gölge yapmadan adım adım 10 mt gidip tekrar bekliyorum. Buradan ayağa kalkmadan sahteyi o noktaya düşürmem zor . 10 mt daha yaklaşıp şansımı deneyeceğim. İlk atış biraz açık kaldı. Sahteyi kıyıya düşürme korkusu ve oturarak atış yaparken isabetli atış yapmanın zorluğu üst üste geldi. Kamışı dik tutarak sahteyi su üstüne mümkün olduğunca yakın neredeyse 10 cm den çekerek ikinci atışı yapmayı planlıyordum ki sahtenin arkasındaki takip adrenalini tavan yaptı. İkinci atış biraz daha uzak ama kıyıya daha paralel. Sahte suyla buluştuktan 3 saniye sonra ufak twitchler ve düzensiz sarımla şansımı deniyorum. İlk vuruş, kısa bir jerk ama yediremedim sahteyi. Sadece 3. veya 4. tur sarımdan sonra sert bir vuruş ve istem dışı bir tasma. İğnenin balığa girişini hissettim desem yeridir. Balık sol çapraza benden uzaklaşarak kalama alırken korkmadan ayağa kalktım.
Oltanın ucunda her ne varsa umduğumdan çok daha hızlı kalama alıyor ve umduğumdan daha savaşçı. Sol açığa doğru gitmeye çalışan bu yaramazı durdurmak için boşluk vermeden kamışı dikip hayvanı çevirmek istiyorum ama hissettiğim sürtünme ve ipin titreşimi hiç hayra alamet değil. İpi riske etmemek için kalamayı sıkamıyorum.. Kesin ip bir yere sürtüyor ha şimdi ha birazdan kopar derken, balık yönünü açığa ama benim önüme doğru değiştirince şaşırıyorum. Kamışı olabildiğince kaldırdım ve neredeyse kamışın ucundan balığa kadar ip su dışında.. Hayır ipin takıldığı bir ilişken yok ! Ama ip hala titriyor ve hala sürtünme hissediyorum ???
Balığın kafasını çevirmek için kalamayı sıkmam şart, yoksa ipin dibini görürüz. Hoş , spooled olmaya da razıyım ama balığa kıyamıyorum. Çeyrek tur sıktığım kalama balığı firenliyor ama hala kafayı çevirmedi ?? Yavaşta olsa artık ipi topluyorum ama sürtünme ve titremeler devam? Balık yaklaştıkça ipin sürtünme hissi ve titremeler seyreldi, ama bende hala ampül yanmadı ! Son bir kaç atak ve kısa kalamadan sonra artık balığı su üstünde görebiliyorum ama kafası hala açığa bakıyor ! Jeton şimdi düştü . Hayvan ters geliyor ... Artık hiç boşluk vermeden santim santim çekiyorum. Son bir kaç mt ve son gayretler de onun için faydasız . Artık ufacık sahilde birlikteyiz.. Sonunda cüssesiyle olmasa da yakalanış şekliyle bana tam bir trofe heyacanı yaşatan bu güzellik ellerimin arasında..
Hemen sahteyi kontrol ediyorum . Anal yüzgecin 2 cm yanından tek bir iğne ile bu paşayı kıyılatmış olmam sadece şans. O iğnenin oraya takılması ise şansın karesi.
Gece gece karışlıyorum ufaklığı vicdani sınırların bir hayli üzerinde.. Göz kararı tartıyorum ,hay maşallah ! Daha irileri sizlere nasip olsun inşallah...
Su berrak ve temiz. Dalga ve rüzgar az ama karşıdan. Sahil ışıklarına incirin gölge yaptığı alan hafif sağımda ve bir kaç paşaya yataklık yapar gibi göz kırpıyor. Defalarca boş döndüm bu meradan. Ya da kilo altı vicdani limitlerime yaklaşamıyan bir kaç ispendek oltamı ziyaret edip , elimi öpüp gitti geriye. Ama bu akşam farklı olsun istiyorum.. Aman diyorum. Ufak gelecekse, hiç gelmesin. En azından can yakmadan döneyim eve. Sahilden çalışmak çok zevkli. Ne kayıp düşme korkusu ne bastığın yere bakma ihtiyacı olmadan rahat rahat, sağa sola gitmek ne büyük konfor ! Ama ağaç dallarının altından çömelerek atış yapma zorluğu ve en ufak dalgada ıslanan ayaklar da olmasa ? Aman sende , buldun da bunadın. Öyle olsa sağın , solun spinci dolardı.. Yat kalk dua et , kimsecikler yok..
