Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kefal yenir mi? (Marmara'daki)

Konu, 'Balık Yemekleri' kısmında Discovery_TR tarafından paylaşıldı.

  1. Discovery_TR

    Discovery_TR Üye

    Kayıt:
    2 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    41
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    İstanbul - Çiftehavuzlar
    Arkadaşlar forumda aradım ama bulamadım. Belki daha önceleri tartışıtınız bu konuyu.

    Marmara'da yakalanan Kefal yenir mi? Lağım ağızlarında besleniyor, yüksek civa içeriyor...vs bir çok bu güzel balık hakkında söylenenler var. Zaten yine olta avcılarının bir çoğu da çok kolay yakalanılabilmesi ve bolca olmasına rağmen gördüğüm kadarı ile pek rağbet etmiyor.

    Sizlerin fikirleri nedir?

    YENİR Mİ, YENMEZ Mİ?

     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. KayaBalığıKaya

    KayaBalığıKaya Daimi Üye

    Kayıt:
    19 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.730
    Beğeniler:
    1.082
    Yiyenler var yiyince de ölmüyorlar ama ben yenmesi taraftarı değilim. O yüzden ne tutarım ne de alırım. Hatta kediye bile vermem.
     
  4. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    marmara dediğiniz koskoca bir deniz neresinden tuttuğunuza bağlı olurak değişir ama mevsimsel olarak bu aydan sonra yenir şimdi
     
  5. ArateuS

    ArateuS Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    518
    Beğeniler:
    18
    Şehir:
    İstanbul
    Uluç ile aynı fikirdeyim , Yenmez :)
     
  6. ryetik

    ryetik Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    28 Aralık 2010
    Mesajlar:
    809
    Beğeniler:
    9
    Şehir:
    İstanbul - Samsun
    Açıkta yakalanmış kefallerin karın içlerindeki zar gri renktedir , limanlarda , koylarda , lağım dökülen yerlerde yaşamaya alışmış kefallerin karın içlerindeki zar simsiyahtır. Bence limanlarda ve lağım önlerinde yakalanmış kefaller yenmemeli ama açık denizlerde yakalanmış kefaller son derece lezzetli balıklar ve bir zararları olduğunu düşünmüyorum.
     
  7. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Denizden babam çıka yerim diyenlerdenmisin:D:D bilmiyorum ama, marmaranın kefali gerçekten çok ağır kokar, yemek istesende yiyemezsin, fakat gel gelelim ege tarafında çıkan bir kefal çok daha lezzetlidir, buda marmara denizinin ne durumda olduğunun bir göstergesidir aslında, ama anlayana işte......
     
    Yusuf1905 bunu beğendi.
  8. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.693
    Beğeniler:
    5.698
    Şehir:
    İstanbul
    Ağır metaller bir anda zehirlemez.
    Yediğiniz her balıkta belli bir miktar karaciğerinizde birikir.
    Sizi öldürmesi için oldukça uzun süreler gerekir.
    Burdan yiyin, yiyin bişey olmaz sonucu çıkmasın.
    Bir iki defa yiyin, deneyin ama sürekli yemeyin.
    Eğer küçük çocuğunuz varsa ona vermeyin..
    Bu sadece kefal için değil tüm dip balıkları için geçerlidir.
    Zaten yakalayacağınız o küçücük, ya da en iyi ihtimalle birkaçyüz gramlık balık sizi zehirlemez ama tadı da yakalanan bölgeye göre değişir.
    Balığın boyu büyüdükçe taşıdığı ağır metal oranı artar. Mesela bu nedenle de ton balığının çok fazla tüketilmemesi önerilir.
     
  9. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    abi ağır metalin en az bulunacağı balıklardan biri de kefal dir bence
    ama lağım ağızlarına dikkat edilirse kefalin modeline göre yenir
     
  10. balıkoltası

    balıkoltası Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    4.153
    Beğeniler:
    2.951
    Şehir:
    İstanbul
    Has kefal özellikle çok lezzetlidir. Şahsen vuran zıpkıncı arkadaşlar pişirip ikram ettiği zaman hayır demiyorum.:)
    Ama diğer kefalleri bende avlamam ve yemem.
    Marmarada ise suyun temiz olduğu, evsel atıkların boşaltılmadığı yerlerdeki kefaller de yenebilir rahatça.
    Eskiden haliç temizlenmemişken eski galata köprüsünden tuttuğumuz kefalleri hatırlarım. Ha mazotu koklamışsın ha onu farketmezdi. O yıllardan beri İstanbulda kefal tutup yemem.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Temmuz 2011
  11. Latif Uğurluçimen

    Latif Uğurluçimen Aktif Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2011
    Mesajlar:
    359
    Beğeniler:
    5
    Has kefal; bu ismi çoğu kişi bilmez yöresel olarak topakbaş da denir. Adana lagün ve dalyan zengini bir şehir olduğundan Eylül ayında yumurtasının hasadı yapılır dalyanlarda. Bal mumuna batırılan yumurtalar, sonbahar rüzgarında kurutulur. Kilosu 150-250 tl arasında satılır. Kefalin kendinden 10-15 kat daha fazla para eder. Özellikle Yumurtalık ilçesinde Çamlık dalyanından çıkan yumurtalar kıymetlidir. Has kefal için Ağustos ve aralık ayı arası en lezzetli olduğu zamandır. Bu zaman dilimde idda ediyorum levrekten lezzetlidir.
    Özellikle dip balıklarında alimınyum ve civa görülür. Alimınyum beyinde birikir ve alzheimer sebebidir. Şeref bey'in dediği gibi bir tanesi sizi hasta yapmaz ama ben şahsen çocuğuma yedirmezdim. Kişisel tercihim, Akdeniz marmaraya göre daha iyi durumda olmasına rağmen dipden beslenen balıkları çipura dahil yemiyorum. Aynı zamanda otobur olan kefal denizlerimize akarsularımız tarafından taşınan tarım kimyasallarının (gübre) deniz çayırları üzerindeki etkisi sebebiyle hormonlanmış da olmaktadır. Kimsenin aklına gelmeyen bu tehlike, sadece azot gübresini yasaklamakla sınırlı kalmıştır. Bildiğim kadarıyla Azot gübresininde yasağı sınırlıdır. Göl ve akarsulara belli bir mesafede kullanılması sınırlandırılmıştır. Karada bir çok çeşidi kullanılan gübre ve zehirler, karadaki bitkilerin akrabası olan deniz yosunları ve çayırları üzerindede etkilidir. Olumlu yöndeki bu etki (gübre için) otcul beslenen balıklardan ziyade Zooplanktonlar üzerinde hızlı nufus artışı sağlar, zooplanktonlar ile beslenen mikro canlılar zincirleme olarak bol besin zinciri içerisinde sayılarını artırırlar. Sürü güdüsüyle beslenen (hamsi) balılklar bu mikro organizmaları ve planktonları yer ve iş en son lüfer'e kadar gelir. Olay ne kefalle nede başka bir tür ile sınırlı değildir aslında. Besin zincirinin en altından en üstüne canlısından cansızına herşey etkilenmekte. İşin en kötüsü bunları biliyor olmam sonucu değiştirmiyor. Sevdiğimiz değerler parmaklarımızın arasından kayıp gidiyor.
     
    Alparslan01 bunu beğendi.