Neden hocam ?Shimano Socorro 8000 modeline bakmanızı tavsiye ederim kurşun arkası için Aerlex 10000 XSB tuzlu su avlarına çok müsait değil gibi duruyor
Forum bir tartışma platformudur hangi konuyu tartışma uzamasın diye kapattınız ve neyi tartışıyorduk merak ettim açıkçası ?Geçen de yazdım ama tartışma uzayacak diye devam etmedim. Şöyle yazayım aşağıdaki söylediklerim kendi gözlemlerim ve kimseye şu olur bu olur demem.
Kardeşim Boğaz da Avrupa Yakası özelinde Sarayburnu, Karaköy, Aşiyan, Hisar bu sene en az 100 gün kurşun arkası av yaptım.
Baştan başlarsak Sarayburnu için örneğin atılan kurşun ağırlığı 175-185 ağırlıklı ve tercihen surf makina oluyor.
Karaköy özelinde yine 175-185 gram arası kurşun ve burada yavaş sarım makina olsun ne olursa olsun kafası var. 5000 lik veya 6000 lik makinalar tercih ediliyor. ben 8000 likle gittiğimde bu makina palamut makinası yaw dediler ve dedikleri gibi ben 1 tane alırken adamlar 5000 likle 10 15 tane aldılar 🙂
Aşiyan ise ikiye ayrılıyor Platform üstü dediğimiz teknelerin arasında 200 gr yeterli oluyor ve surf jig karışık atıyorlar, ispark önünde ise 225 gr minimum atman lazım ve jig makinası istiyor. akıntı cok fazla ve yavaş sarım yaparsan dibe takman %100
Hisar ise akıntıya göre değişiyor ama orada 250 hatta cok akıntıda 300 dahi atman gereken anlar olabiliyor ama 200 gr altına düşmemen gerek coğu zaman ve balık çoğunlukla açıkta olduğundan surf makina ağırlıklı avlananlar bence daha şanslı ancak surf makina kullanıyorsan ultegra altında bir makina zorlayacaktır. yani her surf makina o akıntıya karşı koyamaz.
Haaa bu avlarda kullanılan kamışlara gelelim, en cok kullanılan tabii ki salina savant, daiwa powermeshi symbios, oscar meito kamışlar ancak tracharus battle veya adı sanı bilinmeyen kamışlarla da balık alanlar oluyor sabah ve akşam suyunda
balık açıkta olduğunda kamış farkeder ama elinde en iyi kamış olsa uzağa atabilmek teknik ve omuz gücü isiyor onu da başarabilen yüz kişiden anca 5 kişi...
bence en güzeli meraya gideceksin ve gözünle göreceksin bazı şeyleri
sonuç olarak, evet ekipman önemli ama bence daha önemli olan aksiyon ve dip yapısını bilmek... yoksa en iyi makina ve kamışı olanın en fazla balığı alması lazım ama o işler öyle olmuyor.
özellikle bu kamışla şu makinayla olmaz diyen arkadaşların, bir gün karaköy'de galataport yanında avlanan insanları seyretmeye davet ediyorum. gördüklerinize hayret edeceksiniz çünkü 🙂
Forum bir tartışma platformudur hangi konuyu tartışma uzamasın diye kapattınız ve neyi tartışıyorduk merak ettim açıkçası ?
Dip yapısını bilmek kadar ekipman da önemli özellikle bu hobiye yeni başlayan veya bu hobinin bir kenarında olup farklı bir disiplin için ekipman bakan arkadaşlar için çok daha önemli.
Her türlü kamış makine ile kurşun arkası yapılır tracharus battle ile de yapılır 6000 lik kolu dönen ipi toplayan makine ile de yapılır ama bu avın kol kası ile zorluklarına katlanırım dersiniz makineniz dayanmaz arkadaşın alınır mı dediği makine 3000 tl civarında benim önerdiğim makineler de 6000 TL civarında pazarlık vs. işlerini hesaba katmadan direk internetten sipariş ettiğini varsayıyorum hatta boğazın traktörü bir çok kişinin ilk göz ağrılarından tt power da 7000 tl civarında benim direk tavsiyem bu makineleri alması olur çünkü bu makilerin yukarıda adı geçen makineden çok daha dayanıklı ve bu işe daha yatkın olacağı kanısındayım. kimse çöp olacak bir şeye para vermek istemez..
