Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

At Çek Disiplininde Yaptığım Avlar ve Acemilikten Profesyonelliğe Geçiş Sürecim

Katılım
29 May 2026
Mesajlar
1
Tepkime puanı
1
Puanları
1
Konum
ANTALYA
Adı
Ata Pehlivan
Kan Grubu
B Rh Negatif
Öncelikle herkese merhaba arkadaşlar.

Benim adım Ata, ben 3 yıl önce spin(at-çek) disiplinine adım attım. İlk oltam Savagear sg2 7-23 2.51 cm'di. Bu kamışla 2 yıl boyunca av yaptım, ayrıca makinemde Shimano Sedona c3000 ve şuan hala kullanmaktayım. İlk başladığım zamanlarda herkes gibi hedef balığım levrekti. Tabi bu zor bir hedef başlangıç için ama imkansız değildi.

Bizim burada ırmak var ve her yaz Haziran-Eylül ayları arasında Levrek bu ırmağa giriş yapıyor. Tabii ben ilk zamanlarda acemiliğimden bunu bilmiyordum. Tam 1 yıl boyunca her hafta denememe ve her sabah merada olmama rağmen hiçbir vuruş dahi alamadım ama pes etmeden devam ettim. İkinci senemde küçük de olsa balıklar tutmaya başladım. Tavuk göğsü ile falan yemli yani ve hala spinle balık tutamamıştım. Daha sonrasında bilgili kişilerle konuşarak, araştırarak, izleyerek ve öğrenerek bu işe baş koydum. Hala ilk büyük balığım levrek olabilirdi, umudumu kesmeden Levreği aramaya devam ettim.

Günlerden bir gün arkadaşımla ırmakta Levrek avına gittik yine her zamanki gibi, fakat bu sefer farklı meraya farklı zamanda gitmiştik. Bu işin detaylarını biraz kavramıştık yani.

İlk levreğimi tam olarak şöyle aldım; Arkadaşımla meraya gittik ve umutsuz bir biçimde istikrarla denemeye devam ediyorduk. Sabah saat 6.02 gibi ilk büyük balığımı levreğimi almıştım. O an sevinçten ne yapacağımı bilemedim. Sonra vakit geçti, farklı bir sahte at dedim arkadaşıma. O da tamam dedi ve o sahteyi attı (hanfish zıpır ug.) Ben bu sahteden o kadar ümitliydim ki atmayı bıraktım ve arkadaşımı izledim. Sonra arkadaşım da tuttu. Onun da ilk levreğiydi ve O da çok heyecanlıydı. Bize bu heyecan o 1 yılın yokluğunu kapattırmıştı resmen. Sonrasında bende o sahte olmadığı için arkadaşımdan aldım sahteyi, ben de attım, sonra ben de aldım. O kadar iyi denk getirmişiz ki önümüzde bir levrek sürüsü vardı. Sonra böyle sıra sıra tutmaya devam ettik ve toplam tam 13 tane levrek tuttuk, alırken boylarının 35 cm'den yukarı olmasına dikkat ettik. Arkadaşımın şansına 2 kg'lık bir paşa denk geldi. O gün çok bol ve bereketliydi. O günün tarihini hiç unutmam. 20 Ağustos.

Neyse balığımızı tutmuştuk ve eve heyecanlı heyecanlı gidiyorduk. Eve gittiğimizde hem benim hem arkadaşımın ailesi çok şaşırmıştı çünkü levrek tutabilceğimize inanmıyorlardı. Arkadaşımla o günden sonra neredeyse her gün denemeye devam ettik. Artık 1-2 tane alıyoduk, detayları çözmüştük.

Bir gün ben tek başıma gittim, hava koşulları çok iyiydi ve gitmemezlik yapmadım ben de. O gün bu fırsattan yararlanarak 16 tane levrek tuttum, 10 tanesini alıkoydum, 5 tanesini saldım ve 1 tanesi de kedinin kısmeti diyerekten kediye verdim. Su üstü ile unutulmaz bir av yapmıştım.

