Amatör Balık Avında Gördüğünüz Sıkıntılar

Uyulmayan bu yasal sınırlamalara ve avlanmalara karşı yapılacak en ucuz ve en kolay çözüm yapay resif oluşturma amacıyla gümrüklerdeki araç hurdalıklarındaki sahipsiz araçların bu örnek üzerine konuşacak olursak madem yasak 24 m. koyulmuş 23ncü m.ye deniz dibine yerleştirilmesidir. Ne deniz zabıtasına iş düşer devriye atmasına gerek kalır ne de başka bir şey. Çözüm sadece yapay resiftir bu aç gözlü, sorsan 'ekmek parası' diyecek adamlara. İzliyorum tv de yahut youtube videolarında değil 3 tarafı denizle çevrili bizim gibi;1 kıyısı olan ülkelere kıyasla bile balık populasyonu bu kadar azalmış ülke var mıdır? Yoktur bence. Antalya balıkçı barınağında 1 ay kadar önce sabah 6 da mendireğin dibinde kıyıya 40 m de ağ atmış yamyamı gözümle gördüm. Keşke foto çekseymişim. Koca denizi kurutmuş 2 oltacının nasibine el atmış bir adam demeyeceğim başka birşey. Tek çözüm bence araç hurdaları ile yapay resiftir kanımca. At suya unut.
 
Ben açıkcası olaya şöyle bakmak istiyorum.Elimizde tabi ki bir sihirli değmek yok. Herşeyi istediğimiz gibi yapalım.Bu na en güzel örnek trafikte yaşadığımız sıkıntılardı.Cezalar arttı alkollü araç kullananların ehliyetlerine el koyuldu.Şu anda yayalara öncelik verilmesi gibi değişiklikler ceza caydırıcılığı ile yavaş yavaş uygulanmaya başlandı.Hatta en güzel örnek tüneller.Yol bomboş ama kimse 77 km nin üzerine çıkmıyor.
Bu konuda tabi ki bazı çalışmalar yapıldı.Ağların küçük balıkları yakalamayacak ağların kullanılması zorunlulaştırıldı.Ama bir bakıldı yine küçük balık tezgahlarda.Teknelerin altına ağ bağlanmış ve devam edilmiş.Yani sonuçta bu kadar da kontrolsüz değil.Ancak yeterli oluyor mu cevabı belli.Adamın işi mümkün olduğunca çok para kazanmaksa yapılacak şey yakalayanı olduğu kadar balığı alanı da cezalandırmak olmalı.
Bunlar şu an için seçim ve oy peşine düşmüş aman kimse şikayetçi olmasın denilen ve bu konuda talimatlar verilen bir dönemde düzeltilmesi zor.Ancak seçimsiz bir 4 sene bizleri bekliyor.İşte o zaman yapılması gerekenler için daha korkusuzca adımlar atılacağını düşünüyorum.
Dönülmesi zor bir yolda değiliz.1 yıl sadece balık avlanmasa denizlerimiz balıkla dolu olur.
Benim bu konuya önem vermemin en önemli sebebi ailemle ilgili en güzel anıların çoğunun denizde balık tutarken olması ve bu anıların gelecek kuşaklar tarafından da yaşanması.Çocuğunuzun laptop tan yada cep telefonundan başını kaldırarak sizlerle balığa çıkması,düğümleri, nasıl olta yapılacağını öğrenmesi,nasılsın sorusuna iyi den farklı cevaplar alınabilmesini yani gitgide artan sosyalleşme problemlerinin önüne geçilmesini sağlayacaktır.
Bahar aylarında muhtemelen nisan ortaları gibi eşimle Emirgan da oluruz.Semaverde çayımız, sandalyelerimizle ve sudaki oltalarımızla mutlaka görürsünüz.Tüm keyifle balık tutma sevdalılarına ikram edeceğimiz çayımız olur.Olmasa da demleriz.
Sonuçta sorunlar bir şekilde çözülür.Allah kimseye çözümsüz sıkıntı vermesin.
 
Herkes butun sikintilari yazmis ama asil problemlerden birisi de; anayasaya gore sahiller hic bir sekilde kimsenin mali degildir ibaresine karsin. Sahil sitelerinin yada villalarin sahillerin giris yollarini kapayip sanki tapusunda sahil ona ait gibi girisleri kapamalari
Belediyeden ruhsatlarını almış iseler yapılacak tek şey konuyla ilgili Anayasa ya aykırılığı varsa Bimer den şikayet etmek olabilir.Ancak ruhsatı yada izni yoksa belediyeler bu durumda düzeltme yapmaktalar.Kamuya açık bir yerin işgali söz konusuysa yapan kişiye kamu davası açılmakta.İmar sahipleri genelde işgaliye bedeli ödeyip bu dediğiniz durumları legalleştirmekte.Sonuçta sit alanlarına bile yapılan evlerin zamanla tapu aldığına şahit olmuş bir ülkeyiz.
 
Belediyeden ruhsatlarını almış iseler yapılacak tek şey konuyla ilgili Anayasa ya aykırılığı varsa Bimer den şikayet etmek olabilir.Ancak ruhsatı yada izni yoksa belediyeler bu durumda düzeltme yapmaktalar.Kamuya açık bir yerin işgali söz konusuysa yapan kişiye kamu davası açılmakta.İmar sahipleri genelde işgaliye bedeli ödeyip bu dediğiniz durumları legalleştirmekte.Sonuçta sit alanlarına bile yapılan evlerin zamanla tapu aldığına şahit olmuş bir ülkeyiz.
Bu ulkede yasamak ve nefes almak haricinde hersey yasalara uygun oldu zaten. Turkiye de turk insanina yer yok sadece 🙁 malesef
 
Bizler balık türlerimiz yok olmasın diye iyi kötü bir şeyler yapıyoruz bu işten ekmek kazanan balık av malzemeleri satan kişiler,denizden ekmeğini çıkaranlar bizim kadar ses çıkarmıyorlar.Balık türleri yok olduğunda ben toplamda 1.000 TL eden takımlarımı kenara koyarım.Başka hobilere yelken açarım.Fakat balık malzemeleri satan dükkan sahipleri ve denizden ekmeğini çıkaranlar ne hale gelecekler? İflas edecekler.Dükkanını kapatacak bir diğeri gemisini satacak vel hasıl bu iş onlar için bitecek.Sonra bunların sesi çıkmaya başlayacak denizde balık kalmadı ekmeğimizden olduk diye ama nafile bu saatten sonra o şemsiye açılmaz.
 
Küçük balıklar büyük balıkların besin kaynağıdır. Burada küçük balıktan kastım istavrit, hamsi ve sardalya gibi balıklar. Bu küçük balıkların üreme dönemleri dikkate alınarak av yasağı dönemleri belirlenmeli. Ayrıca bunlar için kotalar olmalı. Büyük balıklar yok oldu diyoruz ama bizim yok olduğunu düşündüğümüz bu balıklar, besinlerinin peşine başka denizlere gitmiş olabilirler. Onların geri gelmesi için küçük balık popülasyonunun artması lazım.
 
Back