Üsküdarda olta Yasaklandı!

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan AuraEmre
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi

AuraEmre

Yeni Üye
Kayıt
21 Haz 2023
Mesaj
20
Tepki
5
Ödül
5
Ben Üsküdara gidip direk teyit etmedim ama gruplarda böyle konuşmalar var.

Resim alıntıdır.
Screenshot_20230712_002534_WhatsApp.jpg
 
Az önce üskudara inip teyit ettim. Malesef balik tutmak yasaklanmis. Zabita memurları surekli devriye halinde.
 
Eğer bilgi doğru ise tabi ki hiçbir şey ufak bir çocuğun hayatından daha önemli değil. İnşallah ufaklık tez zamanda sağlığına kavuşur. Olayın diğer boyutu ise gerek genişliği ile kapasitesi olsun gerek zamanında balık potansiyeli olsun güzel meraydı. zaten verimli tek tük mera var amatör balıkçılar açısından kötü oldu. Yaya trafiğinin bol olduğu meralarda hem yayaların ancak özellikle bizlerin çok dikkatli olması gerekli. İpler bizim elimizde çevre kontrolü mutlaka ama mutlaka her atıştan önce şart. Evet biliyorum yayalarda bizlere dikkat etmiyor. Elinde oltayı gördüğü halde dibine dibine geliyor, arkandan geçiyor ancak bu meralar balık tutmaya tahsis edilmiş meralar değil. Biz onların alanına daha çok müdahale ediyoruz bence. Tekrar yaşanmamasını dileyerek minik yavruya acil şifalar diliyorum.
 
Böyle bir yasak için en azından Kaymakamlık tarafından bir karar alınması gerekir ama hiçbir haberde, Google'da rastlayamadım bu habere. Olayı detaylıca bilen varsa aktarırsa biz de bilgilenmiş oluruz. Ama tabi en önemlisi bir insanın, hele ki bir çocuk bedenin canı yandıysa en acilinden şifalar dilemek düşer bizlere.

Konuya biraz daha farklı bir perspektifden bakmak gerekirse, Bedri dostumuzun da dediği üzere, kıyı balıkçılarının yayaların alanına müdahale, taciz gibi bir imtiyazı asla olamaz. Pür dikkat bir şekilde avlanmak temel kural, prensip olmalıdır.
Yalnız hani her kurum, her toplulukta olduğu üzere aradan bir tane dikkatsiz, sorumsuz çıkıp da bir hata işlediğinde hemen yasakçı zihniyeti devreye sokmak hatadır. O halde İstanbul trafiğinde şu satırları yazarken bile elinde telefonuna bakarken öndeki araca dokunduran dikkatsiz sürücüler için İstanbul'u da araç trafiğine mi kapatmak gerekir?
NEYSE, işin açıkçası tam bu satırları yazarken içimden her türlü yasağa OOOOHHHH OOOOOOHHHH diye sesli bir reaksiyon fırladı. O yüzden bu topluma her şey müstahaktır, yasaklar artar umarım diyor ve mantık-vicdan ikilisini anında terk ederek kocaman bir ooooohhh ooooohhh daha çekiyorum bu yasak karşısında. 😀 😀 😀
 
Bu konu özelinde değil de genel olarak neden yaya imtiyazlı neden ben onun alanına tecavüz ediyorum sonuç itibari ile olta attığımız yerler ortak kullanımına açık değil mi ? oda benim alanıma tecavüz etmiyor mu ?
 
40 yıldır içindeyim hobinin ve üsküdarda calışmama ve hergün sahile inmeme rağmen ben dahi avlanamıyordum Üsküdarda ve benzer yerlerde.21 yüzyılda ortaçağ sanki.Tabi bunu düşünmeyi bırakın aklına dahi getiremiyecek canlılar insallah tektük balık alıp sandalyemde kahve içebildiğim yerlere dağılmazlar.
 
Bu konu özelinde değil de genel olarak neden yaya imtiyazlı neden ben onun alanına tecavüz ediyorum sonuç itibari ile olta attığımız yerler ortak kullanımına açık değil mi ? oda benim alanıma tecavüz etmiyor mu ?
Senin kurşunun birini yaralama ihtimali olduğu için sen kusurlu veya potansiyel kusurlusun. Bu nedenle o alanda balık tutmak yaya olarak oradan geçen birinin hakkına tecavüz oluyor.
Bu durumda şöyle bir empati yapabilirsiniz. Ailenizle sahilde yürüyüşe çıktınız. Oltacılara dikkat etmekten, dur kalk ilerlemekten yürüyemez duruma geldiniz diyelim. Üstüne bir oltacı da "buradan geçme, benim alanıma giriyorsun" derse ne dersiniz.

Ben de balık tutmayı çok seviyorum. Ama dar alanda, ayak altı yerlerde veya birine zarar vereceğini düşündüğüm yerlerde strese giriyorum ve avı bırakıyorum. Mesela bir iskelede dibime başka biri gelip olta atarsa merayı ona bırakırım. Hiç uğraşmam.

İstanbul'da hayat başka. Balıkçıları kimse düşünmemiş. Yok sayılmış. Aslında İstanbul olta balıkçılığı başlı başına bir kültürdür. Kendi lisanı bile vardır.
Ne zaman bir İstanbul tanıtım videosu yayınlansa Galatadaki oltacılardan bir kaç saniyelik görüntü konur. Zaten İstanbulu İstanbul yapan boğazı ve balığı değil midir? Boğaz - Lüfer - Rakı. Anason ve ızgara balık kokusudur İstanbul.