Böyle böyle devam etti ancak o günden sonra tekrar sürü tutturamadık. Çünkü sezonun sonlarına gelmiştik artık. Şuan artık çok fazla tecrübelendim ve nerde ne zaman av yapacağımı biliyorum, merayı tanımak ve anlamak lazım, bu işe emek vermeden olmuyor malesef.

Yeni başlayacak arkadaşlara tavsiyeler vereyim biraz da...

Arkadaşlar levrek avında rüzgarın yönü oldukça önemli kuzey tarafından esen rüzgarları asla es geçmeyin. Rüzgar kuzeyden estiği vakit rüzgarı karşınıza alacağınız meralara gidin, şansınızı deneyin, vazgeçmeyin. Vazgeçmek yapacağınız en büyük hatanız olur.

Daha sonrasında sahtelere gelecek olursak meranıza göre değişecektir elbet ama benden size banko sahte tavsiyeleri şunlar olacak:
Hanfish zıpır Bal karides rengi 5 g uzun gaga ve kısa gagalı hali, eğer ırmak gibi bir yerde avlanıyorsanız benim gibi hanfish zıpır alabalık uzun gagada çok islevli olacaktır. Osaka, ryuji V8 silikonların beyaz ve limon rengi, su üstü için seahorse shadowrise 7 gr, 8 cm Ryuji dog strike green chart Z walker gibi sahteler yeterli olacaktır.

Şimdi neden bu kadar fazla sahte yazdığımı biraz daha açıklayacağım. Hangi suda hangi sahte? Hangi havada hangi sahte?

Öncelikle hangi suda hangi sahteleri kullanacağınız hakkında konuşmak istiyorum. Meranızdaki su bulanıksa cırtlak (limon, yeşil, sarı, turuncu, kırmızı) renkleri tercih etmelisiniz.

Merada su berraksa işiniz genelde daha zor olur ama balığı kandırmak yine de mümkündür. Bu zamanlarda daha doğal balık renginde olan (beyaz, siyah, mavi) sahteler kullanmanız daha iyi olacaktır. Fakat berrak suda eğer sen levreği levrek de seni görüyor ise o avda levrek tutmayı unut. Gizlilik esastır, bunu unutma.

Hangi havada kısmına gelince kapalı, bulutlu havalarda yine biraz daha cırtlak renkler kullanabilirsiniz fakat burada çok çok önemli bir püf nokta var. Bulutlu havada UV!li sahtelerinizi atmanız size çok verim sağlar. çünkü bunun için üretilmişlerdir. UV'li sahteler az ışık varken daha işlevli olur, bunu unutmayın. Hava güneşli ise yine doğal, çakarlı, aynalı sahteleri atabilirsiniz.

Ben çok fazla gece avına gitmediğim için gece avında tecrübem yok, bu yüzden tavsiye veremeyeceğim. Tecrübesi olan arkadaşlar bu yazının altına yazarsa okumaktan keyif alırım. Sahtenizi denizin dalga durumuna göre seçmelisiniz. Dalgalı ise silikon sahteler, değilse rapala ve su üstü sahteleri kullanmalısınız. Meranızı tanımanız da oldukça önemli. Balığın merada hangi balığı yediğini bilirseniz, o renkte sahteler kullanarak balığı kandırabilirsiniz. Genelde çoğu avcı lokum(gümüş) balığını yiyor ama meraya göre bunlar değişiklik gösterebilir tabii.

Okuduysanız ve biraz da benim tecrübelerimden size en ufak bir şey geçti ise çok mutlu olurum. Lütfen siz de fikirlerinizi belirtin ve unutulmaz avlarınızı yazın.

Benim anlatacaklarım bu kadar, okuyan tüm arkadaşlara, oltası suda olan, çabalayan ve bu işe gönül verip vicdanıyla yapan herkese rast gelsin hobidaşlarım ...
 

agartan

Moderatör
Yönetici
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
28,258
Tepkime puanı
16,023
Puanları
113
Yaş
60
Konum
İstanbul
Adı
Şeref
Hoş geldin Ata.
Deneyimlerini çok güzel aktarmışsın.
Eminim faydalananlar olacaktır.
Her zaman rast gelsin