Genelde yuvarlak yorumlar yapmaya çalışıyorum fikir soran arkadaşlar kırılmasın ama akıllarının bir tarafında da soru işareti kalsın diye kendimden düşünüyorum hobiye başladığımda keşke birileri bende bu soru işaretlerini bıraksaydı diyorum bana satılan ilk spin kamışı aslında LSJ kamış olacak kıvamda bir kamıştı makine sadece 1 sezon dayanabildi sonrasında shorjig e yöneldim als-55 aldım kamış la güzel durdu 15 günlük balık tatilinde 4. gün 3. yazılı da elimde kaldı makine Cengizde ki ali abi tamir etmeye ben içini parçalamaya doyamadım en son patladığında kenara attım hala depoda river 70 , bauer bilmem ne ile yan yana duruyor..Yav hocam lafım sana veya başkasına değil. O olmaz bu olmaz denildiği zaman garip oluyor diyorum. Selamlar
Geçen de yazdım ama tartışma uzayacak diye devam etmedim. Şöyle yazayım aşağıdaki söylediklerim kendi gözlemlerim ve kimseye şu olur bu olur demem.
Kardeşim Boğaz da Avrupa Yakası özelinde Sarayburnu, Karaköy, Aşiyan, Hisar bu sene en az 100 gün kurşun arkası av yaptım.
Baştan başlarsak Sarayburnu için örneğin atılan kurşun ağırlığı 175-185 ağırlıklı ve tercihen surf makina oluyor.
Karaköy özelinde yine 175-185 gram arası kurşun ve burada yavaş sarım makina olsun ne olursa olsun kafası var. 5000 lik veya 6000 lik makinalar tercih ediliyor. ben 8000 likle gittiğimde bu makina palamut makinası yaw dediler ve dedikleri gibi ben 1 tane alırken adamlar 5000 likle 10 15 tane aldılar 🙂
Aşiyan ise ikiye ayrılıyor Platform üstü dediğimiz teknelerin arasında 200 gr yeterli oluyor ve surf jig karışık atıyorlar, ispark önünde ise 225 gr minimum atman lazım ve jig makinası istiyor. akıntı cok fazla ve yavaş sarım yaparsan dibe takman %100
Hisar ise akıntıya göre değişiyor ama orada 250 hatta cok akıntıda 300 dahi atman gereken anlar olabiliyor ama 200 gr altına düşmemen gerek coğu zaman ve balık çoğunlukla açıkta olduğundan surf makina ağırlıklı avlananlar bence daha şanslı ancak surf makina kullanıyorsan ultegra altında bir makina zorlayacaktır. yani her surf makina o akıntıya karşı koyamaz.
Haaa bu avlarda kullanılan kamışlara gelelim, en cok kullanılan tabii ki salina savant, daiwa powermeshi symbios, oscar meito kamışlar ancak tracharus battle veya adı sanı bilinmeyen kamışlarla da balık alanlar oluyor sabah ve akşam suyunda
balık açıkta olduğunda kamış farkeder ama elinde en iyi kamış olsa uzağa atabilmek teknik ve omuz gücü isiyor onu da başarabilen yüz kişiden anca 5 kişi...
bence en güzeli meraya gideceksin ve gözünle göreceksin bazı şeyleri
sonuç olarak, evet ekipman önemli ama bence daha önemli olan aksiyon ve dip yapısını bilmek... yoksa en iyi makina ve kamışı olanın en fazla balığı alması lazım ama o işler öyle olmuyor.
özellikle bu kamışla şu makinayla olmaz diyen arkadaşların, bir gün karaköy'de galataport yanında avlanan insanları seyretmeye davet ediyorum. gördüklerinize hayret edeceksiniz çünkü 🙂