İşine geldiğini kullanır, işine gelmediğini yok ederiz. Balını yeriz, arısını öldürürüz biz. Sonra niye bal yok diye birbirimize bakarız.

Yaya ve oltacı evet aynı yerde olmuyor. Olması da mümkün değil. Bu nedenle İstanbulun sembol görüntülerinden biri olan balıkçılara tahsis edilmiş yerler inşaa edilerek bu kültür yaşatılmalıdır.
 
Geçtiğimiz hafta iki aile kumsal bir plaja yüzmeye gittik. 25-30 metre ötemizde bir çift, iki kamışla yüzen insanların arasına olta atıyor. Akıl alır iş değil ama bunu o kadar sık görüyorum ki.
Öte yandan Üsküdar da olta atmayı çok uzun seneler önce bırakıp, çok az av vermesine rağmen İdealtepe, Maltepe tarafına kaçardım. Az tutardım ama keyif alırdım.
Asıl meseleye gelirsem, yaya yolu yürüyüş için ayrılmış bir alan ve yürümek özellikle Üsküdar bölgesinde bir ulaşım biçimi. Balıkçılık ise bir hobi, keyif işi. Bu işin en ideal çözümü ise @Nedim Ceylan ın da her satırına katıldığım paylaşımındaki gibi özel alanlar ayırmaları.
 
Geçtiğimiz hafta iki aile kumsal bir plaja yüzmeye gittik. 25-30 metre ötemizde bir çift, iki kamışla yüzen insanların arasına olta atıyor. Akıl alır iş değil ama bunu o kadar sık görüyorum ki.
Öte yandan Üsküdar da olta atmayı çok uzun seneler önce bırakıp, çok az av vermesine rağmen İdealtepe, Maltepe tarafına kaçardım. Az tutardım ama keyif alırdım.
Asıl meseleye gelirsem, yaya yolu yürüyüş için ayrılmış bir alan ve yürümek özellikle Üsküdar bölgesinde bir ulaşım biçimi. Balıkçılık ise bir hobi, keyif işi. Bu işin en ideal çözümü ise @Nedim Ceylan ın da her satırına katıldığım paylaşımındaki gibi özel alanlar ayırmaları.

İşin daha vahim kısmı bu Suriyelilerde nerden öğrendilerse kefal tutmayı onlarda geliyor balığa. Geçenlerde adam 4 tane olta açtı kefal için. Dünya umurlarında değil. Ne atış yapmasını biliyolar ne adap biliyorlar iyice rezil olmaya başladı bu durum.
 
Ben, başta Üsküdar olmak üzere İstanbul Boğazında olta atmayı bırakalı uzun yıllar oldu.
Hele Üsküdar meydanının son halinde hiç olta atmadım. Zaten niyetlensem bile araya girip yer edinmek pek mümkün görünmüyordu.
Her metre ya kullanılıyor, ya malzeme konularak rezerve edilmiş. Balıkçılık vakit geçirme aracı olmaktan çıkmış geçim aracı olmuş.
Duymayan kalmamıştır, balığın bol olduğu dönemlerde kavgalar, küfürleşmeler, racon kesmeler eskiden de sık sık olan şeylerdi.

Yukarıda saydığım nedenlerden dolayı oltacı kitlesi ciddi bir değişim geçirdi ama hepsinden önemli daha başka bir sorun var ve bu sorun yeni oltacılarla da ilgili değil. eskiden beri böyle ve bu ne yazık ki diğer konularda da bizim ciddi bir sorunumuz.

T E M İ Z L İ K

Balık tutulan meralarda çapariler ya denize atılıyor, ya iğneleri kesilmeden buruşturulup çöplere ve hatta yerlere atılıyor. Bu iğneler yemek arayan kedilere, kuşlara ve köpeklere zarar veriyor.

Balık tutanların kamışları dayadığı o korkuluklara normal biri dokunsa kendini kırklaması lazım. Kaç kişi yem tahtası kullanıyor, kaç kişi yemini korkuluklarda, banklarda kesiyor.
Ayrıca park ve bahçelerde de etraf plastik poşet çöpleri ve çekirdek kabukları ile dolu.

İş dönüp dolaşıp İstanbul'un nüfus yoğunluğuna, işsizliğine, eğitimsizliğe, boş vermişliğe, nasılsa temizliyorlara, temizlesin bu iş için para almıyor mu söylemlerine dayanıyor.

Dikkat ederseniz yasaklama nedenine girmedim bile.
Bu oltacı istilası yıllardır dile getirilen bir olay. Olta atmaya müsait hemen her yer oltacılarca işgal edilmiş vaziyette.
Sıradan vatandaşların deniz kenarında bir bankta oturup deniz havası alması, sandviçi yiyip içecek içmesi ne yazık ki mümkün değil.
Ya bir oltacının iğne ya da kurşununa denk gelme riski var, ya da banklarda yem kesildiği için oturma mümkün.

Yasaklamak çözüm değil ama bazı alanları oltasızlaştırmak gerektiği de açık.
Sahilin bir bölgesi balıkçılar içinse, bir bölgesi de normal insanlar için ayrılmalı ve orada asla olta atılamamalı.
Ayrım şart.
 
Back