ozgurarslan
Daimi Üye
güncelere devam.
balık yoktu desem değil, vardı desem değil.
nazlı idi balık. uzakta ve dipte. ilk sarımlarda aldın aldın, yoksa sar gelsin, uzağa atamadığını farkettiysen hiç dibi bulmadan topla bir daha at. öyle yani.
kollarım koptu, akıntı çok. 200 gr kurşun ile 7 -8 cm rapala attım, balık aldım, ancak sonra kurşunu 170'e küçültüp (rapala kurşunu denilen damla modeline döndüm -onlar 175 değil, 170 evde tarttım) rapala boyunu da 5 cm'e küçülttüm. daha uzağa attım ve o zaman daha sık balık aldım.
ancak sabah 07:00 den 15:00 a kadar 170-200 gr aralıksız akıntıya karşı çalışmak 40 yaşında adamı yoruyor. (ne tuvalet, ne yemek, ne su)
çalışana balık var. sarı da var çinekop da.
birol sizin parkurda da çalıştım, sizin orada iriler var ama fotoğrafta görülen fire tiger'ı sizin merada bıraktım.
eğer balık çinekop (hatta yaprak) ise atladığı an ufak bir değişim oluyor, sonrasında akıntı o kadar kuvvetli balık ise o kadar aciz ki görene kadar aldım mı alamadım mı diye emin olamıyorsunuz.
tüm bu emekler, erken kalkmalar, kopan rapalalar, yağmurda ıslanmalar, üşümeler, acıkmalar, sırt ağrıları, kol kopmaları hepsi hepsi iki sarıkanat içindi, ama gelişi öyle net, öyle güzel ki oltaya binişi, her şeye değiyor.
9 cinekop iki sarıkanat aldım. bülent -sanrım- sayı ve ebat olarak benden fazla almış olabilir, onun dışında (yarışıyor filan değilim sakın yanlış anlaşılmasın ha, üzülürüm bak, durumu anlatmak için yazıyorum bunları sadece) diğer arkadaşlar benden oldukça az aldılar. en fazla alanın kovasında 5-6 balık ancak vardır, ya da ben öyle gördüm.
öğleden sonra yapmaması için de hiçbir sebep yok gibi görünüyor, ama ben yoruldum, döndüm.
.10 ip misina ile .40 şoklama işine inanmıyordum, arada bir düğüm olması hoşuma gitmiyordu. bu yüzden .22 ip kullanıyordum, ancak son haftalardaki duruma bakılırsa 5 metre uzağa düşürmek bile önemli oldu. evde .10 misina var, deneyeceğim. albrigt düğümünü internetten öğrendim, yapabiliyorum. onunla deneyeceğim .40 misina şoklamayı...
ayrıca; ben okuma cedros 450' nin (380 gr ağırlığı var kamışın) üzerine raw 55 makina (o da 485 gr kadar) koyuyordum hafif olması ve kolu yormaması için. bu doğru bir kombinasyon bence ama bugün shakespear k2 ağır makinamı aradım. bir sarımda çok misina toplamanın ağırlıktan önemli olduğu bir gündü bence. yedek olarak onu yanıma almış olsaydım hemen değiştirirdim.
-bu notları belki biri olur ve bu deneyimlerden kendince pay çıkarır diye yazıyorum, siz yine bildiğiniz gibi yapın, olmadı, yorumunuz var ise, siz de paylaşın, yalnızca okuyanlara söylüyorum, susmayın, sustukça sıra size gelecek -
özetle...gittiğime değdi mi değdi...
ps: hisarda çok daha iyi balık çıkıyor rivayeti sahili dolaştı, onun kadar olmasa da arnavutköy'de yapmış.
rastgele...
balık yoktu desem değil, vardı desem değil.
nazlı idi balık. uzakta ve dipte. ilk sarımlarda aldın aldın, yoksa sar gelsin, uzağa atamadığını farkettiysen hiç dibi bulmadan topla bir daha at. öyle yani.
kollarım koptu, akıntı çok. 200 gr kurşun ile 7 -8 cm rapala attım, balık aldım, ancak sonra kurşunu 170'e küçültüp (rapala kurşunu denilen damla modeline döndüm -onlar 175 değil, 170 evde tarttım) rapala boyunu da 5 cm'e küçülttüm. daha uzağa attım ve o zaman daha sık balık aldım.
ancak sabah 07:00 den 15:00 a kadar 170-200 gr aralıksız akıntıya karşı çalışmak 40 yaşında adamı yoruyor. (ne tuvalet, ne yemek, ne su)
çalışana balık var. sarı da var çinekop da.
birol sizin parkurda da çalıştım, sizin orada iriler var ama fotoğrafta görülen fire tiger'ı sizin merada bıraktım.
eğer balık çinekop (hatta yaprak) ise atladığı an ufak bir değişim oluyor, sonrasında akıntı o kadar kuvvetli balık ise o kadar aciz ki görene kadar aldım mı alamadım mı diye emin olamıyorsunuz.
tüm bu emekler, erken kalkmalar, kopan rapalalar, yağmurda ıslanmalar, üşümeler, acıkmalar, sırt ağrıları, kol kopmaları hepsi hepsi iki sarıkanat içindi, ama gelişi öyle net, öyle güzel ki oltaya binişi, her şeye değiyor.
9 cinekop iki sarıkanat aldım. bülent -sanrım- sayı ve ebat olarak benden fazla almış olabilir, onun dışında (yarışıyor filan değilim sakın yanlış anlaşılmasın ha, üzülürüm bak, durumu anlatmak için yazıyorum bunları sadece) diğer arkadaşlar benden oldukça az aldılar. en fazla alanın kovasında 5-6 balık ancak vardır, ya da ben öyle gördüm.
öğleden sonra yapmaması için de hiçbir sebep yok gibi görünüyor, ama ben yoruldum, döndüm.
.10 ip misina ile .40 şoklama işine inanmıyordum, arada bir düğüm olması hoşuma gitmiyordu. bu yüzden .22 ip kullanıyordum, ancak son haftalardaki duruma bakılırsa 5 metre uzağa düşürmek bile önemli oldu. evde .10 misina var, deneyeceğim. albrigt düğümünü internetten öğrendim, yapabiliyorum. onunla deneyeceğim .40 misina şoklamayı...
ayrıca; ben okuma cedros 450' nin (380 gr ağırlığı var kamışın) üzerine raw 55 makina (o da 485 gr kadar) koyuyordum hafif olması ve kolu yormaması için. bu doğru bir kombinasyon bence ama bugün shakespear k2 ağır makinamı aradım. bir sarımda çok misina toplamanın ağırlıktan önemli olduğu bir gündü bence. yedek olarak onu yanıma almış olsaydım hemen değiştirirdim.
-bu notları belki biri olur ve bu deneyimlerden kendince pay çıkarır diye yazıyorum, siz yine bildiğiniz gibi yapın, olmadı, yorumunuz var ise, siz de paylaşın, yalnızca okuyanlara söylüyorum, susmayın, sustukça sıra size gelecek -
özetle...gittiğime değdi mi değdi...
ps: hisarda çok daha iyi balık çıkıyor rivayeti sahili dolaştı, onun kadar olmasa da arnavutköy'de yapmış.
rastgele...
Ekli dosyalar
-
19.8 KB Görüntüleme: 743
-
61.1 KB Görüntüleme: 725
-
60.6 KB Görüntüleme: 751
