Bu konu hala devam ediyor.İlginç!
O zaman bu konuya eski bir yaklaşım sergileyeyim.Yıl 80 ler. Aldığımız ürünler,kaz tüylü çapari takımı,kurşun,zoka,misina ve çeşitli ebatlarda iğne.Tekneyle açılıp (balık bulucu falan daha icat edilmemişti) tüm yaz boyunca gayet iyi boylarda istavrit,mezgit(Avlamasını sevmediğim nadir balık türlerinden.Yakalandıktan sonra ölü gibi hareket etmez bir de midesine kadar iğneyi yutar) tekneyi kasım sonuna kadar denizde tutarsak da lüfer,palamut hatta torik azda olsa kırlangıç tutardık.Ne sahte vardı,ne jig vardı,ne tekne kamışı ne de makinesi.Hepsi bildiğin el oltasıyla tutuldu.Eli kesmesin diye kalın kauçuktan, hala saklarım,parmaklık diktirip,(o işi de Allah rahmet eylesin sevgili Annem yapardı) gerek sırtı ile gerek yemli ile(tuttuğumuz küçük balıklar yemimiz olurdu) şu anda tartışılan yakalama hayalleri kurulan balıkları çayımızı yudumlarken yakalardık.Ayrıca her avdan sonra mutlaka komşularıma dağıtacak kadar da balığımız olurdu.
Şimdi sadece bir kaç alet edevata sahipken bu kadar balık tuttuk,şimdi niye bu kadar çeşit varken tutulamıyor?
1-O dönemki balık gerek bilinçsiz avcılık gerek deniz habitatının bozulması,gerek kirlilik nedeniyle o balık popülasyonu ve sayısı kalmadı.
2-Hiçbir yardımcı aksesuar veya alet size balık tutma garantisi veremez.Sadece tutma ihtimalinizi yükseltir.
3-Balık tutmak her zaman sabır ve nasip işidir.Milletin balık yok diye toparlandığı saatlerde devam edip, kovamı doldurduğum çok olmuştur.
Hele büyük balık peşindeyseniz sabır sizin Mottonuz olmalıdır.
4-Balık hareketleriniz bilmek büyük bir artıdır.İstavrit ürkek balıktır.Çapari takımının ucuna kadar gelir,ama siz devamlı hareket ettirirseniz anında kaçarlar.Sadece beslenme çılgınlığında hareketli hedeflere saldırırlar.Yani balığın suyunu bulduğunda çapari takımı o su derinliğine inerken atlarlar.Yada çekerken saldırırlar.Palamut hızı sever,genelde arkasına eskiden Torik takılırdı.Lüfer hem kokuya hem parlak harekete duyarlıdır.Teknede hırsızlı zoka ile bir kaç saatte 17 adet gayet iyi boyda Lüfer almışlığımız var.Yem ise bildiğimiz istavrit veya sardalya fileto.Önemli not.kurşun ve zokalarımızı zımparalayıp parlak kalmasını sağlıyorduk.Bu önemli bir detaydır.
5-Bu madde bence en önemlisi.Amatör balıkçı ruhuna sahip değilsiniz.Balıktan çok balık avlama keyfini bilmiyorsunuzdur.Hırs yapıp keyif yapanların alanlarına giriyor,denizin güzelliğini görmüyor,sanki balık tutmadan dönerseniz sizi eve almayacaklar ya da dalga geçeceklermiş gibi davranıyorsunuzdur.
Olayın sonunu bağlarsak;"Hedef Balığın ne" sorusu yerine "Bu günkü keyif Alanım Ne"sorusunu kendinize sorarsanız zaten problem kalmaz diye düşünüyorum.
Bir ünlü balık düşünürü ne demiş?
"Ben Balık tutmayı değil balık tutabilme ihtimalini seviyorum."🙂
Anlayana...
Herkese rastgelsin.