öncelikle bir soluklanın derim.
acemi bir spin avcısı olarak avcılığı ÖĞRENMEYE 2 sene sonra başladım. bu süreçte ustam sağ olsun bilgilerini benden hiç esirgemedi. ağlaya ağlaya bir hal oldum -ki buradaki çoğu usta balık tutamama/ağlama hikayelerimi hatırlarlar muhtemelen. balıkçılık/balık yakalamak balık için yapılacak şey değildir; öncelikle bunu anlamanız gerek. ilk konuştuğum sıralarda sağ olsun akif abi basitçe bir planla bir avda toplam 1000-1200 atış yaptığından ve çoğunlukla avlardan boş döndüğünden/1 balıkla döndüğünden bahsetmişti. matematiksel olarak bakmıştım olaya ancak olay sadece matematik değil. balık işi lineer değil. evet bir merayı, yapısını, hangi zamanda hangi mevsimde hangi sahteye vuracağını çözüyorsun, kabul, ama senden hemen önce yunus giriyor, sen gittikten hemen aonra yunus giriyor, tüm planlar alt üst. yahut balık beslenmiyor? tekneciler geliyor ve “deli gibi bir sürü var” diyor ama atıyorsun atıyorsun binen balık yok. neden? çünkü balık bir şeyden ürküyor, beslenmiyor. ürktüğü için oraya sığınmış esasında.
“aksiyonları kaptım” diyorsunuz ya, daha başındasınız. tüüüüüm bu 1200 atış içerisinde dalarlıya mı, su üstüne mi, silikona mı, jerk’e mi twich’e mi, düz sarıma mı, sar/dur kombinasyonuna mı ve nerede balık olduğunu bulmanız gerekecek. bir de renk var. o gün balık saaadece kırmızı göze vuruyordur? istediğiniz aksiyonu verin.
ve bakın bu 1-2 değil. balık sadece tek kaşığın tek hologramına vurur mu? vuruyor. o gün sadece o kaşığı atanlar balık alıyor.
hele hele levrek.
yani sadece levreğe odaklansanız bile yakalayacağınızın garantisi yok. “orada levrek yok” denen yerden balık çıkardığım da oldu; millet balık alırken aynı maketle aynı yerden balık alamadığım da. yani sağımdaki solumdaki aynı maketle balık alıyor, bana vurmuyor. nasıl olabilir? kısmet.
yani öyle 5-10 av ile olacak iş değil. kendinizi böyle beklentilere sokmayın. her şeyden önce avcılığo öğrenin. amaç balıksa balıkçıdan alın. unutmayın; bedava balık, parayla satılandan daha pahalıdır.
rast gele.