Ben açıkcası olaya şöyle bakmak istiyorum.Elimizde tabi ki bir sihirli değmek yok. Herşeyi istediğimiz gibi yapalım.Bu na en güzel örnek trafikte yaşadığımız sıkıntılardı.Cezalar arttı alkollü araç kullananların ehliyetlerine el koyuldu.Şu anda yayalara öncelik verilmesi gibi değişiklikler ceza caydırıcılığı ile yavaş yavaş uygulanmaya başlandı.Hatta en güzel örnek tüneller.Yol bomboş ama kimse 77 km nin üzerine çıkmıyor.
Bu konuda tabi ki bazı çalışmalar yapıldı.Ağların küçük balıkları yakalamayacak ağların kullanılması zorunlulaştırıldı.Ama bir bakıldı yine küçük balık tezgahlarda.Teknelerin altına ağ bağlanmış ve devam edilmiş.Yani sonuçta bu kadar da kontrolsüz değil.Ancak yeterli oluyor mu cevabı belli.Adamın işi mümkün olduğunca çok para kazanmaksa yapılacak şey yakalayanı olduğu kadar balığı alanı da cezalandırmak olmalı.
Bunlar şu an için seçim ve oy peşine düşmüş aman kimse şikayetçi olmasın denilen ve bu konuda talimatlar verilen bir dönemde düzeltilmesi zor.Ancak seçimsiz bir 4 sene bizleri bekliyor.İşte o zaman yapılması gerekenler için daha korkusuzca adımlar atılacağını düşünüyorum.
Dönülmesi zor bir yolda değiliz.1 yıl sadece balık avlanmasa denizlerimiz balıkla dolu olur.
Benim bu konuya önem vermemin en önemli sebebi ailemle ilgili en güzel anıların çoğunun denizde balık tutarken olması ve bu anıların gelecek kuşaklar tarafından da yaşanması.Çocuğunuzun laptop tan yada cep telefonundan başını kaldırarak sizlerle balığa çıkması,düğümleri, nasıl olta yapılacağını öğrenmesi,nasılsın sorusuna iyi den farklı cevaplar alınabilmesini yani gitgide artan sosyalleşme problemlerinin önüne geçilmesini sağlayacaktır.
Bahar aylarında muhtemelen nisan ortaları gibi eşimle Emirgan da oluruz.Semaverde çayımız, sandalyelerimizle ve sudaki oltalarımızla mutlaka görürsünüz.Tüm keyifle balık tutma sevdalılarına ikram edeceğimiz çayımız olur.Olmasa da demleriz.
Sonuçta sorunlar bir şekilde çözülür.Allah kimseye çözümsüz sıkıntı vermesin.