Ama ilk 1 saat tık da yok. Oltayı çekip sahile yatırdıktan sonra yeleğin cebinden çıkardığım suyla biraz serinliyorum. 3-5 dakika dinlendikten sonra atışlara devam. Neredeyse saat 3 ve artık vaz geçmek üzereyim . Oltayı son kez atıp çektikten sonra, ne yapsam farklı bir merayı mı yoklasam diye düşünürken solda ağacın diğer tarafında ama neredeyse kıyıya sıfır denecek kadar yakında bir hareketlilik bütün duyularımı uyarıyor. Tavşan görmüş kopey gibi uzaktaki noktayı sessiz, sedasız ama pür dikkat izliyorum... Utanmasam ferma vericem de arkadan biri "Aport" derse suya atlamak sakat !
Aklımdan teke kovalayan eşkinalar , kıraça kovalayan kırlangıçlar, arsız ispariler, mırmırlar ve meranın müdavimi minakoplar dahil neler neler geçiyor... Ama levrek aklımın ucun da bile değil... Yok diyorum tam ışık altı ,tam kıyıya sıfır, imkansız. Ama kurt düştü ya içime , oynak arıyor gözlerim. Ağacın altından eğilerek ,tabiri caizse iki büklüm geçiyorum sol tarafa. Ayağa kalkmadan ve gölge yapmadan adım adım 10 mt gidip tekrar bekliyorum. Buradan ayağa kalkmadan sahteyi o noktaya düşürmem zor . 10 mt daha yaklaşıp şansımı deneyeceğim. İlk atış biraz açık kaldı. Sahteyi kıyıya düşürme korkusu ve oturarak atış yaparken isabetli atış yapmanın zorluğu üst üste geldi. Kamışı dik tutarak sahteyi su üstüne mümkün olduğunca yakın neredeyse 10 cm den çekerek ikinci atışı yapmayı planlıyordum ki sahtenin arkasındaki takip adrenalini tavan yaptı. İkinci atış biraz daha uzak ama kıyıya daha paralel. Sahte suyla buluştuktan 3 saniye sonra ufak twitchler ve düzensiz sarımla şansımı deniyorum. İlk vuruş, kısa bir jerk ama yediremedim sahteyi. Sadece 3. veya 4. tur sarımdan sonra sert bir vuruş ve istem dışı bir tasma. İğnenin balığa girişini hissettim desem yeridir. Balık sol çapraza benden uzaklaşarak kalama alırken korkmadan ayağa kalktım.
Oltanın ucunda her ne varsa umduğumdan çok daha hızlı kalama alıyor ve umduğumdan daha savaşçı. Sol açığa doğru gitmeye çalışan bu yaramazı durdurmak için boşluk vermeden kamışı dikip hayvanı çevirmek istiyorum ama hissettiğim sürtünme ve ipin titreşimi hiç hayra alamet değil. İpi riske etmemek için kalamayı sıkamıyorum.. Kesin ip bir yere sürtüyor ha şimdi ha birazdan kopar derken, balık yönünü açığa ama benim önüme doğru değiştirince şaşırıyorum. Kamışı olabildiğince kaldırdım ve neredeyse kamışın ucundan balığa kadar ip su dışında.. Hayır ipin takıldığı bir ilişken yok ! Ama ip hala titriyor ve hala sürtünme hissediyorum ???
Balığın kafasını çevirmek için kalamayı sıkmam şart, yoksa ipin dibini görürüz. Hoş , spooled olmaya da razıyım ama balığa kıyamıyorum. Çeyrek tur sıktığım kalama balığı firenliyor ama hala kafayı çevirmedi ?? Yavaşta olsa artık ipi topluyorum ama sürtünme ve titremeler devam? Balık yaklaştıkça ipin sürtünme hissi ve titremeler seyreldi, ama bende hala ampül yanmadı ! Son bir kaç atak ve kısa kalamadan sonra artık balığı su üstünde görebiliyorum ama kafası hala açığa bakıyor ! Jeton şimdi düştü . Hayvan ters geliyor ... Artık hiç boşluk vermeden santim santim çekiyorum. Son bir kaç mt ve son gayretler de onun için faydasız . Artık ufacık sahilde birlikteyiz.. Sonunda cüssesiyle olmasa da yakalanış şekliyle bana tam bir trofe heyacanı yaşatan bu güzellik ellerimin arasında..
Hemen sahteyi kontrol ediyorum . Anal yüzgecin 2 cm yanından tek bir iğne ile bu paşayı kıyılatmış olmam sadece şans. O iğnenin oraya takılması ise şansın karesi.
Gece gece karışlıyorum ufaklığı vicdani sınırların bir hayli üzerinde.. Göz kararı tartıyorum ,hay maşallah ! Daha irileri sizlere nasip olsun inşallah...